ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 22:54

Bayrampaşa’da otoyol kenarında 10 gün önce ölen erkek cesedi bulundu

A
A
A
Bayrampaşa’da otoyol kenarında 10 gün önce ölen erkek cesedi bulundu

İstanbul Bayrampaşa’da otoyol kenarındaki yeşil alanda 40 yaşlarında bir erkek cesedi bulundu. Ekiplerin yaptığı incelemede, şahsın yüzünün çürüdüğü ve en az 10 gün önce öldüğü belirlendi. Şahsın, otoyoldan yeşillik alana atıldığı üzerinde duruluyor.


Olay, akşam saatlerinde İstanbul Bayrampaşa Kocatepe Mahallesi mevkii O-3 Otoyolu Sağmalcılar Viyadüğü’nün altındaki yeşil alanda meydana geldi. İddiaya göre, otoyolun altında kalan yeşil alanda vatandaşlar tarafından yerde yatan bir kişinin cansız bedeni görüldü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ilk incelemeleri sonrası cesedin 40 yaşlarındaki bir erkeğe ait olduğu belirlendi. Daha sonra polis ekipleri, alanı güvenlik şeridi ile kapatarak olay yerinde geniş çaplı bir inceleme yaptı. Yapılan incelemede, erkek şahsın yaklaşık 10 gün önce öldüğü, yüzünün çürüdüğü belirlendi.


Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından ceset, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Morgu’na götürüldü.


Öte yandan cesedin, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından otoyoldan yeşil alana atıldığı üzerinde duruluyor.


Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kandıra sahillerinin turizm geleceği masaya yatırıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Kandıra Sahilleri Turizm Çalıştayı"nda bir araya gelen akademisyenler ve sektör temsilcileri, ilçenin turizm potansiyelini görüştü. Çalıştayda, Kandıra’nın sadece deniz ve güneşle değil, sürdürülebilir ve bütüncül bir planlamayla dört mevsim turist çeken bir merkez olması hedeflendi. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştay, Büyükşehir Belediyesi ŞURA Kent Politikaları ve Araştırma Merkezi ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı işbirliğinde düzenlendi. Karadeniz’e kıyısı bulunan Kandıra ilçesindeki 82 kilometrelik sahil şeridinin turizm planlaması ele alındı. Çalıştayda, kontrolsüz büyümenin önüne geçilmesi, dört mevsim yaşayan ve yerel kalkınmayı destekleyen sürdürülebilir turizm modelinin oluşturulması amaçlandı. Katılımcılar, doğa, ulaşım, konaklama ve kıyı kullanımı dengesinin sağlanmasına yönelik görüş alışverişinde bulundu. "Yeni bir hikaye yazma zamanı" Programın açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, turizmi sadece ekonomik bir faaliyet olarak değil, yaşam kalitesini artıran bir unsur olarak gördüklerini belirtti. Kocaeli’nin iki denize kıyısı olan bir şehir olduğunu vurgulayan Baraçlı, "Nikomedya’dan Akçakoca’ya uzanan süreçte turizm odaklı şehir anlayışımızı daha ileri taşımamız gerekiyor. Artık yeni bir hikaye yazma zamanı. Bu toplantı da o hikayenin başlangıcı olacak" dedi. Turizmde yeni yaklaşımlara dikkati çeken Baraçlı, "Akıllı destinasyon şehirleri arasında Kocaeli’yi ön plana çıkarmalıyız. Kandıra bu noktada çok önemli bir faktör. Denize girmek ve piknik yapmanın ötesine geçen, dijital ayak izi çerçevesinde açığa çıkmamış turizm potansiyelini değerlendiren bir anlayışla hareket etmeliyiz" diye konuştu. Kıyı yönetiminde esnafından vatandaşına kadar herkesin sürece dahil edilmesinin önemine değinen Dr. Baraçlı, "Bütüncül kıyı yönetimi modeli bu çalıştayın en önemli çıktılarından biri olacak. Babalı’dan Ağva’ya uzanan 82 kilometrelik sahil şeridini etkin ve verimli kullanarak Kandıra’da dört mevsim yaşayan bir turizm ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. 365 güne yayılan bir turizm anlayışıyla hareket edileceğini belirten Baraçlı, 2041 Kocaeli vizyonu doğrultusunda çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü ve turizm master planının en stratejik halkasını Kandıra’nın oluşturduğunu vurguladı. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilsen Bilgili de turizm alışkanlıklarının değiştiğini, ziyaretçilerin artık alternatif turizm etkinliklerine yöneldiğini aktardı.
Kayseri Sürücü kurslarında ‘ezber’ dönemi bitiyor Kayseri Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Derneği Başkanı Münir Borazan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni sınav taslağı ile sürücü adaylarının trafik içerisinde direksiyon sınavı göreceğini söyleyerek, "Yeni sistem ile parkur dediğimiz ezber sınav sistemi sona eriyor" dedi. Mevcut sınav eğitimlerinde sürücülerin parkuru ezbere bildiği için gelip direkt girdiklerini fakat yeni sistem ile bunun sona ereceğini söyleyen Münir Borazan, "Öncelikle şöyle ifade edeyim vatandaşların parkurda çizgiye bastı, dubaya çarptı, kaldırıma vurdu, çizgiye basmadı gibi dedikodular çok fazlaydı. Bununla ilgili en son İstanbul’da bir sürücü kursunda sosyal medyaya düşen olayda bir adayın 7 kez girip, daha sonra dubaya çarptı mı çarpmadı mı kamera görüntüleri ile ilgili bir sıkıntı oldu bu konuyla ilgili. Bunun üzerine bakanlık düğmeye bastı. Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü bu konuyla ilgili yeni taslak hazırlıyor. Artık yani parkur dediğimiz ezber sınav sistemi sona eriyor. Ezber sınav sistemi derken, vatandaş geliyor ama usta öğreticilerimiz, bizim direksiyon öğretmenlerimiz ‘aynen şuraya gelecek, lastik şurada olacak, aracın arka kasa şuraya geldiği zaman direksiyonu sağ yap, sol yap’ gibi parktaki bu tür çalışmalar bitti. Zaten bunu ezberine alan sürücü adayı parkura giriyordu rahat bir şekilde. Bazen bazıları heyecan yapıp giremiyordu. Bu konuyla ilgili çok fazla dedikodu vardı sosyal medyada. Para ile yapılıyor gibi falan söylentiler vardı. Bunları yıkmak için, bunları tamamen yok etmek için Avrupa standartlarına uygun bir şekilde sınav yapmayı planlıyorlar. Şu anda bakanlıkta taslak hazırlanıyor. Bu taslakta yaklaşık 6 ay gibi bir süre içerisinde yürürlüğe girecek. Taslak yürürlüğe girdikten sonra işte nasıl olacak dersek akan trafikte yani sürücü kursumuzun önünde vatandaş binecek eğitimini aldıktan sonra. Sınavını yapacak ama önce ben eğitime anlatayım. Eğitim takdir edersiniz ki tabii ki burada başlayacak ve direksiyon hocalarımızın gözetiminde yine ama burada en büyük sıkıntı bizim direksiyon eğitimi yaptırırken sivil vatandaşların bizlere bakış açısı, davranışı, bizlerle hataları kabul edip etmeme konumu, hata yapıldığı zaman, ki sürücü adayı ister istemez hata yapacak, vatandaşın tepkisi ne olacak. Bunu tabii ki zaman gösterecek ama vatandaşlarımızın özellikle direksiyon eğitim çalışmaları ve sınav esnasında biraz daha duyarlı olacaklarına ben inanıyorum. Duyarlı olmalarında fayda var. Çünkü hepimizin çoluğu çocuğu bu tezgahtan geçecek. Hepsi sürücü belgesi alacak. Yani sabır diyeceğiz, idare edecekler. Burada mümkün olduğu kadar diğer sürücülerden anlayış bekliyoruz. Özellikle bunu ifade edeyim" dedi. "Kamera sistemi ile itiraz edilebilecek" Borazan, yeni sistemde araç içine gelecek kamera sistemi ile de hataların daha kolay bulunabileceğini söyleyerek, "Sınav sistemine gelince, yine Milli Eğitim Bakanlığı’ndan görevli iki kişi gelecek. Bunlar araçta bizim usta öğreticimizle birlikte başlayacaklar kapının önünde ve sınav komisyon başkanının dilediği yere vatandaş, aday veya sürücü belgesi alacak kişi sürecek. Burada en önemli olan konu kamera sistemi dedik ya bu kamera sistemi dışarıdan bir kamera sistemi değil. Bu kamera sistemi içeriden. İçerideki kamera sistemi nedir? Araç çalıştırma kurallarına uyuyor mu uymuyor mu? Kalkış kurallarına uyuyor mu uyumuyor mu? El frenini indiriyor mu indirmiyor mu? Gösterge panelindeki komisyon başkanının gösterdiği aparatları biliyor mu bilmiyor mu? Kalkış yaparken ayna kontrolünü yapıyor mu yapmıyor mu? Sinyalini veriyor mu vermiyor mu gibi. Tabii ki görüntüleri araç içerisinde kamera sistemi ile kayıt alacak. Kayıt sistemi dediğimiz bu. Zaten bu kayıt sisteminin en büyük faydalarından biri itiraz edildiği zaman kamera sistemiyle izlenip, sürücünün hata yapıp yapmadığı değerlendirilecek ve ona göre de eğer sürücü hata yapıp bırakıldıysa herhangi bir söz konusu değil ama hata yapmadan sürücü adayını komisyon bıraktıysa bununla ilgili gerekli zaten inceleme tekrar yapılacak. Hakkı varsa o hakkı geri yerine iade edilecek. Burada uzun yol belki tecrübesi olacak, kavşak tecrübelerimiz olacak. Kavşaktaki geçiş hakkını kendi mi kullanıyor, diğer araçlara mı veriyor, oradaki tabelaya uyuyor mu uyumuyor mu bunlara dikkat edeceğiz. Parklara geldiğimiz zaman da herhangi bir sokak veya herhangi bir iki araç arasına komisyon başkanı buraya girin diyecek. Oraya girip girmediği zaten orada kameradan gözüküp, dışta öyle herhangi bir kamera söz konusu değil. Tamamen kamera sistemi içeride olacaktır. Bunun sürücü kurslarına tabii ki biraz daha külfeti olacak. Eğitimi daha fazla vereceğiz, eğitimi az alan veya yol güzergahını, kavşağı tanımayan, takip mesafesini bilmeyen, tali yolu bilmeyen, ana yolu bilmeyen, ilk geçiş hakkının hangi araca verileceğini bilmeyen bir sürücü, bunu öğrenmediği zaman sınavda başarısız olur. Tabii ki inşallah bu da Avrupa standartlarına uygun bir sınav sistemi olacak. Türkiye’de daha kaliteli, daha bilinçli sürücüler yetişeceğine de ben inanıyorum" ifadelerini kullandı.