ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 09:19

İstanbul’un simgesi laleler şehri yeniden renklendirdi

A
A
A
İstanbul’un simgesi laleler şehri yeniden renklendirdi

İstanbul’un simgesi haline gelen laleler bu bahar da İstanbullularla buluştu. Kent genelinde tarihi koru ve parklara dikilen 3 milyon 580 bin lale, Nisan ayının gelişiyle birlikte mega kenti adeta açık hava sergisine dönüştürdü.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında İstanbul’da başta Emirgan Korusu olmak üzere Göztepe 60. Yıl Parkı, Gülhane Korusu ve Hidiv Korusu’nda milyonlarca lale toprakla buluşturuldu. Kırmızı, sarı, pembe, beyaz ve mor renklerde açan laleler, hem İstanbulluların hem de yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. Baharın gelişiyle birlikte özellikle Emirgan Korusu’nda yoğunluk yaşanırken, ziyaretçiler rengarenk laleler arasında fotoğraf çektirerek manzaranın keyfini çıkardı. Dron ile görüntülenen koruda, lalelerin oluşturduğu desenler kartpostallık görüntüler ortaya çıkardı.



İstanbul’un simgesi laleler şehri yeniden renklendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kumluca’da sahil ve kamu alanlarında karavan konaklaması yasaklandı, karavancılar bölgeden çıkarıldı Antalya’nın Kumluca ilçe sahil şeridinde karavan konaklamasına yönelik alınan yasak kararı, bölgede tartışmalara neden oldu. Kumluca Kaymakamlığı’nca yayımlanan genelge doğrultusunda, sahil ve kamuya açık alanlarda karavanla konaklama yasaklanırken, jandarma ekipleri Mavikent Mahallesi Aktaş sahilindeki karavancıları bölgeden çıkardı. Kumluca Belediyesinin Beykonak Mahallesinde karavancılar için bir alan hazırlamasına rağmen Mavikent Mahallesi Aktaş sahilinde kalmaya devam eden karavancılar Kumluca Kaymakamlığı’nca yayınlanan genelge ile jandarma tarafından bu alandan çıkarıldı. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, sosyal medya üzerinden yayımladığı genelgede karavan kullanımındaki artışa dikkat çekerek, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amacıyla yeni düzenlemeye gidildiğini belirtti. Genelgede, "İlçemiz genelinde karavan turizmi ve gezgin karavan kullanıcı sayısında ciddi artış gözlemlenmiştir. Bu durum çevre düzenini, kamu güvenliğini, trafik akışını, vatandaşların sahillerden yararlanma vb. gibi sosyal haklarını kullanmasında ve ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede ciddi aksaklıkların yaşanmasına neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı. Alınan kararlar kapsamında, resmi karavan park ve çadır alanları ile ruhsatlı ve izinli kamp alanları dışında karavanla konaklama yasaklandı, sahil şeritleri, yol kenarları ve yeşil alanlarda park edilerek konaklanmasının önüne geçildi, uyarılara uymayan karavan ve çadırların kaldırılarak yediemin otoparkına çekilmesi kararlaştırıldı. Karar, bölgede yaşayan vatandaşlar arasında farklı görüşlere neden oldu. Bazı vatandaşlar karavanların çevre kirliliğine yol açtığını ve sahil kullanımını engellediğini savunurken, bazıları ise karavan turizminin ekonomiye katkı sağladığını ve sosyal hayatın bir parçası olduğunu dile getirdi. Karavan sakinleri tepki gösterdi Vergisini veren, askerlik görevini yapan bu ülkenin vatandaşı olduklarını belirten karavancılar ise, "Emekli olduk, şehrin kaosundan kurtulup sakin bir köşede hayat sürmek istiyoruz. Bunu bize çok gördüler" dedi. Bursa’dan gelip Mavikent Aktaş’ta karavanda yaşayan Kıvanç Tutal, "Çevre temizliği bahanesiyle buradan tahliye ediliyoruz. Ancak çevredeki çöpleri biz topluyorduk. Biz buralarda olmazsak buralara daha da çok kirlenecek. Mümkün oldukça doğamıza sahip çıkmaya çalışıyorduk. Karavanlardaki tuvaletleri dahi kullanmıyorduk. Belediyenin sağladığı içme suyu, duş ve tuvaletlerden faydalanıyorduk. Bu imkânlar varken dışarıya fosseptik boşaltmamız mümkün değil. Hayatın kaosundan kaçıyoruz. Ama daha çok kaos yaşıyoruz. Bize herhangi bir yer gösterilmiyor. Gösterilen yerler çok kötü. Bir anda fahiş zamlar geliyor" diye konuştu. Tamer Özcan ise, "Bizim sıkıntımız aramızda bozuk çıkabilecek insanlarla genellemeye bir tutulmamız. Mutlaka her grubun, toplumun içinde kötü insanlar bunuyor ama biz de onlarla aynı kefeye konuluyoruz. Ben bizzat eşimle birlikte kaldığımız Aktaş Plajını günde üç defa temizliyorum. Ama ona rağmen jandarma ve zabıta tarafından ’burayı boşaltın’ deniyor. Gideceğimiz yer belli değil. Bize bir yer gösterilse veya bir hatamız varsa söylenebilir. Kararnameye bakıyorum, denize girilmesi engelleniyor. Nisan ayında pek denize giren yoktu. Üç beş karavancı Polonyalı arkadaş vardı. Onlar denize giriyordu. Biz kimse engel olmadık. Pozisyonumuz denizi kapatacak şekilde de değil. Otuz yıl demir çelik sektöründe çalıştım. Günyüzü görmeden 30 yıl 3 vardiya çalıştım. Emekli ikramiyem ile arabamın arkasına karavan takma hayalim vardı. Güzelim ülkemi dolaşıp gezeyim, insanlara tanışayım. Apartmanımın balkonunda, televizyon karşısında, kahvede ömrüm geçmesin. Amacım bu. Bir yerlere yerleşmek, çökmek değil" dedi. Erol Mergen de, şu ifadeleri kullandı: "Yere çöp atan, kirli suyunu yerlere bırakan karavancı değildir. Biz onlardan değiliz. Biz onlardan ayrılarak hak ettiğimiz değerin verilmesini, onların da devlet tarafından takibinin yapılarak gereken cezaların almasını bekliyoruz. Ama aynı kefeye konulup sanki bu ülkeye vergi vermemiş gibi askerliğimizi veya vatandaşlık görevimizi yapmamış gibi bazı bölgelerden kovulmamız bizim zorumuza gidiyor. Biz bu ülkenin insanı değil miyiz? Biz de doğanın temiz kalması için elimizden geleni yapmıyor muyuz? Yapıyoruz. Kurumlardan beklentimiz yüksek değil. Tuvalet ve içme suyu. Elektriğimizi kendimiz üretiyoruz." Özgür Kement ise "Devlete vergilerimizi tam anlamıyla vermişiz. Emekliliğimizde biraz gezelim istedik. Geldiler bizi Mavikent bölgesinden kaldırdılar" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Ayla öğretmen 6 kurşunla hayatını kaybetmiş, doktorlar 1 saat kalp masajı yapmış Kahramanmaraş’ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan Ayla öğretmenin 6 kurşunla hayatını kaybettiği, hastaneye kaldırılan kadının doktorlar tarafından 1 saat boyunca hayata döndürülmeye çalışıldığı öğrenildi. Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doktor Fehmi Deniz Çakır, "1 saat müdahalesini yaptık ancak geri dönüş alamadık, maalesef hastayı kaybettik" dedi. Geçtiğimiz gün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara’nın yanı sıra 8 öğrenci hayatını kaybetti. Yaralı 8 öğrencinin tedavisiyse sürüyor. Kendisini öğrencilerine siper etmiş Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara’nın ise 2’si kafasında 3’ü sırtından ve 1’i sağ bacağından olmak üzere 6 kurşunla öldüğü öğrenildi. Ayla öğretmen dün toprağa verildi. Doktorlar 1 saat kalp masajı yapmış Öte yandan saldırının ardından HG Hospital Hastanesi’ne kaldırılan matematik öğretmeni Ayla Kara’ya doktorların 1 saat boyunca kalp masajı yapıp hayata döndürmeye çalıştıkları ancak başaramadıkları da öğrenildi. Ayla öğretmene 1 saat kalp masajı yapan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Doktor Fehmi Deniz Çakır, o anları İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Doktor Çakır, "İhbarı aldığımızda acil serviste bütün ekip olarak bekliyorduk. Ayla öğretmen geldiğinde kalbi durmuş vaziyetteydi. Gerekli sıvı ve kan desteğini sağlamaya çalıştık. 1 saat müdahalesini yaptık ancak geri dönüş alamadık, maalesef hastayı kaybettik" ifadelerini kullandı. Ayla öğretmeni hayata döndürmek için çok çaba harcadıklarını belirten Doktor Çakır, "Akciğerin bir bölümünde havalanma yoktu. O bölgeyi açmaya yönelik tüp takıldı. Genel olarak kalp masajı yapıldı. Kan ve sıvı desteğini sağladık ancak maalesef yanıt alamadık" dedi. Ev yaptıracaktık cenazesi geldi Öte yandan, Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara da dün İHA’ya yaptığı açıklamada eşiyle gurur duyduğunu belirterek, "Gurur duyuyorum. Hiç hesapta kitapta yoktu ama hayalleri vardı. Allah yar ve yardımcısı olsun. Burayı çok severdi. Buraya ev yaptıracaktık ama ancak mezarı geldi. Allah’ım şehitlik mertebesine ulaştırsın" ifadelerini kullanmıştı.