GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 22:59

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, basın mensuplarıyla iftarda buluştu

A
A
A
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, basın mensuplarıyla iftarda buluştu

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, basın mensupları için iftar programı düzenledi. Programda konuşan İl Sağlık Müdürü Güner, "Şu anda otel konforunda yüzde 86’lara kadar ulaşmış nitelikli yatak kapasitemiz var. Bu hizmetimiz kamu, özel ayrımı olmaksızın kamuda 53 hastanemiz, özelde 130 hastanemizle beraber toplam 46 bin yatak kapasitemiz var" dedi.


İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından basın mensupları için iftar programı düzenlendi. Bakırköy’de düzenlenen programa İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner ve davetli basın mensupları katıldı.


İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yaptığı konuşmada, "Dünyanın sağlık başkenti İstanbul’da bu hizmeti sunarken sizlerin gösterdiği emek, sizlerin gösterdiği başarı, yadsınamaz bir gerçek. 15 Milyon 750 bin kişilik bir şehirde bu hizmeti veriyoruz. Ama dünyanın sağlık başkenti derken sadece kalabalık üzerinden değil 201 ülkeden 500 bin yabancının sağlık hizmeti almak için geldiği bir şehirden bahsediyoruz. Benden iki önceki il sağlık müdürünün zamanında nitelikli yatak yüzde 48’miş. Yani tek kişilik, iki kişilik, buzdolabı, tuvaleti olan yataklardan bahsediyoruz. Şu anda otel konforunda yüzde 86’lara kadar ulaşmış nitelikli yatak kapasitemiz var. Bu hizmetimiz kamu, özel ayrımı olmaksızın kamuda 53 hastanemiz, özelde 130 hastanemizle beraber toplam 46 bin yatak kapasitemizle ve sizler dahil olmak üzere 127 bin personelle biz sahada sağlık hizmeti sunuyoruz. 2025 yılı bizim için yine rekorlarla başarılarla dolu bir yıl oldu. 2025 yılında 207 milyondan fazla muayene yaptık ve sadece poliklinik hizmeti. Bunların 173 milyonu kamu kurumlarında oldu. Bu oran muayenede mevcut özel, kamu oranına baktığımızda yüzde 83 oranında kamuda kalmış durumda, 2 milyon 600 bin ameliyat. İstanbul’da iki saniyede bir ameliyat oluyor. Yeni açtığımız tesislerimiz, sisteme kattığımız hekimlerimiz ve ilerleyen zamanda istatistiklerini de paylaşacağım mesai dışı poliklinik uygulamalarımız, hafta sonu poliklinik uygulamalarımızla beraber biz şu anda randevu problemini büyük bir oranda çözmüş durumdayız. Sabah bakanlığımız Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi verilerini yolladı. Randevudan kaynaklı şikayetlerimiz yüzde 47 oranında düşmüş. Teşekkürlerimiz de aynı şekilde artmış durumda. Bu aslında vatandaşlarımızın teveccühü ile alakalı. Biz şunu biliyoruz ki her hafta, ana hedefimiz aynı haftanın içinde şu anda başarmış durumdayız. Aynı güne bütün branşlarda randevu vermeye çalışıyoruz. Dermatoloji ve kardiyoloji branşlarımızda aynı haftanın içinde randevu verebiliyoruz ama onları da her gün aynı gün içinde randevu vermek için çabalarımız devam ediyor. Muayene sayısını kişiye böldüğünüzde yılda 12 kez biz doktora gidiyoruz. Ben geçtiğimiz sene hiç doktora gitmedim. Allah rahmet eylesin bir teyzemizi bulmuştuk, İstanbul’un rekortmeni. Bir senede 301 kere hekime gitmişti. Biz artık hekime gitmeyi bir alışkanlıktan çıkartıp sağlıklı kalmayı sistematiğe çevirmemiz lazım" şeklinde konuştu.


Geçtiğimiz sene ve bu yıl açılan tesisler hakkında konuşan Güner, "Radyoloji görüntülemelerinden örnek vermek gerekirse 43 milyon görüntülemeden bahsediyoruz. Dünyada böyle bir hizmetle karşı karşıya kalmanızın mümkünatı yok. Şu anda Belçika’da, Hollanda’da, Fransa’da siz uzman hekime, değil aile hekimine bir aya yakın bir zamanda ulaşabiliyorsunuz. Buna uzman hekime ulaşmayı da eklediğinizde 6 aylık bir beklemeden bahsediyoruz. Bununla beraber sadece biz hastanemize gelenlere değil, evde sağlık hizmetleri ile de biz hastanemize gelemeyen yatalak hastalarımıza evlerinde sağlık hizmeti sunmaya devam ettik. 81 bin hastaya, 128 ekip ve 450 sağlık personeli ile biz evde sağlık hizmeti sunuyoruz. 2025 bizim için açılışların olduğu bir sene oldu. 2026’ya da aynı hızla başlamış durumdayız. Biz toplam 75 adet sağlık tesisi açtık. 52 tane aile sağlığı merkezi, 4 tane asistan eğitimi veren eğitim tip aile sağlığı merkezi, 4 sağlıklı hayat merkezi, 3 verem savaş, 5 kanser erken teşhis merkezi, 2 hastane ve 5 klinikle beraber biz toplam 75 tesisimizi faaliyete geçirmiş durumdayız. Yapımı devam eden 8 tane hastanemiz, yatırım programına aldığımız ihale sürecinde olan 10 tane hastanemizle beraber biz 46 bin yatağımıza ekstradan 12 bin yatak daha eklemiş olacağız. Silivri’sinden Sancaktepe’sine Fatih Sultan Mehmet Hastanesi’nden, Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne Allah’ın izniyle bu tesisleri bitirdiğimizde İstanbul’un hem depreme dayanıklı hem de lüks hem de rahat bir şekilde özel hastane konforunda, otel konforunda hizmet sunduğu yerleri olacak" ifadelerini kullandı.


Mesai dışı hizmet uygulaması hakkında konuşan İl Müdürü Güner, "Randevu sorunu nasıl çözüldü diye aklınıza sorular gelebilir. Mesai dışı poliklinik uygulamalarına başladık. Eğer gönüllülük esası varsa hekimlerimizin ücreti karşılığında ekstradan çalışmalarına izin veren bir mevzuat yayınlandı. Bununla beraber biz 22.00’a kadar sağlık ve poliklinik hizmetini devam ettirdik. Sadece poliklinik değil, ameliyat hizmetleri, normal gündüz aldığınız hizmetlerin hepsi var. Bununla beraber mesai kaydırma uygulamaları da yaptık. 47 kurumda, 34 ayrı branşta 360 poliklinikte mesai dışı hizmet verdik. Biz 1 milyon 330 bin randevu karşılamış durumdayız. Sadece iki üç ayda ulaştığımız bu istatistiği 2026 yılında da devam ediyoruz" dedi.


Yaşlı hasta nakil hakkında da konuşan Güner, "Biz saha ziyaretlerimizde şunları fark ettik. Hastaneye gelmesi kolay, hizmet alması kolay hastaneden eve dönmesinin zor olduğunu fark ettik. Tedavisi biten bir yaşlı yatalak veya tekerlekli sandalyeyle onun taksiyle veya özel bir araçla evine gitmesinin zorluğunu fark ettik ve 112 sistemimizden bağımsız bir şekilde bir nakil sistemi oluşturduk. Şu anda hastanede hekiminiz ‘bu hastamız evine nakil ambulansı ile gitmesi uygundur’ dediği anda ücretsiz bir şekilde en standartlara uygun ambulansla beraber biz evine kadar götürüyoruz" diye konuştu.



İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, basın mensuplarıyla iftarda buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.