POLİTİKA - 13 Mart 2026 Cuma 21:32

İSTANBUL-2) Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dün gece olduğu gibi, hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz"

A
A
A
İSTANBUL-2) Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dün gece olduğu gibi, hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz"

Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı, hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Erdoğan’ın yanı sıra iftarda, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile çok sayıda davetli katıldı.


"6 yaşındaki kız çocuklarının, 365 kurşun sıkılarak öldürülen bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur"


Programda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam Coğrafyasında yaşananlara dikkat çekerek, "Ramazan; Barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam Coğrafyasının acıyla, gözyaşıyla, çatışmalarla, savaşlarla anılması, bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail’in, Batı Şeria’da ki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, bin 120’yi aşkın Filistinli sivil, son 2 yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim’den bu yana, Gazze’de şehit edilenlerin sayısı 640’ı buluyor. Katledilenlerin kahiri ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklar, ya füzelerin, ya bombaların, ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran’dan, Yemen’e, Sudan’dan, Somali’ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında aynı üzücü manzara ile karşı karşıyayız. Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup, lütfen samimiyetle cevap verelim; Sabah güle oynaya okullarına giden yavruların, akşam evlerine dönemediği bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının, 365 kurşun sıkılarak öldürülen bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur?" şeklinde konuştu.


"Gazze’de ki kardeşlerimiz başta olmak üzere, dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz"


Dünyanın İslam Coğrafyasında yaşananlara sessiz kaldığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha üzücü olan, tüm dünyanın bu tabloya sessiz kalması, yaşanan acıları yok saymasıdır. Suriye’de, 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali’de insanlar açlıkla kırılırken bunu gördük. Hocalı da kardeşlerimiz katlediliken bunu gördük, en son bunu, Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük. Halklar teki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleri ile dolup taşarken, ne yazık ki yönetimler kimi zaman baskıya, kimi zaman şantaja boyun eğdi. Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Birkaç dışında coğrafyamızda zulme tepki gösteren başka neredeyse kimse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Bugün Türkiye’nin Anadolu Merkezli çoban ateşi, gönül coğrafyamızda binlerce mazlumun yüreğini ısıtıyor. Filistin’den, Arakan’a, Afrika’dan, Latin Amerika’ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde, sizlerle, resmi kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir yetimin başını okşamak için hep beraber seferber olmuş bulunmaktayız. Gazze’de ki kardeşlerimiz başta olmak üzere, dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz. Milli İrade Platformu önünde, 1 Ocak’ta Galata Köprüsü’nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, Filistin’i unutmuyoruz. Bu can, bu bedende olduğu müddetçe, mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz. Baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız. Sadece mazlumun değil, yaklaşık 13 yıldır Milli iradenin ve Milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum" dedi.


"Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir"


İftar programında konuşmasını sürdüren Erdoğan, "Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece, İstiklal ve İstikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Bundan sonrada, tek yürek, tek bilek, olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölgemizin içinde bulunduğu konjöktürde hem kardeşliğimizi güçlendirmeye, hem de sağ duyuyu korumaya ihtiyacımız var. Biz, hükümet olarak, ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara çok dikkat ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasına gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar, tahlil ve tetkik ediyoruz. Hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı, hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir. İran’a saldırılarla eş zamanlı köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kaymakamlar toplantısı: Bayram güvenliği, göç, tarım ve şehir düzeni görüşüldü Samsun Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen İlçe Kaymakamları Toplantısı’nda yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi güvenlik ve trafik tedbirleri başta olmak üzere düzensiz göçle mücadele, tarım alanlarının korunması, metruk binalar ve sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmalar ele alındı. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve şehirde huzur ile güvenliğin artırılmasına yönelik adımlar değerlendirildi. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, kamu hizmetlerinin etkin yürütülmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, sosyoekonomik faaliyetler ile kalkınma programlarının mevcut durumu ele alınırken yaklaşan Ramazan Bayramı ve ara tatil sürecinde alınacak trafik, asayiş ve güvenlik tedbirleri de değerlendirildi. Ayrıca işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin denetim süreçleri, ruhsatsız faaliyetlerin önlenmesi ile ticari hayatın düzenlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik uygulamalar görüşüldü. Toplantıda mevsimlik tarım işçilerinin geçici yerleşim alanlarında fiziki şartların iyileştirilmesi, çevre sağlığı tedbirlerinin alınması ve altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar da gündeme geldi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve halk sağlığı denetimleri konusunda yapılacak çalışmalar hakkında değerlendirmeler yapıldı. Düzensiz göçle mücadele, yabancıların iş ve işlemleri ile sosyal uyum süreçlerinin de ele alındığı toplantıda sivil savunma, afet yönetimi ve acil durum koordinasyonu, su kaynaklarının yönetimi, taşkın risklerinin önlenmesi ve dere yataklarının korunmasına yönelik tedbirler de görüşüldü. Kültür ve turizm hizmetlerinin desteklenmesi, kültür varlıklarının korunması ve turizm faaliyetlerinde kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi konularının da gündeme geldiği toplantıda aile ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi, dezavantajlı gruplara yönelik hizmetler, tarım ve orman hizmetlerinin yürütülmesi ile gıda güvenliği ve tarımsal arazilerin korunmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili yürütülen çalışmalar, metruk binalara yönelik tedbirler ve şehirde huzur ile güvenliğin sağlanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği konuları ele alındı.
Kocaeli 105 milyon liralık dolandırıcılık operasyonunda 18 şüpheli tutuklandı Kocaeli merkezli 7 ilde, kendilerini Azerbaycan menşeli şirket gibi göstererek sahte çağrı merkezleri üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheliden 18’si tutuklandı, 7’si ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Azerbaycan menşeli bir şirket izlenimi vererek yurt içindeki firmaları dolandıran şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerin internete verdikleri sahte ilanlar ve "patates hat" olarak bilinen açık hatlar üzerinden kurdukları sahte çağrı merkezleri aracılığıyla 28 kişiyi mağdur ettiğini belirledi. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Düzce, Kütahya, İzmir ve Bursa’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Planlı operasyonda, aralarında örgüt elebaşı H.İ.A.’nın da bulunduğu 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, 29 cep telefonu, 32 SIM kart, 2 tablet, 2 hard disk ile kurusıkıdan bozma tabanca ve 53 fişek ele geçirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, şüphelilerin banka hesaplarında toplam 105 milyon 861 bin liralık para trafiği olduğu tespit edildi. Öte yandan, operasyon kapsamında yakalanan örgüt elebaşı H.İ.A.’nın çeşitli suçlardan 81 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 25 zanlı, adliyeye sevk edildi. Bugün mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 18’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 7’si adli kontrolle serbest bırakıldı.
İstanbul Ticaret Bakanı Bolat: "Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bulgaristan ile Türkiye arasında Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı açılması için anlaşma taslağının gönderildiğini belirterek, "Bulgaristan Parlamentosu Türkiye ile, Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını bize gönderdi. Kapıkule’nin hemen kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin İstanbul’daki iftar programında yaptığı konuşmada Bulgaristan Parlamentosu’nun Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını Türkiye’ye gönderdiğini duyurdu. Bolat, "Avrupa’ya taşımalarımız için çok önemli bir yeni ticari taşımalarda önemli imkan sağlayacak. Yeni bir koridor yeni kanal açılmış olacak. Kapıkule veya bazen Hamzabeyli’de, İpsala’daki yığılmaları da böylece azaltmış olacağız. Bu önemli, olumlu gelişmeyi de sizinle bir son dakika gelişmesi olarak paylaşmış olalım" diye konuştu. Türkiye’de lojistik sektörünün hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, sektörün pazar büyüklüğünün 100 milyar dolar seviyesini aştığını söyledi. Bolat, "Maşallah hızla gelişen bir lojistik sektörümüzü görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye ekonomisinde pazar büyüklüğü yüz milyar dolar seviyesinde. Onu biraz aşmış durumda. Bu anlamda Türkiye dünya lojistik sektöründe ciddi de bir ihracata sahip. Geçen yıl 42 milyar 400 milyon dolarlık lojistik ihracatımız oldu. Bu da 122,5 milyar dolarlık hizmetler ihracatımızın yüzde 35’ini oluşturmaktadır. Bu büyük bir rakam. Böylelikle sektörün iştigal eden bütün sektör paydaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Birlikte Türkiye’mizin hizmet ihracatını büyütmeye ve ülkemizin dış güzel dengelerinde daha iyi noktalara taşımaya gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin dünya lojistik ihracatında yüzde 2,8 pay ile 10’uncu sırada bulunduğunu ifade eden Bakan Bolat, "Türkiye dünyada lojistik ihracatında yüzde 2,8’lik bir payla dünyada onuncu sırada yer almaktadır. Bu büyük bir başarıdır. Bir de lojistik performans endeksi var. Türkiye’nin performansında belirgin bir iyileşme, gelişme gözlemliyoruz. 2018 yılında 3,15 beş puanla 47. sırada bulunan ülkemiz lojistik performans endeksinde 2023 yılında 3,43 puanla 38. sıraya yükseldi. Gümrük süreçleri, altyapı kalitesi, lojistik yetkinlik, hızlı teslimat gibi alanlarda önemli iyileşmeler sağlandı. Burada Ulaştırma ve taşımacılık kaynaklı emisyonların azaltılması, dijitalleşme, modern gümrük uygulamaları yoluyla lojistik süreçlerini optimize edilmesi bizim Ticaret Bakanlığı’mızın stratejik hedefleri arasında yer almaktadır" diye konuştu. Gümrük süreçlerinde dijitalleşmenin hız kazandığını kaydeden Bolat, e-tır sistemi, tek pencere uygulaması, elektronik belge değişim mekanizması ve yeni bilgisayarlı transit sistemi olarak bilinen NCTS Transit Sistemi ile ticaretin daha hızlı ve güvenilir hale getirildiğini söyledi. Bolat, "Gümrüklerdeki kolaylıkların artması taşımacılık hizmetlerinde gümrükle bağlantılı kolaylıklar taşımacılarımız ve performansını olumlu yönde etkilemektedir. e-tır sistemi yeni bilgisayarlı transit sistemi NCTS, tek pencere uygulaması elektronik belge değişim mekanizması gibi uygulamalarla ticareti kolaylaştırıp, hızlandırıp taşımacılarımızın da sürelerinin hızlanması ve çabukluğun artmasını katkı vermekteyiz. Özellikle NCTS olarak kısaca bilinen yeni bilgisayarlı transit sistemi uluslararası transit ticareti de güvenilir, şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmeye yardımcı olmaktadır. Hatırlarsanız 17 Kasım 2024 Pazar günü biz NCTS’nin yeni versiyonu olan faz beş sistemine geçmiştik. Şimdi önümüzdeki bu yıl faz 6’ya geçiş yapmak zorundayız. Avrupa Birliği ile olan yükümlülüklerimiz gereği bu konuda da Ticaret Bakanlığımız da çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmektedir" dedi. Türkiye’de ulusal ve ortak transit taşımalarının da önemli ölçüde arttığının altını çizen Ticaret Bakanı Bolat, "Ulusal ve ortak transit kapsamında ülkemiz hareketli taşımada 2013 ile 2025 yılları arasındaki on iki yılda yüzde 65 artmıştır. Yıllık 1.5 milyondan 2.5 milyona çıkmıştır. Ülkemiz barışlı taşımalar ise yine bu dönemde 2012 ile 2025 yılları arasında yüzde 86’lık bir artıştı gösterdi, 1,2 taşımada 2,2 milyon seviyesine yükseldi. Ülkemiz 1929 yılında Birleşmiş Milletler himayesinde kurulan uluslararası anlaşma hürriyetine sahip tığ sözleşmesini ve sisteminden 1966 yılında katıldı. Bu önemli bir aşamaydı. Bunun sayesinde gerek ikinci taşımalar, gerekse uluslararası transit taşımalarda Türk lojistik sektörü büyük bir gelişme kaydetti" diye konuştu