KÜLTÜR SANAT - 10 Şubat 2026 Salı 12:26

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, turizm gelirindeki artışa vurgu yaptı

A
A
A
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, turizm gelirindeki artışa vurgu yaptı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Turizm gelirlerinde 2017’de 15’inci sırada yer alan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaşmıştır.


2025 yılında ise turizm gelirimiz 65 milyar 231 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine çıkmıştır. Bu rakam, 2017 yılına kıyasla yüzde 109’luk bir artış anlamına gelmektedir" dedi.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği tarafından Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı desteği ve Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda bu yıl 5’incisi düzenlenen Turizm Yatırım Forumu’na katıldı. İstanbul’da bir otelde düzenlenen forumun açılış konuşmasını yapan Bakan Ersoy, Türkiye’ye dair bilinirlik ve farkındalık oluşturduklarını söyleyerek, "Küresel ölçekte ekonomik, siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin yoğunlaştığı; dengelerin çok kısa sürelerde değişebildiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün artık şunu net bir şekilde söyleyebiliyoruz. Türkiye, krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks kazanmış; bu alanda ciddi bir kurumsal tecrübe oluşturmuştur. Söz konusu dayanıklılık, turizm sektörümüz ile yatırım ortamımıza da doğrudan etki etmektedir. Göreve geldiğimiz günden bu yana turizmi yalnızca rakamlarla değil; vizyon, çeşitlilik ve nitelik odağıyla da ele aldık. Deniz-kum-güneş anlayışının ötesine geçen bir yaklaşımla; kültür ve inanç turizmi, arkeoloji, doğa ve ekoturizm, gastronomi, sağlık ve termal turizm, kongre ve fuar, kruvaziyer ile kış turizmi gibi alanları devreye alarak ülkemize geniş bir ürün yelpazesi kazandırdık. Türkiye’ye dair bilinirlik ve farkındalık oluşturduk. Bütün bu yoğun ve çok yönlü mesai başta nitelikli turist olmak üzere birçok kazanımı beraberinde getirmiş, Türk turizmini birinci lige taşımıştır. Bugün gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz ki turizmi 12 aya ve 81 ile yaymak olarak belirlediğimiz temel hedefimizin her basamağını emin adımlarla, öncü ve örnek başarı hikayeleri ve rekorlarla tırmanmaya devam ediyoruz" dedi.



"Turizm gelirlerinde 2017’de 15’inci sırada yer alan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaşmıştır"


Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, 2017 yılında dünyada en çok turist ağırlayan ülkeler arasında 8’inci sırada olan Türkiye’nin, 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldiğine değinen Bakan Ersoy, "Turizm gelirlerinde ise yine 2017’de 15’inci sırada yer alan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaşmıştır. 2025 yılında ise turizm gelirimiz 65 milyar 231 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine çıkmıştır. Bu rakam, 2017 yılına kıyasla yüzde 109’luk bir artış anlamına gelmektedir. Yine 2025’te toplam ziyaretçi sayımız 63 milyon 941 bin kişi olarak kaydedilmiş; turizm gelirinde olduğu gibi ziyaretçi sayısında da yeni bir rekora erişilmiştir. Kişi başı gecelik yabancı turist ortalama harcaması ise 2025 yılında 114 dolar seviyesine yükselmiştir. Bu artış, nitelikli turizm ve yüksek katma değerli yatırım stratejimizin sonuçlarını göstermesi açısından çok önemlidir. Bütün bu veriler, turizm vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz projelerin sahadaki güçlü karşılığını ortaya koymakta; Türkiye’nin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte bir turizm ve yatırım ülkesi hâline geldiğini açıkça göstermektedir" diye konuştu.



"2025 yılında yapılan arkeolojik çalışmalarla; 15 binin üzerinde arkeolojik buluntu elde ettik"


Bakan Ersoy, 2025 yılında yapılan arkeolojik çalışmalarla; 15 binin üzerinde arkeolojik buluntu elde ettiklerini belirterek, "Sosyal medya penceresinden baktığımız da ise resmi ülke hesapları arasında YouTube ve TikTok’ta dünyada birinci, Instagram’da ise ikinci sıradayız. Sahip olduğumuz tüm sosyal medya hesaplarımızda toplam takipçi sayımız 21,9 milyona ulaşmıştır. Turizm bir hikayeye dahil olma, bir duyguyu paylaşma ve bir yaşam tarzını deneyimleme sürecine dönüşmüş durumda. İşte biz de bu farkındalıkla TGA aracılığıyla ’mini dizi’ stratejisini geliştirdik. Hazırlamış olduğumuz reklam filmlerinin yanına hikaye odaklı, sinematik kalitesi yüksek yapımları eklediğimiz bu model, dünya tanıtım tarihinde özgün ve yenilikçi bir yaklaşım olarak yerini aldı. Bu strateji kapsamında bugüne kadar 4 mini dizimizi hayata geçirdik. Bu çalışmaları sürdürerek yeni dizi projeleri gerçekleştirmeyi planlıyoruz. 2026 Michelin Rehberi Türkiye seçkisiyle birlikte, Türkiye genelinde Rehber’de yer alan toplam restoran sayımız 171’e, yıldızlı restoran sayımız ise 17’ye ulaşmıştır. Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında, yaklaşık 18 bin konaklama tesisimiz sertifikalandırılmıştır. Bu alanda da Türkiye, dünyada öncü ülkelerden biri konumundadır. 2025 yılında yapılan arkeolojik çalışmalarla; 15 binin üzerinde arkeolojik buluntu elde ettik. Anadolu gibi zengin bir geçmişe sahip coğrafyada müze ve ören yerleri, hem ülkemizin mirasına sahip çıkmak hem de ülkemizin turizmi açısından büyük önem taşımaktadır. Bakanlığımızın titiz çalışmalarıyla 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüslerini de UNESCO Dünya Miras Listesi’ne ekleyerek varlık sayımızı 22’ye çıkarttık. Müze ve ören yerlerimizi geçtiğimiz sene 34 milyon 836 bin 7 kişi ziyaret etti. Gece müzeciliği de hem kültürel varlığımızın korunması hem de turizmimize pozitif katkı sunan projelerimiz arasında yer almaktadır" şeklinde konuştu.



"2026 yılı için belirlediğimiz 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefimiz doğrultusunda çalışmalara başladık"


2026 yılı için 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefleri doğrultusunda çalışmalara başladıklarını söyleyen Bakan Ersoy, " Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024’te imzalanan protokol kapsamında, İstanbul’un iki ikonik tren garı olan kültürel ve toplumsal miras olarak da bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız. Böylece İstanbul’umuz iki yeni kültür sanat adası kazanmış oluyor. Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ni, müze, tiyatro salonu, konferans salonu, atölyeler, kütüphane ve açık hava etkinlik alanlarını içeren bir kültür merkezi olarak halkımızla buluşturacağız. Çok daha fazla eserin sergilenmesine imkan sağlayacak çağdaş müzecilik anlayışıyla Antalya Müzesi’ni bölgede bir odak noktası haline getireceğiz. Hatay Arkeoloji Müzesi’nin onarım ve yenilenen teşhir tanzimi ile yeniden hizmete açacağız. Bugün Türkiye, küresel turizm politikalarının ve yatırım kararlarının şekillenmesinde söz sahibi olan bir aktör hâline gelmiştir. Bu yetkinliği devam ettirmek için şu ana kadar elde edilen başarıları artık geride bırakıp, geleceğe ve yeni hedeflere odaklanmak zorundayız. Halihazırda 2026 yılı için belirlediğimiz 68 milyar dolarlık turizm geliri hedefimiz doğrultusunda çalışmalara başladık. Bu hedefe de yine siz değerli paydaşlarımızla omuz omuza vererek ulaşacağımızdan şüphem yoktur" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından hediye takdimi yapılarak aile fotoğrafı çekildi.


Foruma, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve davetliler katıldı.



Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, turizm gelirindeki artışa vurgu yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Büyükşehir Kolejler Bölgesi’nde yol yapım çalışmalarını tamamladı Muğla Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdürüyor. İlçe belediyeleriyle koordinasyon içinde yürütülen çalışmalar kapsamında yol yapım, bakım ve onarım faaliyetleri kentin dört bir yanında devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Menteşe ilçesinde özellikle yoğun kullanılan güzergâhlarda yol konforunu ve trafik güvenliğini artırmaya yönelik sıcak asfalt uygulamaları gerçekleştirildi. Kolejler Bölgesinde, MUSKİ tarafından kanalizasyon altyapısı tamamlanan güzergâhlarda yatırım yapmayı planlayan tüm altyapı kurumları da çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda 10, 10/1, 14, 15, 19 ve 22’nci sokaklarda toplam 2 bin 600 metre boyunca zemin düzenleme, plent miks temel serimi ve sıcak asfalt imalatları gerçekleştirildi. Bölgede yer alan okullar ve iş yerleri açısından önem taşıyan bu güzergâhlarda çalışmalar hızla tamamlanarak yollar yeniden trafiğe açıldı. Bölgenin modern bir görünüm kazandırılması için çevre düzenlemesi ve kaldırım çalışmalarına devam ediliyor. Öğretmen Yasemin Işık yolun yenilenmesiyle birlikte yaşanan değişimi şu sözlerle ifade etti: "Çok fazla eziyetini çektik, çok zorlandık ama şu anda bitiminde gayet mutluyuz. En azından arabalarımızı artık koyabileceğimiz bir yolumuz var. Gerçekten güzel oldu yollarımız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz" İşletmeci Seyfi Ferek, yapılan asfalt çalışmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Buralarda yapılan çalışmaların belediyemiz açısından, bizim eğitim alanına yakın olması, çevre bu yollar üzerinde de sürücü adaylarımıza eğitim vermemiz dolayısıyla yolların asfaltlama yapılması bizi çok sevindirdi. Gelen tepkiler de güzeldi. Adaylarımız güzel yolların üzerinden geçerek ehliyet sahibi olduğu için onlar da mutlu. Son çalışmalardan gayet memnunuz. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi’nin iş birliğiyle yapılan bu yollarımız, tüm sürücü adaylarımız için çok güzel oldu" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’da büyükşehir-küçükşehir ayrımı yapmadan, nerede ihtiyaç varsa oraya hizmet götürmeye devam ettiklerini, ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getiren her yatırımı öncelik tanıdıklarını belirtti. Aras, 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırımla 236 bin 800 metre yeni yol yapımı ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladıklarını, 2026 yılında ise 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metrenin üzerinde yol çalışmasını hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti.
Kayseri Sosyal medyadan alınan fotoğraflar başınızı ağrıtabilir Avukat Zeynep Sevim, sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların izinsiz şekilde haber siteleri ve dijital platformlarda kullanılmasının telif hakkı ihlali sayıldığını kaydederek, "Bir kişinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya video, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıyabilmektedir" dedi. Sosyal medyada herkese açık olarak paylaşılan içeriklerin 2. kişiler tarafından serbestçe kullanım hakkı tanımadığını dile getiren Av. Zeynep Sevim, ilgilinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya videonun, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıya bildiğini söyledi. Haber siteleri ve dijital platformlarda ilgilinin izni bulunmadan paylaşılan içeriklerin telif hakkının ihlaline sebep olacağını belirten Sevim; "Son dönemde sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların, ilgilisinin izni olmaksızın haber siteleri ve çeşitli dijital platformlar tarafından kullanıldığına sıklıkla tanık oluyoruz. Bir içeriğin sosyal medyada paylaşılmış olmasının, onun serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmeyecektir. Bir kişinin kendi emeğiyle oluşturduğu fotoğraf veya video, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliği taşıyabilmektedir. Bu gibi durumlarda, eserin meydana gelmesiyle birlikte telif hakkı kendiliğinden doğabilmektedir. Görüntünün internette yer alması ya da herkese açık bir hesapta paylaşılması, üçüncü kişilerin dilediklerince bu içeriği çoğaltmalarına, yaymalarına veya ticari amaçla kullanmalarına izin vermeyebilmektedir. Özellikle haber sitelerinin ya da sosyal medya sayfalarının, vatandaşın çektiği bir görüntüyü izinsiz biçimde alarak haberleştirmesi, paylaşması veya bu yolla ekonomik menfaat sağlaması, telif hakkının ihlaline neden olabilmektedir" dedi. "Hem maddi hem de manevi tazminat açılabilir" Sevim, "Böyle bir durumda içerik sahibi hem maddi tazminat, hem de kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edebilmektedir. Ayrıca içeriğin yayından kaldırılması ve ihlalin durdurulması da hukuken mümkündür. Uygulamada sıkça karşılaştığımız ‘internette vardı’, ‘zaten paylaşılmıştı’ veya ‘herkese açık hesap’ şeklindeki savunmaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır. Yargıtay kararları da bu konuda istikrar kazanmış durumdadır. Bir içeriğin erişilebilir olması, kullanım hakkının devredildiği, eser ile ilgili istenildiği gibi düzenlemeler yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Haber amaçlı kullanımlarda dahi sınırsız bir serbesti yoktur. Ölçülülük ilkesine uyulması, zorunluluk bulunması, mümkünse izin alınması ve en azından kaynak gösterilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde basın özgürlüğü sınırları aşılmış olacağından hukuki sorumluluğun doğması da kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle gerek haber sitelerinin, gerekse sosyal medya üzerinden yayın yapan sayfaların, kullanıcılar tarafından üretilen içerikleri kullanırken telif ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bakımından çok daha dikkatli ve özenli davranmaları gerekmektedir. Aksi takdirde hem tazminat sorumluluğu hem de hukuki yaptırımlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır" şeklinde konuştu.
Ankara Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."