POLİTİKA - 01 Aralık 2025 Pazartesi 14:48

Bakan Tekin: "Meslek 5.0 bir zihniyet değişimini temsil etmektedir"

A
A
A
Bakan Tekin: "Meslek 5.0 bir zihniyet değişimini temsil etmektedir"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesleki eğitimin önemini vurgulayarak, "Meslek 5.0" tam da bu nedenle bir zihniyet değişimini temsil etmektedir: Öğrenciyi pasif bir uygulayıcı olmaktan çıkarıp, üretim süreçlerinin aktif bir parçası, hatta gerektiğinde yönlendiricisi hâline getiren bir anlayışı esas alıyor. Bu bakış açısı, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir nitelik artışının kapısını da aralamaktadır. Ülkemizin üretim kapasitesini ve teknolojik atılımını büyüten stratejik bir dönüşümü ifade etmektedir" dedi.


Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Pullman Otel’in konferans salonunda gerçekleştirilen "Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi" programına katıldı.


Programda konuşan Bakan Tekin, küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşümün, eğitim sistemini de yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirdiğine dikkat çekerek, "Yapay zekâdan dijital üretim teknolojilerine kadar pek çok alandaki gelişme, mesleki ve teknik eğitimin yönünü doğrudan etkilerken; geleceğin mesleklerine hazırlanmak için yeni bir yaklaşım ihtiyacını ortaya çıkardı. Bakanlık olarak bu değişimleri yakından takip ediyoruz. Türkiye’nin genç nüfusunu dijital çağın gerektirdiği becerilerle donatmak için kapsamlı bir dönüşüm programı yürütüyoruz. Bu kapsamda bugün, ülkemiz adına önemli bir eşiği temsil eden yeni bir yaklaşımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tam da bu noktada, ’Meslek 5.0’ın, birkaç teknolojik düzenleme veya dijital modülle sınırlı bir model olmadığının altını çizmek isterim. Bu model; sanayinin dönüşümünü, iş gücü talebini, üretim süreçlerindeki otomasyon seviyesini, yapay zekâ tabanlı karar mekanizmalarını ve insan becerilerinin insan merkezli yeni konumunu birlikte okuyan bütüncül bir çerçevedir. Artık mesele, gençlere bir meslek öğretmekten çok daha geniş bir anlam taşımaktadır. Maksadımız öğrencilerimizin makineyle birlikte çalışabilen, veriyi okuyabilen, süreçleri analiz edebilen ve teknoloji karşısında ezilmeyen bir mesleki kimlik geliştirmesini sağlamaktır. Bu doğrultuda üretimin yeni dilini bilen, dijital akışları kavrayan, problem çözme refleksi güçlü bir öğrenci profilini merkeze alıyoruz. Bu dönüşüm, mesleki eğitimi hem içerik hem de konum açısından yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. Robotik otomasyonun, dijital ikizlerin, sensör temelli üretim hatlarının ve yapay zekâ destekli kontrol sistemlerinin hızla yaygınlaştığı bir dönemde gençlerimizin; teknik beceri, düşünme becerisi, analiz yeteneği ve karar alma sorumluluğu kazanmaları kaçınılmazdır. "Meslek 5.0" tam da bu nedenle bir zihniyet değişimini temsil etmektedir: Öğrenciyi pasif bir uygulayıcı olmaktan çıkarıp, üretim süreçlerinin aktif bir parçası, hatta gerektiğinde yönlendiricisi hâline getiren bir anlayışı esas alıyor. Bu bakış açısı, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir nitelik artışının kapısını da aralamaktadır. Ülkemizin üretim kapasitesini ve teknolojik atılımını büyüten stratejik bir dönüşümü ifade etmektedir" ifadelerini kullandı.


"2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla toplam 3.954 okulumuz var."


Mesleki ve teknik eğitim öğretim verilerine de değinen Yusuf Tekin, "2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla toplam 3 bin 954 okulumuz var. Bu okullarda okuyan 1 milyon 536 bin 242 öğrencimiz var. Bu öğrencilerimiz dışında 408 mesleki eğitim merkezimizde 420 bin öğrencimiz var. Totalde baktığımızda mesleki ve teknik eğitimdeki zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerimizin toplam ortaöğretim öğrencilerine oranı yaklaşık yüzde 40. TÜİK 2025 yılı ikinci çeyrek verilerine göre meslek lisesi mezunlarının istihdam oranı yüzde 60,3 seviyesine ulaşmıştır. 1997-2003 döneminde 28 Şubat düzenlemelerinin etkisiyle ortaöğretim içinde mesleki eğitimin payı yaklaşık yüzde 17 seviyelerine düşmüştü. Bugün bu oran yüzde 40’a ulaştı; sistem yeniden ayağa kalktı. Bu ivmeyi korumak için yeni modeller geliştirdiğimizi de belirtmek isterim. 2025 LGS ilk yerleştirme sonuçları da bu eğilimi desteklemektedir. Mesleki ve teknik Anadolu liselerine hem birinci tercih oranlarında hem de %5’lik başarı diliminden gelen öğrenci oranlarında belirgin bir artış görülmüştür. Yerel yerleştirmelerde 2023’te yüzde 39,40 olan tercih oranı 2025’te yüzde 43,91’e yükselmiştir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu ülkenin üretim gücünü ayakta tutan insan emeğidir. Bu göstergeler, mesleki eğitimin tercih edilirliğinin arttığını, öğrencilerin bu alana yöneliminde sürdürülebilir bir ivme oluştuğunu ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.


Mesleki eğitimin önemine vurgu yapan Bakan Tekin, "Herkesin üniversite mezunu olmasının zorunlu olmadığı gerçeğini dikkate alıyoruz. Öğrencilerin istidat ve ilgi alanlarının erken yaşlarda tespit edilmesinin önemini biliyoruz. Üniversitenin tüm öğrenciler için tek seçenek olmadığını ve mesleki becerilerin erken yaşta kazandırılmasının hem öğrencilerimizin bireysel gelişimine hem de sektörün ihtiyaçlarına önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda, erken tanışma ve beceri kazanımı amacıyla hayata geçirilen "Beceri Geliştirme Programı" mesleki eğitimin yeni uygulamaları arasında yer almaktadır. Zanaat atölyeleri olarak yürütülen bu program; 7. sınıf ve üzeri öğrencilere temel mesleki beceriler kazandırmayı, meslekleri tanıtmayı ve iş hayatına geçiş konusunda hazır bulunuşluğu artırmayı amaçlamaktadır. İlk olarak 19 ilde 272 okulda başlatılan bu program, bugün 81 ile yaygınlaştırıldı ve 16 alanda 170 modüler kurs uygulanmaktadır. Ayrıca ortaokul çağındaki öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini tanımalarına imkân veren sistemli bir yönlendirme yapısı oluşturmak için 18 ilde 20 meslek ortaokulu açtığımızı da burada memnuniyetle dile getirmek istiyorum. Burada bulunan herkesin mesleki eğitimin önemine yürekten inanmış olduğunu biliyorum. Birlikte hareket etmemizin, aramızdaki teorik ve pratik bir insicam olmasının gerekliliğini hepimiz biliyoruz. Zirvemizin bu insicamın sağlanması ve korunması için kritik bir toplantı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.



Bakan Tekin: "Meslek 5.0 bir zihniyet değişimini temsil etmektedir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan, Birleşik Krallık’a gidiyor Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Krallık’a resmi ziyaret gerçekleştirecek. Görüşmelerde ikili ilişkiler, serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesi ve bölgesel gelişmeler ele alınacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23-24 Nisan tarihlerinde Birleşik Krallık’a resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan’ın ziyareti kapsamında Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanı Yvette Cooper, Birleşik Krallık Parlamentosu üyeleri ve diğer yetkililerle görüşmeler yapması öngörülüyor. Bakan Fidan’ın ziyaret çerçevesinde ayrıca Oxford Üniversitesi bünyesindeki Küresel Tarih Merkezi ve Küresel Düzen Programı ev sahipliğinde düzenlenecek etkinlikte bir konuşma yapması ve Birleşik Krallık’ta yaşayan Türk vatandaşları ve iş insanlarıyla bir araya gelmesi planlanıyor. Gündemde ikili ilişkiler ve ekonomi olacak Görüşmelerde Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ikili ilişkilerin olumlu seyrinden duyulan memnuniyetin dile getirilmesi ve mevcut iş birliği alanlarının daha da geliştirilmesine yönelik ortak adımların ele alınması bekleniyor. Kaynaklar, taraflar arasında ekonomik ilişkileri daha ileri taşıyacak Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenmesine yönelik müzakerelerin en kısa sürede sonuçlandırılmasının önemine dikkat çekileceğini belirtti. Ayrıca Birleşik Krallık’ta yaşayan ve sayıları 500 bine yaklaşan Türk toplumunun iki ülke arasındaki beşeri, kültürel ve ekonomik bağları güçlendiren önemli bir unsur olduğunun vurgulanması öngörülüyor. Bakan Fidan’ın Türk vatandaşlarının Birleşik Krallık’ta süresiz oturum başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, bu konuda gerekli adımların ivedilikle atılması yönündeki beklentiyi dile getirmesi bekleniyor. Görüşmelerde iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesine yönelik güçlü siyasi irade ve kararlılığın altının çizileceği ifade ediliyor. Kaynaklar, nükleer ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere enerji alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesine verilen önemin de vurgulanacağını aktardı. Hürmüz Boğazı krizi ele alınacak Bakan Fidan’ın temaslarında ayrıca Avrupa Birliği’nin güvenlik ve savunma girişimlerinin NATO ile yakın eşgüdüm içinde yürütülmesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda sürdürülen müzakereler ile Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmelerin de ele alınacağı bildirildi. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalara katkı sunmaya devam edeceğinin vurgulanacağı kaydedildi. Kaynaklar ayrıca, İsrail’in Gazze’deki ateşkes sürecini zayıflatan girişimlerine karşı uluslararası toplumun ortak ve kararlı bir tutum sergilemesinin önemine dikkat çekileceğini belirtti. Filistin’de yaşanan insani durumun uluslararası platformlarda güçlü şekilde gündemde tutulmasının gerekliliğine işaret edilmesi ve Suriye’de yeniden inşa sürecine yönelik çabaların desteklenmesinin öneminin vurgulanması da öngörülüyor.
Şırnak Cizre’de okulların güvenliği masaya yatırıldı Şırnak’ın Cizre ilçesinde düzenlenen okul güvenliği ve asayiş koordinasyon toplantısında, öğrencilerin ve okulların güvenliği masaya yatırıldı. Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar başkanlığında ilçedeki eğitim ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi ve huzur ortamının sürdürülebilir kılınması amacıyla geniş kapsamlı bir asayiş ve güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Cizre Kaymakamlığı konferans salonunda düzenlenen toplantıya Kaymakam Ahmet Vezir Baycar, jandarma, emniyet milli eğitimden yetkililer katıldı. Toplantıda, öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim görmelerini sağlamak amacıyla okul içi ve çevresinde alınacak fiziki tedbirler ile kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konuları detaylı bir şekilde değerlendirildi. Toplantıda konuşan Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, öğretmen, öğrenci ve velilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak güvenlik süreçlerinde herhangi bir aksamaya mahal verilmemesi noktasında ilgili birimlere kesin talimatlar verdiğini söyledi. Okul güvenliğine ilişkin birimlerce yürütülen çalışmaların, risk alanlarının ve mevzuatta yer alan düzenlemelerin masaya yatırıldığı görüşmede, özellikle öğrencilerin dijital dünyada karşılaştığı tehdit ve tuzaklara karşı geliştirilecek çözüm önerileri ile çocukların maruz kalabileceği her türlü tehlikeye karşı öğretmen ve velilerle eş güdüm içerisinde yürütülecek faaliyetler karara bağlandı.
İstanbul Atakey, 2026’ya güçlü operasyonel performans ile başladı Dondurulmuş patates üreticisi Atakey Patates, 2026 yılına güçlü bir performansla başlangıç yaptı. Yılın ilk çeyreğinde üretim planlamasını talep yapısıyla uyumlu şekilde yöneten şirket, entegre iş modelinin sağladığı avantajla faaliyetlerini kesintisiz ve verimli biçimde sürdürdü. Bu yıl için yaklaşık 115 bin tonluk patates hasadı planlayan Atakey, entegre tarım ve kontratlı üretim modeli sayesinde hammadde tedarikinde kesintisiz bir süreç yönetiyor. Yılın ilk çeyreğinde toplam üretim 20,8 bin ton seviyesine ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artış kaydetti. Bu performans, şirketin yıl geneli beklentileriyle uyumlu bir seyir izledi. Katma değerli ürünlerde yüzde 36’lık ivme Yapılan açıklamaya göre, şirketin ürün portföyünü daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme stratejisi, ilk çeyrekte de ivmesini korudu. Kaplamalı ürün üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 2,1 bin tona ulaştı. Soğan halkası ve peynir çubuğu gibi katma değeri yüksek ürünlerin portföy içindeki payı artarken, bu dönüşüm şirketin operasyonel dayanıklılığını desteklemeye devam etti. Şirketin operasyonel altyapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği kojenerasyon yatırımı da ilk çeyrek itibarıyla devreye alındı. Üretim sürekliliğini destekleyen bu yatırımın, önümüzdeki dönemlerde katkı sağlaması bekleniyor. Sonuçları değerlendiren Atakey Patates İcra Kurulu Başkanı Ahmet Özgül, "İlk çeyrekte elde ettiğimiz üretim performansı, operasyonel disiplinimizin ve entegre iş modelimizin gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Kontratlı üretim modelimiz sayesinde hammadde tarafında güçlü bir görünürlük sağlarken, devreye aldığımız kojenerasyon yatırımı ile operasyonel altyapımızı daha verimli hale getirdik. 2026 yılı boyunca katma değerli ürün grubundaki büyümemizi sürdürerek hem operasyonel dayanıklılığımızı güçlendirmeyi hem de sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeyi amaçlıyoruz" dedi. Pazar dinamikleri ve 80 bin ton satış hacmi hedefi Açıklamaya göre, 2025 yılında gözlenen arz fazlasının etkileri kademeli olarak dengelenmeye başlarken, Atakey kanal yönetiminde disiplinli duruşunu koruyor. Küresel piyasalarda devam eden arz fazlası nedeniyle ihracatta temkinli bir yaklaşım benimseyen şirket, yurt içi pazardaki güçlü talebe ve özellikle TAB Gıda ekosisteminin sağladığı yüksek talep görünürlüğüne öncelik veriyor. Şirket, 2026 yılı genelinde operasyonel ölçeğini büyütmeye devam ederek toplam satış hacmini 80 bin ton seviyesine ulaştırmayı hedefliyor. Bu büyümede iç pazardaki güçlü talep ve portföydeki katma değerli ürün payının artırılması belirleyici rol oynayacak.