SPOR - 05 Şubat 2026 Perşembe 13:30

Ahmed Kutucu: "İsa Doğan kardeşime acil şifalar diliyorum"

A
A
A
Ahmed Kutucu: "İsa Doğan kardeşime acil şifalar diliyorum"

Galatasaraylı futbolcu Ahmed Kutucu, İstanbulspor kalecisi İsa Doğan ile kafa kafaya çarpışmasından sonra sahada içinde müdahale eden futbolcuları arkadaşlarına, sağlık heyetine, hastanede yalnız bırakmaya personele ve mesaj gönderen futbolseverlere teşekkür ederken, İsa için de acil şifalar diledi.


Sarı-kırmızılı futbolcu Ahmed Kutucu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Dün akşam oynadığımız İstanbulspor maçında rakibin kalecisi İsa kardeşimle talihsiz bir an yaşadık. Futbolun içinde olan bir durum. Allaha şükür önemli bir sorunum yok. Sahanın içinde ilk anda bana müdahale eden futbolcu kardeşlerime, sağlık heyetine, hastanede sabaha kadar beni yalnız bırakmayan hastane personeline ve mesajlarını esirgemeyen tüm futbolseverlere teşekkür ederim. İsa Doğan kardeşime acil şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık kaynak ayırdık" Gaziantep’in İslahiye ilçesinde asrın felaketinin yıl dönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık kaynak ayırdıklarını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattık ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldık. Gündelik siyasi polemiklere, dar siyasi hesaplara girmedik. Enkazı kaldırmadan hukuki süreçleri hızlandırmaya, yeni yerleşim alanları planlamaya varıncaya kadar pek çok zorlu çalışmayı başarıyla tamamladık" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesi ziyaretleri kapsamında program ve toplantılara katılmak üzere Gaziantep’e geldi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşların mezarını ziyaret eden Yılmaz, ardından İslahiye ilçesinde düzenlenen 6 Şubat Depremi anma törenine katıldı. Törende konuşan Yılmaz, "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 binden fazla şantiyede inşa çalışmalarını yürüttü. Yoğun bir çalışma temposu neticesinde ilk temelleri 15’inci günde atarken, ilk köy evlerini 45’inci günde hak sahiplerine teslim ettik. Süreç ilerledikçe teslimatları planlı biçimde artırarak, 2025 yılı sonu itibarıyla Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık. Bu çapta bir ihya ve inşa çalışması dünyada da eşine rastlanmayacak düzeyde bir başarı oldu" dedi. "2025 yılında asrın inşa seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık" Depremin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattıklarını ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Asrın felaketi olarak da nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Hafıza önemli. Unutmayalım ki bir daha bazı konuları yaşamayalım. Dersler çıkaralım geçmişten. Bu anlamda. Bu anlamda çok çok önemli. Öncelikle tabii 50 binden fazla canımızı kaybettik. Deprem şehitlerimize bir kez daha rahmet diliyoruz. Cenab-ı Allah mekanlarını cennet etsin diyoruz. Geride kalan ailelerine, sevenlerine Cenab-ı Allah sabrı cemil niyaz etsin diyoruz. Bir daha böyle acılar yaşamamayı temenni ediyoruz. Çok -Doğrudan 11 ilimiz, 14 milyon nüfusumuz etkilendi o geceden ama dolaylı olarak tüm milletimiz 86 milyon o acıyı yaşadı. Cenab-ı Allah bir daha öyle günler göstermesin diyoruz. Yarın Cumhurbaşkanımız ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bakanlarımız, birçok yetkilimizle birlikte Osmaniye’de olacağız. Orada da bu 3 yılın muhasebesi yapılmış olacak. Milletimizle paylaşılmış olacak. Değerli Kardeşlerim, Canları geri getirmek maalesef mümkün değil ama geride kalanların yardımına koşmak, destek olmak, dayanışma sergilemek, yaraları sarmak son derece önemli. Biz de bu süreçte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyada eşine az rastlanır bir dayanışma sergiledik. Devlet olarak, millet olarak bu büyük afetin yaralarını sarma gayreti içinde olduk. Ben hatırlıyorum deprem sonrası deprem bölgesini geziyordum. Plan Bütçe Komisyonu Başkanıydım o dönemlerde. Hükümette değildim. Şunu söylüyordu vatandaşım. Bu enkaz yıllarca kaldırılamaz diyenler vardı. Bırakın. Evlerin inşa edilmesini, şehirlerin inşa edilmesini bu enkaz uzun bir süre kaldırılamaz diyenler vardı. Çok şükür enkazlar kaldırıldı. Hukuki birçok mesele hızlı bir şekilde çözüme kavuşturuldu. Yeni alanlar tespit edildi. Projeler yapıldı. Hazırlıklar yapıldı. İhaleler yapıldı ve bugün karşımızda yepyeni şehirler görüyoruz. Bu süreçte emeği geçenlere ben de yürekten teşekkür ediyorum. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere o dönemden bugünlere bakanlarımıza hepsine şükranlarımızı sunuyoruz. TOKİ’mize, AFAD’ımıza, tüm kurumlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Arama kurtarma çalışmalarında bulunanlardan, inşa faaliyetleri yapan işçimize, müteahhidimize varıncaya kadar emeği geçen kim varsa Allah razı olsun diyoruz. Devletimiz ve milletimiz bu ağır yükün altından çok şükür kalktı. Bu süreçte başkaları gibi laf üstüne laf koyanlardan olmadık. Vatandaşımızın derdini samimiyetle gören ve bütün imkanlarımızla o sorunları çözme gayreti içinde olan bir hükümet oldu. Gündelik polemiklere siyasi tartışmalara da girmedi. Depremi istismar etmeye çalışan siyaset anlayışına da prim vermedi. Ve bugüne kadar bu anlayışla şehirlerimizi yeniden inşa ettik. Dünyanın en büyük şantiyesi bu dönem deprem bölgemiz oldu. Toplu konut idaremiz, emlak konut, yapı işleri 11 ilde 174 ayrı alanda 3 binden fazla şantiyede bu çalışmaları yürüttük. 200 binden fazla insan sürekli bir şekilde bu inşaatlarda çalıştılar. Gece gündüz, yaz, kış yoğun bir çalışma sergilediler. İlk temelleri depremden 15 gün sonra attık. İlk köy evlerini 45. günde teslim ettik. Bu gerçekten inanılmaz bir başarı ve bugün geldiğimiz Asrın seferberliğiyle 455 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş durumdayız. Konut, köy evi veya iş yeri olarak bu çattaki bir inşa faaliyetini bu kadar sürede, bu kadar planlı programlı yapabilmek sadece bu devlete, bu millete yakışır. Dünyada da başka örneğini ben bilmiyorum. Varsa söylesinler" ifadelerini kullandı. "Deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık" Deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdıklarını belirten ve bu kaynağın, konuttan altyapıya, eğitimden sağlığa, üretim alanlarından şehir güvenliğine kadar uzanan geniş bir çerçevede, deprem bölgesinin kalıcı biçimde ayağa kaldırılması için kullanıldığını aktaran Yılmaz, "Birçok dünyanın birçok gelişmiş dediğimiz ülkesinde dahi afet olduğu zaman devlet hiç araya girmez. Sigorta şirketleri vardır. Vatandaşla hani en fazla acil biraz o da bulaşıcı hastalık çıkmasın, şu olmasın, bu olmasın diye acil müdahaleler yapılır. Gerisi tamamen vatandaşla sigorta şirketleri arasında gerçekleşir. Bizde farklı bir anlayış var. Devletin hakikaten farklı bir yaklaşımı var. Cumhurbaşkanımız da bu konuda son derece hassas. Dolayısıyla bu 11 şehrimizi ülke büyüklüğündeki bu bölgeyi yeniden inşa ettik. Sadece konutlar yapmadık. Şimdi konutları 455 bin konut başlı başına hani muazzam bir başarı. Fakat mesele sadece konutlar değil, altyapıları yaptık. Şehirlerin altyapıları yeniden yapıldı. Suyu, arıtması, içme suyu vesaire. Yollar, yeniden yapıldı. Köprüler yapıldı. Hastaneler yeniden yapıldı. Okullar yeniden yapıldı. Organize sanayi, altyapısıyla ülke üst yapısıyla bölge yeniden ayağa kaldırıldı. Bu bütünlük içinde baktığımız zaman camisinden kültür eserlerine, eğitimden sağlığa, ekonomiden ticarete her alanda adımlar atıldı. Belgesel teşviklerden işte buradaki ekonomiyi canlandırmak için uyguladığımız teşvik politikalarına kadar birçok adımla bölgemiz sosyoekonomik olarak da ayağa kaldırıldı" şeklinde konuştu. "Gaziantep’te 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yerini inşa ederek hak sahiplerine teslim ettik" Şehir genelinde inşa edilen, hak sahiplerine teslim edilen konutların ve iş yerlerinin Gaziantep’te barınma ihtiyacının karşılanmasının ötesinde, üretim hayatının, ticaretin ve sosyal düzenin sürekliliğini destekleyen bir denge oluşturduğunu da söyleyen Yılmaz, "Gaziantep’te de büyük çalışmalar yürüttük. Buraya gelmeden Nurdağı’na gittik. Oradaki rezerv alanını hep birlikte gördük. Huzurunuzda Büyükşehir Belediye Başkanımı ve ekibini tebrik ediyorum. Fatma Hanım bize deprem anma ve eğitim projesini de tanıttı orada. İnşallah yakın bir süreçte başlayacak ve bitecek. 10 dönümlük bir arazide o geceyi unutmamak için deprem gerçeğini, ülkemizin gerçeği olan depremi unutmamak için çok önemli bir çalışma. Orada aynı zamanda ciddi bir eğitim alanı olacak. Üniversite öğrencilerinden diğer ilgililere varıncaya kadar. Aynı zamanda bir rezerv alanı orası. 3 binden fazla konut inşa edilmiş bir alan. O eski manzarayla yeni yapılanları bir arada gördüğünüz bir ortam. Her bakımdan önemli diye düşünüyorum. Bu projemiz de inşallah hayata geçecek. Gaziantep genelinde 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi, bin 353 iş yeri inşa ederek halk sahiplerine teslim ettik. Çok şükür bugünleri de gördük. Cenab-ı Allah bize bugünleri göster. Diğer taraftan az önce söylediğim gibi diğer birçok konuda da yollarıyla, organize sanayi bölgeleriyle, bugün deprem bölgemizdeki okullardaki derslik sayımız deprem öncesini aşmış durumda. Bugün deprem bölgesinde hastanelerimizdeki yatak sayısı deprem öncesini aşmış durumda. Birçok alanda deprem öncesinden daha iyi bir noktaya gelmiş durumdayız. Gaziantep en hızlı toparlanan illerimizden oldu. Hatta başında geliyor. Bunun da tabii bir sebebi var. Gaziantep’te merkezi idare. Büyükşehir, ilçe belediyelerimiz başta olmak üzere yerel yönetimler, valiliğimiz ve hayırseverler, iş dünyası el ele verdik burada. Birlikte bereket var gerçekten. Birlikte rahmet var. Hep birlikte bu çabayı sarf edince yaralar da daha kolay sarıldı, daha hızlı sarıldı. Bugün geldiğimiz noktada işte içinde bulunduğumuz alan da bunun örneklerinden biri. Çok farklı bir noktaya gelmiş durumdayız. İslâhiye’miz bugün çok farklı bir noktada" dedi. "Biz depremin yaralarını sararken Suriye de kendi siyasi yaralarını sarmaya başladı" Suriye’de yeni bir yönetim anlayışının gerçekleştiğini söyleyen Yılmaz, "Bu dönemde Suriye’de de önemli gelişmeler oldu. Biz depremin yaralarını sararken Suriye de kendi siyasi yaralarını sarmaya başladı. Toplumun tamamını kucaklayan yeni bir yönetim anlayışı gerçekleşiyor" dedi. "Gaziantep’te yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceğiz" 500 bin sosyal konut seferberliği başlattıklarını ve Gaziantep’te de yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, şehrimizin konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceklerini belirten Yılmaz, "500 bin sosyal konut seferberliği başlattık. 81 ilimiz gibi Gaziantep de bundan payını alacaktır. Arz yönlü olarak enflasyonla mücadelemize destek olan bu program, afetlere dirençli şehirler hedefimize de hizmet etmektedir. Bu çerçevede Gaziantep’te yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, şehrimizin konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceğiz. Bugün yapılacak bu programlarla, Gaziantep’te on binlerce aileyi kapsayan sosyal konut projelerinde yeni bir aşamaya geçiyor, vatandaşlarımızı güvenli konutlarına kavuşturma irademizi sahada pekiştiriyoruz. Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey belediyelerimizin bu çalışmaları ile tüm belediyelere rol model olmalarını temenni ediyorum. Yürüttüğümüz tüm çalışmalar, hız kaygısıyla güvenlikten ödün vermeyen; planlama, mühendislik ve uygulamayı aynı anda yürüten bir anlayışa dayanmaktadır. Deprem bölgesinde eş zamanlı olarak yürütülen altyapı yatırımlarıyla içme suyu, atık su ve yağmur suyu hatları baştan sona yenilenmekte; şehirlerimizin taşıyıcı sistemleri, nüfus projeksiyonları ve afet riskleri dikkate alınarak yeniden kurgulanmaktadır. Böylece ortaya konulan her yapı, geçici çözümlerin değil, uzun yıllar ayakta kalacak bir şehir düzeninin parçası olarak tasarlanmaktadır. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, deprem harcamalarının kademeli biçimde azaldığı bir döneme giriyoruz. Bu süreçte, buraya ayrılan kamu kaynaklarının önümüzdeki dönemde yine milletimizin refahı, kalkınması ve geleceği için kullanılacağı bir denge tesis edilecektir. Bu büyük inşa ve ihya hamlesine güçlü liderliğiyle yön veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Lütfen göz boyayıcı işlerden vazgeçin, asli olmayan hizmetlerinize yoğunlaşmaktan vazgeçin" Belediyelere göz boyayıcı işlerden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, "Belediyelerle ilgili olarak, bakın laf etmekle bu iş olmaz. Polemiklerle sloganlarla bir yere varılamaz. Yalan yanlış bilgilerle dezenformasyonlarla da bir yere gidilmez. Bir yaparsınız, iki yaparsınız, sonuçta vatandaş görür ve size anlar. Dolayısıyla siyasette en önemli mesele ne söylüyorsanız onu yapmak vatandaşa gerçekçi ayakları yere basan politikalarla hizmet etmektir. Vatandaşı aldatıcı laflarla, sözlerle, imajlarla, algılarla yürütülen bir siyaset sürdürülebilir bir siyaset değildir. Onu yapan belediyeler sonuçta sıkışan trafikle, verilemeyen içme suyuyla kaliteli olmayan yerleşim düzeniyle karşı karşıya kalırlar. Maalesef ben rakamsal olarak da söyleyeyim bakın. Son dönemlerde belediyeler Türkiye geneli için söylüyorum. Toplam harcamalarında yatırımların payı düşmeye başladı. Yatırım yapmak yerine ana görevleri olmayan işlere girdikçe belediyeler algı işlerine daha fazla daldıkça gereksiz yere çok fazla eleman alıp popülist bir şekilde personel harcamalarını arttırdıkça maalesef vatandaşın alması gereken hizmetler verilemiyor. Bakın Ankara’da yaşıyoruz. Trafik sorunuyla gündelik hayatımızda yaşıyoruz. İçme suyu sorunumuzla yaşıyoruz. Başkentimizde bile bu sorunlarla karşı karşıya gelmiş durumdayız. 2018 yılında belediyelerin toplam harcamasının yüzde 36’sı yatırımlara gidiyormuş 2018 yılında geçen yıl bu oran ne olmuş biliyor musunuz? Yüzde 17’ye düşmüş. Bakın Gaziantep belediyeleri farklı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 37, harcamaları içinde yatırımların payı Türkiye ortalaması yüzde 17. Bunu alkışlamamız lazım. 45’ede çıkacak inşallah. Keşke diğer belediyelerde, bakın bunu siyasi olarak söylemiyorum. Gündelik yaşamımız artık haykırmaya başladı. Yatırım yapmayabilirsiniz bir süre. Bir süre hazır sermayeyle idare edebilirsiniz. Geçmişten gelen hani yapılmış yatırımları kullanırsınız ama halkımızın güzel bir sözü var. Hazıra daha dayanmaz. Bir süre sonra o geçmişte yapılan yatırımların etkisi biter ve acı gerçeklerle karşı karşıya kalırsınız. Benim buradan bütün belediyelere çağrım şudur. Bütçe konuşmalarında da söyledim. Lütfen göz boyayıcı işlerden vazgeçin. Asli olmayan hizmetlerinize yoğunlaşmaktan vazgeçin. Bu şehirlerimizin hava kalitesine yoğunlaşın. yeşil, daha yaşanabilir bir şehir ortamı oluşturmaya yoğunlaşın. İnsanımızın yaşam kalitesi böyle artar. Yoksa lafla, sözle, popülist politikalarla bir yere varamayız. İşte bu acı gerçeklerle yavaş yavaş yüzleşmeye başladık. Çünkü sermaye artık dayanmıyor. Bunu da buradan vurgulamak istiyorum" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de kentsel dönüşüm krizi büyüyor: "Bu karar kamu yararına değil, kamu zararınadır" Kadıköy Suadiye’de devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) çatı katı düzenlemesiyle hız kazanması beklenen süreç, Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonrası durma noktasına geldi. 50 yıllık binalardan birinde yaşayan ve evinin yıkım süreci yarıda kalan ünlü oyuncu Selma Özkanlı duruma tepki göstererek, "Mimarlar Odası burada bir deprem olunca ve bu evler yıkıldıktan sonra mı bizi görecek? Derhal bu kararı sonlandırın" çağrısında bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13 Mart 2025 tarihli ve 414 sayılı kararıyla kent genelinde mevcut binaların çatılarına "çatı dairesi" eklenmesine izin verildi. Bu kapsamda bazı kat sahipleri, hem daha uygun bir bütçeyle ev sahibi olmak hem de kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak için evlerin çatı katı daireler üzerindeki haklarını müteahhide devretti. Ancak TMMOB Mimarlar Odası tarafından kararın deprem riski taşıyan İstanbul’da yapı yoğunluğunu artırarak altyapı ve bina güvenliğini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı alındı. Alınan kararla birlikte kentsel dönüşüm süreci de pek çok semt ve mahalle için adeta durma noktasına geldi. "Burada emekli insanlar, yaşlı insanlar var" Bölgede ikamet eden ünlü oyuncu Selma Özkanlı, yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle pek çok evin dönüşüm sürecinin yarıda kalması nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek, "Yalnızca kendi mahallem ya da evim için değil, tüm Kadıköy için konuşuyorum. Kentsel dönüşüme gitmeye karar verdik, çünkü 50 yıllık binalar bunlar. Bakın buradaki apartmandan karot alındı, çürük çıktı. Şu anda yıkılmak üzere zaten, yıkım kararı geldi. Dolayısıyla bunlardan da karot alındığı zaman çürük çıkacak diye karar verdik, müteahhitlerle anlaştık. İBB çatı katları için zaten daha önceden ’çatı katlar bağımsız olsun, satılabilsin, bize faydası olsun, kentsel dönüşüm hızlansın’ diye bir karar çıkartmıştı. Biz de buna istinaden müteahhitlerden teklif aldık. Çünkü en küçük daireye en az 100 bin dolar ödememiz gerekirken, biz çatı katlarını müteahhide vereceğimiz için ve onlar da onu satabileceği için hemen hemen az para vererek bu işi kotaracaktık. Tam karar vereceğiz, imza atacağız; o sırada Mimarlar Odası yürütmeyi durdurma kararı için dava açtı. Bu ay 14. İdare Mahkemesi de yürütmeyi durdurma kararı almış. Şu anda yapılmış şeyler var, yıkılacak evler var, taşınmış insanlar var. En uçtaki apartman yıkıldı, burası yıkılacak, bizler de karot aldıracağız ve bu evlerde oturamayacağız. Ne yapacağız şimdi? Durup dururken bir de yürütmeyi durdurma kararı alıyorlar. Zaten daha önceden de çatı katlar dubleks oluyordu ama sadece satılamıyordu. Burada emekli insanlar, yaşlı insanlar var. Burada mı öleceğiz?" sözleriyle verilen karara isyan etti. "Biz artık bu evlerde oturamayız" Özkanlı, yürütmeyi durdurma kararının geri alınmasına ilişkin Büyükşehir Belediyesi’ne ve Bakanlığa seslenerek, "Bu kamu yararına bir şey değil, kamu zararına bir şeydir. Bu kentsel dönüşüme ket vurmaktır. Kentsel dönüşümü herkes istiyor; yani İstanbul Belediyesi istiyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı istiyor, biz de istiyoruz. Çünkü biz artık bu evlerde oturamayız. Mimarlar Odası ya da mahkemelerimiz burada bir deprem olunca ve bu evler yıkıldıktan sonra mı bizi görecek? Derhal bu kararı sonlandırın" çağrısında bulundu. "Bu tip yerler için verilen bir hakka rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış" Apartman yöneticisi Muammer Öztürk, mağdur olanın yalnızca kendileri değil bütün Kadıköy halkı olduğunun altını çizerek, "Kentsel dönüşümü kolaylaştırmak için Büyükşehir Belediyesi geçen sene mart veya nisan ayında böyle bir karar aldı ve bunu kendi idare meclisinden çıktıktan sonra Bakanlığa sundu. Bakanlık da onay verdi ve bütün ilçe belediyelerine bunun uygulanması için talimatlar verildi. İmar planına karşı Mimarlar Odası bir dava açtı. Mahkemeye müracaat etmiş, mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı vermiş bunca ay sonra. Mesela karşımız 16 kat, 15 kat var; bizimki 4 kat. Yani bu tip yerler için verilen bir hakka rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış. Tabii bu arada da Kadıköy Belediyesi biraz bunu geç uyguladı. Mesela Kadıköy uygulamıyor; Üsküdar uyguluyor, Maltepe uyguluyor, Kartal uyguluyor. Karşı tarafta 5-6 tane belediye; Bakırköy, Arnavutköy ve birçok ilçede uygulanıyor bu. Dolayısıyla buradaki hukuki muhatap Büyükşehir Belediyesi oluyor ilk karar oradan çıktığı için. Mimarlar Odası tek tek uğraşmak yerine direkt onun kararına itiraz ediyor. Biz derdimizi anlatmak istiyoruz. Mağdur olan sadece biz değiliz, bütün Kadıköy halkının yarısı. Diğer ilçelerde de aynı şeyler mevcut" şeklinde konuştu. "Mimarlar Odası bir deprem olmayacağının garantisini verebiliyor mu?" Site sakinlerinden Ayşegül Boncuklu, pek çok ev sahibinin büyük bir mağduriyet yaşadığını dile getirerek, "Bu durum bir an önce olumlu bir şekilde sonuçlanmalı. Çünkü Allah korusun Mimarlar Odası bir deprem olmayacağının garantisini verebiliyor mu? Böyle bir şey söz konusu değil. Bir şey oldu, buralar indi aşağı; öldük, kaldık, yaralandık, bunun manevi sorumluluğunu kim alacak? Buradakilerin hepsi 50 yıllık bina, her yeri dökülüyor. Su boruları parçalanıyor, her dakika bir tamir çıkıyor. Sahil bandı diye burada oturanlar zengin değil, burada oturanların çoğu emekli. Bizim bunu yapacak bütçemiz yok" ifadelerine yer verdi.
Antalya Antalya’da belediye kazısında kemik parçaları bulundu Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ekiplerinin yürüttüğü kazı çalışmaları sırasında kemik parçaları bulundu. Olay, Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi’nde bulunan Muratpaşa Camii önünde meydana geldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT ekiplerinin bölgedeki altyapı çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği kazı sırasında toprak altında kemiklere rastlandı. Durumun fark edilmesi üzerine çalışmalar durdurularak, emniyet güçlerine haber verildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne bağlı uzman ekipler de bölgeye sevk edildi. İnsana ait olduğu değerlendirilen kemikler incelenmek üzere Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Kazı alanında görevli personel Ayhan Kaçar, "Kazı çalışması yapıyorduk. Kemikler görülünce emniyete haber verdik" dedi. Kepçe operatörü Adem Öztürk ise, "Kazı yaparken kemikler çıkınca çalışmayı bıraktık. Yetkililere haber verdik, olduğu gibi bırakmamız söylendi" diye konuştu. Görgü tanıklarından Veysi Babacan, kemiklerin yoldan geçen bir vatandaşın dikkati sayesinde fark edildiğini belirterek, "Yoldan geçen bir arkadaş kemikleri görüp fotoğrafladı. Ardından kepçeci arkadaş çalışmayı durdurdu ve polis ekipleri geldi" ifadelerini kullandı.