SPOR - 22 Aralık 2025 Pazartesi 17:10

Hidayet Türkoğlu: "FIBA’nın Onur Listesi beni ve ailemi gerçekten çok mutlu etti"

A
A
A
Hidayet Türkoğlu: "FIBA’nın Onur Listesi beni ve ailemi gerçekten çok mutlu etti"

Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA tarafından 2026 ’Onur Listesi’ne (Hall of Fame) seçilen ilk Türk sporcu olmasıyla ilgili, "Bugün ben ve ailemin çok heyecan ve gurur duyduğu günlerden bir tanesi. Dün açıklanmış olan FIBA’nın Onur Listesi beni ve ailemi gerçekten çok mutlu etti. Bizi buraya layık gören tüm yetkililere huzurlarınızda teşekkür ederim" dedi.


Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği (FIBA) tarafından 2026 ’Onur Listesi’ne (Hall of Fame) seçilen ilk Türk sporcu olan Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kendisi ve ailesi adına gurur duyduğu günlerden bir tanesini yaşadığını söyleyerek sözlerine başlayan Türkoğlu, "Daha önce hep milli takım için bir araya geliyorduk. Sizler de milli takımımızı hiçbir zaman yalnız bırakmıyordunuz. Bugün ben ve ailemin çok heyecan ve gurur duyduğu günlerden bir tanesi. Dün açıklanmış olan FIBA’nın Onur Listesi beni ve ailemi gerçekten çok mutlu etti. Bizi buraya layık gören tüm yetkililere huzurlarınızda teşekkür ederim" şeklinde konuştu.



"Türk halkı sevgisini hiçbir zaman eksik etmedi"


Türk halkına desteklerinden ötürü teşekkür eden Başkan Türkoğlu, "Bazen kelimelerle ifade edemeyeceğiniz noktalarda oluyorsunuz. Ben şu an onu yaşıyorum. Konsantrasyonumuz; ekip olarak Türk basketbolunu Türkiye’de istenen, görünürlük, bilinirlik, izlenme, kulüplerimizin hem Türkiye hem uluslararası başarısı milli takımlardaki başarılarımızın ülke basketbolunu her geçen gün gururlandıracağı noktaya getirmekti. Ailemle, uzun yıllar geçtiği için nasıl sevinmek gerekir onu bile bilemedik. Çok mutlu ve gururlu olduğumuzu dile getiriyoruz. Bu süreçler kolay süreçler değil. Bu ödül bireysel ödül gibi görünüyor ama hiçbir zaman tek başınıza aldığınız bir ödül değildir. Bunun için gece gündüz fedakarlık yapmak, çalışmak, bunlar bir özveri. Herkesin bu ödülde bir payı var. İnsanların yaptığınız işe saygı duyması, sizi taktir etmesi sizinle gurur duyması en büyük ödüllerden biridir. Türk halkı sevgisini hiçbir zaman eksik etmedi, buradan hepsine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



"İnşallah herkes benim yaşadığım bu gururu yaşar"


Türk basketboluna hizmet eden çok değerli sporcular olduğunu belirten Türkoğlu, "Ben bu ödüle layık görüldüm ama Türk basketbolunda geçmişten bu yana aktif ve bırakmış çok değerli spor adamı ve basketbolcu olduğuna inanıyorum. Hepsi Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etti. Şu anda da ülkemizi yurt dışında gururla temsil eden, milli formayı giyen çok değerli sporcularımız var. İnşallah herkes benim yaşadığım bu gururu yaşar" cümlelerine yer verdi.



"Hayatım boyunca keşkelerle hareket eden bir insan olmadım"


Hayatında her zaman kendine güvendiğini vurgulayan Hidayet Türkoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Hayatım boyunca keşkelerle hareket eden bir insan olmadım. Çok fazla dönüm noktam oldu. Kendimi şanslı hissediyorum. Hiçbir zaman basketboldan uzaklaşacak önemli bir sakatlığım olmadı, bu anlamda şanslıydım. Her süreç benim için önemliydi. Benim için hepsi bir dönüm noktası diyebilirim hepsinin hayatımda anlamlı yeri var. Bir tanesini diğerlerinden ayırmak doğru olmaz. Bir tanesini illa söyleyecek olsam benim abim de basketbol oynardı. Benim uzaktan yakından alakam yoktu. Abimin antrenmanını izlemeye gidip antrenörünün bana ’Sen de düşünmez misin?’ demesi ve benim başlamam en büyük kazanımlardan biriydi. Çünkü o vesileyle başladım. 37 yaşında bıraktım basketbolu. O sürece kadar gerek Efes, gerek milli takımlar, gerek NBA kariyerim olsun benim için hepsinin ayrı değeri var."



"Milli formayı giyen herkesin benim için Türk basketboluna hizmeti büyüktür"


Milli formayı giyen herkesin Türk basketboluna hizmetinin büyük olduğunu aktaran Türkoğlu, "Bu yaz milli takım olarak güzel bir başarı elde ettik. Ben kendimi biraz daha şanslı hissediyorum çünkü ben sporcu olarak hayatımda diğerlerine nazaran daha öz güvenliydim ama kendimi onlardan hiçbir zaman farklı görmedim. Benim kadar herkes bu tür başarıları hak ediyor. Ben sporculuk anlamında genç yaşta kendimi biraz öz güvenli hisseden bir insandım. Belki ABD’deki gelişimi biraz daha farklı olarak düşündüler ki bu ödüle layık gördüler. Milli formayı giyen herkesin benim için Türk basketboluna hizmeti büyüktür. Bizim sporculuk hayatımızda da büyük sorumluluklarımız vardı. Şu an işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sorumluluk anlamında farklılık olacağını düşünmüyorum çünkü aldığım sorumlulukları her zaman en iyi şekilde yerine getirmek isteyen bir insan olmuşumdur. Sporculuk hayatımda da çalışma düzenim iyi bilinir tanıyanlarca" diyerek sözlerini noktaladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.