POLİTİKA - 22 Mayıs 2026 Cuma 16:11

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elma’sıdır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elma’sıdır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması’dır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda çok daha önem kazandığı bir süreçten geçiyoruz. Enerji milli güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz halen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor. Bu kaynaklara ulaşmak ve bu kaynakları istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hale geliyor. Bölgemizde son yıllarda yaşanan olaylar bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyarken, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de göstermektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı patlak verdiğinde gündeme gelen en önemli konulardan biri enerji tedariğiydi. Doğal gaz ve petrol hatlarının güvenliğiydi. Aynı şekilde 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariği ve ticareti geliyordu. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 50’leri bulan artışlar gördük. Sadece fiyatlar uçmadı, enerji tedariği ile ilgili ciddi sıkıntılar baş gösterdi. Bu jeopolitik gerilimin artçı sarsıntıları günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor. Türkiye, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalar ile bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür. Geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye’nin bu özelliğini teyit etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimlerle sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğine inanıyorum. Türkiye’nin güvenilir enerji tedariğindeki vazgeçilmezliği, bu süreçte bir kez daha anlaşılmıştır. Son 23 yılda ülkemizin attığı adımların çok büyük payı olmuştur. Göreve geldiğimizde Türkiye’nin günlük doğal gaz giriş kapasitesi yaklaşık 90 milyon metreküptü. Bugün bu rakam 495 milyon metreküpe çıkmıştır" dedi.



"Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı"


Türkiye’nin Rusya’dan 2, Azerbaycan’dan 2 ve İran’dan bir olmak üzere toplam 5 boru hattıyla doğalgaz temin ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye artık 39 ülkeden 50’den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji alt yapısına sahiptir. Türkiye’yi Avrupa’nın en güçlü merkezlerinden biri haline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız. Bir başarımız da 2016 yılında ilan ettiğimiz milli enerji ve maden politikasıyla başlayan sondaj ve arama faaliyetleridir. Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık. Kendi mühendislerimiz, gemilerimiz, ekipmanlarımızla mavi vatanda arama faaliyetlerini geliştirdik. Fatih Sondaj gemimizle Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osmangazi Üretim Platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’den karşılamış olacağız. İkinci yüzer üretim platformumuzun inşaatı sürüyor. 2028’de bu platformun da hizmete girmesiyle günlük üretim 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak" dedi.



"Sadece Karadeniz’de değil, Gabar’da da tarih yazdık"


Konuşmasında Gabar’daki çalışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece Karadeniz’de değil, Gabar’da da tarih yazdık. Gabar’da gerçekleştirilen petrol keşfimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük keşfi olarak kayıtlara geçti. Yıllar boyunca terörle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla, istihdamla anılıyor. Güvenlik tehdidi nedeniyle yıllarca atıl kalan yerlerde bugün turizm canlanıyor, tarım gelişiyor, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafın, vatandaşımızın yüzü gülüyor. Terörün karanlık gölgesi çekilip, huzurun aydınlattığı anlar genişledikçe yıllarca korkunun, göçün ve güvensizliğin sembolü olan şehirlerimiz hızla ayağa kalkıyor. Bugün Gabar’dan elde edilen üretim, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlıyor. Yurt içindeki petrol üretimimizin yüzde 44’lük kısmı sadece Gabar’dan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin hedefine ulaşmasıyla birlikte yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktır. Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları olan aşan ağır bir yükten kurtulurken, terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar daha verimli alanlara tahsis ediliyor. Bunun da en büyük kazananı on yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdidir. Gabar’daki keşiften sonra Diyarbakır’da 4 saha belirlendi. Önümüzdeki 3 yıl içinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Bunların haricinde başka hazırlıklar da söz konusu. Türkiye Petrolleri’nin 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem de yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Türkiye kendi kaynaklarını geliştirirken aynı zamanda küresel enerji diplomasisinin en güvenilir ortaklarından biri olarak adından sıkça söz ettiriyor. Somali’deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan’daki çalışmalarımız, Libya’dan Orta Asya’ya işbirliklerimiz bunun en somut göstergesidir. Somali açıklarında yürüttüğümüz çalışmalar, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajı olması bakımından tarihi önemdedir. İklim ve hava şartları el verirse sondaj operasyonunu 6 ila 9 ay arasında tamamlamayı öngörüyoruz. Arzumuz uzun yıllar iç istikrarsızlıkla ve kıtlıkla boğuşan kardeş Somali halkına bekledikleri müjdeli haberi vermektir" ifadelerini kullandı.



"Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması’dır"


Komşu Suriye’de de yeni hükümetle ortak çalışmaların sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye’deki entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni işbirliği fırsatları için zemin çok daha uygun olacaktır. Türkiye olarak sürecin suhuletle tamamlanması için Suriye hükümetine gereken desteği veriyoruz. Diğer taraftan madencilik alanında da büyük dönüşüm içerisindeyiz. Dünyada maden çeşitliği açısından 9’uncu sıradayız. 2025’te maden ihracatımız 6,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olan ülkemiz, Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideridir. Nadir toprak elementlerinde Eskişehir Beylikova’da keşfedilen dev rezerv, Türkiye’yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir Kırka’da kurulan pilot tesisle lityumkarbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımız sürüyor. Enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenler artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale gelmiştir. Savunma sanayiinden yüksek teknolojiye birçok sektörün geleceği bu yarışa bağlanmıştır. Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir. Son 23 yılda bunun alt yapısını çok sağlam bir şekilde hazırladık. Ufku ve vizyonu eski Türkiye’yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4. ülkesi oldu. Temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik. Bütün bunları da öncelikle ülkemizde tesis ettiğimiz güven ve huzur iklimi sayesinde başardık. Yere sağlam bastık, kararlı yürüdük. Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihi bir başarıya imza attık. İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız. Bunun için karada veya denizde hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabi kaynağımız varsa işleyeceğiz. Bu kaynaklarımızın Türkiye’nin atılım sürecinde lokomotif görevi görmesini sağlayacağız. Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması’dır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elma’sıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye savunma sanayisinde yerli üretimle büyümesini sürdürüyor Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda hayata geçirilen yerli üretim ve millileştirme adımları, sektörde büyümenin önünü açarken dışa bağımlılığın da azalmasını sağladı. Güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin, sektörün geleceğinde belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor. Savunma sanayisinde son yıllarda artan yerli üretim kapasitesi ve millileştirme hamleleri, Türkiye’nin küresel ölçekte dikkat çeken bir üretim merkezi haline gelmesine katkı sağladı. Dünyanın birçok ülkesinin Türkiye’de geliştirilen savunma sanayi ürünlerine yöneldiği belirtilirken, sektörde sürdürülebilir büyüme için güçlü üretim altyapısı ve tedarik zincirinin önemi öne çıkıyor. TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, Türkiye’de savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirterek, "Türkiye’nin savunma sanayi şirketleri çok büyük atılımlar yaptı son yıllarda. Tüm dünyada Türkiye savunma sanayisi ismini duyurdu. Birçok ülke Türkiye’yi savunma sanayi üssü gibi görüyor, dünyanın birçok ülkesi Türkiye’den bu ürünleri tedarik ediyor" dedi. ‘‘Dışa bağımlılık azaldı büyüme bu hamleyle tetiklenmiş oldu’’ Yerli üretimin önemine dikkat çeken Malçok, "Yerli üretim ile Türkiye’nin bağımlılığı çok düşük seviyelere geldi. Savunma Bakanlığımız millileştirme projesi başlattı. Ciddi bir atılımdı, dışa bağımlılık azaldı büyüme bu hamleyle tetiklenmiş oldu" ifadelerini kullandı. Sanayide yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Malçok, "Türkiye’de ve dünyada ciddi gelişmeleri sanayiciler olarak yakından takip ediyoruz. Ülkemizi iç pazarda ve yurt dışında tanıtmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" diye konuştu. Savunma sanayisinde güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin önemine vurgu yapan Malçok, "Savunma sanayisinde sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından biri güçlü yerli üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartlarına sahip tedarik zinciridir. Bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz" dedi.
Hatay Hatay’da can kaybı sayısı 4’e yükseldi Hatay’da aşırı yağışın ardından gerçekleşen afet sonrası bölgeye gelen AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan; 4 kişinin hayatını kaybettiğini 1 şahsın hala kayıp olduğunu ve 12 vatandaşın yaralandığını söyledi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısı sonrası Hatay’da aşırı yağış etkili olmuş ve afet yaşanmıştı. Yaşanan afetlerin ölümle sonuçlanması sonrası AFAD bölgede geniş çaplı çalışma başlatmıştı. AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Samandağ ilçesi Karaçay mevkiinde köprüden Karaçay Nehri’ne araçla düşerek kaybolan şahısların bulunmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceledi. AFAD Başkanı Pehlivan, incelemeler sonrası basın mensuplarına açıklama yaptı. "Toplamda 2330 personel ve 925 araç görev yapmaya devam ediyor" Etkili olan şiddetli yağış sonrası yaşanan afete müdahale etmek üzere 11 ilden Hatay’a destek ekip geldiğini ifade eden Pehlivan, "Taşkınlar neticesinde 3 vatandaşımızı dün itibariyle kaybettik ve 2 vatandaşımızın da arama ve kurtarma çalışmaları devam ediyordu. Karaçay Nehri üzerinde arama yapıyoruz. Bir saat önce 1 vatandaşımızın daha cansız bedenine ulaştık. Kayıp sayımız 4’e yükseldi, kaybettiğimiz canlarımıza Allahtan rahmet diliyorum. Diğer kayıp olan vatandaşımızla ilgili arama ve kurtarma çalışmaları nehir boyunca devam ediyor. Buradan 20.km’de kayıp vatandaşımızın cansız bedenine ulaştık. Buradan denize kadar uzanıyor nehir. Hatay’ımıza en yakın 11 ilden araç, gereç ve personel takviyesini gerçekleştirdik. Toplamda 2330 personel ve 925 araç görev yapmaya devam ediyor" dedi. "12 vatandaşımız çeşitli şekillerde yaralanmışlardı, onlarında genel durumları iyi" Afetle birlikte 1600’ün üzerinde ihbarın gerçekleştiğini ifade eden Pehlivan, "Toplamda 1600’ün üzerinde ihbar gelmişti. Çoğu evlere su baskını şeklindeydi. İhbarlara müdahale edildi ve vatandaşlarımızın evlerinin temizlenmesi hususunda da gerekli çalışmalar yürütülüyor. 12 vatandaşımız çeşitli şekillerde yaralanmışlardı, onlarında genel durumları iyi" dedi. "Yeşilırmak’ın dere yatağında 13 kilometre uzunluğunda tahkimat yapıldı, 2 köprü yıkıldı" Tokat’ta yaşanabilecek afete karşı risk analizi yapıldığını ifade eden Pehlivan, "Tokat’ta risk analizleri doğrultusunda en kötü senaryoya yönelik hazırlık yapıldığını ifade eden AFAD Başkanı Pehlivan, "Almus Barajı maksimum seviyeye geldiği için dolu savaktan tahliyeler başladı. DSİ Genel Müdürümüz ve Tokat Valimiz ile birlikte sahadaydık. Meteorolojiden gelen bilgiler doğrultusunda simülasyonlar, risk değerlendirmeleri yapılıyor. Dün itibariyle daha stabil durum söz konusu, yağmurların gidişatına göre risk durumu değişmekte. Yeşilırmak’ın dere yatağında 13 kilometre uzunluğunda tahkimat yapıldı, 2 köprü yıkıldı. Bunlarda risk azaltmaya yönelik önlemlerdi. Şuan için durum stabil, yurt genelinde 42 ilimizde sarı uyarı meteoroloji tarafından paylaşıldı. Paylaşılan bilgiler doğrultusunda Tokat ve bütün illerimizde risk analizleri ve similasyonlar yapılıyor. Risk analizleri de en kötü senaryoya göre yapılıyor. Hem Almus Barajı hem de Sivas sınırları içerisinde yer alan Kılıçkaya barajı ve o barajdan Kelkit vadisine yoğunlaşan su akışı, Almus barajından Yeşilırmak’a gerçekleşen su akışı bütün bunların hesaplamaları yapıldı. Önlem anlamında tahliyeler yapılmıştı, bütün kurumlarımız hala teyakkuz halinde. Tokat ili özelinde yaralımız ve can kaybımız çok şükür yok" dedi.
Kayseri Başkan Özdoğan’dan vatandaşlara uyarı: Son gün 1 Haziran Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan; Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi’nin 1. taksit ödemeleri için son tarihin 1 Haziran Pazartesi günü olduğunu hatırlatarak, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Başkan Özdoğan, hemşehrilerinin cezalı duruma düşmemeleri adına ödemelerini son güne bırakmamalarını istedi. Hacılar’daki gayrimenkul sahipleri ve vergi mükelleflerinin bu süreci dikkatle takip etmeleri gerektiğini ifade eden Başkan Özdoğan, vatandaşların ödemelerini Hacılar Belediyesi veznesinden veya çevrimiçi sistemler üzerinden kolaylıkla gerçekleştirebileceğini belirtti. Başkan Özdoğan, konuyla ilgili açıklamasında şöyle konuştu; "Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi birinci taksit ödemelerinde son tarih 1 Haziran 2026’dır. Hemşehrilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları ve cezalı duruma düşmemeleri adına ödemelerini zamanında yapmalarını önemle rica ediyoruz. Vatandaşlarımız Hacılar Belediyemiz veznelerinden, e-Devlet üzerinden veya belediyemizin resmi internet sitesi üzerinden online olarak ödemelerini gerçekleştirebilirler." Vergi ödemelerinin Hacılar Belediyesi’nin hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Özdoğan; "Vatandaşlarımızın yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, ilçemize sunulan hizmetlerin kesintisiz şekilde devam etmesine katkı sağlamaktadır. Bu konuda gösterecekleri hassasiyet için tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Öte yandan Hacılar Belediyesi veznesinin, vatandaşların işlemlerini rahatlıkla gerçekleştirebilmeleri amacıyla 25 - 26 Mayıs 2026 Pazartesi ve Salı (arife) günü saat 08.30 - 17.30 arasında hizmet vermeye devam edeceği bildirildi.
İzmir Karşıyaka Stadı için beklenen karar meclisten geçti İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin olağanüstü toplantısında Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadyumu projesiyle ilgili önemli bir karar alındı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sağlanan mutabakat kapsamında hazırlanan önerge oy birliğiyle kabul edilirken, gerekli protokollerin imzalanması ve sürecin yürütülmesi için Başkan Cemil Tugay’a yetki verildi. Tugay, "Gayet güzel bir stat projesi. Özenerek yapılacak. Bu süreç sağlıklı şekilde yürütülüyor" dedi. Öte yandan mecliste, Kurban Bayramı süresince toplu taşımada yüzde 50 indirim uygulanmasına yönelik önerge de kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin olağanüstü meclis toplantısında Karşıyaka’daki Zübeyde Hanım Stadyumu projesiyle ilgili önemli bir adım atıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay başkanlığındaki oturumda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sağlanan mutabakat doğrultusunda hazırlanan önerge oy birliğiyle kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan önergede, Karşıyaka Aksoy Mahallesi’nde bulunan 26675 ada 11 parsel üzerindeki alanda yapılması planlanan Zübeyde Hanım Stadyumu için kamu kurumlarıyla gerekli iş birliği ve protokol süreçlerinin yürütüleceği belirtildi. Başkan Tugay’a verilen yetkinin; protokollerin imzalanması, resmi işlemlerin yürütülmesi ve yapım sürecine ilişkin idari çalışmaların takibini kapsadığı ifade edildi. "Gayet güzel bir stat projesi" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Şu anda stadın uygulama projesi çalışılıyor. Beraberinde ruhsat işleri yapılacak. Projeyi değiştiremiyoruz. Yapılan projenin bir müellifi var. O müellif devam ediyor. Çok küçük revizyonlar dışında projede değişiklik yapma şansınız yok. Eğer yaparsanız yeni bir davanın yolu açılır, yeniden bir hukuki sürece gider. Bunu beklemek zorunda kalırız. Gayet güzel bir stat projesi. Özenerek yapılacak. Bu süreç sağlıklı şekilde yürütülüyor. Umuyorum bu dönem bitmeden stadı açacağız" diye konuştu. Spor kenti kimliğine güçlü katkı Zübeyde Hanım Stadyumu’nun tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sportif faaliyetlerin canlanması hedefleniyor. Proje sayesinde amatör ve profesyonel spor kulüplerine yeni imkanlar sunulması, gençlerin spor alanlarına erişiminin artırılması ve ilçeye ekonomik hareketlilik kazandırılması amaçlanıyor. Stadyumun ayrıca maç günlerinde esnaf ve hizmet sektörüne katkı sağlaması, bölgedeki sosyal yaşamı hareketlendirmesi ve Karşıyaka’nın spor kenti kimliğini güçlendirmesi bekleniyor. "400 milyon lira kamunun hakkı" Olağanüstü meclis oturumunda Mavişehir’de TOKİ tarafından satışa çıkarılan ve bir firma tarafından satın alınan arsa da gündeme geldi. Başkan Dr. Cemil Tugay, konuya dair yaptığı açıklamada "Mavişehir’deki yerle ilgili şöyle bir haksızlık var. TOKİ bir satış yapıyor ama burada hissesi olanlar burayı alabilir diye şart koşuyor. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak burayı alacaktık. Arkadaşlarımız her şeyi hazırladı ama bu şarttan dolayı başvuramadılar. Orada bir şirketin 97 metrekarelik küçük bir hazine hissesini kimsenin haberi olmadan aldığını gördük ve bundan dolayı TOKİ’den yarışmasız alabildiğini görüyoruz. Bu şekilde satışına karşı çıkıyoruz. Bir diğer konu Hazine’nin belirlediği metrekare fiyatının çok altında bir rakama satılıyor. Rakipsiz, adrese teslim bir satış yapılıyor. Buna itiraz etmemize hiçbir eleştiri getirmemelisiniz. Bunun takibini yapmaya devam ediyoruz. Haklarımızı ve yetkilerimizi de biliyoruz" diye konuştu. Zafer Payzın Kavşağı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda Zafer Payzın Kavşağı’nı genişletmek istediklerini de belirterek, "Burasının yetkisi Karayolları Bölge Müdürlüğü’nde. Arkadaşlarımız başvuru yaptı ama dönüş alamadılar. Yetkiyi devralmak ve orada kavşağı genişletmek istiyoruz" dedi. Bayramda toplu ulaşıma yüzde 50 indirim İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ayrıca Kurban Bayramı süresince toplu ulaşım ücretlerinde yüzde 50 indirim uygulanmasına karar verdi. Mecliste oy birliğiyle kabul edilen önergeye göre indirimli tarife, Kurban Bayramı’nı kapsayan 27-30 Mayıs 2026 tarihleri arasında geçerli olacak. Karar kapsamında ESHOT, İZULAŞ, İzmir Metro AŞ ve İZDENİZ’e bağlı toplu ulaşım araçlarında yolcular yüzde 50 indirimli tarifeden yararlanacak. Uygulama; Havalimanı, Baykuş, Bilet 35, kontörlü ulaşım kartları ile oto tahsis ve bağlı kalma tarifesi, Halktaşıt ile İZDENİZ feribot araç taşımacılığını kapsamayacak. İndirim nedeniyle oluşacak gelir kayıplarının ise Büyükşehir Belediyesi tarafından sübvanse edilmesi kararlaştırıldı. Plan ve Bütçe ile Ulaşım komisyonlarının hazırladığı rapor, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.