ASAYİŞ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 11:01

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 3’üncü hafta: Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı

A
A
A
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 3’üncü hafta: Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine 3’üncü haftasında devam ediliyor. Duruşmada, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya savunma yapıyor.


Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.



Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı


Yargılamada bugün 3’üncü haftaya girilirken, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde devam eden duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Salonda, çok sayıda partili de yer aldı. Duruşma başlamadan önce geçtiğimiz hafta tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Zeydan Karalar duruşma salonu önünde görüntülendi. Öte yandan davanın bugünkü oturumunda, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya savunma yapıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Şimşek: "Ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "TÜİK tarafından bugün açıklanan GSYH verilerine göre ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" dedi. Bakan Şimşek, 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, TÜİK tarafından açıklanan GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdüğünü bildirdi. Aynı zamanda Şimşek, milli gelirin 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 18 bin 40 dolara yükseldiğini söyledi. "Ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" Bakan Şimşek, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "TÜİK tarafından bugün açıklanan GSYH verilerine göre ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü. 2025 yıl geneli büyümesi yüzde 3,6 gerçekleşti. Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz. Tarımda don ve kuraklığın etkileri yılın son çeyreğinde de devam ederken diğer sektörlerde üretim artışı sürdü. 2025 yılında sanayi katma değeri yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydetti. Deprem bölgesinde konut teslimine hız vermemizin de etkisiyle inşaat sektöründe katma değer artışı güçlü seyrini korudu. Tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünüm devam etti. Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor. Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı." "Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz" Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendirdiklerini belirten Şimşek, "Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz. 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile OVP tahmininin altında gerçekleşirken faiz dışı fazla verdik. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 gerçekleşti. Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal şartlardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz. Kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için politikalarımızı yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Aydın Vali Canbolat: "Toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" Deprem anında panik yapılmaması gerektiğini belirten Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bilinçli ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, Deprem Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Vali Canbolat mesajında "Toplumumuzda deprem bilincinin güçlendirilmesi ve afetlere karşı hazırlıklı olma anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla ülkemizde her yıl 1-7 Mart tarihleri ’Deprem Haftası’ olarak belirlenmiş olup, bu kapsamda çeşitli bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri yürütülmektedir. Depremler önlenemeyen doğal olaylardır, ancak ülkemizin deprem kuşağında yer alması, afetlere karşı her an hazırlıklı olmamızı zorunlu kılmaktadır. Güvenli yapılaşma, eğitim ve tatbikatların yaygınlaştırılması ile bireysel tedbirlerin alınması sayesinde can ve mal kayıplarını en aza indirmek mümkündür. Deprem anında ise panik yerine bilinçle ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır. İlimizde de afet risklerinin azaltılması, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın iş birliği içerisinde planlama ve hazırlık çalışmaları titizlikle sürdürülmektedir. Doğal afetler engellenemese de, şehir planlaması, yapı denetimi, afet eğitimi ve kişisel hazırlıkların etkin şekilde uygulanması, muhtemel zararları önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu süreçte hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmelidir. Unutmamalıyız ki deprem değil, standartlara, usul ve mühendislik kurallarına uygun inşa edilmemiş yapılar zarar vermektedir. Bu bilinçle hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Deprem Haftası’nın toplumumuzda kalıcı bir farkındalık oluşturmasını temenni ediyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir gelecek diliyorum" ifadeleri yer aldı.