ASAYİŞ - 10 Mart 2026 Salı 10:06

Bisikletini vermeyen çocuğu darp etmişlerdi: 2 suça sürüklenen çocuk hakkında istenen ceza belli oldu

A
A
A
Bisikletini vermeyen çocuğu darp etmişlerdi: 2 suça sürüklenen çocuk hakkında istenen ceza belli oldu

Kağıthane’de bisikletini vermeyen 10 yaşındaki çocuğu, bıçakla tehdit edip kovalayan ardından araba çarpan çocuğu etraf sakinleşince tekme ile tokatlarla darp ettiği iddia edilen 16 ve 13 yaşındaki 2 şüpheliye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 suça sürüklenen çocuğun birine 7 yıl 6 aya kadar, diğerine ise 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.


İstanbul Kağıthane’de 3 Eylül 2025’de tek başına bisikletiyle gezen 10 yaşındaki A.U.İ.’yi, bisikletini kendilerine vermek istememesi üzerine bıçakla tehdit edip kovalayan, kovalamaca sırasında kendisine oradan geçmekte olan bir otomobil çarpan çocuğu çevredekiler dağılınca bu kez tekme ile tokatlarla darp ettiği iddia edilen 16 yaşındaki İ.H.K. ile 13 yaşındaki E.S.’ye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı.



Bisikletini vermek istemeyen 10 yaşındaki çocuğu bıçakla tehdit edip kovalamaya başladılar


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, olay günü ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla 16 yaşındaki İ.H.K. ile 13 yaşındaki E.S.’nin tek başına bisikletle gezmekte olan 10 yaşındaki mağdur A.U.İ.’yi gördüğü, bisikletini istedikleri, mağdur çocuk A.U.İ.’nin bisikletini vermek istememesi üzerine suça sürüklenen çocukların, mağduru başka zaman bıçaklamakla tehdit edip kovalanmaya başladıkları anlatıldı.


Kendilerinden kaçan çocuğa araba çarpmasına sebep oldukları, etraf sakinleşince de hem çocuğu hem bisikleti tekmelemeye başladıkları belirtildi


Mağdur çocuk A.U.İ.’ye, diğer 2 suça sürüklenen çocuktan kaçtığı sırada, oradan geçmekte olan bir otomobilin çarptığının aktarıldığı iddianamede, o sırada çevredekilerin mağdurla ilgiledikleri, bir süre sonra çevredekilerin dağıldığı, bunun üzerine ise 2 suça sürüklenen çocuğun tekrar mağdurun yanına gittiği ve tekme ile tokatlarla hem kendisini hem de bisikletini tekmelemeye başladığı kaydedildi. Ayrıca, 2 suça sürüklenen çocuğun mağdurun herhangi bir eşyasını alamadan uzaklaştıklarının tespit edildiği de ifade edildi.



‘’Bisikletini istediğimiz ve ‘vermezsen başka zaman bıçaklarız’ dediğimiz hususu doğru değildir’’


Suça sürüklenen çocuk E.S.’nin ifadesine yer verilen iddianamede, olay günü mağdur A.U.İ.’nin bisikletle geçerken kendilerine bağırdığını söyleyerek, ‘’Bağırarak geçince peşinden gittik, ‘size ne’ diyerek bizi tersledi. Küfür ettiğini duymuş arkadaşım, o peşinden koşunca ben de koştum. Giderken bir araba tekerleğine çarptı, dengesini kaybedip düştü. Yanına ulaştık, neden küfrettiğini sorarken arkadaşım tokat attı. Bisiklete tekme attığını gördüm. Bisikletini istediğimiz ve ‘vermezsen başka zaman bıçaklarız’ dediğimiz hususu doğru değildir. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum’’ dediği belirtildi.



Önce görmedim dedi, güvenlik kamera görüntüleriyle tekrar soruldu: ‘’Bizden kaçarken araba çarptığını gördüm. Darp ettiğim için pişmanım’’


Diğer suça sürüklenen çocuk İ.H.K. ise ifadesinde, mağdurun kendilerine bisikletle geçerken laf attığını belirterek, ‘’Küfür edince ben kovalamaya başladım. Ara sokakta mağduru yerde gördük, araba çarptığını bilmiyorduk. Yanına gidip sorduğumda özür dilemeye başladı. Yalan söyleyerek bizden kurtulmaya çalıştığını fark edince tokat attım. Bisiklete tekme attığım da doğrudur fakat tehdit etmedik.’’ şeklinde konuştu. İfade sırasında İ.H.K.’ya, olay anına ilişkin kamera görüntüsü de belirtilerek araba çarpma anını görüp görmediği tekrar soruldu. Bunun üzerine İ.H.K., ‘’Bizden kaçarken araba çarptığını gördüm. Yerdeyken yanındaydık. Belirttiğim sebeplerden tokat attım. Darp ettiğim için pişmanım’’ ifadelerini kullandı. İddianamede ayrıca, müşteki tarafın suça sürüklenen çocuk E.S. hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği de belirtildi.



1 kişiye 7 yıl 6 aya kadar, diğer kişiye 5 yıl 3 aya kadar hapis talebi


Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuk İ.H.K.’nın ‘birden fazla kişiyle birlikte nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan 7 yıl 6 aya kadar hapis, suça sürüklenen çocuk E.S.’nin ise aynı suçtan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor. Asırlardır süre gelen tartışmaları imtihan günlerinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, daha sonra çözüme bir kenara bırakmamız gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın final bölümüne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam eleminin zor dönemlerden geçtiğini belirterek dayanışma ve aklıselimi özellikle bu dönemde hakim kılmak zorunda olduklarını belirterek, "Uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Dik duracağız, kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip, bükülmeden hakikati haykıracağız. Zalimin hasmı mazlumun dostu olacağız" Ramazan’ı ve Kadir gecesini zorlu şartlar altında ihya etmeye çalışan tüm Müslüman alenine dayanışma mesajlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmkanlar ne kadar kısıtlı, zalim ne kadar azgın, zulüm ne kadar şedid olursa olsun ümidini yitirmeyen dirayetle, metanetle, sabırla ve elbette izzet ve haysiyetle varoluş mücadelesi veren tüm kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ve daima yanlarında olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum. Bakınız burada özellikle içinde bulunduğumuz kasvetli günlerde şunu da altını çizerek sizlerle paylaşmak istiyorum; Yeise düşmek bize haram kılınmıştır. Müstekbir ve müstevliye boyun eğmek, zulme rıza göstermek bize yasaklanmıştır. Alemlerin Rabbinden umudumuzu asla kesmeyeceğiz. Bizi sürüklemek istedikleri karamsarlık girdabına kesinlikle düşmeyeceğiz. Gücümüz yetiyorsa elimizle, yetmiyorsa dilimizle kötülüklere karşı koyacağız. Onu da yapamıyorsak hiç olmazsa kalbimizle buğz edeceğiz. Dik duracağız, kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip, bükülmeden hakikati haykıracağız. Zalimin hasmı mazlumun dostu olacağız. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da, Somali’de, Yemen’de, Arakan’da kalbimizin attığı elimizin uzandığı her yerde mazlumların, masumların, gariplerin, yetim ve öksüzlerin yanında olmaya inşallah devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. "Tilavetleriyle gönül bahçemizi yeşerten Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum" İ’lâ-yı Kelimetullah davasına gönül, veren kendisini bu yola vakfeden, ilmiyle ahlakıyla gayesiyle eserleriyle cehdi ve emeğiyle ümmete katkı sunan herkese saygı, sevgi ve şükranlarını ileten Erdoğan, "Rabbim hepsinden razı olsun onları cennetiyle, cemaliyle şereflendirsin. Bizleri de inşallah Efendimizin liva-ül hamd sancağı altında kendileriyle haşru cem eylesin. Birazdan ödüllerini takdim edeceğimiz, tilavetleriyle gönül bahçemizi yeşerten Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum. Aynı şekilde büyük finale katılan tüm karilerimizi, hafızlarımızı, hocalarımızı yürekten kutluyorum. 10. yaşını dolduran Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma yarışmasının daha nice seneler devam etmesini, bu müstesna organizasyonun hanelerimizi daha nice yıllar Kur’an sesleriyle tezyin etmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Rasul-i Kibriya Efendimizin tavsiyelerine harfiyen uyarak kalplerimize dokunan tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum" Kuran-ı Kerim’in okunması konusunda dikkat edilmesi gerekenleri örnekler vererek hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli dostlar hepimiz biliyoruz ki hafızayı beşer nisyan ile malüldür. Biz zaman zaman unutma gafletine düşsek bile hamdolsun gerçekten çok nasipli, şerefli, çok talihli bir milletiz. Rahmet elçisinin ‘kardeşlerim onlardır ki beni görmedikleri halde bana iman ederler’ lütfuna nail olmuş bir ümmetiz. Kim ne derse desin bu iltifatı kendimiz için en büyük şeref payesi olarak görüyor bu ümmetin, bu milletin, bu medeniyetin bir parçası olmakla daima iftihar ediyoruz. Öyle bir değerler manzumesini tevarüs ediyoruz ki bu kıymet havuzunda güzellik merkezi bir konumda yer alıyor. Zira insanın en güzel surette Ahsen-i Takvim üzere yaratıldığı kitabullah da zikrediliyor. Müslümanlar olarak canlı cansız her şeyin cümle kainatın Cenab-ı Allah tarafından en yüksek sanatla yaratıldığına biz iman ediyoruz. Nitekim Rabbimiz Zümer suresinde şöyle buyurmaktadır; ‘Allah sözün en güzelini, ayetleri güzellikte birbirine benzeyen ve hükümleri, öğütleri, kıssaları tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir.’ Evet şifa kaynağı rahmet vesilesi hidayet ve hayat rehberi Kur’an-ı Kerim şüphesiz sözlerin en güzelidir. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde ‘şüphesiz ki Allah güzeldir ve güzelliği sever’ diyerek bu hakikati en yalın, en sade şekliyle ifade buyurmuştur. Şu hususta son derece dikkat çekicidir hadis kaynaklarımıza baktığımızda gönüller sultanının Kur’an-ı Kerim’in hızlı okunmaması konusunda ashabını ikaz ettiğini, Kelamullah’ın ahenkle, huşu ile tevşih ile hülasa güzel bir sesle tertil edilmesinden hoşnut olduklarını görüyoruz. Bu noktada Rasul-i Kibriya Efendimizin tavsiyelerine harfiyen uyarak kıraatleriyle tilavetleriyle o apaydınlık sesleriyle hem haşyetimizi artıran hem de kalplerimize dokunan tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor" İslam dünyası olarak çok dik bir yokuşu tırmanmak zorunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu; "Yakın çevremizden başlayarak bölgemizin ve gönül coğrafyamızın pek çok noktası bugün maalesef savaşlarla, krizlerle, acılarla boğuşuyor. Masum çocuklar, savunmasız insanlar, on binlerce kardeşimiz ardı arkası kesilmeyen bombalarla, kurşunlarla, saldırılarla şehit ediliyor. Bu yangının daha da büyümeden söndürülmesi, daha fazla insanın hayatını kaybetmemesi için hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım; Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor. Asırlardır süre gelen tartışmaları imtihan günlerinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, daha sonra çözüme bir kenara bırakmamız gerekiyor. Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak birbirimize destek olmamız, birbirimizin yaralarına merhem olmamız gerekiyor. Dayanışma ve aklıselimi özellikle bu dönemde hakim kılmak zorundayız. Şunu hiçbirimiz unutmamak mecburiyetindeyiz; Bir asır önce yazılan kirli ve kanlı senaryoların bugün tekrar sahnelenmesine izin verirsek bunun vebalini ne biz ne de bu oyuna gönüllü ya da gönülsüz figüranlık edenler asla taşıyamaz. Şayet bölgemizde akan kanı durdurmak, annelerin, çocukların, masumların gözyaşlarını silebilmek, acının ve hüznün olmadığı müreffeh bir gelecek inşa etmek istiyorsak vahdet bilincimizi canlı tutacağız. Rehberimiz, kılavuzumuz, önderimiz, efendimiz, ‘mümin, mümin kardeşi için birbirine sımsıkı kenetlenmiş tuğlalardan oluşan bir bina gibidir’ buyuruyor. İşte bu ruha, bu idrake, bu bilince, dört elle sarılmamız, bu binada en küçük bir hasarın oluşmaması, eksik ve gediğin açılmaması için ne gerekiyorsa yapmamız boynumuzun borcudur. Aksi takdirde ‘böl, parçala, yönet’ planlarının Allah muhafaza kurtulamayız. Mevlana hazretlerinin hikmet dolu şu sözlerini kendimize rehber edinmeli bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız. O büyük Gönül Sultanı şöyle diyordu; ‘Bu dünyaya ayırmaya, bölmeye gelmedik. Biz bölüneni birleştirmeye, kırılanı tamir etmeye geldik.’ Biz bir imtihan vesilesi olan dünyaya, Cenab-ı Allah’a kulluk yapma yanında aynı zamanda işte bunun için geldik. İslam aleminin bugün muhtaç olduğu bilinç kesrette vahdet olmaktır. Ezeli ve ebedi kardeşliğimizi her şart altında düzeltmektir. Bu noktada hem millet hem de İslam dünyası olarak hepimizin üzerine düşen mesuliyeti en güzel şekilde yerine getireceğine ben şahsen gönülden inanıyorum. Burada şunu tüm kalbimle ifade ve ilan etmek istiyorum; Zifiri karanlıkların inşallah kardan aydınlık günlere dönüşeceği dönemler yakındır. İnşallah uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz. Burada bulunan siz değerli kardeşlerime baktıkça bu inancımın daha da pekiştiğini daha da güçlendiğini ayrıca ve özellikle ifade etmek istiyorum. Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum."
Kocaeli Başkan Büyükakın: "Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Hodri Meydan Taraftarlar Derneği tarafından düzenlenen iftar programında Kocaelispor’a ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak" dedi. Kocaelispor taraftar grubu Hodri Meydan Taraftarlar Derneği yönetimi tarafından düzenlenen iftar programı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaelispor Başkanı Recep Durul, Teknik Direktör Selçuk İnan ve kaleci Gökhan Değirmenci katıldı. "En umutsuz zamanda takıma inandınız" "Olumsuz düşünmeyelim. Olumsuzluklar üzerine yoğunlaşırsanız bir adım bile ilerleyemezsiniz. Her zaman pozitif ve iyi olana bakın. Gençlerimizin Kocaelispor için duyduğu heyecana bakın. Taraftarlar, futbolcular, teknik heyet, yöneticiler bu takıma inandı. Bu takım için herkes asansör olur, bu sene tekrar düşer diyordu. Bu takım ligde inanılmaz işler başardı. Bunu tabi ki 12. futbolcusu yani taraftarıyla birlikte başardı. Sizler en umutsuz zamanlarda bu takıma inandınız. Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak" dedi. "Kocaelispor’umuzun çok güzel bir tesisi olacak" Tüm olumsuzluklara rağmen yukarı çıkacaklarını ifade eden Büyükakın, "Pozitif olun, moralinizi bozmayın. Tüm olumsuzlukları devire devire daha yukarı doğru gideceğiz. Özellikle Selçuk hocamı, kaptanımızın şahsında tüm futbolcularımızı tebrik ediyorum. Taraftar iyi günde de kötü günde de takıma ve hocasına sahip çıkar. Altyapıdan genç futbolcular çıkarmalıyız. Kulübün yeni tesis projesi üzerinde başkanımız ve hocamızla yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Temmuz ayına kadar Kocaelispor’umuzun çok güzel bir tesisi olacak. Hodri Meydan’a destek vermeye devam edeceğiz. Beşiktaş maçında yaptığınız koreografi muhteşemdi. Kocaelispor taraftarının ne kadar büyük olduğunu gösterdiniz" ifadelerini kullandı.
Bilecik AK Parti Pazaryeri teşkilatı iftarda buluştu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde AK Parti Pazaryeri İlçe Teşkilatı tarafından iftar programı düzenlendi. Adalet ve Kalkınma Partisi Pazaryeri İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programında, partinin kuruluşundan bugüne emek vermiş isimler aynı sofrada buluşarak güçlü bir vefa örneği sergiledi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan programda, önceki dönem ilçe başkanları, teşkilat mensupları ve partiye gönül veren isimler bir araya geldi. Düzenlenen programa AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, İnhisar Belediye Başkanı Nihal Arslan, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda parti üyesi katıldı. "Her gün sağlığıyla sahada çalışan teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum" AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım, "Çok kıymetleri milletvekilim, belediye başkanlarım, kıymetli başkanlarım, muhtarlarımız. Pazaryeri teşkilatımız geleneksel Pazaryeri iftarımıza hoş geldiniz. Ramazan güzel ve bereketli geçti. Ben buradan teşkilat mensuplarımıza, sahada çalışan tüm başkanlarımıza tüm yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Her gün sağlığıyla şurada kaldı beş gün Allah nasip ederse bayrama az bir süre kaldı ben şimdiden hepinizin bayramını kutluyorum. Ve bugün bizleri burada buluşturan Pazaryeri Belediye başkanımız Zekiye başkana da teşekkür ediyorum. Katılımlarınız için her birinize teşekkür ediyorum" dedi. "Ramazan ayının son günlerinde günahlarımızdan arındık" AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Ramazan ayında İsrail ile İran arasındaki savaşa dikkat çekerek Ramazan Bayramı’na kadar iki ülke arasındaki savaşın son bulmasını diledi. Konuşmasının başında parti üyelerine teşekkür eden Eldemir, "Ramazan ayının son günlerine geldik. Cenabı Allah şükürler olsun başı rahmet ortası mağfiret sonunun da günahlardan kurtulup cehennemden azad edildiğimiz bir ay olmasını diliyorum. Hazreti peygamber efendimiz, Ramazan ayının son on gününde cehennemden azad olarak değerlendirmiş. İnşallah bizlerde günahlarımızdan arındırıldığımız hep beraber nasıl bu sofrada beraber olduysak cennette de hep bir arda olmayı umut ettiğimiz bir gün. Cenabı Allah hepimize nasip etsin. Yarından sonraki günümüzde kadir gecesi cenabı Allah kadir gecemizi şimdiden hayırlı mübarek eylesin. Sevdiklerinizle birlikte de haftaya Cuma inşallah idrak edeceğimiz Ramazan bayramına kavuştursun. Tabi bayramlar sevinç günleri ama bu ramazan ayı gerçekten bizim için bölgemiz için Müslümanlar için tüm dünyada Müslümanların huzur içinde olduğu bir ay değil. Ülkemizde biz burada hep beraber huzur içinde aynı masa etrafında iftar yapabiliyoruz. Ama Müslüman kardeşlerimizin bir çoğu sıkıntılar içerisinde. Ayrıca ramazan ayının başından itibaren son iki haftadır biliyorsunuz etrafımızda adeta ateş çemberi. Cenabı Allah milletimizi korusun, devletimizi korusun, cenabı Allah Müslümanları korusun, inşallah bu çevremizdeki gelişmelerde en kısa süre içerisinde oradaki ateşte kesilir hep birlikte inşallah huzurlu günlere huzurlu bir bayrama erişiriz diye ümit ediyoruz" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, "Önceki dönemlerden partimiz kurulduğundan bu güne AK Parti davasına gönül vermiş, yönetim kurulu üyelerimiz, ilçe başkanlarımız, il genel meclis üyelerimiz, kadın kolu başkanlarımız, gençlik kolu başkanlarımız ve tüm yönetimleri, mahalle başkanları ve partimize gönül vermiş hemşehrilerimiz, vefa iftarımıza hoş geldiniz. İnşallah ramazana aynı şekilde ramazan bayramına birlik ve beraberlik içinde ulaşmak nasip olsun. Şimdiden kadir gecemiz mübarek olsun. Bayramımız mübarek olsun" diye konuştu.