GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 12:34

Bağcılar’da çocuklar ve yetişkinler zumba etkinliğinde bir araya geldi

A
A
A
Bağcılar’da çocuklar ve yetişkinler zumba etkinliğinde bir araya geldi

Bağcılar Belediyesi, 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında 2’ncisi düzenlenen zumba etkinliğinde yetişkinleri ve ilkokul öğrencilerini bir araya getirdi. Spor ve dansın bir arada olduğu etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı.


Bağcılar Belediyesi, Mahmutbey Stadyumu’nda 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında bir zumba etkinliği düzenledi. 2’ncisi düzenlenen etkinliğe Vefahane Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 40 kişilik kursiyer ekibiyle birlikte 40 kişilik ilkokul öğrenci grubu katıldı. Anlamlı etkinlikte bir araya gelen çocuklar ve yetişkinler, nefes egzersizlerini tamamladıktan sonra müzik eşliğinde zumba dansına eşlik etti. Spor ve dansın harmanlandığı alanda iki farklı kuşak bir araya gelirken sağlıklı yaşama ve nesiller arası dayanışmanın önemine dikkat çekildi.



"Çocuklarımızı spora daha çok teşvik ederek ekran bağımlılığından kurtarmak istiyoruz"


Etkinlik sonrası konuşan spor hocası Gül Yorulmaz, "Bugün Mahmutbey Stadı’ndayız. 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’ne özel 2’ncisini düzenlediğimiz bir programla sağlıklı güne merhaba dedik. Vefahane Yaşam Merkezi’nde eğitim gören 40 kursiyerimizle birlikte 40 tane ilkokul öğrencimizi bir araya getirerek nesiller arası kaynaştırma programı adı altında birlikte spor yaptık, dans ettik, eğlendik. Ortam çok güzeldi. Biz bunun 2’ncisini düzenliyoruz zaten. Sanırım 3 ve 4’e doğru da gelenekselleştireceğiz. Çocuklarımızı spora daha çok teşvik ederek ekran bağımlılığından kurtarmak istiyoruz. Aslında bu, büyüklerimizin onlara verdiği bir mesaj. Sporu ihmal etmiyoruz, spor yapıyoruz, sağlıklı kalıyoruz" dedi.


Etkinlikte konuşan Emine Erol isimli vatandaş ise "Bugünkü etkinlik çok güzel. Çocuklarla eğleneceğiz, spor yapacağız, hayatımızı güzelleştireceğiz. Çok memnunum. Çok mutluyuz, çok güzel şeyler oluyor" dedi.



"Bize kıymet verdikleri için çok mutluyuz"


Eski sporcu olan Adem Erol isimli vatandaş ise, "Çok mutluyuz, bize kıymet verdikleri için çok mutluyuz. Spor yapacağız, eskileri yad edeceğiz. Aklımıza o geldi zaten. Eski sporcuyum ben de. Aldım bir tane evlat yanıma, torunum gibi. Etkinlik çok güzel" diye konuştu.



Bağcılar’da çocuklar ve yetişkinler zumba etkinliğinde bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Vanlı annelerin evlat nöbeti devam ediyor Van’da çocukları terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin DEM Parti il binası önündeki evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarının fotoğraflarıyla parti binası önüne gelen aileler, terör örgütüne ve destekçilerine tepki göstererek çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulundu. "Kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık" Eylemde aileler adına açıklamalarda bulunan ve kızı Şeyma için nöbet tutan anne Nazlı Sancar, yıllardır süren mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Sancar, "2019’dan beri yılmadan, usanmadan; yaz, kış, yağmur, çamur demeden biz bu haklı mücadelemizden vazgeçmedik. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Korkmadan, geri adım atmadan bu haklı mücadelemizi son nefesimize kadar devam ettireceğiz" dedi. "DEM Parti önüne gideceğiz" Seslerini daha gür duyurmak için Ankara’ya gideceklerini belirten Sancar, "Biz artık bu saatten sonra bütün anne ve babalar olarak Ankara’ya, DEM Parti önüne gideceğiz. Orada haklı mücadelemize yine devam edeceğiz. Çünkü durmayacağız. Artık kimse bize sahip çıkmıyor, kimse yanımıza gelmiyor. Bizim yaptığımızı bugüne kadar kimse yapmadı. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Ne olursa olsun biz hiçbir şeyden korkmadan, geri adım atmadan bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Bizi sahipsiz bırakmasınlar" Devlet büyüklerine seslenerek destek taleplerini yineleyen anne Sancar, "İçişleri Bakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, ilk günden beri yanımızdalar yine bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Bizi sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bu bir evlat mücadelesidir, bunun ötesi yoktur. Canımız, ciğerimiz yanıyor" şeklinde konuştu. "Kaleminizi kırdılar, siz silahlarını kırın" Kızı Şeyma’ya seslenen Nazlı Sancar, "Şeyma kızım, eğer beni duyuyorsan, görüyorsan Allah rızası için bir telefon aç. Seni çok özledim. Dağdaki bütün çocuklara sesleniyorum; gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu mücadele oradaki bir kuru silahla devlet kuramazlar. Kaleminizi kırdılar ama siz onların silahını kırın. Gelin, kaldığınız yerden hayatınıza devam edin. Biz burada hasretle, özlemle sizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Başka annelerin evi yıkılmasın" Eylemin sadece kendi evlatları için olmadığını belirten Sancar, "Bu mücadele sadece Şeyma için değil; bütün dağdaki çocuklar, torunlarımız, komşularımız, herkes içindir. Benim evim yıkıldı, başka annelerin evi yıkılmasın, gözyaşı dökmesinler. Yeter artık, edi besse (artık yeter) diyoruz" dedi.
Kocaeli Sıfır araç almak isteyen hekimlere müjde Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN), sıfır araç almak isteyen hekimler için harekete geçti. Bir firma ile yapılan anlaşma sayesinde sendika üyeleri, özel filo indirimleri ve kurumsal fiyat avantajlarıyla araç sahibi olabilecek. Hekimlerin yüzünü güldürecek net indirim oranlarının ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. HEKİMSEN, üyelerinin yaşam standartlarını yükseltmek ve ekonomik şartlara karşı alım güçlerini korumak amacıyla Otokoç ile işbirliği protokolü imzaladı. Hayata geçirilen yeni proje kapsamında HEKİMSEN üyeleri, Ford marka araçlara özel filo avantajları ve kurumsal satın alma fırsatlarıyla sahip olabilecek. Ciddi fiyat avantajları, güvenilir hizmet ağı ve sürdürülebilir destek modelini barındıran sözleşmedeki net indirim oranlarının önümüzdeki günlerde netleşerek kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. "Bu model, farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecek" Projeye ilişkin HEKİMSEN’den yapılan açıklamada, sendikanın yalnızca mesleki hak mücadelesi yürütmediği, üyelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarına doğrudan katkı sağlayacak projelerin de öncelikli hedefler arasında olduğu vurgulandı. Artan ekonomik şartlar karşısında sağlık çalışanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, "Hekimlerimizin yaşam standardı bizim için önceliktir. Alım gücünü korumaya yönelik geliştirdiğimiz bu model, önümüzdeki süreçte farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecektir" ifadelerine yer verildi. Sağlık camiasına yönelik yeni projeler masaya yatırıldı Öte yandan, sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal refahını artırmaya yönelik diplomatik temaslar da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda AL-KON Konfederasyonu ve HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Ankara’da Ziver Holding Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Demirci ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede sağlık camiasına yönelik geliştirilebilecek projeler, kurumsal işbirlikleri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki stratejik adımlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplumsal fayda odaklı projelerin geliştirilmesi ve sağlık alanında yeni vizyonların oluşturulması adına karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, AL-KON ve HEKİMSEN’in son dönemde ortaya koyduğu çözüm odaklı yaklaşım ile ekonomik projelerin geleceği ele alındı.
Afyon Lütfü İmamoğlu: "Kurban ibadetinin insandaki şiddet eğilimini yok etmedeki rolü büyük" Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu, kurban ibadetinin bireyin kişiliğinin oluşumu ve insandaki şiddet eğilimini yok etmedeki rolüne dikkat çekerek, bu yönüyle kurbanın önleyici bir ruh hekimliği vazifesi gördüğünü ifade etti. Afyonkarahisar’da ‘2026 Yılı Vekaletle Kurban Tanıtım Toplantısı’ gerçekleştirildi. İl Müftülüğü Konferans Salonunda yapılan toplantıya Diyanet İşleri Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişi Murat Alkan, müftülük ve vakıf yöneticileri katıldı. Toplantıda konuşan Müftü İmamoğlu, kurban ibadetinin bireyin kişiliğinin oluşumu ve insandaki şiddet eğilimini yok etmedeki rolüne dikkat çekerek, bu yönüyle kurbanın önleyici bir ruh hekimliği vazifesi gördüğünü kaydetti. Lütfü İmamoğlu, Türkiye Diyanet Vakfı’nın evrensel çaptaki vekaletle kurban organizasyonuyla da Türkiye’de toplumsal bütünleşmeyi sağlamada dünya çapında ise Müslümanların bağlarını güçlendirme hususunda çok önemli bir vazife gördüğünü dile getirdi. Başmüfettiş Murat Alkan ise 2026 yılı vekaletle kurban organizasyonunun detaylarını içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Alkan, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın dünyanın 85 ülkesindeki mazlum ve muhtaçlara uzanan yardım elinin önemine vurgu yaptı. Toplantı sonrası Aile Dini Rehberlik Merkezi toplantı salonunda ‘İlçe Müftüleri İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi.
Aydın "Yeşil elmas" Aydın’da üretiliyor, yurdun dört bir yanına gönderiliyor Aydın’ın Efeler ilçesi Gölhisar Mahallesi’nde enginar hasadı tüm hızıyla sürüyor. Verimli topraklarıyla bilinen mahallede tarlalarda sabahın erken saatlerinde başlayan mesai öğlene kadar devam ederken, hasadı yapılan enginarlar işlenerek yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Gölhisar Mahallesi’nde yetiştirilen enginar, iç piyasada üreticinin yüzünü güldürüyor. Bölgenin iklimi ve toprak yapısı nedeniyle kaliteli ürün veren Aydın enginarı, lezzeti ve dayanıklılığıyla rağbet görüyor. Tarlalarda özellikle hasat döneminde yoğun insan gücüne ihtiyaç duyulan, kesilmesi, taşınması, ayıklanması ve sevkiyata hazırlanması ciddi emek gerektiren enginarın yılın büyük bölümünde bakım isteyen bir ürün olması nedeniyle üreticiler, diğer birçok sebzeye göre daha fazla işçilik istediğini dile getiriyor. Soyulmuş enginarın toptan adet fiyatı 35 TL’den alıcı bulurken, market raflarında fiyat 50 TL’ye kadar çıkıyor. Kabuklu enginar ise 20 TL’den satılıyor. Tarlada zorlu mesai sürüyor Enginar tarlalarında çalışan işçiler, üretimin emek yoğun bir süreç olduğunu belirterek, ürünlerin başta Ankara, Bursa ve İstanbul olmak üzere yurdun dört bir yanına gönderildiğini söyledi. İşçiler, "Erkeklerin yevmiyesi bin 200 lira, kadınların ise bin lira. Kadınlar kesim işini yapıyor, erkekler de toplanan enginarları traktöre taşıyor. İş ağır oluyor ama bu işi severek yapıyoruz. Çalışmak olmasa ekmek olmaz" dediler. "Enginar çok kıymetli bir ürün" Enginar üreticisi Mücahit Kibar ise sezonun iyi başladığını belirterek, "Enginar sezonu başladı ve hızla ilerliyor. Don vurmasın, herhangi bir doğal afetle karşılaşmayalım diye soyumları biraz geçe bıraktık. Soyumlarımızı kendimiz işliyoruz. Hem soyulmuş olarak satıyoruz, hem taze olarak satıyoruz, hem de soğuk hava depolarımızda istifleyerek konserve yaparak da satışını gerçekleştiriyoruz" dedi. Üreticilerin en büyük sıkıntısının ithal ürünler olduğunu dile getiren Kibar, "Üreticinin tek sorunu Mısır’dan gelen donuk enginarlar. Türkiye’deki enginarların kalitesine asla yakışmayan ve erişemeyen enginarlar bunlar. Piyasada sanki enginar fiyatları düşmüş ya da Türkiye iç piyasasında çok pahalı satılıyormuş gibi bir algı oluşturdu. Ama enginarın gerçek tüketicisi bunlarla bizim ürünümüzü asla kıyaslamaz. Onun haricinde bir sorunumuz yok. Üreticilerimiz şu anda enginardan memnun, herhangi bir sıkıntı yok" diye konuştu. Üretici Kibar, enginar üretiminin kazançlı ancak zahmetli bir iş olduğunu belirterek, "Enginar fiyatları tarlalara ekilen diğer ürünlere göre para ediyor. İşçiliği çok yoğun, 12 ay boyunca neredeyse işçiliği var bu sebzenin. Görünmeyen bir tarafı olsa da getirisi biraz daha iyi. Çok fazla üretim var. Çiftçilerin çoğu enginara dönmeye başladı" ifadelerini kullandı. "Enginar sağlığa faydasıyla da tercih ediliyor" Enginarın tüketiciler tarafından sağlık yönüyle de ilgi gördüğünü belirten Mücahit Kibar, "İç piyasada buna ilişkin açık var. Yurt dışından Türkiye’deki enginarın kalitesine erişemeyecek ürünler gelse de iç piyasada enginarı yiyen, tadını alan ve doktorların tavsiyesiyle karaciğere ve insan sağlığına faydalı olduğunu duyan insanlar bunu tüketiyor. Tıbbi olarak yetki ve bilgimiz olmadığı için bu noktada bilgilendirme yapamıyoruz ama genel kanı insan sağlığına ciddi derecede faydalı olduğu yönünde" dedi. Enginarın üretim sürecinin zorluğuna dikkat çeken Kibar, "Enginar öyle bir maden ki elmas gibi düşünebilirsiniz. En derin yerlerden çıkıyor. Etrafında bir sürü yaprak var. Bu yapraklar zamanla açılıyor sonra kelle türüyor, kelleyi alıyorsunuz. Soyarken de etrafını açıyorsunuz, sonra içini açıyorsunuz ve kılçıklarını alıyorsunuz. Kısacası o madene ulaşmak için bayağı çaba sarf ediyorsunuz. Enginar bu yüzden çok kıymetli" şeklinde konuştu. Üreticilere destek çağrısında da bulunan Kibar, "Şu an enginarda her şey yolunda, memnunuz, mutluyuz. Bir eksiğimiz yok. Ancak üreticinin mazot maliyetleri, tarla maliyetleri, sulama maliyetleri, gübreler ve zirai ilaçlar gibi giderleri için devlet biraz daha destek verebilirse daha da güzel olacağını düşünüyorum. Biliyoruz ki üretmeyen toplumlar tükenmeye muhtaçtır" dedi.