SAĞLIK - 03 Eylül 2025 Çarşamba 09:32

"Alzheimer’da erken tanı ile semptomlar yavaşlatılabilir"

A
A
A
"Alzheimer’da erken tanı ile semptomlar yavaşlatılabilir"

Alzheimer’ın en sık görülen demans türü olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, "Toplumda en sık görülen demans nedeni olan Alzheimer giderek yaygınlaşmaktadır. En sık görülen ilk belirti, yakın geçmişle ilgili bilgilerin unutulmasıdır. Kişiler aynı soruları defalarca sorabilir, basit bilgileri tekrar tekrar öğrenmeye çalışabilir. Erken dönemde yapılan değerlendirmeler, tedavi planlaması ve yaşam düzenlemeleriyle semptomların ilerlemesini yavaşlatmak mümkündür" dedi.



İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı dolayısıyla Alzheimer hastalığına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Toplumda en sık görülen demans nedeni olan Alzheimer’ın giderek yaygınlaştığını ifade eden Prof. Dr. Güngen, dünyada 50 milyondan fazla kişinin bu hastalıkla yaşadığını söyledi.


"Yakın geçmişi unutmak ilk bulgular arasında"


Alzheimer’ın tipik olarak 65 yaş üzerindeki bireylerde ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Güngen, "Hastalık beynin sinir hücrelerinin ilerleyici şekilde zarar görmesi sonucu gelişir. En sık görülen ilk belirti, yakın geçmişle ilgili bilgilerin unutulmasıdır. Kişiler aynı soruları defalarca sorabilir, basit bilgileri tekrar tekrar öğrenmeye çalışabilir. Günlük hayatta sık kullanılan eşyaların kaybolması, yön bulmada zorlanma, konuşmada akıcılığın bozulması ve kişilik değişiklikleri de hastalığın erken dönemde görülebilecek işaretleri arasındadır" diye konuştu.


"Unutkanlıkla sınırlı değil"


Alzheimer’ın yalnızca unutkanlıkla sınırlı bir rahatsızlık olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Güngen, "Eğer kişi eski anılarını çok net hatırlarken yeni yaşadıklarını karıştırıyorsa, sık sık eşyalarını kaybediyorsa ve karar vermekte zorlanıyorsa dikkatli olunmalıdır. Buna kişilik değişiklikleri, duygu durumunda ani değişimler ve kelime bulmada güçlük de eşlik ediyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurmak gerekir" şeklinde konuştu.


"Ailelere bakım önerileri"


Hastalık sürecinde ailelerin de dikkatli davranması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Güngen, "Ev ortamı güvenli hale getirilmelidir. Özellikle düşme riski oluşturan eşyalar kaldırılmalı, ilaçlar düzenli şekilde takip edilmelidir. Hastaların dışarı çıktığında kaybolma ihtimaline karşı, üzerinde iletişim bilgilerinin yazılı olduğu bir bileklik kullanması faydalı olur. Bu süreçte yalnızca hastanın değil, hasta yakınlarının da kendi sağlıklarını ihmal etmemeleri çok önemlidir" ifadelerini kullandı.


"Genetik faktörler etkili olabilir"


Alzheimer’ın oluşumunda hem genetik hem de çevresel faktörlerin rol oynadığını dile getiren Prof. Dr. Güngen, yaşlanmanın en önemli risk faktörü olduğuna dikkat çekti. "Genetik yatkınlık, sağlıksız beslenme, obezite, alkol ve sigara kullanımı, uyku bozuklukları, sosyal izolasyon ve kronik stres Alzheimer gelişiminde etkili olabilir. Özellikle APOE 4 gen varyantına sahip bireylerde hastalık riski belirgin şekilde artmaktadır" diye konuştu.


"Erken tanı hayat kurtarır"


Alzheimer’da erken tanının kritik önem taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Güngen, tanı için kullanılan yöntemler hakkında da bilgi verdi. "Erken dönemde yapılan değerlendirmeler, tedavi planlaması ve yaşam düzenlemeleriyle semptomların ilerlemesini yavaşlatmak mümkündür. Klinik muayenelerin yanı sıra nöropsikolojik testler, MR ve PET gibi görüntüleme yöntemleri, kan testleri ve beyin omurilik sıvısı incelemeleri tanıda kullanılıyor. Ayrıca son dönemde FDA (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onaylanan pTau217 ve -ß-amyloid kan testleri de erken tanı açısından umut verici gelişmelerdir" şeklinde konuştu.


"Kesin tedavi yok ama süreç yönetilebilir"


Hastalığın kesin bir tedavisi olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Güngen, mevcut tedavilerin semptomların hafifletilmesine ve sürecin yavaşlatılmasına yönelik olduğunu söyledi. Prof. Dr. Güngen, şu bilgileri paylaştı:


"İlaçların yanında sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, zihinsel aktiviteler, sosyal etkileşimler ve kaliteli uyku çok önemlidir. Özellikle Akdeniz tipi beslenme, Omega-3 yağ asitlerinden zengin gıdalar ve antioksidanlar hastaların yaşam kalitesine olumlu katkı sağlar. Beyin egzersizleri de zihinsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olur" dedi.


"Hasta yakınlarına mesaj"


Bakım sürecinde hasta yakınlarının da desteklenmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Güngen, "Hastaya bakım veren kişilerin yükünü hafifletmek için iletişim yöntemleri, eğitim ve destek grupları oldukça önemlidir. Unutulmamalıdır ki hasta yakınlarının sağlığı ve psikolojik durumu ne kadar iyi olursa, hastaya verilen bakım da o kadar kaliteli olur" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Samsun Terme Belediyesi’nin araç filosu güçleniyor Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un müjdesini verdiği yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dev primer kırıcı bugün itibarıyla ilçeye ulaştı. Son 20 günde filoya katılan ağır iş makineleriyle birlikte toplam yatırım tutarı 40 milyon TL’yi aşarken, Başkan Kul, "Söz verdiğimiz gibi; Terme’nin hizmet gücünü devasa bir noktaya taşıdık" dedi. Terme Belediyesi, "kendi kendine yeten belediye" vizyonu doğrultusunda araç parkuruna tarihinin en büyük yatırımlarından birini yapmaya devam ediyor. Üç gün önce envantere katılan paletli ekskavatör ve loderin ardından, serinin en kritik parçası olan ve yaklaşık 15 Milyon TL değerindeki dev primer kırıcı (konkasör ünitesi) bugün Terme’ye ulaşarak hizmet binası önünde yerini aldı. "Terme’nin öz malı halkın hizmetinde" Teslim alınan dev iş makinesinin başında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme’nin artık dışa bağımlı kalmadan kendi üretimini yapacağını belirterek; "Üç gün önce ekskavatör ve loderimizi getirmiştik. Bugün ise yaklaşık 15 Milyon TL bedelli devasa primer kırıcımızı teslim aldık. Bu makine, konkasör tesislerimizin kalbi olacak. Artık malzememizi kendimiz üretecek, yolumuzu kendi imkanlarımızla çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapacağız. Bu makineler şahısların değil, Terme halkının öz malıdır" diye konuştu. "40 milyonluk yatırım zinciri tamamlandı" Nisan ayı itibarı ile filoya dahil edilen araç sayısının 20’yi geçtiğini vurgulayan Başkan Kul, toplam yatırım hacmine dikkat çekerek; "Primer kırıcımızın da gelmesiyle birlikte son dönemdeki makine yatırımlarımızın tutarı yaklaşık 40 Milyon TL’ye ulaştı. 2026 model hibe ekskavatörümüzden arazözümüze, otobüslerimizden dev iş makinelerimize kadar Terme artık devasa bir hizmet gücüne sahip. Tasarruf odaklı yönetim anlayışımızla hem zamandan kazanıyor hem de belediye bütçemizi koruyoruz" şeklinde konuştu. "Bahane değil hizmet üretiyoruz" Başkan Kul, Terme’nin şantiye belediyeciliğinde yeni bir döneme girdiğini belirterek "Biz mazeretlerin arkasına sığınmıyoruz. ‘İmkân yok’ demiyor, imkân oluşturuyoruz. Bu dev makineler Terme’nin sokaklarında, mahallelerinde kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışacak. Şehrimizin geleceğine yapılan bu yatırımlar tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Terme her geçen gün daha da güçlenmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.