EKONOMİ - 03 Şubat 2026 Salı 10:16

Garanti BBVA’dan gençlere yönelik yeni fikir yarışması

A
A
A
Garanti BBVA’dan gençlere yönelik yeni fikir yarışması

Garanti BBVA, üniversite öğrencilerine yönelik hayata geçirdiği "Fikrinle Parla" fikir yarışmasıyla gençleri sürdürülebilir bankacılık, yapay zekâ ve gençler için kişiselleştirilmiş bankacılık deneyimi alanlarında yenilikçi fikirler geliştirmeye davet ediyor.



Garanti BBVA, bankacılığın geleceğini gençlerin fikirleriyle birlikte şekillendirmek amacıyla "Fikrinle Parla" fikir yarışmasını hayata geçirdi. Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin 2-4 kişilik takımlar halinde katılabildiği yarışma, gençlere fikirlerini geliştirebilecekleri kapsamlı bir inovasyon yolculuğu sunuyor. Yarışmada birinci olan takıma 220 bin TL, ikinci takıma 160 bin TL, üçüncü takıma 120 bin TL olmak üzere, ilk üç takım için toplam 500 bin TL ödül ve ayrıca birinci olan takıma BBVA Madrid ofis ziyareti fırsatı sunulacak.



Yarışma; Sürdürülebilir Bankacılık, Yapay Zekâ ile Geleceğin Bankacılığı ve Gençler için Kişiselleştirilmiş Bankacılık Deneyimi olmak üzere üç ana tema etrafında kurgulandı. Katılımcılar, bu başlıklarda bankacılığın dönüşümüne katkı sağlayacak yenilikçi projeler geliştirirken; mentorluk ve gelişim fırsatı elde ediyor.



10 Şubat 2026’ya kadar devam edecek başvuru sürecinin ardından, finale kalan takımlara sunulacak mentorluk desteği başlayacak. Yarışma 7 Nisan 2026’da Garanti BBVA Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşecek final günü etkinliği ile son bulacak. Yarışmanın jüri üyeleri arasında Garanti BBVA liderlerinin yanı sıra Teknoloji ve Sürdürülebilirlik İletişimcisi Sertaç Doğanay ve Girişimcilik Vakfı’ndan bir temsilci de yer alacak.



Toplam 500 bin TL para ödülü ve BBVA Madrid ofis ziyareti ile desteklenen "Fikrinle Parla", yalnızca bir yarışma ile sınırlı bir süreç değil, bankacılığın geleceğinin gençlerin projeleri ile dönüştürebilecekleri bir platform olarak konumlanıyor.



Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, yarışmayı şu sözlerle değerlendirdi: "Garanti BBVA’da gençliği geleceği şekillendiren en önemli değer kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle gençlerin fikir üretme cesaretini desteklemenin çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bankacılık bugün; yapay zeka başta olmak üzere teknolojinin üretici gücünün yanı sıra sürdürülebilirlik ve kişiselleştirilmiş deneyimler etrafında hızla dönüşüyor. Bu dönüşümde gençlerin alacağı role bugünden hazırlanmalarını sağlamak için, onlara denemek ve fikir üretmek konusunda alan açma ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. ‘Fikrinle Parla’, tam da bu ihtiyaçtan doğan bir platform. Biz Garanti BBVA’da gençlerin yanında yürüyen, gelişimlerini destekleyen bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz. Onlara doğru anda, doğru desteği sunarak potansiyellerini görünür kılarak, yeteneklerini parlatmaları için yardımcı oluyoruz. Dijitalleşme, veri ve yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojiler hem stratejik önceliklerimizde hem de yetenek kazanımı gündemimizde yer alıyor. BBVA Grubu’nun bir parçası olmanın sağladığı global imkânları da bu yolculukta gençlerle buluşturuyoruz. Empati, kapsayıcılık ve birlikte başarma anlayışıyla; gençleri finansal, sosyal, duygusal ve girişimcilik boyutlarıyla bütünsel bir öncelik alanı olarak ele alıyor, onların gelişim yolculuklarında yanlarında durmaya devam ediyoruz."



Yarışmaya başvurular 10 Şubat 2026 tarihine kadar anbeankampus.co/garanti-bbva-genc-fikrinle-parla/ adresi üzerinden yapılabilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ 47 yaşındaki hemşire anne çocuklarıyla birlikte eldiven giyip ringe çıktı Elazığ’da görev yapan 47 yaşındaki hemşire Aslı Karakaş çocuklarıyla birlikte başladığı boks kursunda ön yargılarını yıkarak hem sağlığına kavuştu hem de çocuklarına rakip oldu. Elazığ’da görev yapan 47 yaşındaki hemşire Aslı Karakaş, çocuklarını kaydettirdiği boks kursunda kendisi de eğitim almaya başladı. Mesleki yoğunluğunun yanı sıra sağlık sorunlarını aşmak ve çocuklarıyla ortak vakit geçirmek amacıyla spora başlayan Karakaş, oğullarıyla birlikte antrenman programına devam ediyor. Kickboks dünya ve Avrupa şampiyonu antrenör Hamza Kendircioğlu koordinesinde yürütülen çalışmalarda Karakaş, çocuklarıyla birlikte teknik ve kondisyon idmanları gerçekleştiriyor. "Ben yılmadıkça çocuklarımın da yılmadığını gördüm" Boks sporunun hayatına kattığı fiziksel ve ruhsal kazanımları anlatan Anne Aslı Karakaş, "Çocuklarımla birlikte boksa başladım. Aslında bu süreç ilk olarak çocuklarımla başladı. Onların hem zihinsel hem de bedensel olarak güçlü, disiplinli ve özgüvenli bireyler olmalarını istediğim için bu kursa başlamalarını teşvik ettim. Kursa geldikten sonra Hamza hocayla konuştum ve bu konuda fikirlerini aldım. Ardından ben de başlamaya karar verdim. Çocuklarımla birlikte vakit geçirmenin güzel olacağını düşündüm. Çalışıyor olmanın getirdiği yoğunluk içinde, bu sayede onlarla daha fazla zaman geçirebiliyordum. Bu bizim için bir bahane oldu, çocuklarla ortak bir alanımız oluştu ve birlikte vakit geçirmeye başladık. Aynı zamanda sağlık açısından da bana çok iyi geldi. Boyun fıtığım vardı ve boynumda ağrılar yaşıyordum. Devam ettikçe bu ağrıların geçtiğini fark ettim. Yani hem fiziksel hem de ruhsal olarak çocuklarımla birlikte bana iyi geldiğini gördüm ve bu yüzden devam ediyorum. Başlangıçta kimseyle paylaşmadım çünkü kendi kararımı kendim vermek istedim. Sınırlarımı aşmak istedim; kendime sınır koymamaya karar verdim ve kimsenin bu sınırları benim yerime çizmesine izin vermedim. Azimle devam ettim, umarım başarabilirim. Boks dışarıdan sert bir spor olarak görülebilir ama inanın, bu süreçte kendi sınırlarımı aştım ve önyargılarımı yendim. Biz burada sadece yumruk atmıyoruz; önyargılarımızı ve korkularımızı yeniyoruz. Bu spor hem ruhumuza hem de bedenimize iyi geliyor. Bütün annelere tavsiye ederim. İnsan bir şeyi başardıkça duruşu değişiyor. Ben yılmadıkça çocuklarımın da yılmadığını gördüm. Bu yüzden bütün annelere cesur olmalarını tavsiye ediyorum. Muhammed Ali’nin dediği gibi, imkansız, büyük hayaller kurmaktan çekinen insanların uydurduğu bir kelimedir" dedi. "Boksun derslerime olumlu katkıları olduğunu fark ettim" Sporun eğitim hayatındaki stresini azalttığını belirten 18 yaşındaki oğlu Serhat Efe Karakaş," Üniversite sınavına hazırlanıyorum. Bu yıl Hamza Hoca’yla birlikte burada boksa başladım. Hem kardeşimle hem de annemle zaman zaman rakip, zaman zaman ise partner olmak spora olan ilgimi daha da artırıyor. Spora başlarken derslerime olumsuz etki edeceğini düşünüyordum ancak tam tersi oldu. Boksun derslerime olumlu katkıları olduğunu fark ettim" şeklinde konuştu. "Azimleri beni gerçekten şaşırtıyor" Ailesiyle ortak bir hobi edinmenin mutluluğunu yaşayan 13 yaşındaki Kaan Karakaş, " Birlikte güzel vakit geçiriyoruz. Onların bu sporu yapması beni motive ediyor. Birlikte zaman geçiriyoruz ve evde konuşacak konularımız oluyor. Azimleri beni gerçekten şaşırtıyor" ifadelerini kullandı. "Son derece azimli ve hızlı" Ailenin disiplinli çalışması ve gelişimine dikkat çeken Kickboks Dünya Şampiyonu Antrenör Hamza Kendircioğlu," Aslı Hanım önce oğullarını getirerek onlar için müracaatta bulundu. Bu süreçte kendisi de boks sporu hakkında bilgi aldı. Ardından denemeye karar verdi ve başladıktan sonra pişman olmadan, son derece azimli ve hızlı bir şekilde antrenmanlarını sürdürdü. Aynı zamanda oğullarıyla birlikte spor yapmanın verdiği zevki ve mutluluğu da yaşadı. Oğulları da bu süreçten aynı şekilde keyif aldı. Burada zaman zaman birbirlerine rakip, zaman zaman ise partner oldular. Biz de elimizden geldiğince bu sporu onlara sevdirerek, faydalı ve verimli bir şekilde yapmalarını sağlamaya çalıştık" diye konuştu.
Denizli Başkan Erdoğan, Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumuna katıldı Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Şubat’ta Mısır’a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) resmi programı kapsamında Mısır’a gitti. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, 1 Şubat 2026 Pazar günü Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun (FEDCOC) ev sahipliğinde İskenderiye’de düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katıldı. Foruma TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, FEDCOC Başkanı Ahmet El Wakil ile iki ülkeden çok sayıda iş insanı katıldı. Mısır Maliye Bakanı Ahmed Kouchouk toplantıya çevrim içi olarak iştirak ederken, Türkiye Cumhuriyeti Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen de hazır bulundu. Toplantıda Türkiye ile Mısır arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler, iş birliği alanları ve yatırım fırsatları değerlendirildi. Erdoğan’ın ziyareti öncesi yeni iş forumu TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile FEDCOC Başkanı El Wakil, iki ülke arasındaki ticari, ekonomik, sanayi ve teknolojik iş birliğinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyareti kapsamında bir iş forumu daha düzenleneceğini açıkladı. Ziyaretin, Türkiye’den Mısır’a bugüne kadar gerçekleştirilecek en kapsamlı ticari ziyaret olacağı belirtildi. DTO Başkanı Erdoğan, 2 Şubat 2026 Pazartesi günü İskenderiye’de düzenlenen Türkiye-Mısır Üçüncü Ülkelerde İş Birliği İmkânları Toplantısı’na da katıldı. Erdoğan, iki ülkenin ticaret ve sanayi alanındaki güçlü ortaklığının sürmesini temenni etti. 7 alanda iş birliği anlaşması Toplantılara Türkiye’den yaklaşık 200, Mısır’dan ise 100’ün üzerinde iş dünyası temsilcisinin katıldığını belirten Erdoğan, "TOBB ile Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu arasında sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. DTO olarak bu anlaşmaların ikisine biz de imza koyduk. Hayırlı olsun" dedi.
Malatya Yeşilyurt’ta kadınlar üretiyor emeğe değer katılıyor Yeşilyurt Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda Bostanbaşı Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılan Pastacılık ve Dikiş Kursları, kadınların yoğun ilgisiyle aralıksız sürüyor. Bostanbaşı Kültür ve Sanat Merkezi’nde devam eden kurslarla, kadınların yetenekleri açığa çıkarken, Yeşilyurt’ta kadın emeği her geçen gün daha da değer kazanıyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen kurslarda kadınlar, hem teorik bilgi ediniyor hem de uygulamalı eğitimlerle mesleki becerilerini geliştiriyor. Pastacılık kursunda katılımcılar; pasta, kurabiye ve çeşitli unlu mamullerin yapımını öğrenirken, dikiş kursunda ise temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, kalıp çıkarma ve tasarım konularında eğitim alıyor. Kurslara katılan kadınlar, edindikleri bilgiler sayesinde hem ev ekonomilerine katkı sağlama imkânı buluyor hem de üretime katılarak özgüven kazanıyor. Aynı zamanda kurs ortamı, kadınların sosyalleşmesine ve dayanışma içinde üretmesine imkan tanıyor. Yeşilyurt Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü yetkilileri, kadınların üretimde daha aktif rol almasını önemsediklerini belirterek, bu tür meslek edindirme kurslarının ilçenin farklı mahallelerinde de yaygınlaştırılarak devam edeceğini ifade etti. Kadın emeğini destekleyen projelerle Yeşilyurt’ta sosyal kalkınmanın güçlendirildiği vurgulandı.
Trabzon Trabzon’da yedikleri tost sonrası hastanelik olan aile konuyu yargıya taşıyor Trabzon’un Yomra ilçesinde bir zincir restoranda yedikleri tost sonrası rahatsızlanarak hastanelik olan ve yapılan denetimde, işletmede son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilen Çolak çifti, yaşadıkları sürecin ardından konuyu mahkemeye taşıma kararı aldı. Trabzon’un Arsin ilçesinde yaşayan ve ata tohumu yetiştiriciliği ile tanınan Fatih Çolak (43) ile eşi Leman Banu Çolak (44), Yomra ilçesinde bulunan MADO isimli zincir restoranda tost yedikten bir süre sonra mide bulantısı ve rahatsızlık şikâyetleri yaşamaya başladı. Bunun üzerine aile hekimine başvuran Çolak çifti, verilen ilaçların ardından evlerine döndü. Ancak Leman Banu Çolak’ın gece saatlerinde rahatsızlığının artması üzerine Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuruldu. Sabah saatlerine kadar tedavi gören Çolak, taburcu edildikten kısa süre sonra şikâyetlerinin yeniden artması üzerine bu kez Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’ne gitti. Burada tedavi altına alınan Çolak, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi. Yaşanan olayın ardından Çolak ailesi, ilgili kurumlara şikayette bulundu. Şikayet üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından işletmede inceleme başlatıldı. Yapılan denetimlerde, restoranda son tüketim tarihi geçmiş ürün kullanıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından Fatih Çolak’a yapılan yazılı geri dönüşte, gıda güvenliğine ilişkin denetimlerin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yürütüldüğü belirtilerek, "İlgili kayıtlı başvurunuza istinaden 28 Ocak 2026 tarihinde işletmede resmi kontrol gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde iş yerinde son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilmiş olup, işletmeye gerekli yasal işlemler uygulanmıştır" ifadelerine yer verildi. "Hafıza kaybı yaşadım" Yaşanan sürecin ardından sağlıklarına kavuşan Çolak ailesi, olayla ilgili olarak MADO isimli zincir restorandan herhangi bir şekilde aranmadıklarını belirterek konuyu yargıya taşıyacaklarını ifade etti. Tanınmış ve temiz bir yerde yemek istediklerini belirten Leman Banu Çolak, "Normalde dışarıda yemek yemeyi tercih etmiyoruz ama o gün acil bir işimiz vardı. Tanınmış, bilindik ve temiz bir yerde yemek yiyelim dedik. Tost yemiştik. 2-3 saat sonra rahatsızlandım. Aile hekimime gittim. Orada ilaç aldım ancak yeterli olmadı. Gece saatlerinde hastaneye gittik. O zamanları hiç hatırlamıyorum. Eve geldikten sonra tekrar başka bir hastaneye gittik. Yine serum ve ilaçlar aldım. Hafıza kaybı da yaşadım. İlk gittiğim hastaneyi hatırlamıyorum. Eşimde rahatsızlanınca ilk gün Tarım ve Orman Bakanlığı’nı aradık. Sağ olsun onlar denetime gitti. Yapılan incelemede son kullanma tarihi geçmiş ürün tespit edildi. Yediğimiz tosttan zehirlendiğimiz bu şekilde tespit edildi. O günden beri firma bizimle iletişime geçmedi. Bundan sonrası için mahkeme sürecimiz olacak" dedi. Fatih Çolak: "Bizim için zor bir süreçti" Eşinin zehirlenmeden kaynaklı kısa süreli hafıza kaybı yaşadığını vurgulayan Fatih Çolak, "Acil durumdan kaynaklı yemek yiyelim dedik. Tost yemek istedik. Yemekten yaklaşık 3 saat sonra eşim mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi şikayetleri nedeniyle aile hekimine gittik. Aile hekimi gıda zehirlenmesi olabileceğini söyledi. İlaçları kullandık. Gece saatlerinde eşimden halsizlik oldu. Yattığı yerden kalkamaz hale geldi. Böyle olmaz diyerek hastaneye gittik. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sabah saatlerine kadar ilgilendiler. Eşim kendini toparlayınca taburcu olduk. Sonrasında yine fenalaştı. Bu sefer KTÜ Farabi Hastanesi’ne gittik. Burada da tedavi uyguladılar. Konuşmamızda ilk gittiğimiz hastaneyi hatırlamadığını anladım. Bizim için zor bir süreçti" şeklinde konuştu. "Marka olan bir yer tercih edelim dedik, meğerse yanlış düşünmüşüz" "Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı" diyen Çolak, "Bu olmasın istiyoruz. Toplum adına bunlar artık cesaret edemesin istiyoruz. İşletmelerin bu konuda dikkatli olmasını istiyoruz. Çok basit önlemler. Kimse son kullanma tarihi geçmiş ürünü çocuğuna yedirmez. Kendi çocuğuna yedirmeyeceği ürünü müşterilerine yedirmesi de vicdani olarak beni üzüyor. İnşallah işletmeler gerekli dersleri çıkartılar. Eşimin ilaç içmesi gerekiyordu. Bu nedenle hızlı bir şekilde hazırlanabilecek bir ürün yiyelim dedik. Merdiven altı dedikleri işletmeleri değil de marka olan bir yer tercih edelim dedik. Meğerse yanlış düşünmüşüz. İnsanlar markalara güvenebilsinler istiyoruz. Bizi en çok üzen işletmenin bize geri dönüş yapmaması. Bu haberler ilk çıktığında marka isminin çıkmasını özellikle istemedim. Bizim bir beklentimiz yoktu ama belki arayıp özür dilerler diye bekledik. Mantıklı bir açıklama beklemiştik. Hiçbir şekilde bizimle iletişime geçen olmadı" ifadelerini kullandı. "Gerekli bütün yasal adımları atacağız" Konuyu mahkemeye taşıyacaklarını kaydeden Çolak, "Bu konuya duyarlılık göstermek ve adli olarak yürütmek bizim için gerekli olan bir şey değil. Bu toplum adına gerekli olan bir durum. Bizim başımıza gelen geldi. Çok şükür atlattık. Bundan sonra ki süreçte insanların başına gelmemesi için haliyle bunun bedeli olması gerekiyor. Sürekli medyaya yansıyan zehirlenme vakaları oluyor. Bu haberler gördükleri halde işletmelerin önlem almadığını görmüş olduk. Bunları görünce bu işi bu halde bırakamayız. Bu sektörde hizmet veren kötü niyetli işletmelerin kendilerine çeki düzen vermesi için gerekli bütün yasal adımları atacağız" dedi.