SPOR - 07 Ocak 2026 Çarşamba 16:23

104 menajer bahis nedeniyle PFDK’ya sevk edildi

A
A
A
104 menajer bahis nedeniyle PFDK’ya sevk edildi

Türkiye Futbol Federasyonu’nca (TFF) yürütülen bahis soruşturması kapsamında 104 futbol menajeri Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edildi.


TFF’nin resmi internet sitesinde konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Türkiye Futbol Federasyonu’nca yürütülen bahis soruşturması kapsamında, Türkiye Futbol Federasyonu’na tescilli ve faal olduğu dönemde bahis oynadığı tespit edilen aşağıda yer alan futbol menajerlerinin Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi uyarınca 07.01.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevk edilmesine karar verilmiştir" denildi.


PFDK’ya sevk edilen menajerler şöyle:



Abdul Samet Süner


Abdullah Eş


Ahmet Can


Ahmet Veysel Ünal


Ali Sünnetçioğlu


Ali Cansun Begeçarslan


Aras Şener


Aşkın Aytaç Sümercan


Ayhan Dündar


Barbaros Kılınç


Barış Güçlü


Basri Gökhan Keçeci


Berk Ağanoğlu


Berkay Türkmen


Buğra Beykoz


Burak Karaduman


Caner Özkan


Cem Deda


Cenk Ergün


Ceyhun Yaman


Cihan Ercüment


Çağatay Çatalkaya


Deniz Gelberi


Deniz Doğan


Emin Koç


Emrah Akçaay


Enes Küçük


Ercan Kugu


Erdal Ferin


Eren Açıldı


Erkan Afacan


Erkan Gümüşbaş


Erkan Yetişmiş


Ertan Coşkun Öğer


Faruk Cömert


Fatih Yalçın


Fatih İpek


Fatih Babaç


Fatih Şahinoğlu


Ferhat Pazarbaşı


Furkan Şenol


Furkan Talha Yağcı


Gökalp Demir


Gökçe Berk Akça


Gökhan Eser


Gökhan Tabakcıoğlu


Gökhan Engin


Guy Marc Gahourou


Gürcan Alpaslan


Gürel Bergen


Hayrettin Kılıç


Hürriyet Ravalı


Hüseyin Bayrak


Hüseyin Ok


İbrahim İşen


İsa Özüdüz


İskender Çam


İsmet Biter


Mehmet Kaya


Mehmet Mustafaoğlu


Mehmet Taşkın


Mehmet Gökmen Özdemir


Merter Ortaç


Mesut Vatansever


Muhammet Emre Erkan


Murat Uzunmehmet


Murat Kazancı


Murat Şenay


Murat Edis


Mustafa Kurt


Mustafa Can Gezgin


Mustafa Erdem Karagöl


Mücahit Avcu


Necdet Ergezen


Okan Karabulut


Olgay Kızılkaplan


Onur Paker


Onur Alp Yağcıoğlu


Orçun Yücel


Orhan Kırkpınar


Orhanmert Bilginan


Osman Artün


Ömer Kızılkoca


Özcan Üstüntaş


Raif Kaan Sezer


Semih Albayrak


Serdar Meriç


Serdar Yoloğlu


Serhan Serbest


Sertan Vardar


Sezer Sezgin


Sezer Bravo


Şevki Tekeli


Tarık Tekin


Tarık Özaslan


Tevfik Efe Gülümser


Tolga Çağala


Tolga Altıncı


Utku Ataç


Yalçın Fatih İlek


Yalçın Umut Çınar


Yavuzcan Bakacak


Yiğit Özen


Yiğit Temizkanoğlu


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.