ASAYİŞ - 30 Aralık 2025 Salı 08:41

Küçükçekmece’de bir iş yerinin havalandırma bacasında yangın

A
A
A
Küçükçekmece’de bir iş yerinin havalandırma bacasında yangın

Küçükçekmece Marmara Sanayi Sitesi‘nde bulunan bir iş yerinin 2’nci katında yangın çıktı. Çıkan yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, yangında ölen ya da yaralanan olmadı.


Yangın, saat 7.30 sıralarında Küçükçekmece Marmara Sanayi Sitesi B Blok’ta 2 katlı bir iş yerinin havalandırma bacasında çıktı. Henüz bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın, bölgede yoğun duman oluşturdu. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin kısa süren çalışmasının ardından yangın kontrol altına alındı. Duman tahliyesi sonrası yangın söndürüldü. Çıkan yangında ölen ya da yaralanan olmazken, yangınla ilgili inceleme başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağalı oryantiringciler Muğla’dan 8 Türkiye derecesiyle döndü Türkiye Oryantiring Federasyonu’nun 2025-2026 faaliyet takviminde yer alan 14 yaş altı 2. Kademe Türkiye Şampiyonası’nda, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde eğitim gören 30 Aliağalı sporcu başarılı performanslarıyla dikkat çekerek 8 Türkiye derecesi birden kazandı. Türkiye Şampiyonası 27-28 Aralık tarihlerinde Muğla’da Akyaka ve Menteşe ilçelerinde 800 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Şampiyona süresince Aliağa Belediyesi de ulaşım desteğiyle Aliağalı sporcuların yanında oldu. Aliağalı sporculardan E 8 Kategorisinde Mert Ege Beypınar Türkiye üçüncüsü, E 14A Kategorisinde Efe Günay Türkiye ikincisi, E10 B Kategorisinde Bulut Akbulut Türkiye ikincisi, E14 B Kategorisinde Emre Arslan Türkiye birincisi, E14 B Kategorisinde Kemal Kutlukaya Türkiye ikincisi, E14 B Kategorisinde Halil Alakuşak Türkiye altıncısı, K12 A Kategorisinde Zeynep Irmak Uzdilli Türkiye üçüncüsü, K14 B Kategorisinde Defne Karataş Türkiye Birincisi oldu. "Aliağa’da büyüyen oryantiring sevgisi ve başarısı bizleri mutlu ediyor" Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Oryantiring Antrenörü ve İzmir Oryantiring İl Temsilcisi Harun Altun şampiyonalar sonrası şunları söyledi: "Şampiyonaya ilçemizden 30 sporcumuz katılım sağlayarak güzel dereceler elde etmiştir. Aliağa Belediyesi sporcularımızın ulaşımına destek sağladı. Gün geçtikçe Aliağa’da büyüyen Oryantiring sevgisi ve başarısı bizleri çok mutlu ediyor. Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünde Oryantiring kurslarına gelerek lisanslı almaya hak kazanan sporcularımız ilerisi için milli takıma göz kırpıyor" Oryantiring şampiyonaları, 10-11 Ocak 2026 tarihlerinde Aliağa’da gerçekleşecek 3. Kademe yarışları ile devam edecek.
Malatya Sadıkoğlu, KOSGEB kredi borçlarının silinmesini talep etti Depremzede işletmelerin KOSGEB kredilerini ödeyebilecek ekonomik güce hala kavuşamadığını belirten Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yetkililere önemli bir çağrıda bulunarak kredi borçlarının silinmesini ya da en az 2 yıl ertelenmesini talep etti. KOSGEB tarafından "Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı" kapsamında sunulan geri ödemeli kredilerin taksitleri 2026 yılı şubat ve mart aylarında ödenmeye başlayacak. Depremzede firmaların kredi taksitlerini ödeyecek güce hala ulaşamadığını belirterek yetkililere önemli bir çağrı yapan Başkan Sadıkoğlu, "6 Şubat’ta yaşadığımız asrın felaketi Malatya’mızı derinden sarstı. Resmi rakamlara göre 27 bin 500 iş yeri ve ofis kullanılamaz hala geldi. Buralarda faaliyet yürüten işletmeler ya kiraladığı başka işyerlerinde faaliyet yürütüyor ya da konteynerde ayakta kalma mücadelesi veriyor. 4 binden fazla işletmenin 21 metrekarede var olma çabası içinde olduğu Malatya’da ticari hayat 6 Şubat öncesine ulaşamadı. Binlerce işletmemiz günü siftahsız bitiriyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz ödeme günü yaklaşan KOSGEB kredi taksitleri kaygısıyla günlerini geçiriyor" dedi. Başkan Sadıkoğlu, "KOSGEB tarafından sunulan kredi, o günün şartlarında işletmeler için önemli bir can suyu olmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a ve KOSGEB Başkanı Sayın Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’na bir kez daha üyelerimiz adına teşekkür ediyoruz. Ancak söz konusu kredilerin geri ödemelerine önümüzdeki şubat ve mart aylarında başlanacak. Binlerce esnafımızın geçici iş yerlerinde ticaret yapmaya çalıştığı bir ortamda kredi taksitlerini ödeyebilmeleri mümkün değil. Bu nedenle kredi borçlarının silinmesini ya da en az 2 yıl ertelenmesini talep ediyoruz. Talebimiz sadece Malatya’mız için değil Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve tüm deprem bölgesi içindir. Talebimizi resmi yollarla ilgili kurumlara da ilettik. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanımızın deprem bölgesi için yaptığımız çağrıya kulak vereceklerine gönülden inanıyoruz" diye konuştu.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Şehrimizin ihtiyaçlarını fabrika gibi çalışan kendi atölyelerimizde üretiyoruz" Atölyelerinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında bir yılda 32 milyon TL tasarruf sağlayan Kocasinan Belediyesi, ‘kendi kendine yeten belediye’ anlayışıyla bünyesindeki atölyelerin adeta büyük bir fabrika gibi çalışmasıyla dikkat çekiyor. Üretimin kalbinin burada attığını ifade eden Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Atölyelerimiz, sanayi sitesindeki verimlilikle çalışarak ilçenin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda büyük bir tasarruf sağlayarak ekonomiye de önemli katkı sunuyor" dedi. Belediye bünyesindeki Park ve Bahçeler Şefliği ile Makine İkmal Bakım ve Onarım Merkezi’nde elektrik, boya, marangoz, kaynak, yağlama ve motor bölümlerinin bulunduğu alanın önemine değinen Başkan Çolakbayrakdar, birçok atölyenin bir arada bulunduğu bakım merkezi ile çalışmaların daha hızlı, daha kaliteli, daha verimli ve daha ekonomik hâle getirildiğini söyledi. Tesisin büyük bir sanayi sitesi gibi çalıştığına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Kocasinan bölgesinde yaşayan vatandaşlarımıza en iyi hizmeti verebilmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu çerçevede atölyelerimizde belediyemizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Aynı zamanda da bazı ürünlerin üretimini yapıyoruz. Özellikle burada istihdam sağlayarak ülkemize hizmet ediyoruz. Elektrik, boya, marangoz, kaynak, yıkama, yağlama ve motor atölyeleriyle araçların bakımını yapıyoruz. Araç gereç ve iş makinelerinin periyodik bakım ve onarımlarını gerçekleştiriyoruz. Atölyemizde, park ve bahçelerde, kamusal alanlarda kullanılmak üzere oturma bankları, kamelyalar ve daha birçok ürünü onarıp yeniliyoruz. Ayrıca çöp konteynerlerinin yerine yenilerini koyup, tamiri ve bakımı mümkün olan çöp konteynerlerini atölyemizde tamir edip boyayarak yeniden kullanıma sunuyoruz. Bunun yanı sıra araçların yağ, fren ve şanzıman bakımları, kaporta tamiratı, boya işlemleri, arızalı olanların motor yenileme işlemleri ile yazlık ve kışlık lastiklerin değişimine kadar tüm aşamalar tesislerimizde yapılıyor. Böylelikle önemli ölçüde tasarruf sağlıyor ve belediyemizin ihtiyaçlarını karşılayarak ekonomiye büyük katkı sunuyoruz. Bu vesileyle titiz ve özverili bir şekilde çalışan işçilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, Kayserililere en iyi hizmeti vermek için çalışmaları artırarak devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
Gaziantep Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Işıkay, çocuklarda epilepsi hakkında bilgi verdi Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, çocuklarda epilepsi hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Işıkay, "Epilepsi, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen nörolojik bir hastalık olup, özellikle çocuklar arasında yaygın bir sağlık sorunu teşkil etmektedir. Epilepsi, beyin hücrelerinin anormal ve kontrolsüz elektriksel aktiviteleri sonucu nöbetlerin ortaya çıkmasına yol açar. Bu nöbetler, farklı şekillerde kendini gösterir ve çeşitli belirtilerle seyredebilir" dedi. Epilepsi hastalığını anlatan Prof. Dr. Sedat Işıkay, "Epilepsi, beyin hücrelerinin ani ve düzensiz elektriksel aktivitesi nedeniyle nöbetlerin meydana geldiği bir hastalıktır. Nöbetler; vücudun çeşitli bölgelerinde kasılmalar, bilinç kaybı, ani hareketler ve duyu değişiklikleri gibi farklı semptomlarla kendini gösterebilir. Epilepsi, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de çocukluk döneminde daha sık görülür" ifadelerini kullandı. "Bilinç kaybı olmadan duyusal veya görsel algı değişiklikleri yaşanır" Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, "Çocuklarda epilepsi belirtileri, yaşa, nöbet türüne ve nöbetlerin şiddetine göre farklılık gösterebilir. Genel Nöbetler (Grand Mal): Vücutta yaygın kasılmalar, bilinç kaybı ve gözlerde kasılma görülür. Auralar veya Basit Nöbetler. Bilinç kaybı olmadan duyusal veya görsel algı değişiklikleri yaşanır. Absans Nöbetleri. Kısa süreli dalma, boş bakma ve çevreyle ilişkinin kesilmesiyle karakterizedir" şeklinde konuştu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, çocuklarda nöbetlerin genellikle 3-5 yaş arasında başladığını, ancak bazı epilepsi türlerinin doğuştan da görülebileceğini belirtti. Prof. Dr. Sedat Işıkay, doğru tanının tedavinin başarısında kritik rol oynadığını vurgulayarak, "Epilepsiye neden olan faktörler arasında genetik yatkınlık, doğum sırasında yaşanan komplikasyonlar, kafa travmaları, beyin enfeksiyonları ve beyin yapısındaki anormallikler yer almaktadır. Bazı vakalarda ise epilepsinin nedeni kesin olarak belirlenememektedir" ifadelerine yer verdi. "Epilepsi tanısı ve tedavi süreci" Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, tedavide düzenli ilaç kullanımının büyük önem taşıdığını belirterek, "Epilepsi tanısı için ayrıntılı hasta öyküsü alınır, nörolojik muayene yapılır ve EEG testi ile beyin dalgaları değerlendirilir. Gerekli durumlarda MR veya BT gibi görüntüleme yöntemleri de kullanılır. Çocuklarda epilepsi tedavisinde en sık başvurulan yöntem antiepileptik ilaçlardır. Her çocuk farklıdır ve tedavi planı çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir. İlaçların doğru dozda ve düzenli kullanılması, nöbetlerin kontrol altına alınmasında belirleyici rol oynar. Bazı özel durumlarda cerrahi tedavi veya özel diyet uygulamaları da gündeme gelebilir. Bu kararlar uzman hekimler tarafından verilir. Nöbet anında sakin kalmak, çocuğun başını korumak ve çevresindeki tehlikeli nesneleri uzaklaştırmak büyük önem taşır. Ailelerin düzenli doktor kontrollerini aksatmaması, ilaç tedavisine uyum sağlaması ve çocuğun sosyal hayatını desteklemesi gerekir. Çocuklarda epilepsi, doğru tedavi ve düzenli takip ile başarılı bir şekilde yönetilebilir. Bu süreç uzmanlık gerektirir ve ailelerin hekimleriyle iş birliği içinde hareket etmeleri son derece önemlidir. Çocukların nörolojik sağlığı, onların geleceği için büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
İstanbul "Kıdem tazminatı yalnızca parasal alacak değil, sosyal bir haktır" İş sözleşmesinin sona erdiği her durumda kıdem tazminatı doğduğu yönündeki yaygın kanaat, uygulamada ciddi yanılgılara yol açıyor. Kıdem tazminatıyla ilgili bilinmesi gereken noktalara değinen Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, "Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır" dedi İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, "Kıdem tazminatı, her iş ilişkisinin sona ermesinde kendiliğinden doğan bir hak değildir. Bu hak, kanunda öngörülen belirli şartların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Dolayısıyla asıl bilinmesi gereken soru şudur: Kıdem tazminatı hangi hallerde ve hangi şartlar altında doğmaktadır? İş yargısında görülen uyuşmazlıkların önemli bir bölümünün kıdem tazminatı taleplerine dayanması, bu kurumun işçi açısından taşıdığı hayatî önemi açıkça ortaya koymaktadır. Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır" dedi. Ön şart: ‘İşçi’ olmak "Kıdem tazminatı, her türlü çalışmanın doğal sonucu olarak kendiliğinden doğan bir hak değildir" diyerek sözlerine devam eden Karatepe, "Bu haktan yararlanabilmek için, kişinin öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında ‘işçi’ sıfatına sahip olması ve geçerli bir iş sözleşmesine dayanarak çalışıyor olması gerekir. Dolayısıyla serbest meslek faaliyeti yürütenler, bağımsız çalışanlar ya da kanunda işçi tanımı dışında kalan kişiler kıdem tazminatı rejiminin dışında kalmaktadır. İş Kanunu’na göre iş sözleşmesi; işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği hukuki ilişkidir. Bu sözleşmenin varlığı, kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi bakımından temel ve vazgeçilmez şarttır. Bu noktada iş sözleşmesinin türü tam süreli, kısmi süreli, belirli ya da belirsiz süreli olması kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı açısından belirleyici değildir. Esas olan, taraflar arasında hukuken geçerli bir iş sözleşmesinin bulunması ve kanunda öngörülen diğer şartların gerçekleşmiş olmasıdır" ifadelerini kullandı. Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte aynı işverene ait işyerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, bir yıllık sürenin hesabında, iş sözleşmesinin imzalandığı tarih değil, işçinin fiilen işe başladığı tarihin esas alındığını belirtti. Kartepe, "Kıdem, iş sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece işlemeye devam eder. Fiilî çalışmanın çeşitli nedenlerle geçici olarak kesintiye uğradığı durumlarda sözleşme askıda kalabilmekte; ancak sözleşme varlığını koruduğu sürece, kural olarak kıdem süresinin işlemesi de devam etmektedir. Bir yıllık kıdem şartı, kıdem tazminatı hakkının doğumu bakımından asgari ve zorunlu bir şarttır. Bu sürenin sağlanmamış olması hâlinde, işveren açısından kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün doğmasından söz edilemez" dedi. Son olarak Kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Karatepe, "Her işten ayrılış kıdem tazminatı sonucunu doğurmaz. Bu hakkın doğumu, esas itibarıyla 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir" diye konuştu.