EKONOMİ - 12 Mart 2026 Perşembe 12:59

E-ihracatta yeni güç merkezi Türkiye: "Avrupa’nın e-ihracat hikayesi Anadolu’dan yükselebilir"

A
A
A
E-ihracatta yeni güç merkezi Türkiye: "Avrupa’nın e-ihracat hikayesi Anadolu’dan yükselebilir"

Türkiye, üretim kapasitesi, bölgesel erişim gücü ve gelişen lojistik altyapısıyla global e-ticarette giderek daha stratejik bir konuma yerleşiyor. Bu yükseliş yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, Anadolu’daki üretim ekosistemi de Avrupa’dan Körfez’e, Amerika’dan Asya’ya uzanan ticaret ağlarında önemli bir rol üstleniyor.


Küresel ticaretin dijitalleşmesi, e-ihracatı yalnızca büyük ölçekli şirketlerin değil, Türkiye’nin farklı şehirlerinde üretim yapan işletmelerin de büyüme gündemine taşıdı. Dijital pazaryerleri ve sınır ötesi satış modelleri sayesinde artık üretim kabiliyeti olan firmalar, bulundukları şehirden bağımsız biçimde uluslararası müşterilere daha doğrudan ulaşabiliyor. Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir’e göre bu yükseliş yalnızca büyük şehirlerle sınırlı değil; Anadolu’daki üretim ekosistemi de Avrupa’dan Körfez’e, Amerika’dan Asya’ya uzanan ticaret ağlarında daha güçlü bir rol üstleniyor. Hasan Basri Demir, Türkiye’nin son yıllarda yalnızca üretim yapan bir ülke olarak değil, aynı zamanda global e-ticaret için güçlü bir tedarik, operasyon ve dağıtım merkezi olarak öne çıktığını belirtti. Küresel e-ticarette artık yalnızca maliyetin değil tedarik sürekliliği, operasyonel çeviklik ve pazarlara hızlı erişim de belirleyici hale geldiğini belirten Demir, ülkenin sahip olduğu üretim derinliği ve coğrafi avantajla yeni dönemin öne çıkan merkezlerinden biri haline geldiğini aktardı.



"Türkiye, yeni dönemde daha kritik bir merkez"


Uluslararası markalar ve pazaryerleri, tedarik zincirlerini daha esnek, daha erişilebilir ve daha hızlı yönetilebilen yapılar üzerinden yeniden şekillendiğini aktaran Demir, "Türkiye; üretim çeşitliliği, bölgesel erişim avantajı ve lojistik kabiliyetiyle global e-ticaretin yeni merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında kurduğu güçlü bağlantı, bu rolü daha da pekiştiriyor" dedi.



"Global pazar yerleri Türk satıcılarla daha güçlü bir yapı kuruyor"


Türkiye’nin global e-ticaretteki gücünün yalnızca coğrafi avantajlardan kaynaklanmadığını vurgulayan Demir, "Türk üreticiler ve satıcılar; ürün çeşitliliği, hızlı adaptasyon kabiliyeti ve rekabetçi yapılarıyla global pazaryerleri için önemli bir değer oluşturuyor. Bu tablo yalnızca firmaların büyümesini değil, platformların daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha zengin bir ürün ekosistemi kurmasını da destekliyor" diye konuştu.



"Avrupa’nın yeni e-ihracat hikayesi Anadolu’dan yükselebilir"


Dönüşümün en dikkat çekici boyutlarından biri Anadolu’nun artan rolü olduğunu belirten Demir, "Bugün birçok marka için asıl ihtiyaç, yalnızca ürün bulmak değil; güvenilir, sürdürülebilir ve hızla devreye alınabilir bir tedarik yapısı kurabilmek. Anadolu’daki üretim gücü, Türkiye’yi Avrupa pazarı için daha güçlü ve daha tamamlayıcı bir partner haline getiriyor. Bu gelişme, Anadolu’daki üreticiler, KOBİ’ler ve girişimciler için de yeni fırsatlar oluşturuyor. E-ihracatın yaygınlaşmasıyla birlikte, yalnızca büyük şehirlerdeki firmalar değil, farklı şehirlerde üretim yapan işletmeler de küresel pazarlarda daha güçlü bir karşılık buluyor" şeklinde konuştu.



"Kamu tarafındaki yaklaşım dönüşümü hızlandırıyor"


Sektör temsilcilerine göre Türkiye’de e-ihracatın daha görünür, daha erişilebilir ve daha sistemli bir alan haline gelmesinde kamu tarafında son yıllarda atılan adımların da önemli payı bulunuyor. Özellikle Ticaret Bakanlığı’nın bu alandaki yönlendirici yaklaşımı, firmaların sınır ötesi ticarete daha hazırlıklı ve daha planlı ilerlemesini destekliyor. Hasan Basri Demir ise, "Türkiye’de e-ihracatın gelişmesi açısından Ticaret Bakanlığı’nın son dönemde ortaya koyduğu vizyon çok kıymetli. Özellikle E-İhracat Daire Başkanlığı’nın bu alanı sahiplenmesi, farkındalığın artması ve firmaların daha planlı hareket etmesi açısından önemli bir zemin oluşturdu" ifadelerini kullandı.



"Yeni başarı hikayeleri Anadolu’dan çıkacak"


Demir’e göre önümüzdeki dönemde Türkiye’nin e-ihracattaki yeni başarı hikayeleri, büyük ölçüde Anadolu’daki üreticiler, girişimciler ve KOBİ’ler üzerinden şekillenecek. Türkiye’nin üretim derinliği, girişimcilik enerjisi ve coğrafi avantajının güçlü olduğunu ve bu portalın e-ihracatla birleşmesi, firmalar kadar Türkiye’nin küresel ticaretteki konumu açısından da önemli bir sıçrama anlamına geldiğini belirten Demir, "Önümüzdeki dönemde e-ihracatın merkezinde yalnızca büyük şehirler değil, Anadolu’nun üretim gücü de olacak. Türkiye yeni dönemde tedarik, üretim ve lojistik açısından daha kritik bir rol üstlenirken, Anadolu da bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarından biri haline gelecek" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Kapadokya’dan dünya sahnesine bir umut hikayesi: KEYDER Kurucusu Hasan Kalcı TEDx Global’de Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği (KEYDER) kurucusu Hasan Kalcı, uluslararası TEDx Global sahnesinde yaptığı konuşmayla özel ihtiyaçlı bireylerin eğitimine yönelik geliştirdiği modeli tüm dünyaya anlattı. 5 çocuk babası olan Hasan Kalcı, özel ihtiyaçlı oğlu Kaan ile birlikte sahneye çıkarak ’Çocuğunu Keşfet’ yaklaşımıyla ortaya koyduğu toplumsal dönüşüm hikayesini paylaştı. Konuşmasına oğlunun özel ihtiyaçlı olduğunu öğrendiği gün yaşadığı duyguları anlatarak başlayan Kalcı, kendisini harekete geçiren soruyu da paylaştı. Kalcı, ’Peki ya bizden sonra bu çocuklara ne olacak?’ Bu soru önce beni dondurdu, sonra harekete geçirdi. Çünkü bazen bir soru, cevabın kendisinden çok daha güçlüdür" dedi. Oğlunun geleceği için önce kendisinin değişmesi gerektiğini fark ettiğini belirten Kalcı, bilginin ancak deneyimle birleştiğinde gerçek anlam kazandığını ifade etti. 2013 yılında bir akademi olarak temelleri atılan ve 2016 yılında dernekleşen Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği (KEYDER), bugün 14 farklı atölyede özel ihtiyaçlı bireylerin yeteneklerini keşfetmesine imkan sağlıyor. Aşçılık, resim, el sanatları ve dijital içerik üretimi gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren dernek bünyesinde bugüne kadar 7 bin 500’den fazla ücretsiz etkinlik düzenlendi. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen 380 gönüllünün destek verdiği çalışmalarda özel ihtiyaçlı bireylerin ’eğitilmekten’ çok ’kendilerini keşfetmelerine’ yönelik bir ortam oluşturuluyor. TEDx Global sahnesinde yaptığı konuşmada KEYDER’in yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi olmadığını vurgulayan Kalcı, bunun aynı zamanda bir toplumsal dönüşüm hareketi olduğunu ifade etti. Küçük bir sınıfta başlayan çalışmaların bugün uluslararası iş birlikleriyle büyüdüğünü belirten Kalcı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı; "Çocuklar sadece eğitilmez, onlar bize yeniden nasıl yaşanacağını da öğretir."
Sakarya Milletvekili Aydemir SUBÜ’de gençlerle buluştu: "Hayal kurmaktan çekinmeyin" Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen "SUBÜ Konuşmaları" programının 114’üncü konuğu Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir oldu. "Gençlerin Yüzyılı: Teknoloji ve Yeni Nesil Liderlik" konulu söyleşide öğrencilerle buluşan Aydemir, teknolojinin insan değerleriyle birleşmesi gerektiğini vurguladı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi tarafından düzenlenen "SUBÜ Konuşmaları" isimli programda, 114. konuk olarak Ankara Millet Vekili Zehranur Aydemir katılım gösterdi. Aydemir konuşmasında teknolojinin ahlaki boyutu gibi konulara değindi. "Teknolojinin yönünü değerler belirler" Gençlerin bilgiye erişim imkanlarının arttığına dikkat çeken Zehranur Aydemir, teknolojinin ahlaki sorumlulukla geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Aydemir, "Bugün bir bilgisayar ve internet bağlantısıyla yeni teknolojiler üretmek mümkün. Ancak teknoloji tek başına bir anlam ifade etmez; onun yönünü belirleyen insanın sahip olduğu değerlerdir. Yeni nesil liderliğin hem teknoloji okuryazarlığını hem de güçlü insan ilişkilerini barındırması artık bir zorunluluktur" dedi. Savunma sanayiinde gençlerin rolü Savunma sanayisindeki yaş ortalamasının 34 olduğuna değinen Aydemir, gençlerin bu ekosistemin merkezinde yer aldığını ifade etti. "Kampüs" projesiyle üniversite öğrencilerini teknoloji mutfağıyla buluşturduklarını söyleyen Aydemir, "Amacımız gençlere ’ben yaptıysam sen de yapabilirsin’ mesajını aşılamaktır. Gençlerimizi doğrudan teknoloji üretim merkezleriyle bir araya getirerek savunma sanayindeki dönüşümün aktörü haline getiriyoruz" diye konuştu.
Antalya Dini duyguları istismar ederek 2 milyon liralık vurgun yapan 2 şahıs tutuklandı Antalya’da vatandaşların dini inanç ve duygularını istismar ederek dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen 2 şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalandı. Şüphelilerin 13 ayrı olayda yaklaşık 2 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, vatandaşların dini inanç ve duygularını istismar etmek suretiyle dolandırıcılık yapan şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin irtibata geçtikleri müştekilerin sosyoekonomik zayıflıklarını, ruh hâllerini ve içinde bulundukları sosyal sorunları istismar ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin, muska yapma, büyü bozma, kurban parası veya sadaka verme, şifa bulma gibi gerekçeler öne sürerek bazı müştekilerden elden, bazılarından ise banka hesaplarına para gönderilmesini sağlayarak dolandırıcılık yaptıkları belirlendi. Çalışmalar kapsamında "Dini inanç ve duyguları istismar etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri tespit edilen V.Ü. ve O.S. isimli 2 şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. 13 ayrı olayda 2 milyon liralık vurgun Yapılan incelemede şüphelilerin 13 ayrı olayda yaklaşık 2 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Adreslerde yapılan aramalarda 1 adet kuru sıkı tabanca ve tabancaya ait 54 adet fişek, müştekilerin bilgilerinin yazılı olduğu defter, cep telefonları, dizüstü bilgisayar ile çeşitli dijital materyaller ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden O.S. serbest bırakılırken, V.Ü. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muş Hasköy’deki hemodiyaliz ünitesi hastaları kilometrelerce yol gitmekten kurtardı Muş’un Hasköy Devlet Hastanesi bünyesinde açılan hemodiyaliz ünitesi, daha önce tedavi için kilometrelerce yol katetmek zorunda kalan hastalara büyük kolaylık sağladı. Hasköy ilçesinde bulunan devlet hastanesi bünyesinde hizmete açılan hemodiyaliz ünitesi, ilçede yaşayan böbrek hastalarının tedaviye erişimini kolaylaştırdı. 4 Şubat’ta hizmet vermeye başlayan ve 6 diyaliz makinesinin bulunduğu ünitede şu anda yaklaşık 21 hasta tedavi görüyor. Daha önce diyaliz tedavisi için Muş Devlet Hastanesi’ne gitmek zorunda kalan Hasköy ve köylerinde yaşayan hastalar, artık ilçede hizmet veren hemodiyaliz ünitesi sayesinde uzun yolculuklardan kurtuldu. Hasköy Devlet Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Balat, ünitenin yaklaşık bir aydır hizmet verdiğini belirterek, "Ünitemiz yaklaşık bir ay oldu açıldı. 6 yatağımız var. Şu an yaklaşık 21 hastamız var. Bundan önce hastalar çeşitli zorluklarla Muş merkez veya farklı yerlerde tedavi oluyorlardı. Burayı açtıktan sonra hastalar rahatlıkla diyalizlerini almakta. Hafta içi ve hafta sonu belli dönemlerde diyaliz seanslarımız var" dedi. Hasköy Devlet Hastanesi Birim Sorumlusu Fırat Narin ise ilçede kurulan hemodiyaliz ünitesinin bölge için önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade ederek, "Hasköy Devlet Hastanesi’nde gerçekten güzel bir hemodiyaliz ünitesi kurduk. Hastanemizde şu anda 21 hasta hemodiyaliz tedavisi görmekte. Pazartesi, çarşamba, cuma bir ekip, salı, perşembe ve cumartesi ise diğer ekip tedavi yapmakta. Hastalarımız haftada 12 saat, günlük 4 saat diyaliz tedavisi alıyor. Diyalize giren hastalar sadece Hasköy’den değil, mesafe olarak yakın olduğu için Korkut ilçesi ve köylerinden de geliyor. Hatta Tokat’tan gelen hastamız da mevcut. Ünitemiz ayrıca tatil hemodiyalizi hizmeti de veriyor. 6 makine ile hizmet veren hastanemiz, akşam seansıyla birlikte 34-36 hastaya kadar kapasiteye sahip. İlçede hemodiyaliz ünitesinin açılması Hasköy ve Korkut ilçelerindeki hastaları ciddi şekilde rahatlattı" diye konuştu. Diyaliz tedavisi için üniteden yararlanan 53 yaşındaki Fevzi Zeytun ise daha önce tedavi için uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Korkut’un Altınova köyündenim. 53 yaşındayım. Son 8 aydır diyalize giriyorum. Son 3 yıldır da görme engelliyim. Arkadaşlar sağ olsun, görme engelli olmama rağmen bir sıkıntım olduğunda hemen ilgileniyorlar. Bizim yaşadığımız yer Muş merkeze 40-45 kilometre uzaklıkta. Hasköy’e ise yaklaşık 20 kilometre mesafede. Buradan evimize gitmek 20 dakika sürüyor fakat Muş merkeze gittiğimizde yol çok zamanımızı alıyordu. Allah devletten razı olsun" şeklinde konuştu.
Hakkari Yüksekova’da APP plaka mesaisi: İşlemler 10 dakikada tamamlanıyor HAKKARİ (İHA) – Hakkari’de "APP" plakalara yönelik düzenleme kapsamında başvuruda bulunan vatandaşların talepleri 10 dakikada tamamlanıyor. Yüksekova Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası önünde plakalarını yenilemek isteyen araç sahipleri, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk oluşturdu. Standartlara uygun plaka basımı için başvuruları alan oda yetkilileri, işlemlerin hızlı ilerlemesi amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Oda Başkanı Selami Durna, APP plakaların kalın karakterli, odaya ait özel mühürlü ve belirli güvenlik kriterlerine sahip olmadığını belirtti. 2020 yılından itibaren plakaların QR kod, "TR" ibaresi ve hologramlı Türkiye bayrağıyla güncellendiğini hatırlatan Durna, "Her oda kendi mührü ve koduyla basım yapıyor. Bu sayede plakanın hangi oda tarafından basıldığı kolayca tespit edilebiliyor. Şu ana kadar yaklaşık 300 plaka basımı gerçekleştirdik. Federasyon kaynaklı stok kısıtlamasına rağmen bugün gelen 100 plakayı 4 saat içinde teslim ettik" dedi. Yeni düzenleme için son tarihin 1 Nisan olduğunu vurgulayan Durna, sadece Yüksekova’dan değil; Van, Başkale ve Hakkari genelinden de yoğun talep aldıklarını ifade etti. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için işlemlerin 10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirten Durna, sürücüleri işlemlerini son güne bırakmamaları konusunda uyardı.