GENEL - 14 Haziran 2023 Çarşamba 15:02

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Erbakan: "Kıbrıs dünya tarafından tanınmalıdır”

A
A
A
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Erbakan: "Kıbrıs dünya tarafından tanınmalıdır”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı ve İstanbul 2.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı ve İstanbul 2. Bölge Milletvekili Fatih Erbakan, “Kıbrıs ve Kudüs konuları bizim kırmızı çizgimizdir. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığının devam etmesi ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin mutlaka dünya tarafından tanınmasının sağlanması lazım. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasına yönelik yapılacak olan çalışmalara destek olacağız” dedi.


YRP Genel Başkanı ve İstanbul 2. Bölge Milletvekili Fatih Erbakan, Eyüpsultan’da halkla bir araya geldi. Esnafı, partililerle birlikle ziyaret eden Erbakan, vatandaşlara seçimlerde kendilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür ederek, 2024 yerel seçimleri için tekrar destek istedi. Partisinin Eyüpsultan İlçe Başkanlığında bir konuşma yapan YRP Genel Başkanı Erbakan, pazartesiden itibaren İstanbul’da teşekkür ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Hem seçmenlerimize İstanbul halkına hem de İstanbul’daki ilçe ve il teşkilatımıza seçimlerde, 14 Mayıs’ta yaptıkları gayretli çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerimizi iletiyoruz. İstanbul halkına da 3 milletvekili çıkarmamıza vesile oldukları için desteklerinden ve teveccühlerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Bugün Eyüpsultan’da inşallah bu teşekkür ziyaretimizi yapacağız. Ardından Esenler ve akşam da inşallah Fatih ilçesinde yine bu ziyareti gerçekleştireceğiz. Yeniden Refah Partimiz 4 buçuk sene gibi kısa bir süre içerisinde girmiş olduğu ilk seçimde 1 buçuk milyonun üzerinde oy ve 5 milletvekili çıkarmaya muvaffak olmuş. Bu ilk girilen bir seçim için ve rakiplerimizin sahip olduğu imkanların pek çoğundan mahrum olan bizler için son derece önemli bir başarıdır. Bunu bu şekilde görüyoruz ve bununla bahtiyarlık duyuyoruz. Ayrıca burada bu 5 milletvekilinin kendi seçmenimizle, kendi oyumuzla, teşkilatlarımızın alın teriyle alınmış milletvekillikleri olması son derece büyük önem arz ediyor” şeklinde konuştu.



"Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasına yönelik yapılacak olan çalışmalara inşallah destek olacağız"


Kıbrıs’ın artık dünya tarafından mutlaka tanınmasını gerektiğini söyleyen Erbakan, “Dış politikayla ilgili Kıbrıs ve Kudüs konuları bizim kırmızı çizgimizdir. Kıbrıs’ta hükümet, şu anda Sayın Cumhurbaşkanımızın gelmiş olduğu nokta daha önce de ifade ettiğimiz gibi olumlu bir noktada, bunu destekliyoruz. Orada eşit, egemen, iki ayrı devletin varlığının devam etmesi, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığının devam etmesi ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin mutlaka dünya tarafından tanınmasının sağlanması lazım. Tekrardan bir federasyon, bir tek devlet projesi fikrinin asla gerçekleşmemesi gerekir. Bunun takipçisi olacağız. Bu konuda atılacak olan adımlara, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasına yönelik yapılacak olan çalışmalara inşallah destek olacağız. Kudüs de Milli Görüş olarak bizim kırmızı çizgilerimizden. Kudüs davasını, Türkiye’nin ve dünyanın gündemine taşıyan merhum Erbakan hocamızdır. Bu yeni dönemde de Kudüs’ün korunması ve bir an evvel özgürlüğüne kavuşması yine Yeniden Refah Partimizin en önemli gündemlerindendir. İnşallah bu söylediklerimizi hayata geçirilmesine vesile oluruz. İnşallah böylece milletimizin ve İslam aleminin maddi ve manevi sıkıntılarından kurtulmasına Yeniden Refah Partisi olarak inşallah vesile oluruz” dedi.



"CHP’nin yüzde 25’i geçebilmesi mümkün değildir"


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tartışılan istifa konusuna yönelik görüşlerini bildiren Erbakan “Kılıçdaroğlu’nun gitmesini isteyen muhalefetin bir yerde haklılık payı var ancak Kılıçdaroğlu da gitse başka birisi de gelse, CHP’nin milletimizden destek bulamayacağı bu seçimlerde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bütün çalışmalarına, bütün muazzam bütçelerine kendi genel başkanlarını cumhurbaşkanı adayı yapmalarına rağmen yüzde yine 25’i geçememişlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi genetik özellikleri nedeniyle milletimizin teveccühüne mazhar olamamaktadır. O nedenle bundan sonra kim gelirse gelsin yine başarılı olması, iktidar olması, hatta yüzde 25’i geçebilmesi mümkün değildir. 14 Mayıs seçimlerinde bu gerçek bir kez daha ortaya çıkmıştır” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Göç İdaresi Başkanlığı uluslararası öğrencilerle iftar yemeğinde bir araya geldi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için iftar programı düzenledi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için Ankara Vilayetler Evi’nde gerçekleştirilen iftar programı düzenlendi. Birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı buluşmada, Göç İdaresi yönetimi öğrencilerle iftar sofrasında bir araya gelerek misafirleriyle yakından ilgilendi. Samimi bir ortamda geçen görüşmelerde Türkiye’nin misafirperverliğine dikkat çekilirken öğrencilerin deneyimleri ve talepleri de doğrudan dinleme fırsatı bulundu. "Gönül bağınızı koparmayın" İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, yaptığı konuşmada uluslararası öğrencilere yönelik geleceklerini inşa ederken üzerinde yükselecekleri yapının iki sağlam ayağının olması gerektiğini belirtti. Bakan Yardımcısı Cangir, "Bu köprünün ilk ayağı, şu an üniversite veya yüksek lisans eğitimi aldığınız ülkemiz Türkiye’dir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından sağlanan kolaylıklardan faydalanarak burada kalmanızdan ve kariyerinize Türkiye’de devam etmenizden büyük memnuniyet duyarız. Ancak rotanız neresi olursa olsun, sizlerden istirhamımız bu ayağı her zaman sağlam tutmanızdır. Mezuniyet sonrası kendi ülkenize dönseniz veya üçüncü bir ülkeye gitseniz dahi burayı unutmayın; kendi aranızdaki iletişimi ve Türkiye ile olan hem gönül hem de fiziki bağınızı koparmayın. Bu sürekliliğin hem sizler hem de bizler için son derece kıymetli olacağına inanıyorum" diye konuştu. Köprünün ikinci ayağının öğrencilerin anavatanları olduğunu vurgulayan Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burayı ikinci vatanınız olarak görseniz de kendi topraklarınıza dönme arzusunda olmanız, oraya hizmet etme gayesi taşımanız son derece doğal ve ulvi bir amaçtır. Ancak kendi ülkenize yerleşseniz bile Türkiye ile olan ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkilerinizi devam ettirmenizi özellikle rica ediyorum. Nerede olursanız olun, kurduğunuz bu bağları korumanız, ülkelerimiz arasındaki dostluk köprüsünü her zaman diri tutacaktır." "415 bin öğrenciye hızlı hizmet" Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ise konuşmasında öğrencilere hitap ederek, "Evinizden, ailenizden, sevdiklerinizden ve ülkenizden kilometrelerce uzakta olsanız bile, Göç İdaresi Başkanlığı olarak sizlerin yanında bulunmaktan ve sizleri ülkemizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz" dedi. Kök, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören öğrencilerle iftar sofrasını paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bugün burada sizlerle bir iftar sofrasını paylaşıyor, dostluğumuzu geliştiriyor ve aynı zamanda ortak geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl ile kurum yöneticileri ve uluslararası öğrenciler katıldı.
Elazığ FHGC’den yapay zekanın kötü kullanımına tepki Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC), özellikle yapay zeka teknolojilerinin son zamanlarda kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığını ve yeni bir tehdit alanı oluşturduğunu aktardı. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) yapay zeka kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu. FHGC’den yapılan açıklamada, "Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya mecralarında sahte hesaplar üzerinden yapılan belaltı yazışmalar, iftiralar, hakaretler, montaj içerikler ve itibar suikastları ne yazık ki artış göstermiştir. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılarak ses, görüntü ve metin üzerinden kurgu içerikler üretilmesi; kamuoyunu yanıltmaya ve hedef gösterilen kişileri itibarsızlaştırmaya yönelik yeni bir tehdit alanı oluşturmuştur. Kimliği belirsiz hesaplardan yürütülen bu kirli faaliyetler; yalnızca hedef alınan kişi ve kurumları değil, toplumun huzurunu ve kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır. FHGC olarak; özellikle son günlerde Elazığ’da bürokratlara, siyasilere ve iş dünyasının temsilcilerine yönelik sahte hesaplar üzerinden yürütülen şantaj, montaj, yapay zeka destekli kurgu içerikler ve karalama girişimlerini şiddetle kınıyoruz. Bu tür girişimler, Elazığ kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara sebep olmakta ve telafisi güç sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır.Daha önce de benzer olayların yaşandığı, birçok kişinin fake hesaplar üzerinden hakaret ve iftiralara maruz kaldığı bilinmektedir" denildi. Açıklamanın devamımda, "Bugün gelinen noktada ise yapay zeka araçları kullanılarak gerçekle ilgisi olmayan içeriklerin üretilmesi, meselenin boyutunu daha da tehlikeli bir aşamaya taşımıştır. Bu durum, sadece bireysel hak ihlali değil; aynı zamanda toplumsal güven ortamına yönelik organize bir saldırı niteliği taşımaktadır. Basın meslek ilkeleri; doğruluk, sorumluluk ve kamu yararı esasına dayanır. Sahte hesaplar ve yapay zeka ile kurgulanan algı operasyonları ise basın özgürlüğüyle değil; açıkça suç ve ahlaki sorumluluk eksikliğiyle ilişkilidir. Bu nedenle yalnızca bireylerin değil, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda açık ve net bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda FHGC olarak: Sahte hesaplar üzerinden yürütülen her türlü iftira, hakaret ve itibar suikastını kınıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin kötüye kullanılarak kamuoyunun manipüle edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Hukukun ortaya çıkaracağı her türlü gerçeğin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Güvenlik birimlerimizin süreci hassasiyetle yürüttüğüne ve bu tür organize girişimlerin çökertileceğine olan inancımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Yasal düzenlemelerin varlığını biliyoruz; ancak hukuki süreçlerin tamamlanmasını beklemeden, toplum vicdanının bu tür karanlık faaliyetleri asla kabul etmeyeceğini açıkça ifade ediyoruz. Elazığ’ın sağduyulu insanlarının bu kirli yöntemlere prim vermeyeceğine inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki; anonimlik arkasına saklanarak yapılan saldırılar ne cesaret ne de özgürlüktür. Gerçek cesaret, kimliğini gizlemeden doğruları savunabilmektir" ifadelerine yer verildi.