SAĞLIK - 12 Mart 2026 Perşembe 12:26

İnme geçiren 91 yaşındaki hastaya başarılı müdahale, uzmanlardan uyarı: "Dakikanın önemi var"

A
A
A
İnme geçiren 91 yaşındaki hastaya başarılı müdahale, uzmanlardan uyarı: "Dakikanın önemi var"

İstanbul’da yaşayan 91 yaşındaki Ali Bakırkalay’da bir anda konuşma bozukluğu, ağızda kayma gibi durumlar gelişince hemen hastaneye kaldırıldı. İnme geçirdiği anlaşılan ve başarılı bir tedavi süreci geçiren Kalay, "Kızlarım ‘Baba ağzın kaydı’ dedi. Hepsi düzeldi, bana çok iyi baktılar" derken uyguladıkları tedavi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Songül Şenadım, "Hastamızı yürüyerek taburcu ettik. İnmenin tedavisi acildir, 1 dakika bile önemli. İnme gençlerde de artık sık görülüyor. Hipertansiyon, diyabet, sedanter yaşam, sigara kullanımı gibi risk faktörü olan insanlarda inmeyi diğer insanlara göre daha fazla görüyoruz" dedi.


Yüzde kayma, çekilme, konuşmada bozulma, kol ya da bacakta güçsüzlük, kol ve bacak bölgesinde uyuşma gibi belirtileri olan inme (felç) her yıl çok sayıda kişiyi yaşamdan koparırken uzmanlar, uyarıyor. İstanbul’un Avcılar ilçesinde de 91 yaşındaki Ali Bakırkalay’da edinilen bilgiye göre 30 Ocak Cuma günü 16.00 sıralarında konuşma bozukluğu, bir anda yüzünde kayma gibi belirtiler ortaya çıktı. Endişelenen ailesi önce tansiyon ile ilgili bir problemden şüphelendi sonra inme olduğunu anlayınca sağlık ekiplerine haber verildi. İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi İnme Merkezi’ne getirilen Kalay için hemen işlemlere başlandı. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Songül Şenadım ve inme merkezi ekibinin başarılı tedavisiyle sonrası Kalay taburcu edildi. Doç. Dr. Şenadım, uygulanan tedavi ve inmeye ilişkin bilgi verdi. İnmede 1 dakikanın bile büyük önem taşıdığını aktaran Doç. Dr. Şenadım, inmenin önlenebilir olduğuna dikkat çekti. Kalay ve torunu ise yaşadıkları süreci anlattı.



"Kızlarım ‘Baba ağzın kaydı’ dedi, hepsi düzeldi"


Rahatsızlandığı süreçle ilgili konuşan 91 yaşındaki Ali Bakırkalay, "Evvela bir şey hissetmedim, odaya girdim, çıkıyordum, sağ tarafa düştüm. Kafamı kapıya vurdum. Ondan sonra bir daha konuşamadım, Allah doktor kızlarımdan sağ olsun. Bana çok iyi baktılar, çok teşekkür ediyorum. Ertesi gün iyileştirdiler beni, Kızlarım ‘Baba ağzın kaydı’ dedi. Hepsi düzeldi, düzelttiler" ifadelerini kullandı.



"En sık belirtiler; ağızda kayma, kol ve bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu"


Hastasının durumuna ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Songül Şenadım, "Ali Bey 91 yaşında, ani gelişen sağ kol ve bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu şikayetleriyle acil servisimize başvurdu. Bu belirtiler bize ilk olarak inmeyi düşündürdü. Hastamızı acil olarak görüntüleme amacıyla radyoloji ünitesine aldık. Beynin sol orta serebral arter dediğimiz büyük damarlarından birinde bir tıkanıklık olduğunu fark ettik. Buradaki damarı açmak üzere acil olarak hastamızı anjiyo ünitesine aldık. Mekanik trombektomi dediğimiz bir işlemi yaptık ve oldukça iyi geçti. İşlemden sonra kol ve bacağındaki güçsüzlükte belirgin bir düzelme gördük, yürüyerek taburcu ettik. İnme bir beyin damar hastalığıdır, beyin damarlarının tıkanması ya da kanamasına bağlı olarak ortaya çıkar. En sık belirtiler; ağızda kayma, kol ve bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, dengesizlik, görme bozukluğu şeklinde. Bu belirtiler hastada gelişir gelişmez hemen 112’yi aramaları, çok hızlı bir şekilde hastanın inme merkezine getirilmesi gerekiyor" dedi.



"İnme gençlerde de artık sık görülüyor, 1 dakika bile önemli"


İnme sonrası hızlı müdahalenin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Şenadım, "İnmenin tedavisi acildir, birkaç tedavi seçeneği var. İlk 24 saate kadar mekanik trombektomi dediğimiz işlemi uygun hastalarda yapabiliyoruz. Tabi ki bu süre ne kadar erken olursa o kadar iyi. Bizim için 1 dakika bile önemli, dakikada 1.7 milyon nöron kaybımız oluyor. Bu hastamızda kalpte ritim bozukluğu tespit ettik, pıhtının sebebini ona bağladık. Bu da yine ileri yaşta sık görülen inme sebebidir. İnme gençlerde de artık sık görülüyor. İnme sıklığı artıyor çünkü beklenen yaşam süresi artık arttı. İnme sıklığının artmasının diğer bir sebebi de risk faktörlerimizin olması. Hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, sedanter yaşam, sigara kullanımı, uyku apne sendromu. Bu tür risk faktörü olan insanlarda inmeyi diğer insanlara göre daha fazla görüyoruz. Hastalar risk faktörlerini kontrol altına alırsa inme önlenebilir. Ali Bey ilk 6 saat içinde geldi" şeklinde konuştu.



"Gayet sağlıklı, şu an her şeyini yapabiliyor"


Kalay’ın torunu Halil Kaan Sarıkaya ise "30 Ocak Cuma günü 16.00-16.30 gibi anneannem aradı. Dedemin kötü olduğuna dair, direkt annem ve babam onlara geçti. İlk başta bizimkiler tansiyon ile alakalı bir şey olduğunu düşünmüşler. Daha sonra toparlamak yerine daha kötü olunca yüzde kayma meydana gelince, isim hatırlamama olunca inme olduğunu anlıyorlar. Ambulansa haber veriliyor, ambulans bu hastaneye getirdi. Operasyon yapıldı, gerçekten çok hızlıydı. Burada çok iyi bakıldı, çok hızlı bir şekilde her şey halloldu. Çok mutluyuz, şu an gayet iyi, öncesinde yaptığı işleri kendi başına yapmaya devam ediyor. Gayet sağlıklı bir şekilde şu an her şeyini yapabiliyor" dedi.



İnme geçiren 91 yaşındaki hastaya başarılı müdahale, uzmanlardan uyarı: "Dakikanın önemi var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş 2 milyar TL’lik yatırımla Kahramanmaraş’a kazandırılan yeni stadyum yükseliyor Kahramanmaraş’ta 17 bin 500 seyirci kapasitesine sahip şehrin yeni stadyumunun inşası hızla devam ediyor. Kahramanmaraş’ın uzun yıllardır özlemle beklediği ve en önemli ihtiyaçlarından biri olan stadyum projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Dulkadiroğlu İstasyon Mahallesi’nde hayata geçirilen modern stadyum projesinde önemli aşamalar geride bırakılırken, inşaat sahasında yoğun bir mesai yürütülüyor. Toplam 2 milyar TL’lik yatırımla şehre kazandırılan yeni stadyumun temel imalatları ve ana taşıyıcı sisteminin büyük bölümü tamamlandı. Proje kapsamında tribünlerin önemli bir kısmı da inşa edilirken, saha çevresindeki yapı elemanları ve tribün montaj çalışmaları eş zamanlı olarak sürdürülüyor. İnşaat sahasında yürütülen çalışmalar kapsamında kuzey, doğu ve batı tribünlerinde üçüncü kata ulaşılırken, güney tribünün inşası da büyük bir hızla ilerliyor. Tribün bloklarının yükselmesiyle birlikte stadyumun genel silueti de her geçen gün daha belirgin hale geliyor. 17 bin 500 seyirci kapasitesine sahip olacak şekilde projelendirilen stadyum, sadece bir spor tesisi olmanın ötesinde modern bir yaşam ve etkinlik alanı olarak tasarlandı. Projede; modern localar, geniş ve fonksiyonel fuaye alanları, sosyal donatı birimleri, spor salonları ve çağdaş stadyumlarda bulunması gereken tüm teknik altyapı unsurları yer alacak. Böylece tesis hem spor müsabakalarına hem de farklı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek çok yönlü bir merkez niteliği kazanacak. Tamamlandığında Kahramanmaraş’ın spor altyapısına önemli katkı sağlayacak olan yeni stadyum, aynı zamanda şehrin sosyal ve ekonomik hayatına da canlılık kazandıracak. Spor karşılaşmalarının yanı sıra kültürel ve sosyal etkinliklere de ev sahipliği yapması planlanan tesisin, bölgesel ölçekte bir çekim merkezi olması hedefleniyor. Bu yönüyle stadyumun, Kahramanmaraş’a yeni bir marka değeri kazandırması bekleniyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, stadyum inşaatında gelinen aşamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, şehrin uzun yıllardır beklediği önemli bir yatırımın hızla yükseldiğini belirtti. Başkan Görgel, "Şehrimizin uzun yıllardır beklediği stadyum projesi büyük bir hızla sürüyor. Temel imalatları ve taşıyıcı sistemin büyük bölümü tamamlandı, tribünler yükselmeye devam ediyor. Her geçen gün stadyumun silueti daha belirgin hale geliyor. Bu proje yalnızca bir spor tesisi değil, aynı zamanda Kahramanmaraş’ın sosyal hayatına, gençliğine ve spor kültürüne değer katacak çok önemli bir yatırım. Tamamlandığında hem spor altyapımız güçlenecek hem de şehrimiz yeni bir cazibe merkezi kazanacak" ifadelerini kullandı.
Antalya Kocagöz: "Kepez Antalya’nın vitrini olma yolunda" Varsak Menderes Mahallesi’ndeki iftar programında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez’deki değişim ve dönüşüme değinerek, "Eskiden Antalya’nın arka bahçesi olarak anılan Kepez, bugün Antalya’nın vitrini olma yolunda hızla ilerliyor" dedi. Kepez Belediyesi, Ramazan’ın yirmi birinci gününde iftar sofralarını Varsak Menderes Mahallesi’nde kurdu. Demirel, V.Esentepe ve V.Menderes Mahallesi sakinleri gönül sofralarında bir araya geldi. Kur’an tilavetiyle gönüller huzur bulurken, eller semaya açılarak hep birlikte dualar edildi. Birlik ve beraberlik içinde lokmalar paylaşıldı, komşular aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, Ramazan’ın manevi atmosferinde komşularıyla bir araya geldi. İftar yemeği öncesi masaları tek teke gezerek, "Hayırlı Ramazanlar" dileklerini iletti. Programda konuşan Başkan Kocagöz, Ramazan ayının sabırla beraber birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışmayı öğrettiğini söyledi. Belediyecilik anlayışının sadece park yapmak ya da yol yapmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Bizler çocuklarımızın umutlarını, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirmek ve büyüklerimizin de huzur içinde bir ilçede yaşayabilmeleri için gecemizi, gündüzümüze katıyoruz ve Kepez için çalışıyoruz. Bizim için en önemlisi; bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümemeli, bir insanımız yatağa aç girmemeli, işte bunun için mücadele ediyoruz. Derdimiz yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu yok etmektir. İşte bunun içinde bir değişim başladı. Eskiden Antalya’nın arka bahçesi denilen Kepez, Antalya’nın vitrini olma yolunda ilerliyor. Bunu hep birlikte yapıyoruz" dedi. Türk’ün gücü Dünyadaki sıcak gelişmelere de değinen Kocagöz’ün, "Maalesef dünyamız kan ve gözyaşı… Dünyayı ateşe verenlerin bir gün o ateşte yanacaklarını hep beraber biliyoruz. Biz Türkleri ayağa kaldırmak zordur. Kimse bize bulaşmasın. Türklerin ayağa kalması zordur ama ayağa kalktı mı oturtması daha da zordur" sözleri alkışlarla karşılık buldu. Kepez’de birlik ve beraberlik Kepez’de Ramazan ayının dolu dolu programlarla geçtiğine değinen Başkan Kocagöz, her akşam düzenlenen iftar yemeğinde iki ya da üç mahalleyi aynı sofralarda buluşturduklarına değinerek, "Biz gönül sofralarında sizlerle birlikte olmaktan dolayı mutluluk ve huzur duyuyoruz" diye konuştu. Kocagöz, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda her akşam renkli Ramazan etkinliklerinin düzenlediğini de bildirdi. Kocagöz, Kent Meydanı’nda Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, iftar programının ardından Ramazan etkinliklerinin düzenlendiği Kepez Kent Meydanı’nı ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Meydanda kurulan stantları tek tek gezen Başkan Kocagöz, esnafla sohbet etti, hal hatır sordu. Yöresel lezzetlerin de yer aldığı stantları inceleyen Başkan Kocagöz, bir esnafın ikram ettiği Türk kahvesini geri çevirmeyerek içti. Ziyaret sırasında Antalya Yörük Türkmen Derneği tarafından Başkan Kocagöz’e poşu, tespih ve el emeği çanta hediye edildi. Ramazan ayının birlik ve beraberliğini vurgulayan Başkan Kocagöz, "Ramazan, yüzümüzde gülümseme ve dostluklarımızla güzel… Kepez Kent Meydanı’ndaki Ramazan etkinliklerimizde her akşam hemşehrilerimizle buluşuyoruz. Çocuklarımızın neşesi, gençlerimizin enerjisiyle meydan dolup taşıyor. Hep birlikte Ramazan’ın coşkusunu doyasıya yaşıyoruz" dedi.
Şırnak Şırnak’ta ilkokul öğrencilerine AFAD’dan hayat kurtaran afet eğitimi Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Şırnak İl Müdürlüğü tarafından ilkokul öğrencilerine yönelik afet farkındalık eğitimi düzenlendi. Gerçekleştirilen eğitim programında öğrencilere deprem, sel ve diğer doğal afetler sırasında nasıl davranmaları gerektiği uygulamalı olarak anlatıldı. AFAD Şırnak İl Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen eğitimlerde, küçük yaşta afet bilincinin oluşturulmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Program kapsamında öğrencilere afetlerin ne olduğu, afet öncesinde alınması gereken tedbirler, afet anında doğru davranış şekilleri ve afet sonrasında yapılması gerekenler hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Eğitimlerde özellikle deprem anında yapılması gereken "çök-kapan-tutun" hareketi uygulamalı olarak gösterilirken, öğrenciler de eğitime aktif şekilde katıldı. Uzman ekipler tarafından verilen eğitimlerde, doğal afetlerin tamamen önlenemeyeceği ancak doğru hazırlık ve bilinç sayesinde can ve mal kayıplarının en aza indirilebileceği ifade edildi. AFAD yetkilileri, afetlere karşı bilinçli bir toplum oluşturmanın küçük yaşlarda verilen eğitimlerle mümkün olduğunu belirterek öğrencilerin afet anında panik yapmadan doğru hareket etmelerinin hayati önem taşıdığını dile getirdi. Yoğun ilgi gören eğitim programında öğrenciler, afet anında nasıl hareket etmeleri gerektiğini öğrenmenin yanı sıra merak ettikleri soruları da AFAD ekiplerine yöneltme fırsatı buldu. Programın sonunda öğrencilere afet bilinci konusunda farkındalık kazandırılması hedeflenirken, eğitimin oldukça verimli geçtiği belirtildi. AFAD yetkilileri, benzer eğitim programlarının Şırnak genelindeki okullarda aralıksız şekilde devam edeceğini ifade ederek, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti.
Adana Yüreğir Belediyesi’nden kadın istihdamına destek Yüreğir Belediyesi, kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında 30 kadın işçi alımı için noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirdi. Kura çekim töreni Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Şeffaflık ve eşitlik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen kura çekimi, Adana 23. Noterliği gözetiminde yapıldı. Törende başvuruda bulunan adaylar arasından 30 asil ve 30 yedek aday kura ile belirlendi. Kura çekim törenine Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Rukiye Alpay Çinkılıç da katılarak süreci yerinde takip etti. Çinkılıç, kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek, belediye olarak kadın istihdamını destekleyen projelere devam edeceklerini ifade etti. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, kadın istihdamının artırılmasının hem toplumsal kalkınma hem de yerel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kadınların üretimde, hizmette ve çalışma hayatının her alanında daha güçlü şekilde yer almasını önemsiyoruz. Belediyemiz bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu alım da kadın emeğini destekleme ve fırsat eşitliğini güçlendirme hedefimizin bir parçasıdır. Şeffaf bir şekilde, noter huzurunda gerçekleştirdiğimiz kura ile belirlenen çalışanlarımızın Yüreğir’e değer katacağına inanıyorum. Kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kura sonucunda belirlenen asil adayların gerekli işlemleri tamamlamalarının ardından görevlerine başlayacakları, yedek adayların ise ihtiyaç halinde değerlendirileceği bildirildi.
Adana Beta Enerji’nin hedefi halka arz Türkiye’nin öncü transformatör markalarından Beta Enerji, sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktası için gün sayıyor. 130 milyon dolarlık yatırımıyla Avrupa’nın en büyük enerji kampüslerinden birini hayata geçiren şirket, halka arzla birlikte küresel enerji dönüşümünün merkezinde yer almayı hedefliyor. Yaklaşık yarım asırlık sanayi tecrübesine sahip Beta Enerji, bugün Adana’dan dünyaya uzanan üretim ve ihracat gücünü halka arz ile taçlandırmaya hazırlanıyor. Gelecek hedefleri hakkında açıklamalarda bulunan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketi enerji sektörünün şampiyonlar ligine çıkarmaya ve Beta markasını bir dünya markası yapmaya hazırlandıklarını belirtti. Halka arz için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayını beklediklerini ifade eden Yusuf Cenk Dağsuyu, "Halka arz kararımızın temelinde, şirketimizi kişilerden bağımsız, sistem temelli ve şeffaf bir yönetim yapısıyla üçüncü nesle güçlü bir kurumsal miras olarak aktarma vizyonu yatıyor. Uluslararası kurumsal yönetim standartlarını benimseyerek, finansal dayanıklılığımızı özkaynaklarımızla perçinlemeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini destekleyen yerli ve milli bir güç olarak, yatırımcıların bu büyüme hikayesine ortak olmalarını hedefliyoruz" dedi. "Enerji arz güvenliği savunma sanayi kadar kritik hale geldi" Elektrifikasyonun artık ülkeler için savunma sanayi kadar kritik bir arz güvenliği meselesi haline geldiğini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel konjonktürün transformatöre olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar artırdığını belirtti. Dağsuyu, enerjinin iletiminde alternatifi olmayan transformatörün, bugün dünya ekonomisinin en stratejik bileşeni olduğunu ifade ederek sektörün geleceğine dair şunları söyledi: "Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hayati bir noktaya taşıdı. Enerji artık ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınıyor. Bununla birlikte ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekeleri ekonomik ömrünü tamamlarken, bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesi gerekiyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala yeni altyapı yatırımı ihtiyacı çok yüksek. Yani küresel ölçekte hem yenileme hem de sıfırdan kurulum kaynaklı çift yönlü bir talep söz konusu. Yeşil dönüşüm, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekânın artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu hızlandırıyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştiriyor." "Artan talebi karşılayacak donanıma sahibiz" Beta Enerji olarak bu büyük dönüşümün tam merkezinde olduklarını belirten Dağsuyu, "Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünü temsil ederken, Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük enerji komplekslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile global ölçekteki bu talebi karşılayacak donanıma sahibiz. Tüm bu küresel gelişmeler, ürünlerimize olan talebin önümüzdeki uzun yıllar boyunca kesintisiz ve artarak devam edeceğini gösteriyor" dedi. "Enerji AVM’sini yeni kampüsümüzde başardık" Dağsuyu, yaklaşık 130 milyon dolar değerinde yatırımla hayata geçirdikleri yeni kampüs ile ilgili çarpıcı rakamlar da paylaşarak, "Eski tesisimizde yıllık 6 bin adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle 25 bin adedin üzerine ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi yaklaşık 30 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir ’enerji AVM’si’ kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık" ifadelerini kullandı. "İhracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" Beta Enerji’nin uluslararası pazarlardaki başarısına da dikkat çeken Dağsuyu, ihracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatarak şunları söyledi: "Kurulduğumuz günden bugüne 6 kıtada 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik ve toplam satışlarımızın içindeki ihracat payını yüzde 56 seviyesine ulaştırdık. 2025 yılında 2,3 milyar TL ihracat geliri elde ettik, toplam ciromuz ise 4,3 milyar TL oldu. Yeni kampüsümüzün tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte, bu başarıyı çok daha ileriye taşıyarak ihracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 100’ün, 5 yıl içinde ise 130’un üzerine çıkarmayı öngörüyoruz. Özellikle Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan, Suriye ve Ukrayna odak noktamızda yer alıyor. Turquality programının sağladığı ivmeyle de Amerika ve Avrupa pazarlarında en bilinen enerji markalarından biri olma yolunda varlığımızı her geçen gün daha da güçlendireceğiz." "Yeni teknoloji ve ürün yatırımlarını hızlandırmayı planlıyoruz" Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en büyük kozunun Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, 2010 yılında başlayan inovasyon yolculuğunu 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle taçlandırarak kurumsal bir ekosisteme dönüştürdüklerini belirtti. Ar-Ge stratejilerini, daha az enerji kaybı, daha uzun ömür ve akıllı şebeke çözümleri üzerine kurguladıklarını ifade eden Dağsuyu "Yeni nesil güç transformatörlerinden yüksek gerilim anahtarlama ürünlerine kadar geniş bir yelpazede, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan döngüyü dijital üretim sistemlerimizle hızlandırıyoruz. TÜBİTAK destekli projelerimizle transformatörleri sadece birer ekipman olmaktan çıkarıp, uzaktan izlenebilen ve yapay zeka ile erken uyarı veren akıllı çözümlere dönüştürdük. Üniversite-sanayi iş birliklerimiz sayesinde nitelikli genç beyinleri ekosistemimize dahil ediyor, patent ve ürün çıktılarımızla yeşil dönüşüm odaklı projelerimizi küresel pazarlarda fark oluşturacak şekilde geliştiriyoruz. Adana’daki Ar-Ge merkezimiz, sadece şirketimize değil, bölgenin teknoloji yatırımlarına ve tedarik zinciri gelişimine de yön veren bir üs konumunda. Önümüzdeki dönemde de yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, test altyapıları ve dijital üretim sistemleri, yapay zeka uygulamaları, verimlilik artırıcı üretim teknolojileri ve akıllı şebeke çözümleri alanında Ar-Ge faaliyetlerimizi hızlandırmayı hedefliyoruz" dedi. Küresel ticaretin yeni anayasası olarak kabul edilen "Sınırda Karbon Düzenlemesi"ne tam uyum stratejisini, sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiklerini belirten Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü dünyanın en prestijli yeşil bina sertifikası olan LEED standartlarında hayata geçirdik. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın yüzde 100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı yüzde 30 azaltmayı, su tüketimini yüzde 20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. "İnsan odaklı dönüşüme öncülük ediyoruz" Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile mevcut çalışan sayısını yaklaşık bin 200 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yusuf Cenk Dağsuyu, halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyelerine katmayı amaçladıklarını söyledi. Sanayide "insan odaklı" dönüşümün öncülüğünü üstlendiklerini ifade eden Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak" ifadelerini kullandı.