ASAYİŞ - 08 Nisan 2026 Çarşamba 21:35

"İstanbul Senin" uygulamasındaki veri sızıntısıyla ilgili savunma yapan sanık: "Sürece bir katkım ve dahilim yoktur"

A
A
A
"İstanbul Senin" uygulamasındaki veri sızıntısıyla ilgili savunma yapan sanık: "Sürece bir katkım ve dahilim yoktur"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında "İstanbul Senin" isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen sanık Melih Geçek savunma yaptı. Tutuklu sanık, "Uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı, ‘görsel olarak elden geçirilmesi lazım’ dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur" dedi.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 18. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar Yusuf Utku Şahin ve Melih Geçek savunma yaptı.


Yusuf Utku Şahin hakkında iddianamede Murat Ongun’un sahibi olduğu Reklam İstanbul isimli firmada bilgisayar mühendisi olarak çalıştığı ve Ongun’un ‘üs’ olarak kullandığı "iletişim çadırı ekibi" olarak adlandırılan yerde faaliyet gösterdiği belirtilmişti. Şahin’in İstanbul Senin uygulamasının hayata geçirilmesi ile elde ettiği birçok veriyi mail atarak uygulamanın içerisine işlenmesini sağladığı aktarılmıştı. İddianamede Şahin’in örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu da belirtilmişti.


Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim reklamcılık. Bugün size yoku ispat etmeye çalışacağım. Ben bilgisayar mühendisliği mezunuyum ama kısmet, reklamcı olarak iş hayatına girdim. Reklam İstanbul firmasında işe girdikten 6 ay sonra operasyonlar oldu ve kayyum atandı. 2 haftalık incelemeden sonra tüm çalışanları karşılarına aldılar ve bundan sonra TMSF güvencesi altında olduğumuzu söylediler. Çok sıkı çalıştık kayyumlar ile birlikte. İstanbul Senin, İBB Hanem uygulamaları ve veri tabanına erişim konusunda kendimi dış kapının dış mandalı olarak bile görmüyorum. Bana operasyondan sonra sordular ‘İBB çalışanı mısınız’, ‘yok’. Ben yoku ispat etmeye çalıştığımı o zaman anladım. Şu konuyla ilgili herhangi bir standart İstanbullu vatandaş kadar bilgim var. En sonunda bir ifade çıktı. Emrah Yüksel denilen bir kişiden. İfadede ‘iletişim çadırı ekibinden Utku Şahin’ deniliyor. Ben çadır falan bilmiyorum. Benim şundan tutuklandığımı reklamcılık sektörü duysa 150 milyarlık sektör istifa edip gider" dedi.


Tutuklu sanık Melih Geçek hakkında ise iddianamede örgütün kuruluşundan beri üyesi olduğu ve örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte hareket ettiği belirtilmişti. Geçek’in İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını, seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı da iddianamede aktarılmıştı. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaştığı da iddianamede ifade edilmişti.


Sanık Geçek savunmasında, "Ben İstanbul Senin’in lansmanına bile davet edilmemiş biriyim. İddianamede ‘İstanbul Senin kişisel veri alınmak için kuruldu’ deniliyor. Bu kişisel veriler alınıyordu önceden de. İstanbul Senin bir yenilikti ve vatandaşların hayatını kolaylaştırıyordu. Ben bu projede nerede yer aldım? Bu proje test edildi. Ben uygulamaya baktım sağlam ama çirkin dedim görsel olarak. Sadece burada yer aldım. Bugün burada uygulamayı kullanan vatandaşlardan bir farkım yoktur. Uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için kuruldu. Benim personelim yok, yazılımcı değilim. En başta test uygulaması yapıldı, ‘görsel olarak elden geçirilmesi lazım’ dedim. Bunun dışında sürece bir katkım ve dahilim yoktur. İstanbulluların kişisel verilerini toplamak için İstanbul Senin uygulamasını yapmışız iddiası var. Bir havuz var, İBB bütün uygulamalarını orada topluyor. 15 uygulamadan buraya veri akıyor. Yani İstanbul Senin uygulaması olmasa da veri geliyor. İstanbul Senin olmazsa 20 tane uygulama olurdu, hiçbir şey değişmezdi. Ekrem İmamoğlu ile eski tanışıklığım olmasa burada karşınızda olmayacaktım" dedi.


Sanık Geçek, "İstanbul Senin uygulamasında sızıntı var, 3.7 milyon kişinin verisi sızmış, USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi) diyor ki ‘veri sızıntısı bulunmadı’. Burada sorumlu USOM yetkilileridir. Test kullanıcılarını veri sorumlusu diye tutukluyorsunuz, ancak İBB veri sorumlularına bu sorular soruldu mu? İBB Hanem’in ne olduğunu gerçekten bilmiyordum. Hiçbir yerinde olmadığım, bilmediğim bir uygulamayı burada savunamayacağım. Ben bu ülkenin vatandaşıyım, daha adil bir şekilde yargılanmayı talep ediyorum" dedi.


İddianamede yer alan örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte hareket ettiği iddiasına ilişkin de sanık Geçek, "Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlıyım? Ben Hüseyin Gün’ü hayatımda bir kere gördüm. Bana ‘Hüseyin Gün burada’ deseniz ben tanımam. Ben bu adamın casusluk dosyasında bütün yazışmalarını okudum. Konuşmalarında ‘İstanbul Senin benim projem’ demiş bazı yerlerde. Adamın ne iş yaptığı belli değil, tam bir şarlatan. Savcılığın beni Hüseyin Gün denilen ne idiğü belirsiz bir kişiyle bağlantılı göstermesi bu iddianamede bana yapılan en büyük hakarettir" şeklinde konuştu.


Duruşma, sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gülhan Ünlü oğlu Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamadı: "Atlas’sız ikinci bayramımız, acımız gün gün katbekat artıyor" Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, bayramın ilk günü oğlunun mezarını ziyaret etti. Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan Gülhan Ünlü, "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün katbekat artıyor. En çok istediğimiz katil zanlısının yetişkin gibi yargılanması. Çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet" dedi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde 14 Ocak’ta tarihinde 14 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü bayramın ilk gününde evladının kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden acılı anne gözyaşlarını tutamadı. "9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek" Gözüyaşlı anne Gülhan Ünlü, evladının canına kıyan şüphelinin 9 Haziran’da hakim karşısına çıkacağını belirterek "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün, katbekat artıyor zaten. Çok büyük bir özlem içerisindeyiz ona olan sevgimiz zaten çok büyük. Atlas’a karşı artık halkın da sevgisi çok büyük. Çok büyük destekleri oluyor. Bu en zor günlerimizde hep yanımızda oldular. 9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek. Her zaman şunu söylüyoruz eylemi gerçekleştiren mi sadece katil? Onun yanında diğer dört azmettirici için de şu ana kadar herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun için beklentimiz var. Azmettiricilerin de ceza almasını istiyoruz" dedi. "Gerçek bir adalet istiyoruz" Mücadelerinin sonuna kadar devam edeceğini söyleyen anne Gülhan Ünlü, "Maalesef bir de şöyle bir durum var, katilin yaşı. Katilin yaşı maalesef 14 görünüyor. 15 yaşına girmesine 3 ay kaldığı için 9-15 yaştan yargılanıyor. En fazla alabileceği ceza yılı 15 yıl oluyor. 15 yıl cezanın da yatarı maalesef ki 5 yıl. Yani indirimlerle yatarı 5 yılı buluyor. İşte bunun belli bir kısmı kapalıda, belli bir kısmı da açıkta oluyor. Ve bu bizi çok yaralıyor. Gerçek bir adalet istiyoruz. Bunu adalet olarak sayamıyoruz. Maalesef bu katile verilmiş bir ceza değil, bizi cezalandırmak oluyor. Yani ailesini, bizi, annesini, babasını, dedesini, anneannesini, teyzesini cezalandırıyorsunuz eğer ki bu katile 5 yıl ceza verirseniz. Bizim mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" şeklinde konuştu. "İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz" Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan anne Ünlü, "En çok istediğimiz de yetişkin gibi yargılanmasını istiyoruz çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet. İddianame 21 yıl 7 aydan açıldı. Sadece Atlas’ı katletmede 15 yıl, onun dışında suç aleti ve tehditten dolayı da aldığı farklı cezalar da var. İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz. İşte benim oğlum burada. Kendisi de cezaevinde bir ömür sürünsün istiyorum, çürüsün istiyorum. Kabul etmiyorum, kabul etmeyeceğim. Hiçbir zaman da kabul etmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Edirne Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Edirne sınır hattındaki Mehmetçiğe bayram mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Edirne’de Yunanistan sınırında görev yapan Mehmetçiklere telefonla hitap ederek bayramlarını kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peygamber ocağımızın tüm mensuplarının bayramını canıgönülden kutluyorum" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi, bayramın ilk gününde 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığına bağlı Arda Hudut Bölük Merkezi’ni ziyaret ederek, sınır hattında görev yapan askerlerle bir araya geldi. Bakan Güler, hudut tekmili ile karşılandıktan sonra beraberinde getirdiği Türk bayrağını öperek Arda Bölük Komutanı’na teslim etti. Bakan Güler, bayrağı teslim ederken, "Asil Türk milletinin namus ve şeref timsali şanlı Türk bayrağını öpüyor ve sana teslim ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölük Komutanı da aynı sözlerle bayrağı teslim aldı. Selimiye’den hudut hattına bayram programı Bayramlaşma töreninin ardından Bakan Güler ve beraberindeki komutanlar Mehmetçiklerle bir araya geldi. Daha sonra telefonla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Bakan Güler, bayram namazını Selimiye Camii’nde kıldıklarını belirterek, serhat şehri Edirne’den Mehmetçiklerin bayramını kutladıklarını ifade etti. Arda Hudut Bölük Merkezi’nde görev yapan askerlerin sınır güvenliğini kararlı ve etkin şekilde sağladığını vurgulayan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kurban Bayramı’nı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mehmetçiğe duygusal mesaj Telefon bağlantısıyla Mehmetçiklere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin ve ailelerinin Kurban Bayramı’nı kutladı. Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Milletimizin iftihar kaynağı olan tüm askerlerimizin ve kıymetli ailelerinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında ülkemizde, bölgemizde ve dünyanın farklı yerlerinde görev yapan, canımızdan aziz bildiğimiz bu vatan için gecesini gündüzüne katan peygamber ocağımızın tüm mensuplarının bayramını canıgönülden kutluyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andığını belirterek gazilere de şükranlarını sundu. Şehit ve gazi ailelerine sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir bayram temennisinde bulundu. "Türkiye güven ve istikrar üreten bir ülke" Konuşmasında sınır güvenliğinin önemine dikkat çeken Erdoğan, son dönemde yaşanan savaşlar ve bölgesel krizlerin hudut güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin kara, hava ve deniz sınırlarının korunması konusunda bölgede örnek gösterilen bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Biz hamdolsun hem sınır güvenliği hem de kara, hava ve deniz sahalarımızın emniyetini temin etme noktasında bölgemizde ve dünyada temayüz eden güven ve istikrar üreten bir ülkeyiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca geçtiğimiz hafta düzenlenen Efes-2026 Tatbikatı’na 50 farklı ülkeden personelin katıldığını hatırlatarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücünü ve koordinasyon kabiliyetini tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti. "Hudut namustur" Arda Hudut Bölüğü’nün "Hudut namustur" anlayışıyla görev yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınır hattında görev yapan Mehmetçiklerin bayram günlerinde dahi büyük bir fedakârlıkla görevlerini sürdürdüğünü söyledi. Erdoğan, "Sizler sınırlarımızı her türlü tehdit ve tehlikeden başarıyla koruyor, bayram günlerinde dahi görevlerinizi özveriyle yerine getiriyorsunuz. Bunun için hepinize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmasının sonunda Mehmetçiklere dua eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb’im sizleri her türlü beladan ve musibetten muhafaza eylesin. Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, her birinizin gözlerinden öpüyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bayramda İstanbul’da kalanlar sahiller ve parkların tadını çıkardı Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen İstanbulluların büyük bir kısmı şehirden ayrılırken, megakentte kalan vatandaş ise güneşli havanın tadını park ile sahillerde çıkardı. 9 günlük Kurban Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen İstanbullular, memleketlerine ya da tatil beldelerine akın etti. Şehir dışına çıkmayarak İstanbul’da kalmayı tercih eden vatandaşlar ise bu durumu fırsata çevirdi. Trafikten ve kalabalıktan büyük çoğunlukta arınan şehrin keyfini çıkarmak isteyenler, sabahın erken saatlerinden itibaren park, bahçe ve sahil şeritlerine yöneldi. Emirgan Korusu ve sahili vatandaşların uğrak noktası oldu. Kimileri deniz kenarında yürüyüş yapıp balık tutmayı tercih ederken, kimileri ise ağaç gölgelerinde aileleriyle birlikte piknik yaparak doğanın ve sakinliğin tadını çıkardı. "Gidenler gitti, İstanbul bize kaldı" Sahile yürüyüşe gelen Süleyman Özsepet, İstanbul’un kendilerine kaldığını ifade ederek, "Bayramın ilk gününde İstanbul’un boşluğundan faydalandık. Ailecek sahile boğaz havası almaya geldik. Memlekete gidemedik. Gidenler gitti, İstanbul bize kaldı. İstanbul’un güzelliğini yaşıyoruz. Hava güzel inşallah bayram boyunca böyle devam eder. Herkesin bayramı mübarek olsun" dedi. "Bu bayramı dinlenmek için kendime ayırdım" Sahile balık tutmaya gelen Şenol Şahintürk, bu bayramı kendine ayırdığını söyleyerek, "Güzel havayı fırsat bildik, bayramda Emirgan sahile gidip balık tutalım dedik. Hava çok güzel. Deniz’de turkuaz olmuş. Hem oturalım hem de balık tutalım dedik. Bu bayramı dinlenmek için kendime ayırdım" diye konuştu. "İstanbul bugün boş, yollar da boş" Emirgan Korusu’na gelen Muhsin Yarar, İstanbul’un boş olduğunu ve bu durumun bazı aileler için fırsat olduğuna değinerek, "Bugün etraf boş ve güzel. Burada kalanlar içinde güzel bir gün. En azından ailesiyle burada bayram geçirenler için de büyük bir fırsat oldu. İstanbul bugün boş, yollar da boş" şeklinde konuştu. "İnsan kalabalığı çok az" Emirgan Korusu’na gelen Ufuk Çelik ise insan kalabalığının oldukça az olduğunu ifade ederek, "Bu bayram çok güzel geçiyor. Şuan İstanbul’un boş hali. Birçok insan kendi memleketine gitti. Trafikte yok. Biz bu bayram memlekete gidemedik ama İstanbul’un tadını çıkarıyoruz. Emirgan Korosu’ndayız, insan kalabalığı çok az. Gerçekten bayram güzel geçiyor" ifadelerini kullandı.