GÜNDEM - 25 Mart 2025 Salı 09:32

İstanbul Boğaz Komutanlığı, Mavi Vatan'da kritik görevler üstleniyor

A
A
A
00:00
00:00
HD

İstanbul Boğaz Komutanlığı, hem ulusal hem de uluslararası görevlerde aktif rol alarak Türkiye'nin deniz güvenliği ve bölgesel istikrara katkı sağlamaya devam ediyor.

İstanbul Boğaz Komutanlığı, Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruma görevinde önemli bir rol üstleniyor. Kapılarını basına açan komutanlık bünyesinde bulunan muharip gemilerle MKT (Mayın Karşı Tedbirleri) harekatı, Karadeniz Uyum Harekatı'na destek ve keşif-karakol faaliyetleri icra edilirken, lojistik destek unsurlarıyla birlikler ve gemilere teknik destek sağlanıyor. 1955 yılında çekirdek kadro ile kurulan ve 1961'de yeniden teşkilatlandırılan İstanbul Boğaz Komutanlığı, Beykoz ilçesinde konuşlu olarak faaliyetlerine devam ediyor. Komutanlık, Montrö Sözleşmesi'nin İstanbul Boğazı'nda uygulanmasını takip etme sorumluluğunu da üstlenirken, Rusya-Ukrayna savaşının ardından bu konuda daha hassas bir denetim gerçekleştiriliyor. Özellikle savaş nedeniyle Karadeniz'e sürüklenen mayınların oluşturduğu tehlikelerin bertaraf edilmesi için mayın gözcülüğü ve MKT harekâtları düzenleniyor. Bu kapsamda, bugüne kadar 24 bin saatin üzerinde seyir gerçekleştirilirken, deniz hava unsurlarıyla yapılan bin sortide 5 bin saatin üzerinde uçuş icra edildi ve tespit edilen mayınlar SAS timleri tarafından imha edildi.

İstanbul Boğaz Komutanlığı, Mavi Vatan'da kritik görevler üstleniyor

MCM BLACK SEA, Türkiye'nin öncülüğünde faaliyete geçirildi

Karadeniz'de kıyıdaş müttefik ülkelerin iş birliğiyle oluşturulan "Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu" (MCM BLACK SEA), Türkiye'nin öncülüğünde faaliyete geçirildi. 1 Temmuz 2024'teki MCM BLACK SEA Komite Toplantısı ile resmen başlayan faaliyetler kapsamında, Batı Karadeniz'de üç aktivasyon periyodunda MKT harekatları, tatbikatlar ve eğitimler gerçekleştirildi. Görev komutası, 15 Ocak 2025'te Bulgaristan'ın Varna kentinde yapılan törenle Bulgaristan'a devredildi.

İstanbul Boğaz Komutanlığı, Mavi Vatan'da kritik görevler üstleniyor

NATO'nun CTF BLACK Görev Gücü İstanbul'da teşkil ediliyor

İstanbul Boğaz Komutanlığı bünyesinde, NATO Deniz Komutanlığı'nın harekat kontrolünde faaliyet gösterecek beş görev kuvvetinden biri olan CTF BLACK'in karargah teşkil faaliyetleri devam ediyor. Aydın Kışlası'nda oluşturulan statik karargahın, ilk harekat kabiliyetini Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımıyla Türkiye'de kazanması öngörülüyor.

İstanbul Boğaz Komutanlığı, Mavi Vatan'da kritik görevler üstleniyor

"24 bin saatin üzerinde seyir, bin sortide 5 bin saatin üzerinde uçuş icra edildi"

İstanbul Boğazlar Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, yaptığı açıklamada, taktik komutaya verilen gemiler ile bugüne kadar 24 bin saatin üzerinde seyir, deniz hava unsurlarıyla ise yaklaşık bin sortide 5 bin saatin üzerinde uçuş icra edildiğini söyleyerek, " İstanbul Boğaz Komutanlığı gerek üstlendiği misyon gerekse icra ettiği görevler açısından ülkemizin mavi vatandaki hak ve menfaatlerinin korunmasında önemli bir rolü yerine getirmektedir. İstanbul Boğaz Komutanlığı, bünyesindeki muharip gemiler ile gerçekleştirdiğimiz MKT harekatı, Karadeniz Uyum Harekatına destek ve keşif karakol faaliyetlerinin yanında, lojistik destek unsurlarımız ile birlikler ve gemilere teknik ve lojistik destek sağlayan çok fonksiyonlu bir komutanlık statüsündedir. İstanbul'da bağlısı birlikler ile faaliyetlerini sürdüren Komutanlığımız, kuruluşundaki birlikler ile her an harbe hazır olmak vazifesinin yanı sıra İstanbul Boğazı'nda Montrö Sözleşmesi hükümlerinin uygulandığının takibinden de sorumludur. Bildiğiniz gibi, Rusya-Ukrayna arasında vuku bulan savaş nedeniyle Montrö Boğaz Sözleşmesinin uygulanmasındaki hassasiyet de artmıştır. Komutanlığımız uhdesinde icra edilen diğer kritik bir görev ise; Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz'e dökülen mayınların bir kısmının sürüklenerek oluşturduğu tehlikeleri bertaraf etme maksatlı hassas mayın gözcülüğü ve MKT harekatıdır.

İstanbul Boğaz Komutanlığı, Mavi Vatan'da kritik görevler üstleniyor

Bu harekât kapsamında taktik komutamıza verilen gemilerimiz ile bugüne kadar 24 bin saatin üzerinde seyir, deniz hava unsurlarımızla yaklaşık bin sortide 5 bin saatin üzerinde uçuş icra edilmiş, tespit edilen mayınlar SAS görev timleri tarafından zararsız hale getirilmiştir. Karadeniz eylem planında yer alan adımlardan biri olan "Karadeniz'de kıyıdaş müttefiklerin imkânlarıyla Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu oluşturulması" çalışmaları MCM BLACK SEA adıyla ve milli inisiyatifimiz ile başlatılmış, 1 Temmuz 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen MCM BLACK SEA Komite toplantısı ile Türkiye komutasında faaliyete başlanmıştır. Komutanlığını üstlendiğim MCM BLACK SEA Görev Grubu ile bugüne kadar 3 aktivasyon periyodunda Batı Karadeniz'de MKT Harekatları, tatbikat ve eğitimler icra edilmiş, MBS Komutası 15 Ocak 2025 tarihinde Varna/Bulgaristan'da yapılan MCM BLACK SEA Komite Toplantısını takiben icra edilen tören ile Bulgaristan'a devredilmiştir. NATO Deniz K. Komutanlığı'nın harekat kontrolünde taktik seviyedeki Deniz Harekât Alanı Planının icra edecek beş Görev Kuvveti Komutanlığından biri olan CTF Black'in İstanbul Boğaz Komutanlığı Aydın Kışlası içerisinde statik karargah statüsünde teşkili faaliyetlerine devam edilmektedir. CTF Black karargahının, ilk harekat kabiliyetinde Bulgaristan ve Romanya'nın da katılımı ile öncelikle Türkiye'de teşkil edilmesi öngörülmüştür" dedi. 

Onur Erden

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da meyve fidanı satışı başladı Erzincan’da bahar ayının habercilerinden fidanların toprakla buluşma dönemi başladı. Pazar tezgahlarında satışa sunulan çeşit çeşit meyve fidanları 100 TL’den alıcısını buluyor. İlkbahar mevsimine girilmesiyle Erzincan’da meyve fidanını satışlarına başlanıldı. Buğday Meydanına kurulan halk pazarında elma, armut, şeftali, nektarin, kiraz, vişne, kayısı, hurma ve ceviz fidanları müşterisini bekliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte çeşitli meyve fidanları piyasada boy göstermeye başlarken, fidan satıcıları fiyat artışının çok olmadığını belirtti. Fidan satıcıları, "Bunlar muhtelif elma, armut, şeftali, nektarin, kiraz, vişne, kayısı, hurma ve ceviz, asma yani muhtelif fidanların hepsi burada mevcut. Şu an fidanlar 100 TL ile 150 TL arasında değişiyor. Gül ise 100 TL. En çok ceviz fidanı tercih ediliyor ve bunun fiyatı da 150’TL’dir ama fidanına göre de, cinsine göre de değişkenlik gösteriyor. Şuan satışlarımızda biraz hareketlenme ve talep var ama bakalım geçen yıllara göre biraz düşüş var gibi. Nisan ayının sonuna kadar satışlarımız devam eder" Vatandaşlara uyarı Fidan satıcıları, vatandaşlara bir takım uyarılarda bulunarak, "Bazıları aşılı ceviz diye deli ceviz diye adlandırılan fidanları satıyorlar. Diğer meyve fidanları da sahte, onları burada ’aşılı’ diye pazarlıyorlar. Bu fidanları almasınlar bunlar fazla meyve vermez. Biz kendimiz üretip kendimiz satıyoruz, onlar sahtesini yapıyor. Vatandaşlarımız bu farkı gözeterek alışveriş yapsınlar" dedi.
Bayburt Çiftçilere yabancı otla mücadele uyarısı Bayburt’ta üreticilere, hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadelenin nasıl yapılması gerektiği ile alakalı bilgilendirmede bulunuldu. Yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi: "Meyve bahçelerinde sulama, gübreleme, toprak işleme, budama ve seyreltme gibi yıllık bakım işlemlerinin amacı, verim ve kaliteyi artırmaktır. Bu işlemler ne kadar yerinde yapılırsa yapılsın eğer hastalık ve zararlılarla etkili olarak mücadele edilmezse bütün çabalar boşa gider. Zira gerek hastalık ve gerekse zararlılar meyve kalitesini azaltmakla kalmaz, ağaçların sağlıklarını da bozarak verimden düşmelerine ve nihayet kurumalarına yol açar. Hastalık ve zararlılarla mücadele oldukça zor ve pahalıdır. Bilgili iş gücünü gerektirir. Nasıl ve ne zaman yapılacağı bilinmezse başarılı olunamaz. Bitkileri hastalık ve zararlılardan koruyarak sağlıklı yetiştirmek mücadele giderlerini azaltır. Eğer meyve bahçeleri kurulurken ve kurulduktan sonra bazı kültürel önlemler alınmazsa mücadele giderleri artar ve kârlı bir yetiştiricilik yapılamaz. Kimyasal mücadele: İklim veya konukçu bitki ortamının çok uygun olduğu zamanlarda hastalık veya zararlılar çok çabuk yayılırlar. Bu durumda mekanik mücadele çok zaman alır ve yetersiz kalır. Böyle durumlarda kimyasal mücadele zorunludur. Ayrıca meyve bahçelerinde bazı bitki hastalıkları ve zararlıları sık sık görülüyor ve önemli düzeylerde zarar yapıyorsa, yayılmalarını önlemek için belli zamanlarda ilaçlama yaparak önlem alınır. Bu mücadele, değişik etki şekillerine sahip fungusit, bakterisit ve insektisit gibi kimyasal maddelerle yapılır. Kullanılan ilacın cinsi, dozu ve uygulama zamanının çok iyi seçilmesi gerekir. Zira bu ilaçlar, hava nemi ve hava sıcaklığı ile uygulanacak bitkilerin gelişme dönemlerine göre toksik etki yapabilmekte ya da dokuları yakabilmektedirler. Bu nedenle mücadele kış ve yaz olmak üzere iki dönemde yapılır. Kış mücadelesi, meyve bahçelerinde eğer gerekli ise mücadele kış ilaçlamaları ile başlar. Yaprağını döken tüm çok yıllık bahçe bitkilerinde bu ilaçlama sonbaharda yaprak dökümünden ilkbaharda tomurcukların patlamasına kadar geçen süre içerisinde yapılabilir. Bu ilaçlamanın amacı, gövde ve dallarda kışı geçiren hastalık ve zararlıları yok ederek ilkbaharda tekrar enfeksiyon yapmalarını ya da yüksek populasyona ulaşmalarını önlemektir. Ayrıca ilkbahar ve yaz döneminde, fıtotoksik etkileri nedeniyle kullanılamayan ilaçlar kışın daha yüksek dozlarda kullanarak daha etkili bir mücadele gerçekleştirilebilir. Mantari hastalıklara karşı ise bordo bulamacı yararlı bir ilkbahar mücadelesidir."
Erzincan Ağaçlara bahar bakımı Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından üreticilere, meyve ağaçlarının budanmasıyla ilgili bilgilendirmede bulunuldu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan bilgilendirmede şu ifadeler kullanıldı: "Budama yapılmayan ağaçlarda; fazla verim nedeniyle dallar kırılır, sık dallanma sonucu iç kısımdaki dallar ışık almaz, periyodisite (ürün bir yıl var ve bir yıl yok) görülür. Meyve ağaçlarında budama, dal kesme, dal eğme, dal seyreltme, uç alma ve dalların açılarının genişletilmesi veya daraltılması gibi işlemlere denir. Bu işlemler genel olarak şunlar için yapılır; Ağaçlara istenilen şekli vermek, ağaçlarda meyve verimi ile sürgün oluşumunu dengelemek, periyodisitenin (ürün bir yıl var ve bir yıl yok) etkisini azaltmak, dal kırılma ve sarkmalarını azaltmak. Ne zaman budama yapılmalıdır? Kışları çok soğuk geçen bölgelerde ise budama yerlerinin soğuktan zarar görmemeleri için budamayı soğuklar geçtikten sonra; fakat ağaçlar uyanmadan önce yapmalıdır. Meyve ağaçlarının budanma şekli, meyve tür ve çeşidine, ağaçların yaşına, toprak ve iklim şartlarına, budamadan beklenen amaca ve ağacın gelişme gücüne göre değişir. Bu nedenle her meyve tür ve çeşidinin değişik iklim ve toprak şartlarındaki gelişme gücünün ve bunların budamaya karşı gösterdiği tepkilerin iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca dalların kesilmesi, bırakılacak ve kesilecek dalların iyi seçilmesi konusundaki genel kuralların da bilinmesi zorunludur. Bazı kurallar şu şekilde sıralanmıştır; Kuvvetli gelişen ağaçlarda veya dallarda az kesim yapılmalı, zayıf gelişenlerde ise fazla kesim yapmalıdır, zayıf gelişen dalların gelişmesini artırmak için açıları daraltılmalı, kuvvetli gelişen dalların gelişmesini azaltmak için ise dallar eğilerek açıları genişletilmelidir, şekil oluşturma amacıyla ana dalların açılarının düzenlenmesinde ana dalların gövde ile açıları 45-60 olmalıdır, bu işlem yaz aylarında da yapılabilir, budanan yerlerde tırnak veya budak bırakılmamalıdır, kalın dal kesimlerinde mutlaka yük alma işlemi yapılmalıdır. Bu sayede kabuk veya dal yarılmaları önlenmiş olur. Yara yerleri aşı macunu veya kara boya ile kapatılmalıdır, dal kesimleri bir yan dalın veya gözün hemen üzerinden gözün veya dalın aksi yönüne doğru hafif meyilli olarak yapılmalıdır. Budama şekilleri nelerdir? Şekil budaması; Bir meyve ağacından en yüksek verimi alabilmek için ana dalların iyi oluşturulması yanında yardımcı dalların da düzenli seçilmesi gerekir. Genellikle genç ağaçlar kuvvetli ve uzun sürgünler meydana getirirler. Ana dalı oluşturacak bu sürgünler üzerinde yardımcı (tali) dalların meydana gelmesi için dalların uçları kesilmelidir. Bilhassa yan dal vermeyen meyve tür ve çeşitlerinde bu çok önemlidir. 80-100 cm ve daha uzun sürgün veren genç ağaçlarda dalların uçları alınmadığında istenilen yönde ve sayıda tali dallar oluşmayacağı için ilerde ana dallar üzerinde boşluklar meydana gelir. Bu da ağaçtan genelde daha az meyve alınmasına neden olur. Mahsul budaması; Budama sonucunda ağaçta bırakılacak en uç dallar veya gözler daha öncede belirtildiği gibi tacın dışına doğru bakmalı, diğer dallar ise ağacın boşluklarını doldurmalı ve güneş görebilmelidir. Kalın dallar üzerinde bulunan küçük meyve dalları çok sık değillerse kesilmemelidir. Böylece ağaç tacının maksimum hacminden yararlanılarak verim artırılabilir. Mahsul budamasında meyve dallarının uzunluğu iri meyveli şeftali, elma ve armut gibi meyve türlerinde en fazla 40 cm kadar olmalıdır. Zayıf dallar daha kısa, kuvvetli dallar daha uzun bırakılmalıdır. Bir yıllık uzun bir dalın ucu kesilmeden bırakılırsa, üzerinde meydana gelen fazla sayıdaki meyve, dalın kırılmasına neden olabilir. Ayrıca böyle dallar yeterli uzunlukta yeni sürgün veremezler. Bilhassa şeftali ağaçlarında daha sonraki yıllar verimde azalma ve ağacın gelişmesinde zayıflama görülür. Mahsul budaması sonucunda ağaç hem o yıl yeterli ürün vermeli, hem de daha sonraki yıllarda verim verecek yeni sürgünler oluşturmalıdır. Bir dalın hem meyve vermesi ve hem de yeni sürgün oluşturması o dalın ortalama üçte birini (1/3’ünü) kesmekle sağlanabilir. Daha fazla kesim meyvenin az olmasına, fakat sürgünlerin kuvvetli gelişmesine, az kesim ise meyvenin çok olmasına ve sürgünlerin zayıf gelişmesine neden olur. Ortalama 30 cm’den kısa olan meyve dallarında genellikle uç alma işlemi yapılmamalıdır. Meyve ağaçları yaşlandıkça genellikle verimi fazlalaşır ve sürgün gelişmesi zayıflar. Bu tür bir gelişmenin uzun süre devam etmesi, zamanla verimin de azalmasına neden olur. İyi, kaliteli ve her yıl düzenli meyve elde etmek, ancak ağaç fizyolojik dengede olduğu zaman mümkündür. Yaşlı ağaçlarda diğer bakım tedbirleri yanında, ağaçta yapılacak kalın dal kesimleri yani gençleştirme budaması da ağacın verimini ve sürgün gelişmesini dengeler. Bazı meyve türleri çok kalın dal keserek ağacı gençleştirmeye karşı zamk çıkarma, kuruma gibi olumsuz tepki gösterirler. Bu gruba giren erik, kiraz, vişne, kayısı, şeftali ve badem gibi meyve türlerinde gençleştirme budaması, daha genç ve ince dalları keserek yapılmalıdır. Elma, armut, zeytin, ayva ve turunçgiller gibi meyve türlerinde gençleştirme budaması başarıyla uygulanır. Budayıcı budama sırasında şu konulara dikkat etmelidir; Ağacın gelişme gücünü, meyve dallarındaki çiçek tomurcuğunun miktarını budamaya etkili olabilecek diğer faktörleri, başka bir ifade ile budayıcı ağacı iyi tanımalı ve onun kesime karşı göstereceği tepkiyi, dolayısıyla kesimin verime ve meyve kalitesine etkilerini iyi tahmin edebilmelidir. Budama sonunda çıkan budama artıkları ve bahçe kenarlarındaki çalılıklar, kuru bitki parçaları hastalık ve zararlıların en iyi barınak yeridir. Meyve ağaçlarına ve ürünlerine zarar veren bu hastalık ve zararlıların çoğalmaması için bu artıklar yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Budama sonunda meyve ağaçlarında kış ilaçlamalarının da yapılması zorunludur."