SAĞLIK - 21 Mayıs 2025 Çarşamba 12:15

Kadın doğum uzmanı: "Sezaryen doğum oranı yüzde altmışlarda, bu korkutucu bir durum"

A
A
A
Kadın doğum uzmanı: "Sezaryen doğum oranı yüzde altmışlarda, bu korkutucu bir durum"

Avrupa’da yüzde 10’lar seviyesinde olan sezaryen doğum oranı, Türkiye’de yüzde 60’lara ulaştı. Kadın doğum doktoru Merve Özalp Çelikçi, üç ay önce yaptığı normal doğumla kendi deneyimini de paylaşarak kadınları normal doğuma teşvik etti. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Çelikçi, "Bizim ülkemizde şuan da ilk sezaryen oranı yaklaşık yüzde altmışlarda. Bu biz hekimler içinde korkutucu bir durum. Çünkü hastanın ilk sezaryenden sonra ikinci, üçüncü sezaryenden sonra veya başka bir jinekolojik problemlerde olacak ameliyatlarında da bizim için zorluğa sebep oluyor. Ülkemizde bu oran çok yüksek. Avrupa ülkelerinde sezaryen doğum oranı yüzde onların altında." dedi.



Türkiye’de sezaryen doğum oranlarının giderek artması, sağlık uzmanlarını endişelendiriyor. Avrupa ülkelerinde yüzde 10’lar seviyesinde olan sezaryen doğum oranı, Türkiye’de yüzde 60’lara kadar çıktı. Ümraniye Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Dr. Merve Özalp Çelikçi, sezaryenin bir doğum şekli değil, cerrahi bir müdahale olduğuna dikkat çekerek, normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından daha faydalı olduğunu vurguladı. 3 ay önce kendi çocuğunu da normal doğumla dünyaya getirdiğini belirten Dr. Özalp Çelikçi, bu deneyimiyle toplumda farkındalık oluşturmak ve anneleri bilinçlendirmek istediğini söyledi.



"Normal doğum yapan hastaları kontrol muayenesine çağırdığımızda, sanki hiç doğum yapmamış gibiydiler"


Yaklaşık 3 ay önce kendisinin de normal doğum yaptığını söyleyen Dr. Merve Özalp Çelikçi, "Aslında bizim için zorlayan şey normal doğumun bir tercih meselesi haline gelmemesi. Normalde tüm doğumlar fizyolojik olarak ilerlerse normal doğumla sonuçlanabilir. Bu anne sağlığını veya bebek sağlığını etkileyen bir durum olmadığı sürece annenin yapısı buna uygunsa, sağlık durumu buna el veriyorsa, biz öncelikle hastaya zaten normal doğum için takip edip onu öneriyoruz. Ama anne ya da bebek sağlığını tehlikeye sokan bir durum olursa, sezaryen doğum da bunun için bulunmuş gayet iyi bir çözüm ve biz bunu mecbur kaldığımız durumlarda anneyle konuşarak, bunu ifade ederek sezaryen öneriyoruz. Normal doğumu istememin ve bunun için çaba göstermemin nedeni, normal doğum yapan hastaları kontrol muayenesine çağırdığımızda, sanki hiç doğum yapmamış gibiydiler. Kucaklarında bebekleriyle geliyorlar, iyileşme süreçleri o kadar hızlı oluyordu ki, buna karşılık sezaryenle doğum yapan hastalarımızın toparlanma süreci biraz daha zor geçiyor; bebeklerine bakım verirken daha fazla zorlandıklarını gözlemliyordum. Bu nedenle, ben de gebeliğimin 12. haftasından itibaren spora başladım. Hastanemizde bulunan gebe okulunda nefes egzersizleri yaptık, çeşitli pilates egzersizleriyle kendimi normal doğuma hazırlamaya çalıştım. Açıkçası, sürecin bu şekilde sonlanmasını istiyordum" dedi.



Gebe okullarında verilen eğitim ve motivasyonun normal doğum seçiminde etkili olduğunun altını çizen Dr. Çelikçi, "Bizim için en rahat olan, bizim hastanemizde olduğu gibi, gebe okuluna gitmiş, gebeliğin belki de 12. haftasından itibaren ‘ben normal doğum yapabilirim, ben bebeğim için en iyisini yapmak istiyorum, ben hareketimi artırıyorum, sporumu yapıyorum, doğumu araştırıyorum’ diyen hasta karşımıza geldiği gibi, gebe okulu mezunu deyince biz bir rahatlıyoruz. Bilinçli, eğitimli gebe bizim için daha kolay oluyor. O yüzden bu politikalarla veya değişik etkinliklerle hastalar bilinçlenirse, bizim de o hastalara söylediklerimizi hastaların anlaması daha kolay oluyor." ifadelerini kullandı.



Hastanenin doğumhane sorumlu ebesi Sevgi Balcı Çöl ise, "Normal doğumda anne direkt hayatına devam edebiliyor, anne-bebek bağlanması daha kısa sürede ve hızlı sağlanıyor, emzirmeye çok hızlı bir geçiş yapabiliyoruz. Enfeksiyon ve kanama riski gibi komplikasyonlar daha az oluyor. Ama tabii ki sezaryen de bebek ve anne hayatını kurtarmada etkili bir ameliyat. Doğum çeşidi değil aslında normalde. Onda emzirmeye daha hızlı geçiş yapabiliyoruz, bebekler emme konusunda daha iyi oluyorlar. Sezaryen ameliyatından sonra hastanede kalış süresi biraz daha uzuyor. Bu sebepten dolayı enfeksiyon riski daha fazla oluyor." şeklinde konuştu.




Kadın doğum uzmanı: "Sezaryen doğum oranı yüzde altmışlarda, bu korkutucu bir durum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.