EKONOMİ - 13 Şubat 2026 Cuma 11:01

Mustafa Keleş’ten İMO İstanbul şubesine ‘Yeni Nesil Oda’ vizyonu

A
A
A
Mustafa Keleş’ten İMO İstanbul şubesine ‘Yeni Nesil Oda’ vizyonu

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkan Adayı Mustafa Keleş, aday tanıtım toplantısında mühendisler için yapacağı çalışmaları anlattı. Keleş, inşaat mühendislerinin yaşadığı yapısal sorunlara dikkat çekerken, göreve gelmeleri halinde yeni mezun ve emekli mühendislerden aidat alınmayacağını söyledi.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi’nin 15 Şubat'ta gerçekleştirilecek 50'nci Dönem seçimleri öncesinde düzenlenen aday tanıtım toplantısı geniş bir katılımla yapıldı. Toplantıda konuşan İMO İstanbul Şube Başkan Adayı İTÜ mezunu Yüksek İnşaat Mühendisi Mustafa Keleş, meslek odasına ilişkin kapsamlı bir dönüşüm vizyonu ortaya koyarak, "Burada bir slogan değil, bir yönetim anlayışı anlatıyoruz" dedi.

Belediye başkanları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mühendis ve mimarlar ile çok sayıda gencin katıldığı toplantıda Keleş, inşaat mühendislerinin yıllardır karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlara dikkat çekti.
"İnşaat mühendisleri bugün mesleğini güvenle, umutla ve onurla yapabiliyor mu? Asıl yanıtlamamız gereken soru budur" diyen Keleş, itibar kaybı, düşen ücretler ve artan işsizliğin özellikle gençler ve kadın mühendisler üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu vurguladı.

"40 yıllık atalete dur diyoruz"

Konuşmasında mevcut oda yönetim anlayışını eleştiren Mustafa Keleş, yaklaşık kırk yıldır devam eden mevcut yönetim anlayışı ve kurumsal atalete işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Üyesinin ihtiyaçlarına cevap veremeyen ve yorgun düşmüş bu yönetime dur demek için, meslektaşlarımızla kurduğumuz gönül birliğiyle daha adil, daha üretken ve insan merkezli bir gelecek inşa etme sorumluluğunu üstlendik."

‘Uygarlık Mühendisleri’ vurgusuyla konuşmasını sürdüren Keleş, haklı olmanın tek başına yeterli olmadığını belirterek, "Haklı olmak yetmez; mühendis kazanmalıdır" dedi.

Yerel yönetimlerle diyalog vurgusu

Toplantıya belediye başkanının katılımını "son derece kıymetli" olarak nitelendiren Keleş, inşaat mühendisliğinin yerel yönetimlerle güçlü ve sürdürülebilir bir iletişim kurması gerektiğini ifade etti.
"Projede, denetimde ve kentin geleceğinde söz sahibi olmayan bir mühendislik anlayışı eksiktir" diyen Keleş, çatışan değil, diyalog kuran ve iletişimi önceleyen bir oda hedeflediklerini söyledi.

Kadın ve genç mühendislere özel vurgu

Konuşmasının önemli bir bölümünü kadın ve genç mühendislere ayıran Keleş, kadın mühendislerin mesleğin "omurgası" olduğunu belirtti. Yeni dönemde kadın mühendislerin görünürlüğünü artıran, ayrımcılıkla açık biçimde mücadele eden ve dayanışmayı bireysel değil, kurumsal temellere oturtan bir oda yapısını hayata geçireceklerini ifade etti. Bu yaklaşımın yalnızca bir vaat değil, yönetim kurulu listesine de yansıyan bilinçli ve ilkesel bir tercih olduğunu vurguladı.
Genç mühendislere seslenen Keleş şöyle konuştu: "Bugüne kadar hep ‘sabredin’ dendi. Ama sabır tek başına kariyer kurmaz."

Keleş, mentör mühendislik ve yetkin mühendislik sistemlerinin gerçek anlamda işleyeceğini, genç mühendislerin işverenlerle oda aracılığıyla doğrudan buluşturulacağını ve yeni mezunların hiçbir aşamada yalnız bırakılmayacağını ifade etti.

"Oda tabelada değil, hayatta olacak"

İşsizlik sorununa da değinen Keleş, işsizliğin alın yazısı olmadığını ancak yalnız bırakılmanın en büyük sorun olduğunu belirtti. CV havuzları, belediyeler ve sektörle kurulacak doğrudan temaslarla iş arayan mühendislerin aktif biçimde destekleneceğini söyleyen Keleş, şu vurguyu yaptı: "Bizim için oda; tabelada duran değil, üyenin hayatında gerçekten var olan bir kurumdur."

"Birlikte değiştirmeye kararlıyız"

Konuşmasını birlik ve süreklilik mesajıyla tamamlayan Keleş, son 4 dönemdir İMO İstanbul şube seçim süreçlerinin içinde olduğunu bildirdi. 15 Şubat'ta yapılacak seçimler için güçlü bir değişim çağrısında bulundu. Keleş, "Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir" sözünü hatırlatarak meslektaşlarını sandığa davet etti ve "Birlikte çalışmaya ve birlikte değiştirmeye kararlıyız" dedi.

Yeni mezuna ve emekli mühendise aidat yok, borçlara af

Aday tanıtım toplantısında konuşan Keleş, yalnızca söylemde kalmayan, doğrudan üyelerin hayatına dokunan somut düzenlemeleri de kamuoyuyla paylaştı. Keleş, göreve gelmeleri hâlinde yeni mezun inşaat mühendislerinden bir yıl boyunca oda aidatı alınmayacağı noktasında çalışmalar başlatacaklarını açıkladı. Genç mühendislerin mesleğe borç yüküyle değil, destekle başlaması gerektiğini vurgulayan Keleş, "Gençlere sabır telkin etmek değil, somut destek sunmak zorundayız" dedi.

Meslekte 40 yılını doldurmuş emekçi mühendisler için oda aidatlarının tamamen kaldırılacağını belirten Keleş, bunun bir sosyal sorumluluk ve vefa meselesi olduğunu ifade etti. Keleş, "Bu mesleğe ömrünü vermiş meslek büyüklerimizi oda kapısında borçlu gibi görmek istemiyoruz" dedi.

Aidat icraları durdurulacak, geçmiş borçlar silinecek

Özel sektör ve kamuda çalışan mühendisler için de önemli bir düzenleme açıklayan Keleş, aidat kaynaklı icra işlemlerinin durdurulacağını, geçmiş borçların ise ‘Üye-Oda Barışı’ kapsamında silinmesi noktasında çalışmalar başlatacaklarını duyurdu. Amaçlarının cezalandırmak değil, üyeyle yeniden güçlü bir bağ kurmak olduğunu belirtti.

Mesleki hukuki süreçlerde etkin destek

Keleş ayrıca, üyelerin karşılaştığı mesleki ve yasal süreçlerde hızlı, etkin ve adil hukuki destek sağlanacağını ifade etti. Oda bünyesinde daha işlevsel bir hukuk destek mekanizması kurulacağını belirten Keleş, bu adımın özellikle şantiye, denetim ve kamu-özel sektör uygulamalarında yaşanan mağduriyetleri azaltmayı hedeflediğini söyledi.
Açıkladığı müjdelerin bir kampanya vaadi değil, uygulanabilir bir yönetim programı olduğunu vurgulayan Keleş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Haklı olmak yetmez, mühendis kazanmalıdır. Biz bu odayı tabelada duran değil, üyenin hayatında gerçekten var olan bir kurum hâline getirmeye geliyoruz."

''Yeni nesil oda ancak yeni bir yönetimle mümkün''

Yönetim kurulunda yer alan isimlerden İnşaat Mühendisi Mustafa Cevahiroğlu, ''Denenmişi denemenin bugüne kadar bir faydası henüz olmadı. İnşaat mühendisliğinde değişim istiyorsak bu ancak yeni yüzlerle, yeni insanlarla ve yeni bir yönetimle mümkün. Biz Uygarlık Mühendisleri Yönetim Kurulu olarak her biri kendi alanında uzman, inşaat mühendisliğinin talihini değiştirebilecek ve buna yön verebilecek kabiliyette bir ekibiz. Seçime yaklaştığımız bu günlerde tüm meslektaşlarımızın desteğine talibiz. Her şeyden önce sadece inşaat mühendisliğine odaklı bir oda yönetimi için yola çıktık. Bugün meslektaşlarımızın 2/3’ ü mevcut oda yönetiminden memnun değil fakat bunu sandıkta da dile getirmeliyiz, söylemler yetmez. İnşaat mühendislerinin sorunları apaçık ortada; yetersiz ücretler, iş imkanlarının az olması, mesleğimizin eskisi kadar itibar görmemesi gibi birçok madde sıralayabilirim. İnşaat mühendislerinin sorunları apaçık ortadayken harekete geçmemek kabul edilebilir bir durum değil. İnşaat mühendislerinin lehine olabilecek bir durumu sırf siyasi ideolojilerden dolayı yerel yönetimlerle zıtlaşarak gerçekleştirmemek, harekete geçmemek inşaat mühendisleri açısından doğru bir durum değil. Biz her şeyden önce inşaat mühendisleriyiz ve bu doğrultuda hareket etmemiz gerekir. Yeni Nesil Oda perspektifiyle çıktığımız bu yolda başaramamak için önümüzde hiçbir engel yok. Mevcut odanın aksine inşaat mühendislerinin yararına olabilecek her türlü hareketi destekleyeceğiz. İnşaat mühendisliğinde yeni bir dönemin kapılarını hep beraber açmak için 15 Şubat günü tüm meslektaşlarımızı sandığa davet ediyorum'' dedi.

Yönetim kadrosu açıklandı

Yönetim kurulu üyelerinin açıklanmasına geçilmeden önce yapılan değerlendirmede, oluşturulan listenin mühendislik mesleğinin farklı alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip, sektörde karşılığı olan ve mesleki itibarıyla öne çıkan isimlerden oluştuğu vurgulandı. Sahayı bilen, meslektaşlarının sorunlarına doğrudan temas etmiş, çözüm odaklı ve kurumsal sorumluluk bilinci yüksek bu kadronun; odayı daha etkin, katılımcı ve güçlü bir yapıya kavuşturma hedefiyle bir araya geldiği ifade edildi.

Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşturuldu:

Yük. İnş. Müh. Mustafa Keleş Yönetim Kurulu Başkanı
İnş. Müh. Ömer Gül
Yük. İnş. Müh. Osman Ali Korkmaz
Prof. Dr. Hüseyin Yıldırım
İnş. Müh. Süleyman Oyan
İnş. Müh. Semanur Yer
Yük. İnş. Müh. Muhammet Fatih Çakır
İnş. Müh. İbrahim Ethem Mızrak
Yük. İnş. Müh. Nuri Çakal
İnş. Müh. Serkan Kaya
İnş. Müh. Mustafa Cevahiroğlu
Ulaştırma Müh. Uğur Tekin
İnş. Müh. Hüseyin Uzun
Yük. İnş. Müh. Mutlu Çelebi Selvi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik 2026 yılı UNESCO tarafından ’Şeyh Edebali Anma Yılı’ olarak ilan edildi Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yıl dönümünün, UNESCO tarafından ’Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programı’ kapsamına alındığı söyledi. UNESCO 43. Genel Konferansı’nda alınan kararla Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yıl dönümü’ Türkiye’nin teklifi ve kardeş ülkelerin desteğiyle UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programı’na dahil edildi. Türk-İslam dünyasının manevi öncülerinden, Osmanlı Devleti’nin kuruluş felsefesine yön veren, devletin kurucusu Osman Gazi’nin kayınpederi, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışını insanlığa miras bırakan Şeyh Edebali Hazretleri’nin evrensel değerlerinin uluslararası alanda hatırlatılmasını sağlayacak bu karar, Türkiye ve Bilecik açısından büyük bir anlam taşıyor. "2026 yılı, vefatının 700. yılı münasebetiyle UNESCO tarafından Şeyh Edebali Anma Yılı olarak ilan edildi" Bu karar sonrası bir açıklama yapan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, "Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’mim kuruluş döneminde yaşayan büyük bir âlim ve mutasavvıftı. Aynı zamanda Şeyh Edebali, Osman Gazi’nin kayınpederi ve manevi bir rehberdi. Şeyh Edebali dediğimiz zaman iki anlatım öne çıkıyor. Bir tanesi, Osman Gazi’nin rüyasını tasvir etmesi; bir beyliğin büyüyerek, kök salarak bir imparatorluk haline gelmesiydi. İkincisi de Şeyh Edebali deyince, Osman Gazi’ye devlet yönetim anlayışının nasıl olması gerektiğini öğütleyen büyük bir mutasavvıftı. Bu kapsamda da 2026 yılı, vefatının 700. yılı münasebetiyle UNESCO tarafından Şeyh Edebali Anma Yılı olarak ilan edildi. Biz de Bilecik Valiliği olarak bu kapsamda ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunu gençlere, uluslararası kamuoyuna ve topluma bir kez daha anlatmak için kültürel etkinlikler, sergiler ve sempozyumlar adı altında yıl boyuna yayılan çeşitli etkinlikler yapmayı planlıyoruz" dedi. "Osmanlı Devleti’ni kurarken ahlaki temeller üstüne kurması gerektiğini Osman Gazi’ye anlatan büyük bir âlimdir" Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer açıklamasının devamında, "Şeyh Edebali, gerçekten herkese örnek olacak, şu anda toplumun ihtiyacı olan merhamet duygusunu daha geçmişten söyleyerek günümüze kadar gelen bir öğüdü vardı. Neydi o öğüt, sabırlı olmayı, adaletli olmayı, halka sahip çıkmayı, Osmanlı Devleti’ni kurarken ahlaki temeller üstüne kurması gerektiğini Osman Gazi’ye anlatan büyük bir âlimdir. Allah rahmet eylesin" dedi. "Şey Edebali Türbesini yılda 2 buçuk milyon kişi ziyaret ediyor" Vali Sözer açıklamasının sonunda, "Onun burada türbesi malum, bulunduğumuz alanda. Yılda 2 buçuk milyon ziyaretçimiz Şeyh Edebali ve eşi ile kızının da türbesinin bulunduğu bu alanı ziyarete geliyorlar. Biz misafirlerimizi burada ağırlamaktan büyük mutluluk da duyuyoruz. Bu yıl tabii onu hem anmak hem anlatmak adına çok daha çeşitli etkinlikler yapmayı planlıyoruz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul 47 yıllık eşine Sevgililer Günü sürprizi yaptı Bağcılar’da yaşayan 71 yaşındaki Adem Erol, 47 yıllık eşi Emine Erol’a 14 Şubat Sevgililer Günü’nde büyük bir sürpriz yaptı. Erol, çiçeklerle karşıladığı eşi için önce türküler söyledi sonra da zeybek oynadı. Bağcılar’da 65 yaş üstü vatandaşlara spordan müziğe el sanatlarından aşçılığa kadar onlarca kursta hizmet veren Bağcılar Belediyesi Vefahane Yaşam Merkezi, 14 Şubat Sevgililer Günü sebebiyle özel bir ana sahne oldu. Tesisin kursiyerlerinden 71 yaşındaki Adem Erol, kütüphanede kitap okuyan 66 yaşındaki eşi Emine Erol’a sürpriz yaptı. Bir buket çiçekle Sevgililer Günü’nü kutlayan Erol, "14 Şubat Sevgililer Günü’n kutlu olsun hayatım. 47 yıl birlikte geçti. Bir 47 yıl daha beraber yaşayalım inşallah" dedi. Kendisine yapılan jest karşısında duygulanan kadın, eşine sarılarak teşekkür etti. "İyi ki onu tanımışım" Eşine olan aşkını anlatırken hala heyecanlı olduğu görünen Adem Erol, "1979’da tanıştık. Onu görür görmez içime sevgi doldu. Aramızda kaynaşma oldu. 1 ay içinde nişan, beş ay sonra da düğün yaptık. İyi ki onu tanımışım iyi ki karşıma çıkmış. Eşimi çok seviyorum. 47 yılımız hep sevgi ve saygıyla geçti. Çok mutluyuz. Birbirimizi hiç kırmadık. Ona hep sevdiğimi söylerim. Elini tutarım, sarılırım ve ilgi gösteririm. Allah herkese böyle mutluk versin" dedi. "Çiçekler solar insanın sevgisi solmaz" Çok mutlu bir evliliği olduğunu belirten Emine Erol ise "Hayatımızı sevgi ve saygı çerçevesinde geçirdik. Gençlere tavsiyem sevgilerini ve saygılarını birbirlerinden eksik etmesinler. Yine dünyaya gelsem onunla evlenirim. Seni seviyorum demesi, sarılması, uzaktaysa bir telefon etmesi benim için yeterli. Eşimi çok seviyorum. Çiçekler solar ama insanın sevgisi hiçbir zaman solmaz" diye konuştu. Eşinin sevdiği türküleri söyledi Adem Erol, özel gün sebebiyle hazırladığı sürprizleri peş peşe sergilemeye başladı. Öncelikle eşinin en çok sevdiği türküleri seslendirdi. Mutluluktan gözlerinin içi gülen kadın, hayat arkadaşına eşlik ederek birlikte söyledi. Müzik eşliğinde zeybek oynadı Mini konserin ardından ayağa kalkan Erol, zeybek oynamak için sahneye çıktı. Aydınlı olduğunu ve kendisinin de efe kültüründen geldiğini söyleyen Erol, müzik eşliğinde zeybek oynadı. Eşini hayranlıkla izleyen kadın, onu ayakta alkışladı. "Aile toplumun mayasıdır" Aile kurumunun önemine vurgu yapan Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Aile, toplumun mayasıdır; güçlü aileler, güçlü bir milletin ve geleceğin de teminatıdır. Aile yapısının korunması da karşılıklı sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Yaşantılarıyla topluma örnek olan Erol çiftini tebrik ediyor. Bir ömür mutluluklar diliyorum" dedi.