EKONOMİ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 14:12

Bakan Şimşek: ’’Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde değişiklik olmayacak’’

A
A
A
Bakan Şimşek: ’’Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde değişiklik olmayacak’’

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘‘Enflasyon 2022’de yüzde 85 ile ekim ayında zirveyi buldu yılı 64 ile kapattı ve ondan sonra 2023’te enflasyonu 65’te tuttuk. Dezenflasyon 2024’te başlamış, yüzde 44. Geçen sene yüzde 31, şu anda da yüzde 31 civarı. Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde bir değişiklik olmayacak, enflasyonu düşürmek ve o trendi devam ettirmek Türkiye için önemli bir kazanım’’ dedi.



Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen ‘Yükselen Türkiye Zirveleri’ programına katıldı. Programda konuşan Şimşek, Türkiye’de uygulanan ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon verilerinden de bahseden Şimşek, enflasyonun düşüş trendinde bir değişiklik olmayacağını vurguladı.


Konuşmasında küresel gelişmelerin ekonomi politikalarını etkilediğini belirten Bakan Şimşek, ‘‘Dünya yoğun bir belirsizlikle karşı karşıya. Kısa vadeli ve uzun vadeli bir resim var. Kısa vadeye baktığımızda İran-ABD-İsrail geriliminin getirdiği emtia şokuyla karşılaşıyoruz. Orta ve uzun vadeye baktığımız zaman jeopolitik gerilimlerin normalleşmiş gibi olduğu görülüyor. Maalesef dünya yeni bir normal ile karşı karşıya. Dünya ticaretinde parçalanma var. Belki 10 kat, belki bin kat daha yıkıcı gelişmelere sebep olabilecek çok kapsamlı bir dönüşüm yaşanıyor. Dünya çok büyük bir borç yükü ile karşı karşıya. Faizlerin yüksek olduğu bir ortamda bu durum soruna dönüşebilir’’ diye konuştu.


Küresel ekonomide Türkiye için fırsatların da olduğunu ifade eden Şimşek, ‘‘Dış talep esnekliği, kur esnekliğinden 11 kat daha güçlü. Esas belirleyici taleptir ve maalesef talepte de 2026 için en azından şu an itibarıyla öngörüler çok da olumlu değil. Savunma sanayinde Türkiye çok güçlü bir altyapıya sahip ve bundan dolayı da biz bunu bir fırsat olarak görüyoruz. Ticaretteki parçalanmalara karşı bağlantısallık yatırımı yapıyoruz. Ticarette korumacılığa karşı stratejiyle biz dayanıklılığı artırmaya çalışıyoruz’’ ifadelerini kullandı.


Küresel savunma sanayi harcamalarına dikkat çeken Bakan Şimşek, ‘‘Dünya eski dünya değil. Karşımıza büyük bir trend çıkıyor. Küresel savunma sanayii harcamaları. Avrupa’da bazı ülkeler milli gelirlerinin yüzde 5’ini savunma sanayisine harcıyor. Türkiye burada büyük bir fırsat penceresi görüyor. Küresel savunma sanayi harcamaları 6,6 trilyon dolara çıkacak. Dolayısıyla savunma sanayisinde Türkiye çok güçlü bir altyapıya sahip. Bundan dolayı da biz bunu büyük bir fırsat olarak görüyoruz’’ dedi.


Şimşek, ‘‘Geçen sene 10 milyar dolarlık ihracat yapmışız, 18 milyar dolarlık taze sipariş gelmiş. Bunu küçümsemeyin. 18-20 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatının kar marjları o kadar yüksek ki, 50-60 milyar dolarlık geleneksel ihracata bedeldir. Türkiye yeni bir sanayi devriminin, savunma sanayinin kaldıraç görevini gördüğü bir dönemin eşiğindedir’’ açıklamasında bulundu.


‘‘Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde değişiklik olmayacak’’


Enflasyonun düşüş trendinde olduğunu vurgulayan Şimşek, ‘‘Enflasyon 2022’de yüzde 85 ile ekim ayında zirveyi buldu yılı 64 ile kapattı ve ondan sonra 2023’te enflasyonu 65’te tuttuk. Dezenflasyon 2024’te başlamış, yüzde 44. Geçen sene yüzde 31, şu anda da yüzde 31 civarı. Geçici olarak 1-2 ay bu son gelişmeler etkiler. Enflasyonun aşağı yönlü düşüş trendinde bir değişiklik olmayacak, enflasyonu düşürmek ve o trendi devam ettirmek Türkiye için önemli bir kazanım’’ diye konuştu.


Enflasyonla mücadeleye ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, ‘‘Enflasyonla mücadele çok oluyor, artık bir yerde duralım" yaklaşımları var. Bu çok miyopik bir yaklaşımdır. Kalıcı ve yüksek büyümenin yolu düşük enflasyon sürecinden geçer. Enflasyon düşerse büyüme katlanır’’ ifadelerini kullandı.


‘‘Bu program olmasaydı enflasyon nerelere giderdi? Sorusunu sormak gerekiyor’’


Uygulanan ekonomi programından ve etkilerinden de bahseden Şimşek, ‘‘Şimdi bizim uygulamakta olduğumuz ekonomi programının 3 evresi var. Birinci evre risklerin kontrolü. Tarihimizin en büyük felaketi yaşandı, 13 ilimiz büyük bir depremden etkilenmiş. Bu yaraları sararken büyük bütçe açıkları oluştu. EYT hayata geçirildi, 3 milyon civarı vatandaşımız 40’lı yaşlarda emekli oldu, daha da olacaklar, EYT kanunu bu. Bu riskleri yönetim önemliydi. ‘Bu program olmasaydı enflasyon nerelere giderdi?’ sorusunu sormak ve buna kafa yormak gerekiyor’’ dedi.


Programın evreleri hakkında bilgi veren Şimşek, ‘‘İkinci evre ekonomideki dengesizlikleri azaltmaktı yani enflasyonu azaltmak. İkinci evreyi de geride bıraktık. Ana hedeflerin tamamında ilerleme sağladık. Şimdi üçüncü evre var, önü açık bir evre. Bu evrenin tamamlanmasına 2027’nin sonu olarak bakıyoruz. Bu sene çok daha devasa büyük bir şokla karşı karşıyayız ve bunlar üçüncü evreyi etkiliyor. Bütün dünya bu şokun etkileriyle mücadele edecek. 3’üncü evrede bugüne kadar ki kazanımları pekiştirmekti, yani politika ile bir yere varırsınız ve bunu kalıcı hale getirmek için reform yapmanız gerekir. Bu dönemin ne kadar süreceği meselesi iç ve dış fonksiyonlara bağlı’’ açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Gençlerin daveti karşılık buldu: Erzurum DT "Yalancının Mumu"nu üniversiteli gençlerle buluşturdu Doğubayazıt Ahmed-i Hani Meslek Yüksekokulu öğrencileri, kültürel ve sanatsal etkinlikler kapsamında Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Yalancının Mumu" adlı tiyatro oyununu izledi. Çocuk Gelişimi Programı öğrencileri başta olmak üzere, Kızılay Öğrenci Kulübü üyeleri ve farklı programlarda öğrenim gören öğrencilerin bir süre önce Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne ilettikleri talep yazısı karşılık buldu. Bu talep üzerine harekete geçen Erzurum Devlet Tiyatrosu, sezonun beğeni toplayan komedi oyunlarından biri olan "Yalancının Mumu" ile Iğdır’da öğrencilerle bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte öğrenciler, sahne sanatlarının keyifli dünyasıyla buluşarak hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim yaşadı. Kültürel faaliyetlere olan ilgileriyle dikkat çeken öğrencilerimiz, bu tür etkinliklerin artarak devam etmesini temenni ettiklerini ifade etti. Doğubayazıt Ahmed-i Hani Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Çetin Bayrak ise öğrencilerin sanatsal ve kültürel gelişimlerine katkı sunan bu tür organizasyonların önemine vurgu yaparak, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. Doç.Dr. Bayrak teşekkür konuşmasında "Öğrencilerimizin profesyonel bir tiyatro oyunu izleme isteğine Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğümüz duyarsız kalmayarak Erzurum Devlet Tiyatromuzun bu güzel eserini bizimle buluşturdu. Buraya akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizden oluşan 150 kişilik bir seyirci topluluğuyla geldik. Takdir edersiniz ki bu kadar yoğun bir kitleyi bir ilçeden başka bir şehire getirmek çok kolay bir iş değil. Bu konuda bizlere desteklerini esirgemeyen başta Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitemizin saygıdeğer Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin hocamıza, saygıdeğer Doğubayazıt Kaymakamımız Murat Ekinci’ye, Rektör Yardımcımız Prof Dr. Yakup Karataş’ a, Kızılay Kulübü danışman hocamız Öğr. Gör. Burcu Toğrul ve kulüp başkanımız Caner Turan’ a ve katkı sunan tüm kurum ve paydaşlarımıza ve tabiki Devlet Tiyatroları ailesine teşekkür ediyorum. Final sınavlarımızın öncesinde öğrencilerimizle güzel bir sanat ve kültür etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadık" dedi. Oyun sonrasında ise Ahmed-i Hani Meslek Yüksekokulu Kızılay Öğrenci Kulübü danışman hocası Öğretim Görevlisi Burcu Toğrul ve kulüp başkanı Caner Turan tarafından sanatçılara çiçek takdim edildi.
Diyarbakır Amed Sportif Faaliyetler’den Süper Lig için kenetlenme çağrısı Şampiyonluk yarışında kritik bir süreçten geçen Amed Sportif Faaliyetler, Bodrum FK maçı öncesi başkan, teknik direktör ve oyuncularla birlik mesajı verdi. Başkan Nahit Eren, kalan maçları alıp Süper Lig’e çıkacaklarını ifade ederek kenetlenme çağrısı yaptı. Trendyol 1. Lig’de sezonun bitimine kısa süre kala Süper Lig’e doğrudan yükselecek ikinci takım, 2 maç sonunda netlik kazanacak. Geçtiğimiz hafta Bandırmaspor yenilgisi ile ilk 2 yarışında avantaj kaybeden Amed Sportif Faaliyetler kalan iki maçı alarak rakibinin puan kaybetmesini bekleyecek. Bodrum FK maçı hazırlıklarına devam eden Amed Sportif Faaliyetler’de kulüp Başkanı Nahit Eren, Teknik Direktör Mesut Bakkal, oyuncular Erce Kardeşler, Mbaye Diagne, Mehmet Yeşil, Çekdar Orhan ve Florent Hasani basın toplantısı düzenledi. Başkan Eren, kalan maçları kazanarak şampiyon olacaklarını söyledi. Eren, "Evet, iki maçımız var. Ama tabii ki elimizdeki bir avantajı kaybettik. Ancak en kötü ihtimalle, 2 maçtan sonra yine aynı cümleyi tekrarlıyorum; 3 maç da olsa, bu maçları alıp Süper Lig’e çıkacağız. Biz buna hep inandık. Arkadaşlarımıza da hep inandık. Birlikte bu yola çıktık. Lider olduğumuzda da bu arkadaşlarımızla lider olduk. Puan kazanınca da kaybedince de birlikteyiz. Ama ben bir kulüp başkanı olarak, bu kadar büyük umutlarla Süper Lig’e çıkma konusunda toplumda Amedspor için oluşan umudun bir nebze de olsa kırılmasından dolayı özrümü tabii ki dile getiririm. Bütün arkadaşlarım, teknik heyet, futbolcular ve kulüp çalışanlarımız Evet, eğer bugün bu sonuçla elimizdeki avantajı yitirmişsek, bizler de kendimizi sorguluyoruz. Bu sonuca sebebiyet veren konuları tek tek masaya yatırıyoruz. Nitekim Bandırmaspor maçından sonra herhangi bir bahaneye sığınmadan futbolcularımız ve teknik heyetimizle oturup uzun uzun bu konuyu değerlendirdik" dedi. Stresli bir süreçten geçtiklerini, ligin sonuna yaklaşırken beklentileri karşılamak konusunda futbolcuların öz güvenine ve emeğine herkesin saygı duyması gerektiğini vurgulayan Eren, şu ifadeleri kullandı: ’’Maçın sonucuna etki eden, maalesef bizim dışımızdaki etkenlerin olduğunu da kamuoyu gözlemledi. Evet, bir karşılaşmada eksik kalmak zor. Ama biz bugüne kadar hakemlerle ilgili hiç konuşmadık, konuşmamaya da özen gösterdik. Ancak bu karşılaşmadan sonra Türkiye Futbol Federasyonunun ilgili yetkilileriyle temas kurduk. Hem kendi maçımızın hem de ligde mücadele ettiğimiz diğer takımın son maçının izlenmesini, pozisyonların değerlendirilmesini rica ettik. Nitekim birçok itirazımızda haklı olduğumuz kendileri tarafından da görüldü. Biz hep şunu söyledik: Eşit ve adil bir yarış istiyoruz. Hak edenin emeğiyle, mücadelesiyle sonuca ulaşmasını talep ediyoruz. Ancak son süreçte bu konuda eşitliğin ve adalet duygusunun zarar gördüğünü hepimiz gördük. Sadece biz değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki spor kamuoyu da bu pozisyonları değerlendirdi ve tespitlerini yaptı. Bugün itiraz ettiğimiz noktalarda haklı olduğumuz onlar tarafından da ifade edildi." ’’Eğer şampiyon olacaksak ben hemen gideyim’’ Daha sonra söz alan Teknik Direktör Mesut Bakkal, ’’Eğer şampiyon olacaksak, ben hemen gideyim. Hemen, şimdi. Önemli olan burada Amed’in şampiyonluğu. Önemli olan bu ve bunun için hep beraber buradayız, oyuncu grubuyla birlikte. Tam 54-55 gündür buradayım, daha dışarıda yemek yemedim, bir tane ziyarete gitmedim. Biz de biliyoruz bazı şeyleri eksik yaptık. Biz de biliyoruz, ilk defa yapmıyoruz bu işi. Bakın, tam kenetleneceğimiz, sineye çekeceğimiz dönemde yaptığımız işe bakın. Bu kadar mı zor iki hafta, on gün bize destek vermek? Amed’e destek vermek bu kadar mı zor? Bizi buraya getiren ne, biliyorsunuz değil mi? Yaşadığımız olaylar. Bunu samimiyetle söylüyorum. Herkesten de özür diliyorum. Ama ben burayı çok seviyorum. Buranın şampiyon olmasını herkesten çok ben istiyorum" ifadelerini kullandı. Futbolculardan Mbaye Diagne ise, "Benim inandığım şey Süper Lig’e çıkacağız ve bundan sonuna kadar eminim. Birinci, ikinci ve play-off fark etmeksizin, biz her halükarda Süper Lig’e çıkacağız" diye konuştu.
Muğla Başkan Mandalinci’den 23 Nisan mesajı Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayıomladığı mesajda, "23 Nisan, bu ülkenin kaderinin halkın iradesiyle yeniden yazıldığı çok özel bir günün adıdır. Geleceğin en güçlü teminatı olan çocuklara duyulan güvenin, inancın ve sorumluluğun en açık ifadesidir" dedi. Bugün içinde bulunduğumuz dünyanın, hızlı değişimlerin, belirsizliklerin ve zaman zaman derinleşen eşitsizliklerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Mandalinci mesajında; "Bir çocuğun güvenle oyun oynayabildiği bir sokak, nitelikli eğitime erişebildiği bir okul, doğayla temas kurabildiği bir kent ve kendini özgürce ifade edebildiği bir yaşam güçlü bir toplumun en temel göstergesidir. Bu anlayışla, attığımız her adımda çocukların yaşam kalitesini yükseltmeyi, onların hayallerine alan açmayı ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlamayı öncelik olarak görüyorum. Bodrum’da yürüttüğümüz çalışmaların merkezinde çocukların daha sağlıklı, daha güvenli ve daha nitelikli bir yaşam sürebileceği bir kent hedefi yer alıyor. Bir çocuğun hayali bir kentin yarınını kurar. Çünkü biliyoruz ki bir kentin gerçek gücü, çocuklarının yüzündeki umutla ölçülür. Bu irade, yarının sahipleri olan çocuklara duyulan büyük güvenle şekillenmiştir. Bu güveni büyütmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmak hepimizin ortak görevidir" dedi.