GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 11:59

İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi

A
A
A
İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi

İstanbul Valisi Davut Gül, muhtemel bir afet durumunda kritik kamu kurumlarının kesintisiz, güvenli ve ortak bir haberleşme altyapısı üzerinden iletişim sağlayabilmesi amacıyla hayata geçirilen Afet Entegre Haberleşme Sistemi’ni (AFHES) tanıttı. Yeni sistem hakkında bilgi veren Vali Gül, "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi, dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" dedi.


Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşme sağlamak amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan, modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı olan AFHES hayata geçirildi. AFHES’in İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonu kurulumu tamamlandı. Ankara’da bulunan AFAD Başkanlık yerleşkesinin sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırıldığı AFHES altyapısına entegre edildiği öğrenildi.



Sistem için 190 nokta faaliyette


Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından AFHES’in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde TAMP ana çözüm ve destek çözüm ortağı kurumlar, 39 ilçe emniyet müdürlüğü, 10 ilçe jandarma komutanlığı, 39 ilçe afet yönetim merkezi, kritik kamu kurum ve kuruluşlarla ile 190 nokta AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi. Sistem üzerinden sesli haberleşme, anlık konum bilgisi paylaşımı, kısa veri mesajı iletimi, yetkisiz ve kayıtsız telsizlerin sistem dışı bırakılması, tüm haberleşmelerin kayıt altına alınması, kullanıcı, grup ve yetki bazlı erişim yönetimi merkezi olarak gerçekleştirilebilmekte olduğu öğrenildi. Bu özellikler sayesinde AFHES’in afet yönetiminde kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir iletişim ortamı sağlayacağı öğrenildi.



"İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor"


İstanbul Valisi Davut Gül, AFAD İstanbul Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında AFHES’in detaylarını paylaştı. Vali Gül, Avcılar, Fatih, Pendik ve Silivri ilçe kaymakamlıklarına canlı bağlanarak sistemin çalışma şeklini anlattı. İstanbul’da muhtemel bir depremde iletişimin kesilmemesi gerektiğini söyleyen Vali Gül, "Bildiğiniz gibi bugün 6 Şubat depreminin öncesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak millet olarak çok büyük bir afet yaşadık. Öncelikle hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Tabii deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Muhtemel bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi GSM operatörleriyle birlikte 2 senedir yapılan özellikle verici olarak sağlam kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınması, bununla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de 3 GSM operatörünün toplamda 800’den fazla ilave sağlam vericiler yapıldı" dedi.



"İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız"


Vali Gül, "Buradaki hemşehrilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca AFAD’ın koordinasyonunda kamu, kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir? İPKB 2006 yılında Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde İstanbul’a özel kurulan ve tek amacı kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimizdir. İPKB’nin bu telsiz alt yapısını hizmete almış olacağız" şeklinde konuştu.



"En kötü senaryoda bile iletişimin kesilmediği bir sistem"


Sistemin en kötü senaryoda bile çalıştığını söyleyen Vali Gül, "Ne yapacak burada bu sistem? Bu özetle valiliklerin kaymakamlıklarla iletişimini, ilçe emniyetlerle iletişimini, ilçe jandarmalarla iletişimini, 23 çalışma grubuyla iletişimini, ilçelerdeki afet koordinasyon merkezleriyle iletişimini sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem" ifadelerini kullandı.



"Mevcut sistemi modernize ettik"


Var olan sistemin geliştirildiğini söyleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, "Bu amaçla İstanbul’da muhtemel bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Aslında bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi. Bu sistem vardı. Bu sistemi modernize ettik. Yerelde 23 tane çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini, jandarmamızla, emniyetimizle, ilçe afet merkezlerimizde kaymakamlıklarımızla iletişimin sağlayarak dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm müdahale ekiplerinin tüm karar vericilerinin bir anda konuşabileceği bir sistem sistemden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.



"İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek"


Hayata geçirilecek sistemle Ankara ile İstanbul’un iletişiminin kesilmeyeceğini söyleyen Özener, "Mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının muhtemel bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde de bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 28 tane role istasyonumuz var. Bunlar da depremde kesinlikle zarar almayacak ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rollerimiz. Bir tanesi de Ankara’da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" dedi.



"Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek"


İstanbul Proje Koordinasyon Birimi Direktörü Yalçın Kaya da, "Alımı, kurulumu, test ve devre yanması yürüttüğümüz bir çalışma. Alternatif haberleşme kanallarımızdan en önemlisi. Kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği, depreme dayanıklı direklerle, jeneratörlü sistemleri desteklenen kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşme kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" dedi.



İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Mesleğinde yarım asrı geride bırakan terzi tarihi kentte zamana direniyor UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde yaşayan Mehmet Belder, yarım asrı aşkın süredir terzilik yaparak hem ailesinin geçimini sağlıyor hem de kaybolmaya yüz tutan mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Tarihi Çarşı bölgesinde yalnızca 7 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren 68 yaşındaki Mehmet Belder, 54 yıldır terzilik yapıyor. Bağ-Kur emeklisi olan Belder, terzilik sayesinde çocuklarını yetiştirip meslek sahibi yaptığını söyledi. İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Belder, mesleğe ilkokuldan sonra başladığını belirterek, "İlkokul bittikten sonra terzi Şahin Özalp’in yanında başladım. Yaklaşık 7 yıl orada çalıştım. Bu işi öğrendikten sonra askere gittim. Askerden geldikten sonra kendi adıma dükkan açtım. Şu an halen devam etmekteyim. Bağ-Kur emeklisiyim. Artık dikim yaptıracak vatandaş olmadığı için ufak tefek işlerle meşgul oluyoruz. Bırakma safhasına geldik" dedi. Terziliğin sevgi ve merak gerektiren bir meslek olduğunu ifade eden Belder, "Bu mesleğe merak etmek gerekiyor. En azından saygın olacak. Aynı zamanda yaptığın dikimi müşterinin üzerinde gördüğün zaman ’Bunu ben yaptım, benim eserim’ diye zevk alıyorsun. Hala da meraklıyım, severek yapıyorum" diye konuştu. Mesleğin artık yok olma noktasına geldiğini dile getiren Belder, çırak yetişmemesinin büyük bir sorun olduğuna dikkat çekerek, "Şu anda geriden yetişen çıraklar olmadığı için bu iş fabrikasyona döndü. Bizim meslek artık bitme noktasına geldi. Zamanında çok revaçtaydı. O zamanlar bir baba, ’Oğlum liseye başladı, üniversiteye başladı, evlenecek, onun için takım elbise dikiver’ derdi. Günümüzde bu işler artık bitti" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 54 yıldır başka bir işle ilgilenmeden terzilik yaptığını vurgulayan Belder, "Bu meslek sayesinde çocuklarımı ekmek sahibi yaptım ve alnımızın akıyla bugünlere geldik" dedi.
Trabzon Kolorektal kanser tedavisi için yeni umut Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) geliştirilen yeni nesil antikanser bileşikleri, kolorektal kanser tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koydu. TÜBİTAK destekli proje kapsamında sentezlenen 32 yeni molekülden 2’sinin, mevcut kemoterapi ilaçlarına kıyasla tümör hacmini yüzde 70-80 oranında küçülttüğü ve düşük toksisite gösterdiği belirlendi. Çalışma, dünyada en yaygın üçüncü kanser türü olan kolorektal kansere karşı daha etkili ve daha az yan etkili tedavilerin önünü açabilecek nitelikte değerlendiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz ve Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz’ın geliştirdiği yeni antikanser bileşikleri, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ndeki Araştırmacılar Dr. Şeyma Aydınlık ve Dr. Arzu Ekiz tarafından gerçekleştirilen hücre kültürü ve hayvan deneylerindeki kolorektal kanser tedavisinde umut verici sonuçlar ortaya koydu. Yürütülen bilimsel araştırmada, kolorektal kanserde kullanılan mevcut kemoterapi ilaçlarından daha etkili ve daha düşük yan etki profiline sahip yeni bileşikler geliştirildi. Proje kapsamında 32 yeni molekül sentezlenirken, bunlardan özellikle 2 tanesinin yüksek antitumor etkisiyle öne çıktığı bildirildi. Dünyada en sık görülen 3. kanser türü olan kolorektal kanserin, tüm kanser teşhislerinin yaklaşık yüzde 11’ini oluşturduğuna dikkat çekilen proje raporunda, 2022 yılında 2 milyon yakın yeni vaka ve 901 bin ölüm yaşandığı vurgulandı. Mevcut tedavilerde yaygın olarak kullanılan 5-fluorourasil ve oksaliplatin gibi kemoterapi ilaçlarının toksisite ve etkinlik sınırlılıklarını aşmak amacıyla KTÜ’lü araştırmacılar yeni nesil metal kompleksleri geliştirdi. Araştırma kapsamında sentezlenen 32 bileşiğin kolorektal kanser hücreleri ve sağlıklı kolon hücreleri üzerinde karşılaştırmalı olarak test edildiği, 26 yeni bileşiğin mevcut ilaçlara kıyasla daha yüksek antikanser etki gösterdiği belirtildi. Özellikle seçici etki gösteren bazı bileşiklerin, kanser hücrelerini öldürürken sağlıklı hücrelere çok daha az zarar verdiği tespit edildi. Laboratuvar testlerinde öne çıkan 5 yeni bileşiğin hücre ölümü mekanizmaları detaylı şekilde incelendi. Bu bileşiklerin, 5-fluorourasil ve oksaliplatine göre kanser hücrelerinde ölümü çok daha hızlı başlattığı belirlendi. Çalışmanın hayvan deneyleri aşamasında ise 2 yeni bileşiğin tümör hacminde belirgin küçülme sağladığı, buna karşın toksisitesinin düşük olduğu kaydedildi. Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz: "Yaklaşık 2 milyon insanın kanser türüne yakalandığını biliyoruz" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen ve KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevdegül Aydın Mungan’ın katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında, kolorektal kanser tedavisine yönelik geliştirilen yeni antikanser bileşikleri kamuoyuyla paylaşıldı. Tanıtım toplantısında konuşan KTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz, kanserin günümüzde ölümcül olan hastalıkların başında yer aldığını belirterek "Özelikle kolorektal kanser; hem kolon dediğimiz hem de rektum bölgesinde ortaya çıkan kanser türü başlangıçta 60 yaş ve üzeri grupta karşımıza çıkarken günümüzde daha çok 45 yaş ve altında daha sık karşımıza çıkıyor. Baktığımızda dünya genelinde ölümcül olan en yaygın kanser türlerinin üçüncü sırasında yer alıyor. Yaklaşık 2 milyon insanın kanser türüne yakalandığını biliyoruz. Yapılan istatistiklere baktığımızda 2035 yılında bu sayısının yaklaşık 2,5 milyona ulaşılacağı tahmin edilmektedir. Ölümcül riskinin oldukça yüksek olması ve kanserin daha küçük yaşlara inmiş olması oldukça ciddi bir problem. Kolorektal kanserinin tedavisine baktığımızda klinikte kullanılan 2 ilaç var. Biri 5-florourasil dediğimiz organik bazlı bir ilaç, diğeri de metal bazlı platin iyonları içeren oksaliplatin bir kanser ilacıdır. Günümüzde daha çok ikisi kombinasyon şeklinde kullanılmaktadır" dedi. "Kolorektal kanseri tedavisinde günümüzde kullanılan bu iki önemli ilaçlara rakip olabilecek yeni aday bileşikler sentezlemiş olduk" Projedeki asıl hedefimiz kolorektal kanserinde ilaç olan 5-florourasil molekülünü, paladyum 2 ve platin 2 iyonlarına bağlayarak kolorektal kanserindeki antikanser etkisini iyileştirebilir miyiz noktası ile yola çıktık. Projemizde, paladyum 2 ve platin 2 iyonlarını içeren ve farklı bir moleküllerin de olduğu 32 adet yeni 5-florourasil kompleksi elde ettik. Bunlar literatürde yenidir. Literatürde bu konuda büyük bir boşluk vardı. Paladyum 2 içeren 5-florourasil kompleksi örneği ya da bileşiği hiç yok. Platin ile ilgili birkaç çalışma var ama antikanser etkileri hiç çalışılmamış. Dolayısıyla projemizde konu olan çalışmamız oldukça özgün bir çalışma. 32 adet yeni bileşik sentezledik. Bu yeni bileşikleri 5 farklı insan kolorektal kanser hücre soyundan ve 1 tane de sağlıklı kolorektal kanser hücresine karşı antikanser etkilerine bu iki ilaçla test ettik. 32 bileşiğimizin 26 tanesi oldukça yüksek seçicilik gösterdi. Farklı kolorektal kanser türlerine göre, bu kolorektal kanser tedavisinde kullanılan 5-florourasil ve oksaplatin ilacına göre oldukça yüksek antikanser etkisi gösterdiler. 26 bileşen için ileri çalışmalar gerçekleştiremezdik. Seçiciliği yüksek olan 5 bileşiğimizi seçtik. Seçicilik oldukça önemli bir faktördür. Kanserli hücreleri öldürme gücü yüksek olacak, sağlıklı hücrelere ise verdiği zarar az olacak. Bileşiklerimizin en büyük avantajı da farklı kolorektal hücrelerine karşı seçicilik göstermesidir. 5 tanesi için ileri çalışmalar yaptık. Hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Yaklaşık 24 günün sonunda hayvanlardan tümörler çıkarıldı. Tümör boyutları karşılaştırıldı. 5 bileşiğimizde 2 tanesinin oldukça önemli sonuçlar elde ettik. 2 tanesi 5-florourasil ve oksaplatin dediğimiz iki ilaca göre tümör boyutlarını yaklaşık yüzde 70-80 oranında küçülttü. Kolorektal kanseri tedavisinde günümüzde kullanılan bu iki önemli ilaçlara rakip olabilecek yeni aday bileşikler sentezlemiş olduk" şeklinde konuştu. "İki bileşiğimiz kanser anlamında oldukça umut verici" Projenin araştırmacılarından olan KTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz ise, "İki bileşiğimiz kanser anlamında oldukça umut verici. Çok önemli bir adım atmış olduk. Asıl serüven bundan sonrası. Biz şimdi bir tohum ektik. Bu tohumun fidesi çıktı. O fide büyüyecek onu koruyup kollayacağız. Ondan meyve alabilecek ve ülkemize milli ve yerli ilaç kazandırabilecek duruma getirirsek bilim insanları olarak görevimizi yapmış olacağız" ifadelerini kullandı.