KÜLTÜR SANAT - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 20:23

İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor

A
A
A
İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor

Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatının özgün diliyle yeniden yorumladığı "Gök Kubbe" sergisinin açılışı, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve misafirlerin katılımıyla gerçekleşti. "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.


Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi’nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding üst yönetimi ve sanatseverlerin katılımıyla Çamlıca Kampüsü’ndeki Yıldız Holding Seminer Salonu’nda gerçekleşti.


Eserleri genç yaşlarından itibaren uluslararası modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına giren akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan sergi, şehrin çok katmanlı hafızasını ışık, zaman, mekân ve mimari formlar üzerinden yeniden görünür kılıyor.


Sanatçı, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle ürettiği fotoğraflarında tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kuruyor. Sergide yer alan eserlerde İstanbul’un tarihî camileri; ışığın, mevsimin ve bakış açısının dönüştürücü etkisiyle yeniden yorumlanıyor. Böylece kubbe formu, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel bir köprüye dönüşüyor.



"Nevzat Yıldırım’ın Gök Kubbe sergisi sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor"


Murat Ülker, sergiye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:


"Yıldız Holding olarak, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız doğrultusunda sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatçı Nevzat Yıldırım’ın ‘Gök Kubbe’ sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor. Sanatçımız Nevzat beyin benim de gençliğimden beri bir hobi olarak benimsediğim fotoğrafçılığın bir sanat olarak bu seviyeye taşımasını, İstanbul’dan aldığı ilhamı güçlü ve evrensel bir sanat diline dönüştürmesini çok önemli buluyorum. İstanbul’un ışığını, zamanını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren bu özel seçkiyi Yıldız Holding’de sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum."



"Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla kültürel yaşama değer katan çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz"


Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, serginin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi:


"Sanat bir medeniyetin birikimini güçlendiren, kalıcı kılan ve geleceğe taşıyan en temel unsurlardan biridir. Biz de Yıldız Holding olarak, ’Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmaları desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu nedenle sanat koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca Kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyaretçilerimizle buluşturuyor; sergi salonumuzda farklı sanatçıları ağırlıyor, Türkiye’de ve uluslararası alanda kültür ve sanat çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bugün de akademisyen ve sanatçı Sayın Nevzat Yıldırım’ın titiz çalışmasının ürünü olan bu özel seçkiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyor, tüm sanatseverleri Yıldız Holding Seminer Salonu’ndaki bu sergiyi görmeye davet ediyoruz."



"Eserlerimde İstanbul’un kubbelerinde saklı hafızayı ve derinliği yansıtmayı amaçlıyorum"


İstanbul’un kubbelerinin, geçmiş ile bugün arasındaki en güçlü görsel köprülerden olduğunu belirten sanatçı Nevzat Yıldırım, serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:


"Dünyanın pek çok kentinin kendine ait bir silueti vardır. İstanbul’un silueti ise alametifarikası olan kubbeleriyle hafızamızda yer eder. Bu sergide kubbeyi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve inançları aynı gökyüzü altında buluşturan ortak bir hafıza alanı olarak ele aldım. Kubbeler benim için geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızasının en güçlü sembollerinden biri. Yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul’un tarihi camilerini, kubbelerini ve bu yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettim. Fotoğrafları üretirken tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştırmayı amaçladım. Orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle oluşturduğum kompozisyonlarda üst üste gelen kubbeler, görüntüyü mimari bir unsur olmaktan çıkarıp sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor. Bu süreçte ışık benim için çok belirleyiciydi; çünkü ışık, fotoğraf sanatının alfabesidir. Her kareyi rastlantıyla değil, ışığın en güçlü ve en şiire dair olduğu anları bekleyerek ürettim. Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum. Sergiye ev sahipliği yapan Yıldız Holding’e teşekkür ediyorum."



"İstanbul’un kubbeleri ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor"


Yıldırım, kubbe temasının ortaya çıkışını ve sanat anlayışına olan yansımalarını dile getirdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:


"İstanbul’da Gök Kubbe temasıyla Yıldız Holding’in çatısı altında sanatseverlerle buluşuyor olmak çok değerli. ’Mutlu Et Mutlu Ol’ düşüncesiyle sanatseverleri bir araya getirmek, benim için bu projenin bir parçası olmak çok kıymetli. İstanbul’un kubbeleri yüzyıllardır farklı düşünceden, kültürden, inançtan insanları aslında aynı çatı altında getiriyor, bir kimlik bulmasını sağlıyor, düşünmeyi sağlıyor; ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor kendi iç dünyamızda. Her insan bunu hisseder. İstanbul’a ilhamla baktık ve ’Gök Kubbe’de kendimizi bulduk’ diyebiliriz. Elbette ki pek çok farklı sanatla ilgilenen insan farklı duygulara ulaşacaktır, hepimizde farklı bir şey hatırlatacaktır bu eserler. Çünkü kubbeler kendi içinde katman katman ve her birinin yüzyıllara dayanan bir mazisi var. İnsanları aynı çatı altında birleştiriyor, bir araya getiriyor ve tek bir varlık etrafında, tek bir düşünce etrafında daha doğrusu buluşturmuş oluyor. İstanbul’un kubbeleri bu şehrin en önemli alametifarikalarıdır. Sanatın en önemli hamilerinden olan, koruyup kollayan, sanatçıyı destekleyen sanatçı dostu Murat Ülker’e çok teşekkür ederim böyle bir sergiyle bizleri sanatseverlerle buluşturduğu için. Elbette ki Yönetim Kurulu Başkanımız ve CEO’muz Mehmet Tütüncü’ye de ev sahipliği için teşekkür ederim. Bu sergi benim doktora sonrası ürettiğim, üzerine çok düşündüğüm, çok zihnimde gezdirdiğim bir düşüncenin yansıması olarak değerlendirilebilir."


Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu’nda ziyarete açılan "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.



İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Belçika Savunma Bakanı Francken: "Geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki heyetten oluşan Belçika Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti kapsamında Ankara programında resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye’ye son ekonomik misyonun 14 yıl önce düzenlendiğini hatırlatarak, "14 yıl boyunca buraya gelmemiş olmak çok da akıllıca bir fikir ya da karar değildi. Ancak size garanti verebilirim ki geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" dedi. Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde Büyükelçilik Rezidansında resepsiyon düzenlendi. Belçika’nın yeni Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde’nin ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, diplomatik misyon temsilcileri, iş dünyası temsilcileri ve davetliler katıldı. Konuşmasında tarihi büyükelçilik konutuna vurgu yapan Büyükelçi Van de Velde, "Ankara’daki en eski büyükelçilik konutunda savunma sanayilerimizin geleceğini konuşmak için bir araya gelmemizde anlamlı bir taraf var" ifadelerini kullandı. Belçika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirten Van de Velde, "En güçlü ortaklıklar, tıpkı bu ev gibi, taş taş üzerine inşa edilir ve kalıcı olması için yapılır" diye konuştu. "Savunma sanayi alanında gelişen temaslar, iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınmasına imkan sağlamakta" Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet ise Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasındaki dostane ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayan programda bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türkiye ve Belçika’nın NATO müttefikliği temelinde uzun yıllara dayanan köklü ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Heybet, sözlerine şu şekilde devam etti: "Ortak güvenlik anlayışımız, bölgesel istikrara verdiğimiz önem ve müşterek sorumluluklarımız ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Son dönemde karşılıklı üst düzey temaslarımız artmıştır. Bu durum savunma ve güvenlik alanındaki diyaloğumuzun daha güçlü bir zemine oturduğunu göstermektedir. Özellikle savunma sanayi alanında gelişen temaslar mevcut iş birliğinin somut projelerle daha ileri seviyelere taşınmasına imkan sağlamaktadır. Ayrıca Brüksel’de 8 Aralık 2025’te düzenlenen Türkiye-Belçika Savunma Sanayi Endüstri Günü, ilişkilerde kurumsal iş birliğinin güçlendiğini göstermiştir. İnanıyorum ki Türkiye ile Belçika arasındaki ilişkiler karşılıklı anlayış ve ortak çıkarlar doğrultusunda daha da gelişecektir. Savunma sanayi alanlarındaki iş birliğimiz yeni fırsatlarla güçlenecektir. Savunma sanayi ve kapasite geliştirme alanında Belçika silahlı kuvvetlerine desteğimizi sunmaya her daim hazırız." "Geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" Belçika Savunma Bakanı Francken, 14 yıl aradan sonra gerçekleştirilen ziyaretin önemli olduğunu ifade ederek, "14 yıl boyunca buraya gelmemiş olmak çok da akıllıca bir fikir ya da karar değildi. Ancak size garanti verebilirim ki geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" diye konuştu. Ziyaret kapsamında yoğun temaslarda bulunduklarını aktaran Francken, İstanbul’da yaklaşık 40 sözleşme imzaladıklarını, Ankara programında da çok sayıda savunma anlaşmasına imza atıldığını söyledi. Savunma, havacılık ve uzay alanlarında düzenlenen program kapsamında beklentilerin üzerinde sonuçlar elde ettiklerini ifade eden Francken, "Savunma, havacılık ve uzay günü düzenleme fikrini ortaya attığımızda bize tek bir sözleşme bile imzalayamayacağımız söylenmişti. Ama bugün 6-7 sözleşme imzaladık" dedi. Belçika hükümetinin girişimcileri ve savunma sanayiini desteklediğini belirten Francken, Türkiye’de savunma sanayiinde faaliyet gösteren girişimci sayısının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’de savunma sanayiinde 4 bin girişimci olduğunu duydum. Biz yüzler seviyesine ulaşmaya çalışıyoruz, aynı ölçekte değiliz ama arayı kapatıyoruz" ifadelerini kullandı.