ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 09:42

İstanbul Havalimanı’nda garsonun Heimlich müdahalesi hayat kurtardı, o anlar kamerada

A
A
A
İstanbul Havalimanı’nda garsonun Heimlich müdahalesi hayat kurtardı, o anlar kamerada

İstanbul Havalimanı’nda bir restoranda yemek yiyen yolcu, nefes borusuna yemek kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçirdi. Durumu fark eden garsonun yaptığı Heimlich manevrası kadın yolcunun hayatını kurtardı. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.


Olay, dün İstanbul Havalimanı içerisindeki bir restoranda meydana geldi. İddiaya göre yemek yediği sırada nefes borusuna parça kaçan kadın yolcu bir anda nefessiz kaldı. Masada zor anlar yaşayan yolcuyu fark eden garson hızla müdahale etti.



Önce su getirdi, ardından Heimlich manevrası uyguladı


Garsonun ilk olarak yolcuya su getirdiği, ardından durumun ciddiyetini anlayarak Heimlich manevrası uyguladığı görüldü. Yapılan müdahalenin ardından yolcunun nefes alarak kendine geldiği ve tekrar yerine oturduğu öğrenildi. Restoranda yaşanan panik anları ve garsonun soğukkanlı müdahalesi iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Bozbey Avrupa’da tarihi kent modelini inceledi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Tarihi Kentler Birliği tarafından Portekiz ve İspanya’ya düzenlenen teknik inceleme programına katılarak Avrupa’daki tarihi kent uygulamalarını yerinde inceledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin üyesi olduğu Tarihi Kentler Birliği tarafından 11-15 Şubat tarihleri arasında Portekiz ve İspanya’da teknik inceleme programı düzenleniyor. MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve üye belediyelerin başkanlarıyla birlikte teknik gezide yer aldı. Portekiz’den sonra ispanya Başkan Mustafa Bozbey ve beraberindekiler, tarihi ve kültürel mirasın korunması, başarılı uygulama örneklerinin yerinde incelenmesi ve tarihi kentlerde yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen program kapsamında Lizbon Belediye Başkanı Carlos Moedas ile bir araya geldi. Başkan Mustafa Bozbey ve heyet, daha sonra İspanya’nın Cordoba, Sevilla ve Granada kentlerinde de teknik gezi ve inceleme yapacak. Bilgi ve deneyim paylaşımı Program kapsamında yerel yönetim uygulamaları, tarihi kentlerin korunması ve yaşatılmasına yönelik çalışmalar, deprem hazırlıkları, mimari zenginlikler ve şehircilik yaklaşımları başlıklarında teknik saha gözlemleri yapılacak. Kültürel ve teknik gezilerle birlikte tarihi kentlerin korunmasına ilişkin uygulamalar, yerel yönetim politikaları ve sürdürülebilir kent yönetimi konularında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanacak.
Hatay Hatay’ın çevre sorunları Ankara’ya taşındı Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, Hatay’ın çevre sorunlarını ve doğal değerlerinin korunmasına yönelik çalışmaları Ankara’ya taşıdı. Başkan Öğünç, bu kapsamda Hatay Milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ile geniş kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede; çevresel sürdürülebilirlik, ekosistemlerin korunması ve Hatay’ın doğal mirasının gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı. Başkan Öğünç; ayrıca Hatay Milletvekilleri Abdulkadir Özel ve Nermin Yıldırım Kara ile de bir araya gelerek, derneğin yürüttüğü projeler hakkında bilgi verdi ve destek talebinde bulundu. Hatay Milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Hatay’ın yeniden inşa ve ihya sürecinin yalnızca konut odaklı olmadığını belirterek, sosyal, kültürel ve özellikle çevresel alanlarda da önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Yayman, Hatay Tabiatı Koruma Derneği’nin faaliyetlerini yakından takip ettiklerini vurgulayarak, Hatay’a kazandırılan dağ ceylanları üretim merkezi, Gölbaşı Gölü’nün korunması ve lav tüpü mağaralarına yönelik çalışmaların önemli ve kalıcı hizmetler olduğunu dile getirdi. Görüşmelere katılan diğer milletvekilleri de derneğin çalışmalarının partiler üstü bir anlayışla yürütüldüğünü, projelerin yalnızca kağıt üzerinde kalmadığını ve sahaya yansıdığını belirterek, yürütülen projelere destek vereceklerini ifade etti.
İstanbul Mustafa Keleş’ten İMO İstanbul şubesine ‘Yeni Nesil Oda’ vizyonu İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkan Adayı Mustafa Keleş, aday tanıtım toplantısında mühendisler için yapacağı çalışmaları anlattı. Keleş, inşaat mühendislerinin yaşadığı yapısal sorunlara dikkat çekerken, göreve gelmeleri halinde yeni mezun ve emekli mühendislerden aidat alınmayacağını söyledi. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi’nin 15 Şubat’ta gerçekleştirilecek 50’nci Dönem seçimleri öncesinde düzenlenen aday tanıtım toplantısı geniş bir katılımla yapıldı. Toplantıda konuşan İMO İstanbul Şube Başkan Adayı İTÜ mezunu Yüksek İnşaat Mühendisi Mustafa Keleş, meslek odasına ilişkin kapsamlı bir dönüşüm vizyonu ortaya koyarak, "Burada bir slogan değil, bir yönetim anlayışı anlatıyoruz" dedi. Belediye başkanları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mühendis ve mimarlar ile çok sayıda gencin katıldığı toplantıda Keleş, inşaat mühendislerinin yıllardır karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlara dikkat çekti. "İnşaat mühendisleri bugün mesleğini güvenle, umutla ve onurla yapabiliyor mu? Asıl yanıtlamamız gereken soru budur" diyen Keleş, itibar kaybı, düşen ücretler ve artan işsizliğin özellikle gençler ve kadın mühendisler üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu vurguladı. "40 yıllık atalete dur diyoruz" Konuşmasında mevcut oda yönetim anlayışını eleştiren Mustafa Keleş, yaklaşık kırk yıldır devam eden mevcut yönetim anlayışı ve kurumsal atalete işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Üyesinin ihtiyaçlarına cevap veremeyen ve yorgun düşmüş bu yönetime dur demek için, meslektaşlarımızla kurduğumuz gönül birliğiyle daha adil, daha üretken ve insan merkezli bir gelecek inşa etme sorumluluğunu üstlendik." ‘Uygarlık Mühendisleri’ vurgusuyla konuşmasını sürdüren Keleş, haklı olmanın tek başına yeterli olmadığını belirterek, "Haklı olmak yetmez; mühendis kazanmalıdır" dedi. Yerel yönetimlerle diyalog vurgusu Toplantıya belediye başkanının katılımını "son derece kıymetli" olarak nitelendiren Keleş, inşaat mühendisliğinin yerel yönetimlerle güçlü ve sürdürülebilir bir iletişim kurması gerektiğini ifade etti. "Projede, denetimde ve kentin geleceğinde söz sahibi olmayan bir mühendislik anlayışı eksiktir" diyen Keleş, çatışan değil, diyalog kuran ve iletişimi önceleyen bir oda hedeflediklerini söyledi. Kadın ve genç mühendislere özel vurgu Konuşmasının önemli bir bölümünü kadın ve genç mühendislere ayıran Keleş, kadın mühendislerin mesleğin "omurgası" olduğunu belirtti. Yeni dönemde kadın mühendislerin görünürlüğünü artıran, ayrımcılıkla açık biçimde mücadele eden ve dayanışmayı bireysel değil, kurumsal temellere oturtan bir oda yapısını hayata geçireceklerini ifade etti. Bu yaklaşımın yalnızca bir vaat değil, yönetim kurulu listesine de yansıyan bilinçli ve ilkesel bir tercih olduğunu vurguladı. Genç mühendislere seslenen Keleş şöyle konuştu: "Bugüne kadar hep ‘sabredin’ dendi. Ama sabır tek başına kariyer kurmaz." Keleş, mentör mühendislik ve yetkin mühendislik sistemlerinin gerçek anlamda işleyeceğini, genç mühendislerin işverenlerle oda aracılığıyla doğrudan buluşturulacağını ve yeni mezunların hiçbir aşamada yalnız bırakılmayacağını ifade etti. "Oda tabelada değil, hayatta olacak" İşsizlik sorununa da değinen Keleş, işsizliğin alın yazısı olmadığını ancak yalnız bırakılmanın en büyük sorun olduğunu belirtti. CV havuzları, belediyeler ve sektörle kurulacak doğrudan temaslarla iş arayan mühendislerin aktif biçimde destekleneceğini söyleyen Keleş, şu vurguyu yaptı: "Bizim için oda; tabelada duran değil, üyenin hayatında gerçekten var olan bir kurumdur." "Birlikte değiştirmeye kararlıyız" Konuşmasını birlik ve süreklilik mesajıyla tamamlayan Keleş, son 4 dönemdir İMO İstanbul şube seçim süreçlerinin içinde olduğunu bildirdi. 15 Şubat’ta yapılacak seçimler için güçlü bir değişim çağrısında bulundu. Keleş, "Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir" sözünü hatırlatarak meslektaşlarını sandığa davet etti ve "Birlikte çalışmaya ve birlikte değiştirmeye kararlıyız" dedi. Yeni mezuna ve emekli mühendise aidat yok, borçlara af Aday tanıtım toplantısında konuşan Keleş, yalnızca söylemde kalmayan, doğrudan üyelerin hayatına dokunan somut düzenlemeleri de kamuoyuyla paylaştı. Keleş, göreve gelmeleri hâlinde yeni mezun inşaat mühendislerinden bir yıl boyunca oda aidatı alınmayacağı noktasında çalışmalar başlatacaklarını açıkladı. Genç mühendislerin mesleğe borç yüküyle değil, destekle başlaması gerektiğini vurgulayan Keleş, "Gençlere sabır telkin etmek değil, somut destek sunmak zorundayız" dedi. Meslekte 40 yılını doldurmuş emekçi mühendisler için oda aidatlarının tamamen kaldırılacağını belirten Keleş, bunun bir sosyal sorumluluk ve vefa meselesi olduğunu ifade etti. Keleş, "Bu mesleğe ömrünü vermiş meslek büyüklerimizi oda kapısında borçlu gibi görmek istemiyoruz" dedi. Aidat icraları durdurulacak, geçmiş borçlar silinecek Özel sektör ve kamuda çalışan mühendisler için de önemli bir düzenleme açıklayan Keleş, aidat kaynaklı icra işlemlerinin durdurulacağını, geçmiş borçların ise ‘Üye-Oda Barışı’ kapsamında silinmesi noktasında çalışmalar başlatacaklarını duyurdu. Amaçlarının cezalandırmak değil, üyeyle yeniden güçlü bir bağ kurmak olduğunu belirtti. Mesleki hukuki süreçlerde etkin destek Keleş ayrıca, üyelerin karşılaştığı mesleki ve yasal süreçlerde hızlı, etkin ve adil hukuki destek sağlanacağını ifade etti. Oda bünyesinde daha işlevsel bir hukuk destek mekanizması kurulacağını belirten Keleş, bu adımın özellikle şantiye, denetim ve kamu-özel sektör uygulamalarında yaşanan mağduriyetleri azaltmayı hedeflediğini söyledi. Açıkladığı müjdelerin bir kampanya vaadi değil, uygulanabilir bir yönetim programı olduğunu vurgulayan Keleş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Haklı olmak yetmez, mühendis kazanmalıdır. Biz bu odayı tabelada duran değil, üyenin hayatında gerçekten var olan bir kurum hâline getirmeye geliyoruz." ’’Yeni nesil oda ancak yeni bir yönetimle mümkün’’ Yönetim kurulunda yer alan isimlerden İnşaat Mühendisi Mustafa Cevahiroğlu, ’’Denenmişi denemenin bugüne kadar bir faydası henüz olmadı. İnşaat mühendisliğinde değişim istiyorsak bu ancak yeni yüzlerle, yeni insanlarla ve yeni bir yönetimle mümkün. Biz Uygarlık Mühendisleri Yönetim Kurulu olarak her biri kendi alanında uzman, inşaat mühendisliğinin talihini değiştirebilecek ve buna yön verebilecek kabiliyette bir ekibiz. Seçime yaklaştığımız bu günlerde tüm meslektaşlarımızın desteğine talibiz. Her şeyden önce sadece inşaat mühendisliğine odaklı bir oda yönetimi için yola çıktık. Bugün meslektaşlarımızın 2/3’ ü mevcut oda yönetiminden memnun değil fakat bunu sandıkta da dile getirmeliyiz, söylemler yetmez. İnşaat mühendislerinin sorunları apaçık ortada; yetersiz ücretler, iş imkanlarının az olması, mesleğimizin eskisi kadar itibar görmemesi gibi birçok madde sıralayabilirim. İnşaat mühendislerinin sorunları apaçık ortadayken harekete geçmemek kabul edilebilir bir durum değil. İnşaat mühendislerinin lehine olabilecek bir durumu sırf siyasi ideolojilerden dolayı yerel yönetimlerle zıtlaşarak gerçekleştirmemek, harekete geçmemek inşaat mühendisleri açısından doğru bir durum değil. Biz her şeyden önce inşaat mühendisleriyiz ve bu doğrultuda hareket etmemiz gerekir. Yeni Nesil Oda perspektifiyle çıktığımız bu yolda başaramamak için önümüzde hiçbir engel yok. Mevcut odanın aksine inşaat mühendislerinin yararına olabilecek her türlü hareketi destekleyeceğiz. İnşaat mühendisliğinde yeni bir dönemin kapılarını hep beraber açmak için 15 Şubat günü tüm meslektaşlarımızı sandığa davet ediyorum’’ dedi. Yönetim kadrosu açıklandı Yönetim kurulu üyelerinin açıklanmasına geçilmeden önce yapılan değerlendirmede, oluşturulan listenin mühendislik mesleğinin farklı alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip, sektörde karşılığı olan ve mesleki itibarıyla öne çıkan isimlerden oluştuğu vurgulandı. Sahayı bilen, meslektaşlarının sorunlarına doğrudan temas etmiş, çözüm odaklı ve kurumsal sorumluluk bilinci yüksek bu kadronun; odayı daha etkin, katılımcı ve güçlü bir yapıya kavuşturma hedefiyle bir araya geldiği ifade edildi. Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşturuldu: Yük. İnş. Müh. Mustafa Keleş Yönetim Kurulu Başkanı İnş. Müh. Ömer Gül Yük. İnş. Müh. Osman Ali Korkmaz Prof. Dr. Hüseyin Yıldırım İnş. Müh. Süleyman Oyan İnş. Müh. Semanur Yer Yük. İnş. Müh. Muhammet Fatih Çakır İnş. Müh. İbrahim Ethem Mızrak Yük. İnş. Müh. Nuri Çakal İnş. Müh. Serkan Kaya İnş. Müh. Mustafa Cevahiroğlu Ulaştırma Müh. Uğur Tekin İnş. Müh. Hüseyin Uzun Yük. İnş. Müh. Mutlu Çelebi Selvi
İzmir Yağmur rekor kırıyor ama yeraltı beslenmiyor Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yağış miktarlarının rekor seviyelere ulaştığını, buna rağmen yeraltına yeterince etki edemediğine dikkat çekerek, "Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor. Betonlaşma nedeniyle yağmur suları hızla denize akıyor. Biz ise binlerce yıllık yeraltı sularını çekmeye devam ediyoruz" dedi. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, yanlış kentleşme, denetimsizlik ve bilimden kopuk yönetim anlayışından kaynaklandığını söyledi. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu’na yaptığı ziyarette konuşan Yaşar, körfez kirliliği, yeraltı suyu talanı ve yeraltı otopark projelerinin aynı yönetim sorununun parçaları olduğunu vurguladı. İzmir’de yağış miktarlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Yaşar, buna rağmen yeraltı sularının beslenmediğine dikkat çekerek, "Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor. Betonlaşma nedeniyle yağmur suları hızla denize akıyor" dedi. Körfez kirli, hesap veren yok İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve koku sorununun yıllardır çözülemediğini belirten Yaşar, sorunun teknik değil yönetimle ilgili olduğunu söyledi. Arıtma tesislerinin yeterince çalıştırılmadığını, sanayi tesisleri ve derelerin etkin biçimde denetlenmediğini dile getiren Yaşar, "Dron görüntüsü var, numune var ama sistematik yaptırım yok. Körfez böyle temizlenmez" ifadelerini kullandı. Kirlilikle mücadelede ceza yetkisi tartışmalarına da değinen Yaşar, bunun bir algı yönetimi olduğunu savundu. "Denetimi yap, ölçümü yap, veriyi açıkla. Ceza mekanizması zaten mevzuatta var. Sorun yetki değil, irade" dedi. Otopark ısrarına tepki: "Yeraltını bitirip altına beton atıyorlar" Yeraltı otoparkı ve tüp geçit projelerinin gündeme getirilmesini eleştiren Yaşar, İzmir’in mevcut altyapısının dahi tamamlanamadığını hatırlatarak, "Yollar yıllardır bitmiyor, altyapı çökmüş durumda. Yeraltı suları hızla tükenirken yeraltına yeni beton projeleri konuşuluyor. Bu şehircilik değil, risk üretmektir" diye konuştu. Tahtalı Barajı su seviyesi arttı ama tehlike geçmedi İzmir’in ana içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranlarının artmasının geçici bir rahatlama sağladığını ifade eden Yaşar, asıl sorunun yeraltı akiferlerinin hızla tükenmesi olduğunu vurguladı. "Barajlar dolabilir ama yeraltı suları geri gelmez. Tuzlanma ve çökme riski kapıda" uyarısında bulundu. "Sorun su değil, yönetim" Prof. Dr. Yaşar, İzmir’de yaşanan tablonun temelinde bilimin karar mekanizmalarından dışlanmasının yattığını belirterek, "Doğa bilimciler dinlenmiyor, veriler şeffaf değil. Bizde su sorunu yok, yönetim sorunu var" dedi. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya ise yaptığı kısa açıklamada, "İzmir’in geleceği için su meselesi siyaset üstüdür. Bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmazsa bedelini kent öder" ifadelerini kullandı.