ASAYİŞ - 05 Mayıs 2026 Salı 18:57

E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi

A
A
A
E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi

Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi.


Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi.


Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi.


Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti:


"Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum."


Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti.


Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti.



Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi


Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.


Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi.


Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tahir Kıran: "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum" Eski Fenerbahçeli yönetici Tahir Kıran, "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul gerçekleştirilecek. Seçim öncesi adaylar çalışmalarını yürütürken, eski yönetici Tahir Kıran da camia ve olası adaylara yönelik açıklama yaptı. Kişisel hesapları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmeleri gerektiğini aktaran Kıran, "Bazen geri adım atmak yenilmek değildir. Meseleye daha geniş bakabilmek, büyük resmi görebilmektir. Bugün büyük resme baktığımızda ne yazık ki Fenerbahçe’miz adına kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Mali anlamda ağır bir yükün, manevi anlamda ise 12 yıldır süren şampiyonluk hasretinin oluşturduğu büyük bir yorgunluğun içindeyiz. Fenerbahçe’mizi yeniden ayağa kaldırmak için bir şey yapılacaksa, o gün bugündür. Bugün; küslüklerin değil, sarılmanın ve kucaklaşmanın zamanıdır. Bugün; ’ben’ demenin değil, ’biz’ olabilmenin zamanıdır. Bugün; eski defterleri açmanın, hesaplaşmaların değil; yaraları sarmanın, dostlukları ve ortak değerleri hatırlamanın zamanıdır. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe’mizin büyük bir değeridir, Ali Koç da Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Bu camiaya emek veren, mücadele eden herkes Fenerbahçe’nin parçasıdır. Artık kişisel hesapları, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe’mizi bu kaotik ortamdan, bu karanlık süreçten çıkarabilmek için kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Tüm camianın; geçmişi, görüşü ve konumu ne olursa olsun, aynı hedef etrafında birleşmesi gerekmektedir. Fenerbahçe’nin geleceği için güçlü bir birliktelik şarttır. Bu nedenle Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Ali Koç da gelmelidir, Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Çünkü konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız. Çünkü söz konusu olan sadece bir spor kulübü değil; milyonların umudu, çocukların hayali ve hepimizin en büyük sevdası olan Fenerbahçe’dir" ifadelerini kullandı.
Tunceli Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.