EKONOMİ - 14 Nisan 2026 Salı 11:07

Araç muayenede kanal dönemi bitiyor

A
A
A
Araç muayenede kanal dönemi bitiyor

Küresel araç muayene sektörü, yapay zekâ ve otomasyonla yeniden şekilleniyor. 2033 yılına kadar 6,9 milyar dolara ulaşması beklenen pazarda tünel tipi ve temassız tarama sistemleri hızla yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm, muayene sürelerini kısaltmayı, işlemleri daha hızlı ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Türkiye’de de bu teknolojilerle muayenelerin standart hale getirilmesi ve zaman kayıplarının önüne geçilmesi bekleniyor.


Teknolojideki hızlı gelişim, araç muayene süreçlerini de kökten dönüştürüyor. Uzun yıllardır kullanılan kanal sistemleri yerini, akıllı kamera altyapıları ve yapay zekâ destekli temassız tarama teknolojilerine bırakmaya başlıyor. Aracın altı dahil olmak üzere birçok kontrol noktası, fiziksel müdahale gerekmeksizin kısa sürede analiz edilebiliyor. Bu dönüşümün yalnızca teknik bir yenilik değil; muayene sürelerini kısaltan, işlem akışını hızlandıran ve milyonlarca araç sahibi için daha pratik bir deneyim sunan yeni bir verimlilik standardı anlamına geldiği belirtildi.


Kameralar aracın altını görüyor


Günümüzde geliştirilen şasi tarama cihazları, zemine yerleştirilen yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri aracılığıyla araç muayenelerinde kritik öneme sahip pek çok kusuru tespit edebiliyor. Bu teknoloji sayesinde aracın sistemin üzerinden geçmesiyle özellikle kanala inilerek tespit edilen; motor, şanzıman, aks ve diferansiyeldeki yağ kaçakları, şasi kırıkları ve teknik standartlara uymayan tamiratlar, egzoz sistemindeki hasarlar, araç altındaki metal aksamlarda oluşan korozyon (paslanma), lastiklerdeki kesik, balon gibi yapısal bozukluklar ile dış yüzeydeki ölçü ve hasar durumları saniyeler içinde görüntülenerek kayıt altına alınabiliyor.


Geleneksel muayene sürecinde teknisyenin kanalda fiziksel olarak inceleme yapmasını gerektiren konuların büyük bölümünü kapsıyor.


Türkiye’de bekleme sorunu kronik hale geldi


Araç muayenesinde sürücüler açısından öne çıkan başlıklardan biri istasyonlardaki bekleme süreleri. Randevu sistemine rağmen sahada oluşan yoğunluk ve işlem süreçlerinde kullanılan mevcut altyapı, araç başına düşen süreyi uzatıyor.


Türkiye genelinde birçok istasyonda randevu saatinde gelen araç sahipleri uzun kuyruklarla karşılaşabiliyor. Özellikle büyük şehirlerde randevu bulma süresi ve istasyonlardaki bekleme süreleri en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor.


Gelişen otomatik tarama sistemleri, bu sürece yönelik yeni bir uygulama alanı oluşturuyor. Kamera ve yapay zekâ destekli alt gövde taramasıyla araç kontrolleri daha kısa sürede tamamlanabiliyor. İşlem sürelerinin kısalması, istasyonlardaki araç akışını hızlandırırken bekleme sürelerinin azaltılmasına katkı sağlıyor.


Dönüşümde kritik adım


Temassız tarama teknolojisi, araç muayene süreçlerinin dönüşümünde kritik bir ilk adım olarak öne çıkıyor. Zemin kamera sistemleri hem muayene sürelerini kısaltma hem de insan hatasını en aza indirme potansiyeli taşıdığından dünyada giderek daha fazla ilgi görüyor.


Piyasa verileri de bu dönüşümün boyutunu gözler önüne seriyor. Otomotiv muayene tünelleri pazarının 2024’teki 2,2 milyar dolar seviyesinden 2035 yılına kadar 4,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor; bu rakam yıllık yaklaşık yüzde 7 büyüme anlamına geliyor. Yapay zekâ destekli araç muayene sistemleri pazarı da çok daha hızlı bir büyüme içinde. 2024’te 1,9 milyar dolar olan bu pazarın 2033 yılına kadar 6,9 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Yüzde 15,8’lik yıllık büyüme hızıyla otomotiv sektörünün en hızlı genişleyen segmentlerinden biri konumuna geliyor.


Sektörde tünel muayene sistemleri yaygınlaşıyor


Araç muayene sektöründe, istasyonların tam otomatik tarama tünellerine dönüşmesine yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Bu sistemlerde araçlar çok noktalı kamera altyapıları, lazer tarayıcılar ve yapay zekâ destekli görüntü işleme teknolojileriyle eş zamanlı olarak analiz ediliyor. Bulgular anlık olarak raporlanırken, süreçte insan müdahalesi sınırlı düzeyde tutuluyor.


Otomatik tarama sistemleri, aynı istasyon alanında daha fazla aracın muayene edilmesine imkân tanıyor. Bu durum, mevcut altyapının daha verimli kullanılmasını sağlarken istasyonların fiziksel planlamasında da daha kompakt çözümleri mümkün kılıyor.


Dijital olarak elde edilen muayene verileri ise zamanla geniş bir veri setine dönüşüyor. Araç parkının genel durumu, arıza türleri ve bölgesel dağılımlar gibi bilgiler, sektör ve ilgili paydaşlar için referans niteliği taşıyor.


Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda otomatik tarama altyapıları sahada daha yaygın kullanılmaya başlanmış durumda. Türkiye’de ise mevcut sistemde randevu yoğunluğu, istasyonlardaki bekleme süreleri ve işlem akışına ilişkin çeşitli başlıklar öne çıkıyor.


Sektördeki teknolojik gelişmelerin, araç muayene süreçlerinde daha hızlı işlem, daha yüksek standart ve daha öngörülebilir bir akışa yönelik dönüşümün gündemde olduğunu gösterdiği aktarıldı.



Araç muayenede kanal dönemi bitiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Düzce I. Ulusal bölgesel kalkınma kongresi başladı Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve bölgesel kalkınma alanındaki bilimsel birikimi ve deneyimi bir araya getiren "I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi" başladı. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda ki programa; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, protokol üyeleri ile ülkemizin çeşitli üniversitelerinden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin, böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları için onur duyduklarını ifade etti. YÖK 2016 yılında başlattığı Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olma başarısı gösterdiğine dikkat çeken Tekin, ihtisaslaşma faaliyetleriyle bölge halkına katkı sunduklarının altını çizdi. Düzce Üniversitesi araştırma ve uygulama merkezlerinin katma değerli projelerle ihtisaslaşma sürecine verdikleri katkılarla ilgili örnekler paylaşan Tekin; Düzce Üniversitesi Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı Uyulama ve Araştırma Merkezi’nin kompost gübre, malç, tıbbi mantarlar, Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nin Yığılca arısının tescili ve arı ürünleri, Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin fındıktaki verimi artıran çalışmaları, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin GETAT uygulamaları başta olmak üzere sürdürülebilir kalkınmaya destek oldukları projeler hakkında bilgiler aktardı. Kongrenin ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları anlamında önemli bir misyonu olduğunu söyleyen Emine Tekin, programa destek olan kişi ve kurumlara teşekkür etti. "Bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yapıyoruz" Programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2016 yılında Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olan Düzce Üniversitesi’nin çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaştığını vurguladı. Düzce Üniversitesi’nin bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yaptığını dile getiren Rektör Sözbir, bu alanda BAP projelerine yüzde 50 oranında artırımlı destek sunduklarını ifade etti. Özellikle Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp ile Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı alanlarında derinlikli projeleri hayata geçirdiklerine işaret eden Sözbir, bölgesel kalkınmanın önemi üzerinde durdu. Alanında ilk olma özelliği taşıyan kongre ile üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi, bilimsel bilgi ile uygulamayı bir araya getirerek bölgemizin ve ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçladıklarının altını çizen Sözbir, programın hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarının sayısının artması ve her şehre bir üniversite kurulmasının sonrasında üniversitelere farklı misyonlar yüklendiğini belirterek, YÖK’ün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’nı başlattığını ifade etti. "Düzce Üniversitesi GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürütüyor" Düzce Üniversitesi’nin GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Şeker, gelecek nesillerin kendisini yetkin hissetmesi noktasında bölgesel kalkınma misyonunun çok kıymetli olduğunu vurgulayarak çalışmaların uzun soluklu ve sürdürülebilir olmasını temenni etti. Derinlikli oturumlarla farklı bakış açıları Açılış ve protokol konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumlarına geçildi. Prof. Dr. Emine Tekin’in moderatörlüğündeki oturumda, Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Fikirden Kliniğe: Rejeneratif Tıpta Translasyonel Yolculuk" başlıklı sunumunda, yenileyici tıpta eksozom ve bor üzerinde geliştirdikleri öncü çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, "Sağlıkta Bütünleyici Yaklaşımlar ve Bölgesel Kalkınma: TÜGET Modeli ve Türkiye Perspektifi" adlı konuşmasında, sağlık sisteminde dönüşüm, fikirden ürüne dönüşüm mekanizması olan TÜGET Entegratif Modeli ile yaptıkları çalışmalardan söz etti. BEE’O Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise, "Arı Ürünlerinin Standardizasyonu ve Fonksiyonel Ürün Uygulamaları" başlıklı sunumunda, arı ürünlerinin Ar-Ge ve inovasyonuyla ilgili 25 yıllık bilgi birikimini anlattı. Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gürler ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Seda Boztunalı’nın Avrupa Birliği projelerine ait eserler, Arş. Gör. Dr. Özkan Işık’a ait bölgeye özel Aslanlı Mozaik ve Tykhe heykeli motiflerinin yer aldığı eserler ile Öğr. Gör. Dr. İrem Gürsu’nun fındık, shiitake mantarı ve takla böceği illüstrayonlarından oluşan sergi ve Düzce Üniversitesi’nin ihtisaslaşma kapsamında ürettiği ürünlerin yer aldığı stantlar da ziyaretçiler tarafından ilgi ve beğeniyle takip edildi. Geleneksel Kağıt Atölyesi workshop çalışması ile Kültür Sanat ve Dans Topluluğu’nun halk oyunları gösterisi sonrasında kongrenin açılış paneline geçildi. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın moderatörlüğündeki panelde Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, çevrim içi olarak "Bölgesel Dinamiklerin Bilgiye Dayalı Kalkınma İçin Harekete Geçirilmesi" başlıklı konuşmasında bölgesel kalkınmanın multidisipliner bir yaklaşım üzerine inşa edilmesi gerektiğini aktardı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Ödülü sahibi Prof. Dr. Özcan Erel, inovasyon ve inovasyon çalışmaları üzerine katılımcıları bilgilendirdiği konuşmasında, inovasyonun yalnızca bir fikir olmadığını aynı zamanda işe yarayan bir nitelik bulundurması gerektiğini vurguladı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız "Ar-Ge Ekosistemi ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları" başlıklı sunumunda üniversite–kamu–sanayi iş birliğiyle ortaya konulan katma değerli üretimin önemini ele aldı. Oturumun son konuşmacısı olan Erciyes Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve TÜBA İlim Yayma Ödülü sahibi Prof. Dr. Mustafa Soylak, "Nadir Toprak Elementleri ve Türkiye İçin Önemi" başlıklı sunumunda önemli ve stratejik değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir, Burdur, Sivas ve Malatya başta olmak üzere ülkemizin pek çok bölgesinin nadir toprak elementleri bakımından zengin olduğunu ifade eden Soylak, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik yol haritası paylaştı.