GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 19:05

İstanbul’da 11. Havacılık ve uzay teknolojileri konferansı başladı

A
A
A
İstanbul’da 11. Havacılık ve uzay teknolojileri konferansı başladı

Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Havacılık ve Uzay Teknolojilerindeki Son Gelişmeler Konferansı (RAST), 75. yıl coşkusuyla başladı. Konferansa 24 ülkeden 500 uzman katılıyor.


Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Hava Harp Okulu tarafından iki yılda bir uluslararası düzeyde düzenlenen ve bu yıl Hava Harp Okulu’nun kuruluşunun 75. yılına armağan edilerek gerçekleştirilen RAST başladı. Bu yıl 11.’si düzenlenen konferans MSÜ Yenilevent Yerleşkesi’nde kapılarını açtı. Havacılık ve uzay dünyasının seçkin isimlerini buluşturan konferansa, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve TÜBİTAK’tan temsilcileri ile çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferansta MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Hava Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Nurettin Acır ve Hava Harp Okulu Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Vedat Öncel birer konuşma gerçekleştirdi.



"Bugün havacılık ve uzay disiplinleri, uzay tabanlı teknolojilerin birbirine kenetlendiği bütünleşik bir evren haline gelmiştir"


Bu yıl Uluslararası Havacılık ve Uzay Teknolojilerindeki Son Gelişmeler Konferansı’nın 11.’sini gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını ifade eden MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, "Bu anlamlı buluşmanın Hava Harp Okulu kuruluşunun 75. yıl dönümü gibi tarihi kurumsal hafızamız için müstesna bir döneme rastlaması bu organizasyona çok daha derin bir anlam ve kıymet katmaktadır. Bugün havacılık ve uzay disiplinleri; yapay zeka, sürü sistemleri, veri odaklı operasyonlar, uzay tabanlı teknolojilerin birbirine kenetlendiği bütünleşik bir evren haline gelmiştir. Bu dinamik yapı sadece bilgi aktarımını değil, aynı zamanda disiplinler arası bir vizyon paylaşımını da zorunlu kılmaktadır. İşte RAST tam da bu noktada teorik bilginin pratik çözümlerle buluştuğu ve uluslararası iş birliklerinin temellerinin atıldığı en nitelikli zemini sunmaktadır. Bu büyük buluşmanın hayata geçirilmesinde bilgi birikimleriyle bizlere ışık tutan değerli misafirlerimize, engin tecrübeleriyle vizyonumuzu genişleten seçkin davetli konuşmacılarımıza ve desteğini esirgemeyen sponsorlarımız; ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ, ALP Havacılık, ROKETSAN, Altınay Defence’a en kalbi şükranlarımı sunarım. Ayrıca bu organizasyonun Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu’nun yüksek disiplin anlayışına yakışacak şekilde kusursuz bir titizlikle planlanması ve yürütülmesi için gece gündüz demeden büyük bir özveriyle çalışan başta Dekanımız Nurettin Acır, Okul Komutanımız Vedat Öncel Paşamıza ve bütün personelimize bir teşekkürü borç bilirim. Önümüzdeki günler boyunca gerçekleştirilecek oturumlarda dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıların sergileyeceği yenilikçi yaklaşımların mevcut bilimsel sınırları daha da öteye taşıyacağına inanıyorum. Burada yapılacak her tartışma ve paylaşılacak her yeni fikir sadece akademik dünyaya katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda geleceğin liderleri olan Hava Harbiyelilerin ufuklarını açacak, kurumumuzun köklü geçmişi ve teknolojik geleceği arasında sarsılmaz bir bağ kuracaktır" dedi.



Konuşmaların ardından Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, "Hızla Büyüyen Dinamik Uzay Operasyonları için Yeni Nesil Uzayda İtki Teknolojileri" üzerine sunum yaparken, Prof. Dr. Kaushik Rajashekera ise havacılığın geleceği olarak görülen "Elektrikli ve Hibrit Elektrikli Uçak Sistemleri" konusunda sunum gerçekleştirdi.


Toplam 24 ülkeden 500 uzman ismin ağırlandığı konferansta, 221 bilimsel bildiri, beş farklı salonda eş zamanlı olarak katılımcılarla paylaşılacak. Bilgi ve deneyim paylaşımının üst seviyede olduğu etkinlik, 15 Mayıs Cuma gününe kadar devam edecek.



İstanbul’da 11. Havacılık ve uzay teknolojileri konferansı başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Ersoy: "İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur" İstanbul’da Global Design Forum’un açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur. 7 tepeli bu güzel şehir aynı zamanda fikirlerin, kültürlerin, sanatın ve üretimin buluştuğu eşsiz bir medeniyetin de merkezi olmuştur" dedi. Londra Tasarım Festivali kapsamında 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi’nde düzenlenen Global Design Forum’un açılışı İstanbul’da gerçekleştirildi. İstanbul Arkeoloji Müzesi bahçesindeki formun artistik direktörlüğünü sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut’un üstlendi. Açılış programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra London Design Festival direktörü Ben Evans, tasarımcı Melek Zeynep Bulut, tasarımcılar, akademisyenler, sanatçılar ve kültür-sanat dünyasından davetliler katıldı. 4 gün sürecek forum kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden tasarımcılar, mimarlar, uluslararası ve yerel tasarımcıları İstanbul’da buluşturarak şehirde tasarım kültürünü kutlamayı ve tartışmayı hedefliyor. Açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bugün kültürün, tasarımın, mimarlık ve kreatif endüstriler dünyasının çok kıymetli bir buluşmasına ev sahipliği yapan Global Design Forum’un bu özel buluşmasında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Kökeni dünyanın en saygın tasarım etkinliklerinden biri olan Londra Design Festival’e dayanan forum, 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi bünyesinde düzenlenen düşünce liderliği platformunun uzantısı olarak İstanbul edisyonunu hayata geçirmektedir. Global Desing Forum’un İstanbul edisyonunun hayata geçirilmesi yalnızca bir etkinlik değil aynı zamanda Türkiye’nin kültürel vizyonunu, kreatif endüstrilerdeki iddiasını ve şehirlerimizin taşıdığı medeniyet birikimini dünya ile paylaşan güçlü bir adımdır. Bu önemli platformun İstanbul’a taşınması, şehrimizin küresel tasarım ve kültür haritasındaki yerini daha da güçlendirmektedir. İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur. 7 tepeli bu güzel şehir aynı zamanda fikirlerin, kültürlerin, sanatın ve üretimin buluştuğu eşsiz bir medeniyetin de merkezi olmuştur. Bugün de aynı ruhla geçmişin hafızasını geleceğin üretici diliyle buluşturan bir ilham kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Forum ile ilgili konuşan Bakan Ersoy, "İstanbul bugün bu forumla dünyanın dört bir yanından gelen tasarımcıları, sanatçıları, bu eşsiz mirasın içinde bir araya getirmektedir. Şehir geneline yayılacak kolektif yerleştirmeler, görsel ve işitsel anlatılar, İstanbul’un sesini uluslararası bir sese dönüştürecek. Bu yılki program mekan üretimi, anlatıcılık, tartışma ve yeniden düşünme olmak üzere dört başlık altında gerçekleştirilecek. ’İstanbullar’ platformu, İstanbul’un en güçlü fikirlerini, üreticilerini ve mekanlarını bir araya getirerek şehrin üretken enerjisini sergilemiş olacak. Bugün özgün ekonomiler, dünya genelinde yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin, şehir markalaşmasının ve toplumsal dönüşümün temel dinamiklerinden biri haline gelmiştir. Türkiye’de sahip olduğu genç nüfus, kültürel çeşitlilik ve üretken potansiyel ile bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biridir. Çünkü kültürel kalkınma ancak yerel potansiyelin uluslararası etkileşimle buluşmasıyla mümkündür. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler, kültürel mirasın korunmasında olduğu kadar çağdaş üretimin desteklenmesinin de stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Tasarım, mimarlık creatif endüstriler ve kültürel girişimcilik alanlarında ortaya çıkan her yeni fikir, Türkiye’nin kültürel diplomasisini ve marka değerine katkı sağlamaktadır. Bu forumun yapıldığı mekan da çok özel, Ecdat yadigarı Topkapı Sarayı yerleşkesinin o ilham verici atmosferinde geçmişin ihtişamı ile geleceğin vizyonu aynı çatı altında buluşmaktadır" dedi.
Antalya Mermer yüklü tırla kafa kafaya çarpışan otomobildeki çift hayatını kaybetti Antalya-Isparta yolunda direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen mermer blokların yüklü olduğu tır ile çarpışan otomobilde bulunan karı-koca hayatını kaybetti, tır sürücüsü ise yaralandı Kaza, saat 13.30 sıralarında Aksu ilçesi Kayadibi Mahallesi Antalya-Isparta yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya’da Isparta yönüne seyir halindeki Ali Çapraz’ın kullandığı 53 AHL 239 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, önce karşı yönden gelen tırın dorsesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil savrularak yine karşı yönden gelen Bekir Ş.’nin kullandığı 07 CHK 136 plakalı mermer blokların yüklü bulunduğu tır ile kafa kafaya çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarı ile olay yerine polis, Jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Karı-koca hayatını kaybetti Daha öncede onlarca kazanın yaşandığı bölgeye gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde otomobil sürücüsü Ali Çapraz (63) ve yolcu olarak bulunan eşi Sevda Çapraz’ın (57) hayatını kaybettiğini belirledi. Kazayı yaralı olarak atlatan tır sürücüsü Bekir Ş. ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle trafik jandarma ve polis ekipleri tarafından uzun süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı
Mersin Mersin’de bir işçinin hayatını kaybettiği patlama anı kamerada Mersin’de bir işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangın kontrol altına alındı. İşçinin yukarda olduğu sırada meydana gelen patlama anı güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Güner, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilerek boğma yöntemiyle kontrol altına alındı. Ara ara soğutma çalışmalarının sürdüğü bölgede ekiplerin bir kısmı ayrılırken, bir kısmı ise tedbir amaçlı beklemeye geçti. Öte yandan patlama anına ait güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, işçinin tank üzerindeyken meydana gelen patlamayla savrulması ve alevler yer aldı. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü bildirildi.
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıkıyor Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla İspanya’nın Barselona kentinden 15 Nisan’da yola çıkan ancak Akdeniz’de İsrail’in müdahalesine maruz kalan "Global Sumud Filosu"nun 54 teknesiyle, yarın Marmaris’ten yola çıkacakları duyuruldu. 10 Mayıs’ta Muğla’nın Marmaris ilçesine ulaşan toplam 38 tekneden oluşan filo, Marmaris Limanı’nda gerçekleştirilen teknik kontrollerin ardından Marmaris açıklarına demirledi. Girit üzerinden gelen aktivistlerin Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemleri ise güvenlik birimlerinin koordinasyonunda, gümrüklü limanda kurulan karakol ve sağlık birimi aracılığıyla kontrollü şekilde gerçekleştirildi. 4 gündür Marmaris’te bulunan aktivistlerin, İsrail ve Yunan askerleri tarafından maruz kaldıklarını belirttikleri müdahalelerle ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmalarının ardından resen soruşturma başlatıldı. "Yarın yola çıkacaklar" Global Sumud Filosu üyeleri bugün Marmaris’in Adaköy Mahallesi’nde düzenledikleri basın toplantısıyla Gazze’ye yönelik dayanışma mesajı verdi. Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, GSF Tıbbi Filosu temsilcisi Dr. Imane El Makhloufi, kısa süre önce İsrail’de gözaltına alınıp serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek, Rohingya toplumu temsilcisi Ko Tinmaung, İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly’nin açıklamalarda bulunduğu toplantıda çok sayıda uluslararası gazeteci, aktivist ve destekçi katıldı. Daha önce İsrail askerleri tarafından alıkonulan ve sonrasında serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Thiago vila ise toplantıya çevrim içi bağlandı. "Hiçbir şey yapmamanın riski daha büyük" Toplantıda Türkçe konuşan ve İngilizce yapılan açıklamaları da Türkçe’ye çevrilmesine yardımcı olan Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, Filistin’e yönelik uluslararası dayanışmanın her geçen gün büyüdüğünü belirterek özellikle Latin Amerika ülkeleri ve Brezilya’dan gelen desteğin arttığını söyledi. İsrail’in müdahalelerinin giderek daha sert hale geldiğini ifade eden Ordu, "İsrail’in şiddeti her seferinde bir seviye daha artıyor. Yaralanan, kötü muameleye uğrayan arkadaşlarımız oldu. Ancak tüm riskleri göze alarak yolumuza devam ediyoruz. Çünkü hiçbir şey yapmamanın riski çok daha büyük" dedi. Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Ordu, dünyanın birçok ülkesinden insanların aynı amaç etrafında birleştiğini belirterek mücadeleyi sürdürmek zorunda olduklarını söyledi. Toplantıda Myanmar’dan katılan temsilci de söz alarak, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile kendi ülkelerinde yaşanan olaylar arasında benzerlik bulunduğunu ifade etti. Filistin meselesinin artık yalnızca Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın insan hakları sorunu olduğu vurgulandı. "Hukuki süreç başlatıldı" GSF hukuk ekibi üyesi İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly tarafından yapılan açıklamada ise İsrail müdahalesi sırasında yaralanan aktivistlerin ifadelerinin alındığı, adli tıp başvurularının yapıldığı ve elde edilen tüm belgelerin İsrail’e karşı yürütülecek hukuki süreçlerde kullanılacağı belirtildi. Aktivistler ayrıca, 38 tekneden oluşan filoya 16 teknenin daha katıldığını açıkladı. Yarın itibarıyla 54 tekne olarak yeniden yola çıkacaklarını belirten filo üyeleri, yolculuk sırasında 6 teknenin daha kendilerine katılmasının beklendiğini ifade etti. "Gazze ablukası hala devam ediyor" İsrail tarafından gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek ise Gazze’ye yönelik ablukanın hala sürdüğünü ve uluslararası dayanışmanın devam etmesi gerektiğini söyledi. Abukeshek, "Organizatörlerden biriyim, aynı zamanda yürütme komitesi üyesiyim. Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak için diğer hareketler ve kuruluşlarla birlikte çalışmalarımızı sürdürmek amacıyla geçen yıldan bu yana seferber olmuş durumdayız. Bu, filonun son ayağı. Yarın buradan Gazze’ye doğru yola çıkıyoruz. İsrail, Filistin halkına yönelik ihlallerini sürdürdü. Filistin halkına karşı işlediği suçları sürdürdü. Soykırım durmadı, abluka sona ermedi. Çocuklar, kadınlar ve erkeklerden oluşan 9 binden fazla Filistinli mahkuma yönelik suçlar devam ediyor. Bu insanlar cezaevlerinde işkence görüyor, aç bırakılıyor ve insanlık dışı muameleye maruz kalıyor. Bu yüzden seferber olmaya devam etmek zorundayız ve tüm bu çalışmaları desteklemeliyiz. Burada bulunma nedenimiz bu" ifadelerini kullandı. Kendisinin yaşadığı gözaltı sürecine ilişkin de konuşan Abukeshek, yaşadıklarının Filistinli tutukluların yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını belirterek, "Benim yaşadıklarım, Filistinli mahkumların yaşadıklarıyla kıyaslandığında önemsiz kalır. Cezaevlerinde 9 binden fazla tutuklu var ve her gün işkence görüyorlar. Onların tanıklıklarını dinledik. Birçoğunun sivri cisimlerle tecavüze uğradığını duyduk. Bazılarının köpeklerle saldırıya uğradığını duyduk. Kadınların toplu şekilde cinsel saldırıya maruz bırakıldığı anlatılıyor. İşte konuşmamız gereken hikayeler bunlar. Anlatmamız gereken hikayeler bunlar" ifadelerini kullandı. Toplantının sonunda ise halen İsrail hapishanelerinde bulunan aktivistlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı. "Mektup yarışmasında seçilen mektuplar cam şişelerle Gazzeye uğurlanacak" Global Sumud Filosu aktivistlerinin yaptığı toplantıya İstanbul ve Samsun’dan gelen PTT Derneği üyeleri geçtiğimiz ay düzenlenen Gazze’ye mektup yarışmasından 10 mektubu Türkçe’den Arapça’ya çevirerek cam şişelere koyup, Gazze’ye ulaştırılmak üzere Filoya teslim edeceklerini onların da orada bu mektupları ileteceklerini belirttiler. İçlerinde dualar ve insani dileklerin yazılı olduğu belirtilen mektuplar da yarın filo ile birlikte Gazze’ye yola çıkacak.