EĞİTİM - 12 Aralık 2025 Cuma 23:04

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Dijital İkiz Atölyeleri ile öğrenciler daha okul sıralarındayken ’geleceğin fabrikalarına’ adım atmış olacaklar"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Dijital İkiz Atölyeleri ile öğrenciler daha okul sıralarındayken ’geleceğin fabrikalarına’ adım atmış olacaklar"

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Dijital İkiz Atölyeleri Projesi’nin tanıtım toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirildi. Projenin detaylarıyla ilgili bilgiler paylaşan Yılmaz mesleki eğitimin önemine vurgu yaparak, "Bu modelle birlikte öğrenciler daha okul sıralarındayken ’geleceğin fabrikalarına’ adım atmış olacaklar" dedi.


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Dijital İkiz Atölyeleri Projesi, mesleki eğitimdeki gelişme ve kalkınmayı dijital çağın imkanlarıyla birleştiren bir çalışma olmaya hazırlanıyor. Projeyle birlikte öğrenciler yüksek maliyetli, tehlike içerebilen veya sınırlı erişime sahip üretim ortamlarını dijital olarak deneyimlerken; süreçleri analiz etme, veri okuma ve üst düzey teknolojilere hakim olma gibi pek çok beceriyi de kazanacak. Proje kapsamında İstanbul Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ankara, Antalya, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kocaeli, Sakarya ve Samsun’daki okullar, dijital ikiz altyapısının kurulduğu ve öğretmen eğitimlerinin yürütüldüğü ilk merkezler arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz proje kapsamında gençlere sunulacak mesleki gelişim imkanlarından bahsederken; uygulanacak yeni dijital eğitim modelinin Türkiye’nin kalkınma politikasına sunacağı avantajlarla ilgili konuştu.


"Dijital İkiz Atölyeleri nitelikli işgücünün yetiştirilmesi noktasında önemli imkanlar sunacak"


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dijital İkiz Atölyeleri Projesi kapsamında yapılacak çalışmaların gençlere sağlayacağı katkılardan şu sözlerle bahsetti:


"Genç nüfusumuzun giderek azalması, eğitim politikalarında niceliğin korunması kadar niteliğin artırılmasını da zorunlu kılmaktadır. Dijital İkiz Atölyeleri tam da bu noktada mesleki ve teknik eğitimin standartlaştırılması, beceri kazanımlarının veri temelli olarak izlenmesi ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesi noktasında önemli imkanlar sunmaktadır. Geçmişte ideolojik nedenlerle geri planda kalan mesleki eğitimin yeniden güç kazanarak işgücü piyasasıyla uyumlu hale gelmesi öncelikli politikalarımız arasındadır. Bugün tanıtımını gerçekleştirdiğimiz proje, mesleki eğitimde yakaladığımız ivmeyi dijital çağın imkanlarıyla birleştiren ve bu alanda yürüttüğümüz reform sürecine güçlü bir yön tayin eden öncü bir uygulama niteliğindedir. Dijital ikiz teknolojisi, üretim süreçlerinin dijital ortamda birebir simülasyonunu mümkün kılan, riskleri azaltan, karar mekanizmalarını güçlendiren üst düzey bir teknoloji olarak geniş bir kapı aralıyor."


"Bu model, yeni nesil iş gücünün yetiştirilmesi bakımından stratejik bir öneme sahip"


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Dijital İkiz Atölyeleri’nin mesleki eğitim alanında yeni ve güçlü bir karşılık bulacağını dile getirerek, "Bu projeyle öğrencilerimiz yüksek maliyetli, tehlike içerebilen veya sınırlı erişime sahip üretim ortamlarını dijital olarak deneyimleyebilecekler. Öğrencilerimizin, makineleri işletebilen, süreçleri analiz edebilen, veriyi okuyabilen, problem çözme kabiliyeti yüksek, üretim süreçlerinin arkasındaki mantığı kavrayabilen bireyler olmasını amaçlıyoruz. Bir anlamda bu projeyle, daha okul sıralarındayken ’geleceğin fabrikalarına’ adım atmış olacaklar. Bu yaklaşım öğrenmeyi güvenli, tekrarlanabilir ve tüm bölgelere eşit şekilde erişilebilir kıldığı için, özellikle dezavantajlı bölgelerdeki öğrenciler açısından da kritik bir fırsat sunmaktadır. Türkiye’nin kalkınma politikasının temel yapı taşlarından biri olan fırsat eşitliği, bu proje ile mesleki eğitim alanında yeni ve güçlü bir karşılık bulmaktadır. Bugün hayata geçirdiğimiz bu model, Sanayi 4.0’ın ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip yeni nesil iş gücünün yetiştirilmesi bakımından stratejik bir öneme sahip" ifadelerine yer verdi.


"Öğretmenlerimizin eğitimleri projenin merkezinde yer alıyor"


Sürecin eğitimcilerle birlikte ilerleyeceğinin altını çizen Cevdet Yılmaz, "Bu süreç yalnızca bir teknoloji kurulumundan ibaret değildir. Çünkü mesleki eğitimde kalıcı etkiyi sağlayan asıl unsur, öğretmenin dokunduğu yerdir; bu nedenle öğretmenlerimizin eğitimleri projenin merkezinde yer alıyor. 2026 yılı boyunca proje kapsamında yürütülen çalışmalar ülke geneline yayılacak ve Ülkemiz, dijital ikiz teknolojisini mesleki eğitimde sistematik biçimde kullanan sayılı ülkeler arasına girecek güçlü bir altyapıya ulaşacak" dedi.


Mesleki ve teknik eğitim gençleri değişen dünyanın ihtiyaçlarına hazırlayan önemli bir imkandır"


Gençlere mesleki eğitimin önemini fark ettirme noktasında ailelere de büyük bir görev ve sorumluluk düştüğünü dile getiren Yılmaz, "Ailelerin desteği bu süreçte büyük önem taşıyor; çocuklarımızın mesleki eğitimin sunduğu imkânları tanımaları ve ilgi duydukları alanlara yönelmeleri konusunda göstereceğiniz rehberlik onların yolunu açacaktır. Mesleki ve teknik eğitim gençlere hem güçlü bir meslek becerisi kazandıran hem de onları değişen dünyanın ihtiyaçlarına hazırlayan önemli bir imkandır. Bu vesileyle, projenin hayata geçirilmesinde büyük emeği geçen başta Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere Bakanlığın değerli mensuplarına ve projeye katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


(BAK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘parmak izi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini belirterek, yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini vurguladı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak/kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak, vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiziksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açıyor Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlandığını, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi (bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedavilerin bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor (bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi.
Kayseri Kayseri Büyükşehir’den kırsal kalkınmaya uluslararası iş birliği desteği Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Seyhan ve Ceyhan Entegre Havzası Projesi kapsamında düzenlenen paydaş toplantısına katkı sunarak, kırsal kalkınmaya yönelik vizyonunu uluslararası platformda paylaştı. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç liderliğindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya yönelik projelere destek vermeye ve ulusal-uluslararası iş birliklerinde aktif rol almaya devam ediyor. Bu kapsamda, Orman Genel Müdürlüğü ile Fransız Kalkınma Ajansı arasında yürütülen Seyhan ve Ceyhan Entegre Havzası Projesi (S & CEHRP) kapsamında ön fizibilite paydaş geri bildirim toplantısı Kayseri’de gerçekleştirildi. Adana, Kayseri, Niğde, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Sivas illerine bağlı toplam 43 ilçeyi kapsayan proje çerçevesinde düzenlenen toplantıda, havza genelinde hayata geçirilmesi planlanan yatırımlar ve öncelikli çalışma alanları ele alındı. Yaklaşık 4 milyon 150 bin hektarlık geniş bir alanı kapsayan proje, bölgedeki kırsal kalkınmanın güçlendirilmesini hedefliyor. Toplantıya; Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer, AFD Başkanı Tanguy Vincent, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Uzmanı Mustafa Şahiner, ORKÖY Daire Başkanı Sinan Bilge, Kayseri Orman Bölge Müdürü Mehmet Zeki Bayıcı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen toplantıda yer alan Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, yaptığı sunumda Kayseri genelinde kırsal alanlarda gerçekleştirilen yatırımları ve özellikle Seyhan Havzası özelinde vatandaşların beklentilerini kapsamlı şekilde aktardı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı önceleyen vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan sunumda, altyapıdan tarımsal desteklere, üretimden sosyal projelere kadar birçok alanda yürütülen çalışmalar paylaşıldı. Büyükşehir’in sahadaki tecrübesi ve yerel ihtiyaçlara yönelik çözüm odaklı yaklaşımı, toplantıda dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Büyükkılıç’ın öncülüğünde, bölgesel kalkınmayı destekleyen projelerde aktif rol almayı sürdürerek, kırsal alanlarda yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sunmaya devam edecek.
İstanbul Fatih’te sit alanındaki kaçak kazıya suçüstü: 3 şüpheli yakalandı İstanbul Fatih’te 3. derece arkeolojik sit alanında define arayan 3 şüpheli polis ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. İzinsiz kazı yapılan binada yapılan incelemede 5,5 metre derinliğinde çukur tespit edilirken, polis ekipleri tarafından suçüstü yakalanan şüpheli polisin sorusuna verdiği ‘Kuyu taşmıştı’ cevabı ile kendini savundu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Fatih’te 3. derece arkeolojik sit alanındaki 2 katlı ahşap binanın içinde define arandığını belirledi. Söz konusu binaya polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 3 şüpheli suçüstü yakalandı. Yapılan incelemelerde bina içerisinde yaklaşık 5,5 metre kazı alanı tespit edildi. Kazı çalışmaları esnasından kullanılan aletlere de el konuldu. Polis baskınında kendini böyle savundu Cerrahpaşa’da bulunan 3. derece arkeolojik sit alanında bulunan 2 katlı ahşap bina içerisindeki define baskınında polis ekipleri tarafından suçüstü yakalanan şüpheli polis ekiplerinin ne yapıyorsun sorusuna ‘Kuyu taşmıştı’ cevabı vererek kendini savunduğu görüldü. Gözaltına alınan 3 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet" suçundan soruşturma başlatıldığı öğrenildi. (SB-