SAĞLIK - 05 Eylül 2025 Cuma 13:52

‘‘Akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükü 129 milyar TL’ye ulaştı’’

A
A
A

‘Türkiye’de Akciğer Kanseri: Güncel Veriler Işığında Politika Önerileri’ raporu yayımlandı.

Raporda, akciğer kanserinin Türkiye’de her yıl yaklaşık 41 bin kişiyi etkilediği, hastalığın ekonomik yükünün 129 milyar TL’ye ulaştığı belirtiliyor.

AstraZeneca Türkiye’nin akciğer sağlığını korumak amacıyla hayata geçirdiği Akciğer Sağlığı İnisiyatifi ile Türkiye ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (TTOD) birlikte hazırladığı "Türkiye’de Akciğer Kanseri: Güncel Veriler Işığında Politika Önerileri" raporu yayımlandı.

AstraZeneca Türkiye ve TTOD’un açıkladığı raporda, akciğer kanserinin her yıl yaklaşık 41 bin kişiyi etkilediği, kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer aldığı ve sağlık sistemi üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğu belirtildi. Raporda, akciğer kanseri kontrolünün etkinleştirilmesi için erken tanı, multidisipliner tedavi yaklaşımları, yapay zeka uygulamaları ve tarama programlarına odaklanan politika önerileri de sunuluyor.

‘‘Akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükü 129 milyar TL’ye ulaştı’’

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Önceki Dönem Başkanı Prof. Dr. Murat Dinçer liderliğinde yürütülen rapor; Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Köksal, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Önceki Dönem Başkanı Koç Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Selek, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çelik ve AstraZeneca Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Erdal Kiraz’ın katıldığı toplantıda kamuoyu ile paylaşıldı.

Rapora göre, dünyada en yüksek ölüm oranlarına sahip kanser türü olan akciğer kanserinde tanı süreci, toplumda belirtilere ilişkin farkındalığın henüz beklenen düzeyde olmaması, tanı süreçleri ve sevk zincirlerindeki gecikmeler gibi hususlardan etkileniyor. Hastalığın erken evrelerinde tanı konulması ve etkin bir tedavi yaklaşımı ile beş yıllık sağ kalım oranlarının yüzde 80’lere çıkabileceği öngörülüyor.

Raporda akciğer kanserinin erken tanısını geliştirmek için pek çok ülkede tarama programlarının hayata geçirildiği belirtiliyor. Ülkemizde meme, serviks ve kolon kanserlerinde olduğu gibi akciğer kanserinde de tarama programına ihtiyaç olduğunu belirten rapor, bu konuda yapılan bir maliyet etkililik çalışmasına da değiniyor. Bu çalışmaya göre Nelson protokolünü temel alan bir tarama programı Türkiye’de uygulandığında 7 binin üzerinde erken ölümün önlenebileceği öngörülüyor.

Ayrıca raporun hazırlanmasına katkı sunan bilimsel kurulun gerçekleştirdiği analizler,

Türkiye’de akciğer kanserinin ekonomik yükünün 129 milyar TL’ye ulaştığını ortaya koyuyor. Hastalık, yalnızca tedavi harcamalarıyla değil, aynı zamanda iş gücü kayıpları ve bakım giderleriyle de toplum ve ekonomi üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.

‘‘Akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükü 129 milyar TL’ye ulaştı’’

‘‘Akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükü 129 milyar TL’ye ulaştı’’

Konuyla ilgili açıklama yapan Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, "Bu çalışmamızda akciğer kanserinin hem doğrudan hem de dolaylı maliyetlerini inceleyerek, ülke ekonomisi üzerindeki geniş çaplı etkisini ortaya çıkarmayı hedefledik. Doğrudan maliyetler arasında hastane yatışları, ayakta tedavi hizmetleri, ilaç ve tıbbi malzeme giderleri, tanı ve tedavi prosedürleri yer alırken dolaylı maliyetler iş gücü kaybı, erken ölümler nedeniyle oluşan üretkenlik kaybı ve bakım verenlerin harcadığı zamanın ekonomik değerini kapsıyor. Akciğer kanserinin sağlık ekonomisinde acil önlem gerektirdiğini ortaya koyan çalışmamız, bu hastalığın erken tanısı ve önlenmesine yönelik stratejilerin hastalığın ekonomik yükünü yönetme açısından önemine de işaret ediyor. Ülkemizde akciğer tanısı alan hastalar maalesef geç evrede yakalanıyorlar. Geç evrede yakalanan hastalarda maliyetler daha yüksek. Yaptığımız çalışmaya göre Akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükü 129 milyar TL’ye ulaştı. Erken tanı ile teşhisi yapabilirsek maliyet yükünü de ciddi oranda azaltmış olabiliriz. Tarama programlarının yaygınlaştırılması, risk faktörlerine yönelik önleyici politikaların geliştirilmesi ve tedaviye erişimin hızlandırılması gibi önlemler, uzun vadede hem sağlık sisteminin maliyetlerini düşürebilir hem de toplumsal üretkenliği artırabilir." dedi.

"Akciğer kanserinde tanının erken evrede konulabilmesi oldukça kritik"

Akciğer kanserinin yönetiminde erken tanının önemine dikkat çeken Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş ise "Kanser toplumu ilgilendiren bir halk sağlığı sorunudur. Ölümün soğuk yüzünü hatırlatır. Akciğer kanseri 200 kanser türünün arasında görülme sıklığında yüzde 12’yi oluşturuyor. Akciğer kanseri her yıl 41 bin insanımızın sorunu olmaya devam ediyor. Akciğer kanserinde tanıyı almış olmak tedaviyi hemen başlatmayı gerektiriyor. Sunmuş olduğumuz raporda Akciğer kanserinin direkt ve hastanın yakınlarını da etkileyen maliyet yükü getiriyor. Bu noktada erken tanı önem taşıyor. Erken tanının önceliklendirilmesi gerekiyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği olarak yıllardır bu alanda farkındalığın artması, risk altındaki bireylerin korunması ve bilimsel dayanaklı politikaların şekillenmesi adına çalışıyoruz. Bu raporun da kanıta dayalı çözüm önerileri ve uluslararası iyi uygulamalardan alınan derslerle, akciğer kanseriyle mücadelede yol haritası sunması çok değerli. Derneğimiz, ülkemizin bu konuda daha kararlı ve bütüncül adımlar atmasına liderlik etmeye devam edecek." şeklinde konuştu.

"Yapay zekâ kanserle mücadele stratejisinde önemli bir bileşen haline geliyor"

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Köksal ise gelişen teknolojinin, yapay zekânın ve dijital sağlık çözümlerinin karar vericilere önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Yapay zekâ, tıpta veri odaklı karar almayı güçlendiren, mevcut tanı ve tedavi süreçlerine hız ve verimlilik kazandıran bir paradigma değişikliği sunuyor. Yapay zekânın kanserle mücadele stratejisinde önemli bir bileşen haline geldiğini gözlemliyoruz. Bu kapsamda yapay zekâ çözümlerinin entegre edildiği klinik süreçler ve pilot tarama çalışmaları ülkemizde daha da yaygınlaştırılmalı. Teknolojiyi sadece bir destek aracı olarak değil, erken tanıda yardımcı bir güç olarak da değerlendirmeliyiz."

"Akciğer Sağlığı İnisiyatifi ile erken tanının önemine dikkat çekiyoruz"

AstraZeneca Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Erdal Kiraz da açıklamasında, "Akciğer kanseri, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olarak yalnızca bireyleri değil, toplumları ve sağlık sistemlerini de derinden etkiliyor. Bu nedenle erken teşhis ve farkındalık çalışmaları artan bir öncelik taşıyor. Biz de bu amaçla Akciğer Sağlığı İnisiyatifi’ni hayata geçirdik. Bu inisiyatif, akciğer kanserinin erken tanısı, yönetimi ve önlenmesi için farkındalık oluşturmayı, bilimsel araştırmaları desteklemeyi ve yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Akciğer sağlığında en iyi sonuçlara ulaşmanın ancak etkin paydaş iş birliği ile mümkün olacağına inanıyoruz, bu nedenle Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’ne raporun hazırlanmasındaki değerli katkıları için teşekkür ediyoruz. Herkes için daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi için iş birliğine dayalı bu tür çalışmalar yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de hac kafilesi kutsal topraklara dualarla uğurlandı Kayseri’de hac görevini yerine getirecek olan yaklaşık 300 kişilik kafile dualarla kutsal topraklara uğurlandı. Kayseri’de hac görevini yerine getirecek olan yaklaşık 300 kişilik kafile uğurlandı. Ahmet Ayşe İnci Camii’nde sabah namazının ardından düzenlenen ve Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz’ın da katıldığı uğurlama programında Kuran-ı Kerim okunarak, dua edildi. Aileleriyle vedalaşan hac adayları büyük bir heyecan yaşadı. Programda konuşan Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "Bu yıl Kayseri’mizden hacca bin 770 kişi gidecek. 1. ve 2. kafilelerimizi bugün kutsal topraklara uğurluyoruz. Bu geleneğimiz geçmişten beri devam ediyor. Hacca uğurlama konusunda Kayserili vatandaşlarımızdaki coşku bizleri gayet mutlu ediyor. Halkımızın dualarıyla hacılarımızı kutsal topraklara gönderiyoruz. İnşallah haclarını yapıp, tekrardan ülkemize gelecekler" dedi. 15 yıllık hasret sona erdi 15 yıllık hac hayalini geçekleştirecek olan Ahmet Demirel, "Haccım 15. kurada çok şükür çıktı. Allah bu günleri nasip etti. Allah’ıma sonsuz şükürler olsun. Hacca gidiyoruz. Hac da bütün din kardeşlerimize, vatanımıza milletimize dua edeceğiz. Allah’ın emretmiş olduğu farz etmiş olduğu farzı yerine getirmiş olacağız. Rabbim gitmek isteyenlere de nasip etsin. 15 yıl az bir süre değil ama bugüne de binlerce kez şükür olsun. Rabbim her isteyene de nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Allah herkese nasip etsin" Hacca gitmenin mutluluğunu yaşayan Selma Sarıkaya, "Hacca gidiyorum. Allah inşallah bütün herkese nasip eder. Kalan arkadaşlarımıza da gitmeyi nasip eder. Giden arkadaşlarımıza da görevlerini yapmayı ve ailesine kavuşmayı nasip eyler. 14 yıldır gitmeyi bekliyordum" diye konuştu. Hacı adayı Mustafa Sarıkaya da, "14 yıldır hacca gitmeyi bekliyorduk. Rabbim bugün çağırdı. Allah gitmeyen bütün Müslüman kardeşlerimize nasip eylesin. Diyanet İşleri Başkanlığı’na çok teşekkür ederim. Hizmetlerinden çok memnunum. Hocalarımdan Allah razı olsun. Allah’a emanet olun" şeklinde konuştu. İlk olarak Suudi Arabistan’ın Medine şehrine gidecek olan hacı adayları ardından Mekke’ye geçerek, hac görevini yerine getirecek.
Kırıkkale Kaza sonrası sürücü kaçtı, yaşlı çift geldi: Polisi ikna etmek için dakikalarca dil döktüler Kırıkkale’de takla atarak şarampole devrilen otomobilin sürücüsü, kaza sonrası kayıplara karıştı. Kazanın ardından olay yerine eşiyle birlikte gelen bir vatandaş ise aracı kendisinin kullandığını öne sürdü. Dakikalarca dil döken yaşlı çift, polis ekiplerini ikna etmeye çalıştı. Kaza, gece saatlerinde Kırıkkale-Ankara karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 71 AEP 662 plakalı Hyundai marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Takla atan otomobil, şarampole devrildi. İhbar üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, araçta yaptıkları incelemede alkol şişeleriyle karşılaştı. Sürücünün ise kazanın ardından olay yerinden kaçtığını belirledi. Kazanın ardından eşiyle birlikte olay yerine gelen bir vatandaş, aracı kendisinin kullandığını iddia etti. Panik yaptığı için olay yerinden ayrıldığını söyleyen vatandaş, "Vallahi ben sürüyordum arabayı. Tansiyonum yükseldi. Arabanın anahtarı da bende. Beni araçtan başkaları çıkarttı. Korktum, panik yaptım. Beni başkaları eve götürdü, hanımı aldım geldim" diyerek kendini savundu. "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" Polis ekipleri, araçta bulunan alkol şişeleriyle ilgili de yaşlı çifte soru yöneltti. Vatandaş, alkol şişelerinin araca daha önce konulmuş olabileceğini öne sürdü. Dakikalarca polis ekiplerine kazayı kendilerinin yaptığını anlatmaya çalışan çift, ekipleri ikna edemedi. Polis ekiplerinin araç sahibinin ismini sorması üzerine kadının, "Siz bize inanmıyorsunuz, biz de size söylemiyoruz" sözleri dikkat çekti. Kaza yaptığını öne süren kişinin üzerinde belirgin yara izine rastlanmaması da ekiplerin şüphesini artırdı. Bu sırada fenalaşan kadın için olay yerine sağlık ekipleri çağrıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şarampole devrilen otomobil, yapılan incelemenin ardından bulunduğu yerden kaldırılarak otoparka çekildi. Polis ekipleri, kazanın gerçek sürücüsünün belirlenmesi için çalışma başlattı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.