EKONOMİ - 28 Nisan 2026 Salı 10:30

Her 10 kişiden 9’u annesine hediye alıyor

A
A
A
Her 10 kişiden 9’u annesine hediye alıyor

E-ticaretin en hareketli dönemlerinden biri olan Anneler Günü öncesinde Hepsiburada, Türkiye’nin hediye alışkanlıklarını inceledi. Araştırma verilerine göre her 10 kişiden 9’u annesine; her 4 kişiden 1’i kayınvalidesine, her 10 erkekten 6’sı ise eşi için alışveriş yapacağını belirtiyor. Araştırmaya göre; bu yıl Anneler Günü için ayrılan ortalama bütçe 4 bin 700 TL’ye ulaştı.


Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırmada yaklaşan Anneler Günü öncesinde Türkiye’deki hediye alma eğilimlerini inceledi. Tüketici alışkanlıklarındaki öncelikli kategorileri ve alışveriş tercihlerini analiz eden bu çalışma, hediye seçimi sürecindeki güncel eğilimleri ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarından yola çıkarak hazırlanan hediye rehberi, kullanıcılara bu yoğun dönemde pratik ve bütçeye uygun seçenekler sunuyor.


Kullanıcıların yüzde 73’ü hediye alışverişi için son haftayı bekliyor


Araştırmaya göre Anneler Günü, kullanıcıların büyük çoğunluğu için "onu özel ve değerli hissettirme" anlamı taşıyor. Her 10 kişiden 7’si şimdiden alacağı hediyeye karar verdiğini belirtirken, karar verenlerin yarısından fazlası henüz satın alma adımını atmadığını söylüyor. Kullanıcıların yüzde 73’ü son bir hafta içinde hediye almayı planlarken neredeyse her 10 kişiden 9’u alışveriş öncesinde araştırma yapıyor. Kullanıcı yorumları ise en çok başvurulan kaynak olarak öne çıkıyor.


Hediye seçiminde giyim ilk sırada


Tercih edilen kategorilerde giyim ilk sırada gelirken onu ayakkabı-çanta, çiçek-çikolata ve takı-aksesuar grupları izliyor. Çiçek ürünlerinin diğer kategorilerdeki alışverişlerin yanında tamamlayıcı ürün olarak konumlandırıldığı ve birlikte satın alındığı görülüyor. Elektrikli mutfak aletlerinde Türk kahvesi makinesi lider konumda, çay makinesi ise ikinci sırada yer alıyor. Züccaciye kategorisinde yemek ve kahvaltı takımlar ile tencere ve tava ürünleri; ev elektroniğinde ise robot ve dikey süpürgeler liste başına yerleşiyor. Ayrıca araştırmaya katılanların yüzde 70’i hediye rehberlerine olumlu baktığını ve bütçe bazlı hazırlanan içeriklerin dikkatini çektiğini belirtiyor.


Kullanıcı beğenileriyle şekillenen "Anneler Günü’ne Özel Hediye Rehberi"


Hepsiburada, "Anneler Günü’ne Özel Hediye Rehberi" ile hediye seçimi sürecini kolaylaştırmayı hedefliyor. Stil sahibi anneler için ayakkabı, saat ve elbise gibi moda ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunan platform; kolye, saat ve gözlük gibi aksesuar ürünlerinde de geniş bir seçenek sağlıyor. Hayatı pratikleştiren hediyeler vermek isteyenler için de çeşitli alternatifler sunan Hepsiburada’da; ev yaşamı kategorisinde robot süpürge, airfryer ve kahve makinesi gibi ürünler, evini düzenli ve konforlu tutmayı seven anneler için önemli bir hediye seçimi olarak öne çıkıyor. Teknolojiyi estetikle buluşturan akıllı saatler ise, pratik bir hediye seçeneği olarak dikkat çekiyor.


HepsiJET’in "Yarın Kapında" ve "Randevulu Teslimat" seçenekleri ise son dakika alışveriş yapanlar için önem arz ediyor. Pazar günü de devam eden teslimat hizmeti de hediyelerin tam vaktinde ulaşmasını sağlamayı hedefliyor.


Hem anneye hediye hem kadın girişimciye destek


Platform, "Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü" programı kapsamında desteklenen markaları da rehberine taşıyarak anlamlı bir hediye arayanlar için farklı bir alternatif sunuyor. Doğal kozmetikten el yapımı aksesuara, ev dekorasyonundan organik gıdaya uzanan bu özel ürün grubuyla hem anneler mutlu ediliyor hem de kadın girişimcilerin üretim gücüne destek olunuyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Bilim Yunusemre’den 3 büyük başarı Manisa’da faaliyet gösteren Bilim Yunusemre Bilim Merkezi, Fibonacci Uluslararası Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası’nda elde ettiği 1 şampiyonluk ve 2 jüri özel ödülüyle büyük bir başarıya imza attı. Bilim Yunusemre Bilim Merkezi takımları, uluslararası arenada önemli bir başarıya ulaşarak Manisa’nın gururu oldu. Organizasyonda üç farklı kategoride derece elde eden takımlar, hem performansları hem de projeleriyle dikkat çekti. Merkezin "Ares" takımı, FPV Drive Challenge kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak Avrasya Şampiyonu oldu. Avrasya’nın birçok ülkesinden katılan takımlar arasında zirveye çıkan ekip, sergilediği üstün performansla büyük takdir topladı. Ares takımının bu başarısının temelinde ise İzmir’de düzenlenen Ege Bölge Turnuvası’nda elde edilen birincilik yer aldı. Bu başarıyla Avrasya Şampiyonası’na katılma hakkı kazanan ekip, uluslararası platformda da başarısını sürdürdü. Öte yandan Bilim Yunusemre’nin diğer takımları da şampiyonada önemli dereceler elde etti. "Futuru Makers" takımı, Lego çizgi izleyen robot kategorisinde 4’üncü olarak jüri özel ödülüne layık görüldü. "Akıncılar" takımı ise Lego sumo robot kategorisinde 5’inci olarak yine jüri özel ödülü kazandı. Toplamda üç ödülle Avrasya Şampiyonası’nı tamamlayan Bilim Yunusemre Bilim Merkezi, robotik ve teknoloji alanındaki başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. Avrasya Şampiyonu olan "Ares" takımı ise İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor.
Kütahya Tavşanlı Halk Eğitimi Merkezi’nden uluslararası tanıtım atağı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, Avrupa Birliği Erasmus+ programı çerçevesinde anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. İtalya’nın Palermo şehrinde faaliyet gösteren CPIA Palermo Halk Eğitimi Merkezi’nden gelen heyet, ilçedeki eğitim kurumlarında incelemelerde bulunarak Türk meslektaşlarıyla bir araya geldi. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan CPIA Palermo Direktörü Fabio Pipito, Tavşanlı’da gördükleri eğitim organizasyonundan çok etkilendiklerini belirtti. Pipito, "Türkiye’deki okul organizasyonu gerçekten çok başarılı. Özellikle pratik çalışma ile teorik eğitimin bir arada yürütülme biçimi bizler için çok önemli bir model. Bu deneyimi İtalya’daki sistemimize entegre etmek istiyoruz," ifadelerini kullandı. "Dünya savaşın gölgesindeyken biz kardeşliği gördük" Dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece değinen Pipito, Tavşanlı halkının gösterdiği samimiyete vurgu yaparak şunları söyledi: "Dünyanın savaşla sarsıldığı bu dönemde, burada gerçek kardeşliği, dostluğu ve Türk halkının eşsiz misafirperverliğini tanıdık. Buraya profesyoneller ve meslektaşlarla tanışmaya geldik ancak gerçek dostlarla ayrılarak ülkemize dönüyoruz. Kalbimiz dolu, bilincimiz taze bir şekilde Palermo’ya dönüyoruz. Bu dostluk köprüsünün gelecekte yeni iş birlikleriyle güçleneceğine inanıyoruz." Sertifikalar törenle takdim edildi Programın sonunda, İtalyan heyetine katılım belgeleri ve sertifikaları takdim edildi. Sertifika törenine Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Refik Küçükkağnıcı, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Abdullah Öztürk ve kurum idarecileri katıldı. Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, bu tür projelerin kültürel etkileşim kadar eğitimde iyi uygulama örneklerinin paylaşılması açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, İtalyan heyeti ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Ziyaret, karşılıklı hediye takdimleri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bolu Bolu’daki vahşet sebebi Lohusa Depresyonu mu Bolu’da bir annenin 2 aylık bebeğini katletmesinin ardından uzmanlar, gebelik ve doğum sonrası psikolojik süreçlere dikkat çekti. Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde annelerin suçluluk ve yetersizlik duyguları yaşayabileceğine dikkat çekerek, "Yeni anne olmuş kişiye destek olurken aşırı işine karışmak ve ’şunu şöyle yap, böyle daha iyi anne olursun’ gibi onu yetersiz hissettirecek söylemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır" uyarısında bulundu. Geçtiğimiz günlerde Bolu’nun Gerede ilçesinde bir annenin henüz 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaşanan bu vahim olayın ardından gebelik sürecinin ve sonrasının zorluklarına dikkat çeken Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde istenmeyen psikolojik durumların ortaya çıkabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. "Kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" Gebelik sürecinin etkilerine değinen Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Gebelik süreci başlı başına zor bir süreç olduğu gibi, doğum sonrası da lohusalık dönemi yine başlı başına zor bir süreç oluyor. Bu durumda tabii istenmeyen durumlar da ortaya çıkabiliyor. Doğum sonrası depresyon dediğimiz, postpartum depresyon, dünya genelinde yüzde 10’la yüzde 20 arası bir oranda görülebiliyor. Burada anne, yeni anne olmuş kişi; suçluluk duyguları, değersizlik duyguları, yetersizlik duyguları, hayata karşı ilgisini kaybetme, kendine karşı ilgisini kaybetme gibi depresif süreçler yaşayabiliyor. Bu dönemde çocuğundan soğumak, çevresinden soğumak, kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" dedi. "Sosyal desteği çok önemsiyoruz" Sosyal desteğin çok önemli olduğunu ifade eden Psikolog Öğüt, "Bu kadar sert olmayan bir de lohusalık hüznü dediğimiz, ’baby blues’ dediğimiz bir durum var. Burada da bu da yüzde 50, yüzde 40 civarında görülebiliyor dünya genelinde. Daha hafif ruhsal dalgalanmalarla kendini gösteriyor ve genelde kendi kendine geçen, düzene giren bir durum oluyor. Bu dönemde, lohusalık döneminde eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa mutlaka destek alınmasını, profesyonel destek alınmasını öneriyoruz. Ama bu kadar ileri olmasa bile mutlaka sosyal desteği çok önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kendini yalnız hissettirmemek çok önemli" Yeni anne olan kişilere destek olunmasının önemine değinen Öğüt, "Yeni anne olmuş kişinin yanında olmak, ona destek vermek, yardım etmek, onu takdir etmek, kendini yalnız hissettirmemek çok önemli. Ama bunu yaparken bir şeye çok dikkat etmemiz gerekiyor: Ona kendini yetersiz hissettirecek telkinlerden kaçınmamız gerekiyor. Aşırı işine karışmak, ’bunu böyle yap, şunu şöyle yap, böyle yapmalısın, böyle daha iyi anne olursun’ gibi söylemlerden kaçınmamız gerekiyor. Zaten zor bir süreçten geçen anne bu durumda kendini yetersiz görebilir, ’acaba ben iyi bir anne değil miyim’ diye görebilir. Bu tarz söylemlerden ve yaklaşımlardan kaçınmak en doğrusu olur" diye konuştu.