ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 11:23

Kumluca’da sahil ve kamu alanlarında karavan konaklaması yasaklandı, karavancılar bölgeden çıkarıldı

A
A
A
Kumluca’da sahil ve kamu alanlarında karavan konaklaması yasaklandı, karavancılar bölgeden çıkarıldı

Antalya’nın Kumluca ilçe sahil şeridinde karavan konaklamasına yönelik alınan yasak kararı, bölgede tartışmalara neden oldu. Kumluca Kaymakamlığı’nca yayımlanan genelge doğrultusunda, sahil ve kamuya açık alanlarda karavanla konaklama yasaklanırken, jandarma ekipleri Mavikent Mahallesi Aktaş sahilindeki karavancıları bölgeden çıkardı.


Kumluca Belediyesinin Beykonak Mahallesinde karavancılar için bir alan hazırlamasına rağmen Mavikent Mahallesi Aktaş sahilinde kalmaya devam eden karavancılar Kumluca Kaymakamlığı’nca yayınlanan genelge ile jandarma tarafından bu alandan çıkarıldı.


Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, sosyal medya üzerinden yayımladığı genelgede karavan kullanımındaki artışa dikkat çekerek, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amacıyla yeni düzenlemeye gidildiğini belirtti.


Genelgede, "İlçemiz genelinde karavan turizmi ve gezgin karavan kullanıcı sayısında ciddi artış gözlemlenmiştir. Bu durum çevre düzenini, kamu güvenliğini, trafik akışını, vatandaşların sahillerden yararlanma vb. gibi sosyal haklarını kullanmasında ve ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede ciddi aksaklıkların yaşanmasına neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı.


Alınan kararlar kapsamında, resmi karavan park ve çadır alanları ile ruhsatlı ve izinli kamp alanları dışında karavanla konaklama yasaklandı, sahil şeritleri, yol kenarları ve yeşil alanlarda park edilerek konaklanmasının önüne geçildi, uyarılara uymayan karavan ve çadırların kaldırılarak yediemin otoparkına çekilmesi kararlaştırıldı.


Karar, bölgede yaşayan vatandaşlar arasında farklı görüşlere neden oldu. Bazı vatandaşlar karavanların çevre kirliliğine yol açtığını ve sahil kullanımını engellediğini savunurken, bazıları ise karavan turizminin ekonomiye katkı sağladığını ve sosyal hayatın bir parçası olduğunu dile getirdi.



Karavan sakinleri tepki gösterdi


Vergisini veren, askerlik görevini yapan bu ülkenin vatandaşı olduklarını belirten karavancılar ise, "Emekli olduk, şehrin kaosundan kurtulup sakin bir köşede hayat sürmek istiyoruz. Bunu bize çok gördüler" dedi.


Bursa’dan gelip Mavikent Aktaş’ta karavanda yaşayan Kıvanç Tutal, "Çevre temizliği bahanesiyle buradan tahliye ediliyoruz. Ancak çevredeki çöpleri biz topluyorduk. Biz buralarda olmazsak buralara daha da çok kirlenecek. Mümkün oldukça doğamıza sahip çıkmaya çalışıyorduk. Karavanlardaki tuvaletleri dahi kullanmıyorduk. Belediyenin sağladığı içme suyu, duş ve tuvaletlerden faydalanıyorduk. Bu imkânlar varken dışarıya fosseptik boşaltmamız mümkün değil. Hayatın kaosundan kaçıyoruz. Ama daha çok kaos yaşıyoruz. Bize herhangi bir yer gösterilmiyor. Gösterilen yerler çok kötü. Bir anda fahiş zamlar geliyor" diye konuştu.


Tamer Özcan ise, "Bizim sıkıntımız aramızda bozuk çıkabilecek insanlarla genellemeye bir tutulmamız. Mutlaka her grubun, toplumun içinde kötü insanlar bunuyor ama biz de onlarla aynı kefeye konuluyoruz. Ben bizzat eşimle birlikte kaldığımız Aktaş Plajını günde üç defa temizliyorum. Ama ona rağmen jandarma ve zabıta tarafından ’burayı boşaltın’ deniyor. Gideceğimiz yer belli değil. Bize bir yer gösterilse veya bir hatamız varsa söylenebilir. Kararnameye bakıyorum, denize girilmesi engelleniyor. Nisan ayında pek denize giren yoktu. Üç beş karavancı Polonyalı arkadaş vardı. Onlar denize giriyordu. Biz kimse engel olmadık. Pozisyonumuz denizi kapatacak şekilde de değil. Otuz yıl demir çelik sektöründe çalıştım. Günyüzü görmeden 30 yıl 3 vardiya çalıştım. Emekli ikramiyem ile arabamın arkasına karavan takma hayalim vardı. Güzelim ülkemi dolaşıp gezeyim, insanlara tanışayım. Apartmanımın balkonunda, televizyon karşısında, kahvede ömrüm geçmesin. Amacım bu. Bir yerlere yerleşmek, çökmek değil" dedi.


Erol Mergen de, şu ifadeleri kullandı:


"Yere çöp atan, kirli suyunu yerlere bırakan karavancı değildir. Biz onlardan değiliz. Biz onlardan ayrılarak hak ettiğimiz değerin verilmesini, onların da devlet tarafından takibinin yapılarak gereken cezaların almasını bekliyoruz. Ama aynı kefeye konulup sanki bu ülkeye vergi vermemiş gibi askerliğimizi veya vatandaşlık görevimizi yapmamış gibi bazı bölgelerden kovulmamız bizim zorumuza gidiyor. Biz bu ülkenin insanı değil miyiz? Biz de doğanın temiz kalması için elimizden geleni yapmıyor muyuz? Yapıyoruz. Kurumlardan beklentimiz yüksek değil. Tuvalet ve içme suyu. Elektriğimizi kendimiz üretiyoruz."


Özgür Kement ise "Devlete vergilerimizi tam anlamıyla vermişiz. Emekliliğimizde biraz gezelim istedik. Geldiler bizi Mavikent bölgesinden kaldırdılar" ifadelerini kullandı.



Kumluca’da sahil ve kamu alanlarında karavan konaklaması yasaklandı, karavancılar bölgeden çıkarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Nevşehir’de TOKİ konutları hak sahiplerine teslim edildi Nevşehir’de Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapımı tamamlanan sosyal konutların teslim süreci başladı. Merkez ilçeye bağlı Sulusaray beldesinde 15 ay gibi kısa sürede tamamlanan 177 konut, hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlelerinden biri olan "İlk Evim Projesi" kapsamında hayata geçirilen konutlar, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olmasına imkân sağlıyor. Proje sayesinde Nevşehir’de de çok sayıda vatandaş ilk kez kendi evine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. İlk kez ev sahibi olan hak sahiplerinden Emre Kayadibi, "TOKİ İlk Evim projesinden evim çıktı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Bugün de anahtarımızı teslim almaya geldik. Biraz heyecanlıyız ama daha çok sevinç var" dedi. Aylin Ulusoy ise "Yaşadığım yerde bir evim olduğu için çok mutluyum. Geldim, gözlerimle evimi de gördüm. Evimizi gezdik, şu ana kadar hiçbir eksiği yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu bu imkânı kullanarak ilk defa ev sahibi oldum. Kuraya genç kategorisinden yazılmıştım" ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin bilgi veren İnşaat Kontrol Mühendisi Yasin Türkmen de konutların planlanan süreden kısa bir zamanda tamamlandığını belirterek, "Sulusaray beldesi 177 sosyal konut projesi kapsamında yapılan konutlarımızın teslimatlarını yapmaya başladık. Bu projede 3+1 50 daire ve 2+1 128 daire olmak üzere toplam 177 dairemiz bulunmakta. Dairelerimiz 4 katlı olarak inşa edildi ve toplam 11 bloktan oluşmaktadır" diye konuştu. TOKİ tarafından hayata geçirilen projeyle birlikte hem modern hem de güvenli yaşam alanlarının vatandaşlara sunulduğunu belirten yetkililer, "İlk Evim Projesi" kapsamında Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de konut teslimlerinin etap etap devam edeceğini ifade etti.
İstanbul Pendik’te 15 yaşındaki Işıl’ın öldüğü kazada sanık 3’üncü kez hakim karşısına çıktı Pendik’te 15 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen sanık Ömer Faruk Ballı 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme tanıkları dinleyerek eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi. Olay, 18 Mayıs’ta Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi Tuzla istikametinde meydana geldi. 34 KAB 356 plakalı otomobilin sürücüsü Ömer Faruk Ballı (26), yolun karşı tarafına geçmek isteyen Işıl Öykü Dinç’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan müdahalelere rağmen Dinç olay yerinde hayatını kaybetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Ömer Faruk Ballı’nın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi. Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün 3’üncü celsesi görülen davaya, tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, hayatını kaybeden Işıl Öykü Dinç’in annesi Özlem Dinç, baba Yunus Dinç, Yasemin Akıncılar Minguzzi ve taraf avukatları katıldı. Işıl Öykü Dinç’in arkadaşları ve yakınları destek için duruşma salonu dışında bekledi. "Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk" Tanık polis Serdar K., "Olay günü yoğun bir gündü, yaralamalı trafik kazası olarak anons geldi. Olabildiğince hızlı şekilde intikal ettik. Olay yerinde trafik ekipleri vardı. Merhume kız çocuğunu görmedim. Trafik ışığından yaklaşık 15-20 metre ileride yoğun bir kan birikintisi vardı. Sağ şeritte sanığın aracı vardı. Yanında bayan şahıs vardı. Kız çocuğunun hastaneye kaldırıldığı bilgisini aldık. Daha sonra Pendik Devlet Hastanesi’ndeki hastane polisi vasıtasıyla çocuğun vefat ettiğini öğrendik. İlk giden ekip bizdik. İlk müdahale eden ekipler trafik ekipleriydi. Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk. Tutanağımızda araç sürücüsünü erkek şahıs olduğunu edindiğimiz bilgiye göre yazdık" dedi. "Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" Tanık polis Oğuzhan K., "Bölge amirimiz kazaya denk geldi. Anons yardımıyla bizi çağırdı. Olay yerine gittiğimizde yayayı ağır yaralı olarak hastaneye kaldırmışlardı. Kusurları, elimizde olan görüntü kaydı, olay yeri incelemesi ve sürücü beyanına göre verdik. Yaralanmalı kazalarda elle tutanak doldurulmaz. Sistem üzerinden doldurulur. Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" ifadelerini kullandı. Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve sanığın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.