GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 16:17

İran’da mahsur kalan Pegasus uçağı 52 gün sonra Sabiha Gökçen’de alkışlarla karşılandı

A
A
A
İran’da mahsur kalan Pegasus uçağı 52 gün sonra Sabiha Gökçen’de alkışlarla karşılandı

İran’da hava sahasının kapanması nedeniyle 52 gün mahsur kalan Pegasus yolcu uçağı, yürütülen başarılı operasyonun ardından İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na ulaştı. Pegasus Hava Yolları’nın başarılı kriz yönetimi ve güçlü operasyonuyla Türkiye’ye getirilen uçak alkışlarla karşılandı.


İran’da 52 gün süren zorunlu bekleyişin ardından hava sahasının kısmen yeniden açılmasıyla gerçekleştirilen başarılı operasyonla Pegasus Hava Yolları’na ait Airbus A321neo tipi "Elif Mina" isimli yolcu uçağı, dün Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na güvenle iniş yaptı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası hava sahasının kapatılması nedeniyle Tahran’da mahsur kalan uçağın tahliyesi, Pegasus’un ilgili tüm birimleri tarafından hassas şekilde yürütülen detaylı çalışmalar sonucunda gerçekleştirildi. Teknik ve diplomatik girişimlerle yürütülen kapsamlı bir operasyon sonucunda bölgeye giden A320 tipi "Ayda" isimli ikinci bir uçağın eşlik ettiği Elif Mina isimli yolcu uçağı yurda getirildi. Söz konusu uçak son seferini 28 Şubat tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen-Tahran hattında gerçekleştirmiş, bu tarihten itibaren Tahran’da beklemek zorunda kalarak yurda dönememişti. İstanbul’a dönüşü heyecanla beklenen uçağı karşılayan isimler arasında İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ekibi, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ve Pegasus üst yönetimi yer aldı. Uçak ve destek ekibi Türkiye semalarında görülmesinin ardından apronda alkışlarla karşılandı.



En güvenli rotadan dönüş yapıldı


Uçağın dönüş sürecinin güvenle tamamlanması için görevli uçuş ekibi yaklaşık üç saatlik bir uçuş gerçekleştirdi. Uçak, Tahran’dan kalkışının hemen ardından 38.000 feet irtifada kuzey rotasını takip ederek Azerbaycan ve Ermenistan hava sahalarından geçti ve Kars üzerinden Türk hava sahasına giriş yaptı. Dönüş planlaması Pegasus’un titizlikle yürüttüğü operasyonel yaklaşımı doğrultusunda en uygun rota üzerinden, kontrollü olarak yapıldı. Uçuş ekiplerinin daha önce karayoluyla Türkiye’ye tahliye edildiği, uçakların ise bulundukları noktalarda muhafaza edildiği paylaşılmıştı. Hem operasyonel hem de insani açıdan titizlikle yürütülen süreç sonunda uçuş ekibi ve uçaklar güvenli şekilde ülkeye döndü.



Sabiha Gökçen’in kriz dönemlerinde koordinasyon gücü


İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın en önemli hava yolu paydaşlarından Pegasus Hava Yolları’na ait uçak gerekli teknik inceleme ve bakım süreçlerinden yeniden uçuşlara dahil edilecek. Sabiha Gökçen Havalimanı, bu operasyonla birlikte kriz dönemlerinde havacılık operasyonlarının güvenli ve koordineli şekilde yürütülmesindeki kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu.



İran’da mahsur kalan Pegasus uçağı 52 gün sonra Sabiha Gökçen’de alkışlarla karşılandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ davasında Kadir Aydar savunma yaptı Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Aydar "Babam Mustafa Aydar’ın, İhsan Aktaş ile yapmış olduğu meşru ticaret sebebiyle 12 aydır tutukluyum. Aktaş, benim babamın şirketine ait projeden iki daire beğenmiş ve satın almış. Ben anlamakla güçlük çekiyorum. İhsan Aktaş akrabalarımın belediyeden alacağını alabilmesi karşılığında Mustafa bana daire sattı diyor. 25 Temmuz’da belediyeden toplam alacağı 1,5 milyondur. İhsan Aktaş, ‘4 milyonluk daireyi 4-5 katına sattılar’ diyor. Benim bu ticaretle alakam yoktur. Eğer parayı almış olsaydık aldık derdik. Dairenin çıplak halinin bile 16 milyon olduğu bilirkişi raporu ile sabittir" dedi. "İhsan Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir" Aydar tahliye taleplerine ilişkin savunmasında "İtibar edilmesi gereken bilirkişi raporları değil midir? Bu şahıs almış olduğu dairelerin paralarını bile ödemedi. Ben paramı almadım, alsaydım saklamazdım. İhsan Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. Babamdan 2 adet daire ve araç satın almış. Daire satışına rüşvet, araç satışına karlı ticaret diyor bu adam. İhsan’ın babamdan araç aldığı ortaya çıkınca tarihi uyduruyor. Yalancı tanıklar da banka dekontlarını ortaya çıkarıyor. 10 milyon gibi bir para alınması söz konusu değildir. Babamın ağustos ayında aldığı aracı temmuzda satması fiziken de mümkün değildir. Babam aracı ağustos ayında galeriden almıştır. Bizde temmuz ayında böyle bir araç yoktur. Babam 9 Ekim’de aynı marka araç aldığı için eskisini satmak istemiştir. Bu belgeleri size sunuyorum. Babam 15 Ekim’de İhsan Aktaş ile görüşmüş ve isteği üzerine aracı kendisine satmıştır. 17 Ekimde Zafer Yaman’ı gönderip babam aracın parasını almıştır. Babamın ekim ayında aldığı para İhsan Aktaş’a sattığı Mercedes marka aracın parasıdır. Babam ekim ayındaki parayı ev için almış olsaydı ‘ev için aldım’ derdi. Zaten ev konusunda da babam Aktaş’tan alacaklı. Ben ‘veresiye rüşvet mi olur?’ dediğim zaman Aktaş’ın zoruna gitmişti. Veresiye rüşvet mi olur? Her ne ile suçlanıyorsam bunlar maddi menfaat için yapılmaz mı? Biz evden kâr, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur, zararına rüşvet mi olur? İhsan Aktaş ticaret zarar olunca şikayet edip tutuklanmama sebep oluyor. 12 aydır ağır müebbetlik mahkumların şartlarında evinden bin km uzakta yatan ve adalet isteyen birisiyim. İşlemediğim bir suçtan dolayı 1 yıldır cezaevindeyim. Ben bu dosyadan beraat edecek olsam Aktaş bunun hesabını nasıl verecek? Bizler sizlerin adaletine sığınıyoruz. Örgüt lideri Aktaş bile 5 ay yatmışken ben 1 yıldır yatıyorum. 700 yılla yargılanan bir adamın mı kaçma şüphesi vardır yoksa benim mi? Ben arandığımı duyunca bizzat kendim teslim oldum. Halkın seçtiği bir insan olarak onların güvenini boşa çıkaramam. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ise, "Temelsiz iddialarla bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim. Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim" dedi. Duruşmaya savunmaların ardından öğle arası verildi.