EĞİTİM - 09 Kasım 2025 Pazar 09:37

Kazan dairesinden Dünya Şampiyonluğuna

A
A
A
Kazan dairesinden Dünya Şampiyonluğuna

Güngören’de bulunan Ergün Öner Mehmet Öner Anadolu Lisesi’nde okuyan bir grup hevesli öğrenci tarafından okulun kazan dairesinde kurulan EMONER Robotics, takımı dünyanın en prestijli robotik yarışmalarında Türkiye’yi temsil ederek ardı ardına ödüller topladı.


Güngören’de bulunan Ergün Öner Mehmet Öner Anadolu Lisesi’nde 2018 yılında birkaç hevesli öğrencinin girişimi ve öğretmen ve okul idaresinin desteğiyle Robotik takımı kuruldu. Okulun kazan dairesinde kurulan EMONER Robotics takımı kısa sürede dünyanın en prestijli yarışmalarında ödüller kazandı.



Kazan dairesinde başlatan kıvılcım


Takımın kuruluş sürecini anlatan Kaptan Eylül Dönder, hikayenin tamamen öğrencilerin inancıyla başladığını belirtiyor. 2018’den bu yana lise düzeyindeki en prestijli yarışmalardan biri olan FRC (First Robotics Competition)’ye aktif olarak katıldıklarını dile getiren Dönder, ekibin su altı robot yarışmaları, Teknofest, TÜBİTAK ve insansız hava araçları gibi birçok alanda da faaliyet gösterdiğini belirtti.


Takımın kuruluşunu ve ilk aldıkları ödülden bahseden Dönder "Takımımızın doğuşu okulumuzun kazan dairesidir. Hevesli bir öğrenci grubunun mentörlerimiz olan Hasan ve Erkan hocamıza bu yarışma sürecinden bahsetmesi ve ilk yılını tamamen kendi çabalarımızla bu takım ortaya çıktı. 2019 yılında İstanbul’da gerçekleşen bir yarışmaya katıldık ve bizden çok deneyimli olan takımlar arasında en iyi dereceyi elde ederek ikinciliğe yükseldik ve finalist takım ödülüne layık görüldük. Bu başarımız sayesinde yalnızca sayılı takımın davet aldığı dünya şampiyonasından özel davet aldık ve Houston dünya şampiyonasında çaylak takımlar arasında en iyi dereceyi elde ederek en iyi çaylak takım ödülünü aldık" dedi.



Maddi zorluklarla karşılaştık


Maddi zorluklara ve rakiplerine dikkat çeken Dönder "Biz bir devlet lisesi robotik takımıyız ve biz bu yarışmalarda bizden imkanları çok daha yüksek okullardaki takımlarla yarışıyoruz. Bizim takımımızı diğer takımlardan ayıran en önemli şey fırsatı kendimiz oluşturuyor oluşumuz. Robotumuzun birçok parçasının Amerika’dan gelmesi zorunlu ama biz bu parçaları çoğu zaman getiremiyoruz. Getiremediğimiz parçaları da burada 3 boyutlu yazıcımız sayesinde tasarlayarak robotumuza uygun malzemeler üretmeye çalışıyoruz. Çok ciddi gümrük maliyetleri ile karşılaşıyoruz. Birçok aldığımız malzeme gümrükte kaldı" ifadelerini kullandı.



Sürdürülebilirliğe çok önem veren bir takımız


Takım üyesi olan bir diğer öğrenci Serra Babacan takım olarak sürdürülebilirliğe çok önem verdiklerini belirterek "Bu yarışma kapsamında ve gelişen süreçte bir çok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştiriyoruz. Ortaokul ve ilkokul düzeylerinde robotik atölyeleri dahilinde robotik eğitimleri veriyoruz ve bu takımlarımızla da bir çok yarışmaya katılıyoruz. Bunun dışında sürdürülebilirliğe çok önem veren bir takımız" dedi.


Kazandıkları ödüllerden de bahseden Babacan "Geçtiğimiz sezon Los Angeles’ta finalist olduk ve ikincilik ödülüne layık görüldük. Aynı zamanda yaptığımız çevreci ve sürdürülebilir projeler sayesinde sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldük. Takım kaptanımız Eylül Dönder bireysel dekanlar listesi ödülüne layık görüldü. Ardından Teksas’da düzenlenen dünya şampiyonasına davet aldık. Katılım sağlayan 4 Türk takımından biriydik. Burada da sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldük" diye konuştu.



Çocuklar sadece çalışan değil, öğrenen noktaya geldi


Takımın mentörlerinden ve kurucu öğretmeni Hasan Dinçer Ekmekçi, sürecin eğitimsel faydalarından bahsederek "Okulumuzdaki faaliyetleri 2018 yılından itibaren gerçekleştirmeye başladık. Katıldığımız ilk sene İstanbul’da final oynadık daha sonra da Amerika Birleşik Devletleri’nin şampiyonlar ligi olarak adlandırdığımız yarışmasına davet edilerek ülkemizi, ilçemizi ve okulumuzu orada gururla İstiklal marşımızı söyleyerek temsil ettik. Geçen sene bizim zirve yaptığımız bir dönemdi. Hem İstanbul’da hem de Los Angeles’ta final oynayarak farklı farklı ödüller kazandık."



Robotik faaliyetler öğrencilerin geleceğini de şekillendiriyor


Ekmekçi, robotik faaliyetlerinin öğrencilerin geleceğine etkisine dikkat çekerek "Bu yarışmalara sayesinden çocukların sadece çalışan değil öğrenen bir noktaya geldiğini gördük. Bu süreçte üniversiteye geçen bir çok öğrencimiz çok farklı firmaların üst düzey yöneticileri kadrosunda. Hem öğrencilik pozisyonlarında hem de aynı zamanda yöneticilik olarak da görev alıyorlar. Bizden mezun olan öğrenciler tekrar üniversiteye başladıklarında bize geri dönerler. Genç mentör olarak adlandırdığımız bu öğrenciler burada okula yeni başlayan çocuklara hem hamilik yaparlar hem de süreci anlatırlar" diye konuştu.



Kazan dairesinden Dünya Şampiyonluğuna

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Müdür Bülent Küçük: "Kütahya 3 büyük organizasyona ev sahipliği yaptı" Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük, hafta sonu kentte eş zamanlı düzenlenen üç büyük organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, Kütahya’nın sporun birleştirici gücünü ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Kütahya’nın adeta bir spor şölenine sahne olduğunu belirten Küçük, Türkiye Oryantiring Federasyonu 1. Milli Takım Seçme Yarışları’nda sporcuların doğayla iç içe zorlu parkurlarda mücadele ettiğini söyledi. Aynı zamanda Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen Özel Sporcular Türkiye Basketbol Şampiyonası’nda azim ve kararlılığın sahaya yansıdığını vurguladı. Genç sporcuların sahne aldığı Anadolu Yıldızlar Ligi Kros Yarı Final Yarışları’nın da büyük heyecana sahne olduğunu belirten Küçük, organizasyonların unutulmaz anlara ev sahipliği yaptığını dile getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular, antrenörler ve idarecilerle birlikte Kütahya’nın sadece müsabakaların değil; dostluk, kardeşlik ve fair-play ruhunun da merkezi hâline geldiğini ifade eden Küçük, tribünlerden yükselen alkışların ve sahalardaki mücadelenin şehrin spor kültürünü en iyi şekilde yansıttığını söyledi. Küçük, gerçekleştirilen organizasyonlarla birlikte Kütahya’nın güçlü tesis altyapısı, tecrübeli organizasyon yapısı ve misafirperverliğiyle örnek bir ev sahibi olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Sporun ve gençliğin şehri Kütahya, her geçen gün daha büyük organizasyonlara imza atmaya devam ediyor" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" başlıklı konferans, Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nde gerçekleştirildi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademi ve geleneksel sanatları bir araya getirdi. Türk Sanatları Topluluğu tarafından organize edilen programa, Rektör Süleyman Kızıltoprak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Müzeler Koordinatörü Pınar Yazkaç’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta konuşmacı olarak yer alan Münevver Üçer, tezhip sanatının klasik kuralları ile çağdaş yaklaşımlar arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Geleneksel sanatların günümüz estetik anlayışıyla nasıl harmanlanabileceğini anlatan Üçer, tezhip sanatının sabır ve disiplin gerektirdiğini vurgulayarak gençlere özgün bir tarz geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu. Uluslararası sanat ortamına da değinen Üçer, Türk süsleme sanatlarının yurt dışında gördüğü ilgiyi örneklerle aktardı. Konuşmasında eğitim yöntemlerine de değinen Üçer, geleneksel atölye anlayışı ile akademik eğitimin birlikte yürütülmesinin önemine işaret etti. Diğer konuşmacı Kaya Üçer ise kalem işi sanatının teknik özellikleri ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Bu sanatın özellikle mimari yapılardaki yerini ele alan Üçer, tarihi süreçteki kullanım alanlarını örneklerle açıkladı. Etkinlikte ayrıca sanatın yalnızca büyük şehirlerde değil, farklı şehirlerde de gelişebileceğine vurgu yapılarak, öğrencilerin bulundukları coğrafyayı avantaja dönüştürebilecekleri ifade edildi.
Eskişehir Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.