MAGAZİN - 29 Ekim 2024 Salı 22:12

Küçükçekmece’de vatandaşlar Cumhuriyet Bayramı coşkusunu Hande Yener konseri ile yaşadı

A
A
A
Küçükçekmece’de vatandaşlar Cumhuriyet Bayramı coşkusunu Hande Yener konseri ile yaşadı

Küçükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliklerle Cumhuriyet Bayramı kutlandı. Kutlamalar kapsamında gerçekleştirilen Hande Yener konserinde binlerce vatandaş, Cumhuriyet Bayramı coşkusunu doyasıya yaşadı.


Küçükçekmece Belediyesi, Cumhuriyet’in ilanının 101. yılı kapsamında Cumhuriyet Yürüyüşü ve Hande Yener Konseri etkinliği düzenledi. Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde başlayan yürüyüş, Halkalı’daki konser alanında sona erdi. Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’ndeki konsereKüçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve binlerce vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından belediye projeleri ile ilgili video gösterimi yapıldı. Konserde sahneye çıkan sanatçı Hande Yener en sevilen şarkılarını söylerken vatandaşlar, şarkılara eşlik etti.



"Cumhuriyet bana belediye başkanı seçilme fırsatını verdi"


Programda konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, "Cumhuriyet’imizin 101. yılı bizim için çok önemli ve çok değerli. Bağımsız bir ülke olarak bir ülkenin yoluna devam edebilmesi açısından Cumhuriyet’in kurulmasını çok önemsiyoruz. Bir yüzyıl devirmesi de hakikaten özgürlüklerimiz, demokrasimiz, adaletimiz, hak, hukuk bakımından cumhuriyet vazgeçilmez bir rejimimiz. Bize fırsat eşitliği tanıyor. Bütün ülkedeki insanlara fırsat eşitliği tanıyor. Örneğin bana müthiş bir fırsat eşitliği tanıdı. Ben cumhuriyet ile gözlerimi açtım. Ondan sonra bana devlet okullarında okuma fırsatını verdi. Yaşadığım kentin bir milyona yaklaşmış olan nüfusu ile belediye başkanı seçilme fırsatını bana cumhuriyet verdi. Osmanlı’nın son dönemlerinde Avrupa, ‘Türkiye’yi nasıl bölelim, nasıl parçalayalımın çalışmalarını yapıyordu. Mustafa Kemal Atatürk diye ülkesini, milletini, tam bağımsızlığı seven, bunu karakteri ile ifade eden bir lider çıktı. Bu ülkeyi örgütledi ve ülkemizi tam bağımsız bir ülke yeniden aynı topraklar üzerinde hayatına devam etmesini sağladı. Arkasından kurmuş olduğu cumhuriyet ile de bunu taçlandırdı. Dolayısıyla o dönemdeki başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak kaydıyla onun silah arkadaşlarına, o günden bugüne kadar vatanı için şehit olmuş bütün insanlarımıza minnettarız. Onları rahmetle ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyetimizi Gazi Mustafa Kemal Atatürk bize emanet etmiş. Bu akşamki etkinliğimiz de cumhuriyete ve Atatürk ilkelerine olan bağlılığımızı devam ettirmek maksadıyla, cumhuriyete olan olan borcumuzu ölünceye kadar ödemeye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizi mutlaka yaşatmamız gerekiyor. Her nerede olursa olsun biz cumhuriyeti yaşatmakla meşgulüz. Cumhuriyet’i seviyoruz. Cumhuriyeti sevmeyenlerle, ona dil uzatmak isteyenlerle de meselemiz olduğunu, bir derdimizin olduğunu da ifade ediyoruz. Yaşasın Cumhuriyet” dedi.



Küçükçekmece’de vatandaşlar Cumhuriyet Bayramı coşkusunu Hande Yener konseri ile yaşadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da Gastronomi Şöleni: En güzel ot yemeği belli oldu Bu yıl 15’incisi düzenlenen ve ilk kez uluslararası boyuta taşınan Alaçatı Ot Festivali, üçüncü gününde gastronomi tutkunlarını bir araya getiren geleneksel "En Güzel Ot Yemeği" yarışmasına sahne oldu. Yerel otların modern dokunuşlarla buluştuğu yarışmada, katılımcılar jüri karşısına Alaçatı’nın otları ile hazırladıkları özel tariflerle çıktı. Yarışmanın jüri başkanlığını; müzisyen, gezgin, radyocu ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Ayhan Sicimoğlu üstlendi. Alanında deneyimli jüri üyeleri, yemekleri lezzet, sunum, özgünlük ve tema uyumu gibi kriterler doğrultusunda değerlendirdi. Kıyasıya rekabete sahne olan yarışmada birincilik ödülünün sahibi, 793 puanla İncifer Tören oldu. Tören, festivalin teması olan körmen otunu somonla buluşturduğu özgün yemeğiyle jüri üyelerinden yüksek not aldı. Dikkat çeken sunumuyla da öne çıkan tabak, izleyicilerden de büyük beğeni topladı. Yarışmada ikinciliği ise 731 puanla Tuba Bayoğlu kazandı. Bayoğlu’nun enginar cipsi ve damla sakızlı yoğurt eşliğinde sunduğu şevketibostan yemeği, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlamasıyla dikkat çekti. Üçüncülük ödülü ise 722 puanla Germiyan’ın yöresel lezzetlerinden "Çalkama" yemeğini hazırlayan Arif Er’e verildi. Yerel mutfak kültürünü başarıyla yansıtan bu tabak, jüri tarafından özgünlüğüyle öne çıkarıldı. Festival coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği yarışmanın sonunda dereceye giren katılımcılara ödülleri, Çeşme Belediyesi Meclis Üyeleri Arif Çilek, Mehmet Bilgiç ve Salih Kaya tarafından takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan ödül töreni, katılımcıların ve izleyicilerin alkışları eşliğinde gerçekleşti. Alaçatı Ot Festivali, gastronomi mirasını yaşatmayı ve yerel otların mutfaklardaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikleriyle önümüzdeki günlerde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Kayseri Düğün gecesi şüpheli şekilde ölen uzman çavuşun eşinin yargılanmasına başlandı Kayseri’de düğün gecesi evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulunan Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ölümüyle ilgili şüpheli eşinin yargılanmasına başlandı. Tutuksuz yargılanan kadın hakkında adli kontrol şartı getirildi. Kayseri’de 12 Haziran’da Kayseri’nin Talas İlçesi’nde meydana gelen olayda; düğünden eve dönen damat Ümit Canpolat, gece yarısından sonra evinde tabancayla başından vurulmuş halde bulundu. Ümit Canpolat’ın eşi M.C.’nin Ümit Canpolat’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan M.C. ve avukatı ile olayda hayatını kaybeden Ümit Canpolat’ın annesi Döndü Canpolat, babası Ali Canpolat, ağabeyi, kız kardeşleri ve avukatları katıldı. Olay gününü anlatan sanık eş M.C., düğünün ardından evlerine geldiklerinde teyzesi olan Ümit Canpolat’ın annesinin kendisini aradığını ve düğünde zarf içinde takılan bir takı ile ilgili konuştuğunu bunun Ümit Canpolat ile aralarında gerginliğe neden olduğunu belirtti. Daha sonra Ümit Canpolat’ın kapının arkasında anahtar unuttuğu için eve giremediklerini ve çilingir çağırdıklarını belirten M.C., bu nedenle Ümit Canpolat ile tartıştıklarını ve sesini yükselttiğini söyledi. Çilingirin kapıyı açmasının ardından eve girdiklerini ve kendisinin banyoya girdiğinin belirten M.C., bir süre sonra silah sesi duyduğunu, Ümit Canpolat’ı yerde kanlar içinde gördüğünü, korktuğunu ve ellerinin titrediğini, önce ambulansı ardından da kayınvalidesi olan teyzesini ve kendi amcasını aradığını söyledi. M.C., "Annesi, babası ve ağabeyi geldi. Ağabeyi bana, ‘Silahı kaldır’ dedi. Silahı ben kaldıramadım. Babası silahı eliyle itti, ağabeyi aldı, annesinin getirdiği havlunun üzerine koydu" diyerek olay anında yaşananları anlattı. Ağabey İ. Canpolat’ın yaralı halde bulunan Ümit Canpolat’a tampon yaptığını söyleyen M.C., "Ambulans geldi, Ümit’i götürdüler. Ben çok korktum" dedi. Ümit Canpolat ile 5 yıllık nişanlılık süreçleri olduğunu dile getiren M.C., bu süre boyunca merhum Ümit Canpolat’ın kumar oynadığını ve defalarca büyük borçların altına girdiğini ifade etti. Kumar nedeniyle sık sık kavga ettiklerini de belirten M.C., "Kedi köpek gibi birbirimizi yerdik. Sürekli kumar borcu geliyordu. Güzel konuştuk olmadı, kötü konuştum olmadı" dedi. Ümit Canpolat’ın daha önce de intihara teşebbüs ettiğini öne süren M.C., "Ümit’in ailesini ve beni cezalandırmak için kendini öldürdüğünü düşünüyorum" diye konuştu. Avukatlar tartıştı M.C.’nin avukatı, duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınması talebinde bulundu. Ailenin ve müvekkilinin Ümit Canpolat’ı kumardan kurtarmak için ellerinden geleni yaptığını ancak kurtaramadığını belirten avukat olayın bu nedenden dolayı yaşandığını öne sürerek, "Benim müvekkilim aylarca televizyonda linç ediliyor" dedi. M.C.’nin avukatının konuştuğu sırasında Ümit Canpolat’ın ailesinin avukatı ile aralarında tartışma çıktı. Müvekkili M.C.’nin 9 kez beyan verdiğini ve tüm beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirten avukat, olay yerinde olmayan bir kırık sandalye ile hazırlanan senaryoya ait malzeme oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Anne Döndü Canpolat: "Oğlum boşanmak istedi" M.C.’nin kendisinin yeğeni olduğunu ve babası, ağabeyi ve amcasının sürekli cezaevine girip çıktığını belirten anne Döndü Canpolat, "Ben bu aileyi sevmedim. Oğluma da evlenmemesini söyledim. İlk 3 ay mutlulardı, sonra hep kavga, dövüş ve tehditlerle geçti. Onu hep aşağıladı, kumar oynadı diye suçladı. Oğlum sürekli ayrılmak istedi, bu onu tehditle tuttu. Nikahı da tehditle yaptı" diye konuştu. Mahkemede kendisiyle ilgili sunulan ses kayıtlarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Döndü Canpolat, ses kayıtlarını gelininin attırdığını iddia etti. Ümit Canpolat’ın diğer yakınları da Ümit Canpolat’ın kumar alışkanlığının olmadığını ve M.C.’nin ayrılmak istediğini beyan etti. Savcı tutuklanmasını talep etti M.C.’nin tutuklanmasını talep eden Ümit Canpolat’ın avukatları ayrıca bir televizyon yayınının deşifre edilerek, mahkeme tutanaklarına eklenmesini talep etti. Savcılık makamı da mütalaasında M.C.’nin tutuklu yargılanmasını istedi. Yaklaşık 8 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesi hükmederek, M.C.’nin adli kontrol şartlarının devamına ve tutuksuz yargılanmasına karar verdi.