GENEL - 11 Haziran 2023 Pazar 22:46

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ”CHP bu şekilde siyaset yaptığı sürece, bu ülkede iktidar yüzü göremez”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ”CHP bu şekilde siyaset yaptığı sürece, bu ülkede iktidar yüzü göremez”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çok açık ve net söylüyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çok açık ve net söylüyorum. CHP bu şekilde siyaset yaptığı sürece, bu ülkede iktidar yüzü göremez. CHP kendini düzeltmediği, değiştirmediği, milletin sesine kulak vermediği müddetçe, bir daha asla yönetime gelemez. Hele hele, terör örgütleriyle el ele omuz omuza yürüdüğü sürece bu millet, terör örgütlerine oy vermez, vermeyecektir” dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek anısına düzenlenen ’40 Yıl 40 Eser’ etkinliğine katıldı. Etkinlik çerçevesinde “Bir Şiir Bir Hayat / Sakarya Türküsü” Dijital Sergi Açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında “Üstat Necip Fazıl, cumhuriyet tarihimizin en sancılı dönemlerine şahitlik etmiş bir insandı. Osmanlı’dan cumhuriyete intikal eden kuşak içinde üstat devletin ve milletin yaşadığı tüm ıstırapları bizzat görmüştür. Çağdaşı pek çok şair ve yazarın aksine üstadımız, kalemi ve kelamıyla direnmeyi seçti. Asırlara sair köklü mirasımızın yok sayıldığı şanlı mazimiz ile köprülerin atıldığı bir zamanda eserleriyle ‘Durun kalabalıklar’ dedi. Hep zor olanı, meşakkatli olanı tercih etti. Ahlak ve Allah demenin yasak olduğu yıllarda mücadelesiyle milletimizin ruh köküne sahip çıktı. Elbette bu yerli ve milli duruşunun ceremesini de son nefesine kadar çekti. Onun direniş ve mücadele azmini kıramadıkça daha da pervasızlaştılar. Kültür sanat camiamızın bugün bile esaretinden kurtulamadığı mahalle baskısına üstat Necip Fazıl on yıllar boyunca maruz kalmıştır. Ama üstat bunların hiçbirine boyun eğmemiştir. İnandığı değerler uğruna bedel ödemekten asla çekinmemiştir. Çünkü Necip Fazıl, Türkiye merkezli düşüncenin vücut bulmuş haliydi. O, hayatının en kıymetli yıllarını fikir Mehmetçikleri yetiştirmeye adamış, bu uğurda ter dökmüş, çile çekmiş hakiki bir münevverdi. Kimsenin ne dediğine ne yaptığına bakmadan hep sorumluluk aldı öne atıldı. Öncülük etti, uyardı yazdı, anlattı konuştu. Anadolu’yu adım adım dolaşıp gençlerin zihniyle dokunmaya çalıştı” diye konuştu.



Sakarya Türküsü’nün yerinin farklı olduğunu belirten Erdoğan, “Üstadımızın çok yönlü kişiliğini burada anlatmaya çalışsak bırakın saatleri günler yetmez. Merhum Necip Fazıl’ın eserlerinin özellikle bizim neslimizin üzerinde çok büyük etkisi vardır. Onun her sözünün kalbimizde yaptığı tesir farklıdır. Tüm bunlarla birlikte Sakarya Türküsü şiirinin yeri müstesnadır. Üstadımızın hayalini kurduğu mesuliyetinin şuurunda bir gençlik yetişmiştir. Bu gençlik omuzlarına büyük bir davayı yükleyen bir gençliktir. Bu gençlik milletimizin varlık ve yokluk mücadelelerinde öne atılan gençliktir. Biz bu gençliği Çanakkale’de gördük. Biz bu gençliği 28 Şubat’ın karanlık günlerinde üniversite kapılarında baskıya direnirken gördük. Biz bu gençliği 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçakların ölüm kusan silahlarına göğüs gererken gördük. Biz bu gençliği afetzedelerimizin imdadına koşarken gördük. Biz bu gençliği 14 ve 28 Mayıs öncesi kapı kapı dolaşırken ve seçim gecesi de sandığa sahip çıkarken gördük. Şimdi de bu gençliği Türkiye Yüzyılı inşasında görüyoruz” ifadelerini kullandı.



“Mücadelemizin odak noktasına CHP zihniyetini koyduk”


Zalimlere karşı dik durmayı, hakkı haykırmayı adaletin temsilcisi olmayı Necip Fazıl Kısakürek’ten öğrendiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlik yıllarında üstat Necip Fazıl ile tanışma şerefine nail olmuş bir kardeşinizim. Dünya görüşümüzün şekillenmesinde üstadın şiirlerinin, eserlerinin ve konferanslarının çok büyük etkisi oldu. Sinesinden çıktığımız milleti karşılıksız sevmeyi biz ondan öğrendik. Zalimlere karşı dik durmayı hakkı haykırmayı adaletin temsilcisi olmayı biz ondan öğrendik. Ayrım yapmadan mazlumların elinden tutmayı ezilenlerin dostu olmayı biz ondan onun eserlerinden öğrendik. Onun yücelttiklerini biz de her zaman baş tacı ettik. Onun reddettiklerini ise biz de elimizin tersiyle ittik. Üstadın Türk siyasetindeki mutlak ötesi hep CHP olmuştur. Necip Fazıl CHP ideolojisi milletin ruh kökünü kurutmaya çalışan marazi bir yapı olarak görmüştür. Biz de mücadelemizin odak noktasına CHP zihniyetini koyduk. Tüm siyasi hayatımızda boyunca CHP ideolojisin millet varlığımızda açtığı tahribatları silmek için çalıştık. Tek parti faşizmi tarafından ülkemize giydirilen deli gömleğini parçalamak için çetin bir mücadele yürüttük” dedi.



“Ayasofya ile birlikte Türkün ve Türkiye’nin bahtını da aştık”


“İktidara giden yolun batı beklentilerinden, terör örgütlerinin desteğinden değil, milletin gönlünden geçtiğini herkese öğreteceğiz” diyen Erdoğan, “Türkiye’yi her alanda büyük başarılarıyla tanıştırdık. Ayasofya davamızı da Necip Fazıl’dan öğrendik. Sultan Ahmet Meydanı’nda ’Ayasofya açılacak’ derken üstat işte bu manayı bu ruhu ondan yakaladık ve Ayasofya’yı da açtık. Bizden önce 70 senede yapılamayan hizmetlerin fazlasını 21 yıla sığdırmaya başardık. Milletimize yeniden özgüven kazandırdık. Ayasofya’yı 86 yıl sonra ezanı Muhammedîyle buluşturduk. Ayasofya ile birlikte Türkün ve Türkiye’nin bahtını da aştık. Öz yurdumuzda garip değiliz. Türkiye Yüzyılı’nın inşasıyla tüm kazanımlarımızı perçinleyeceğiz. Evlatlarımıza hiçbir endişe duymadan üzerinde özgürce yaşaya bilecekleri müreffeh bir ülke bırakacağız. Uğrunda ciddi bedeller ödediğimiz hak ve hürriyetlerimize hiç kimsenin el süremeyeceği demokratik iklimi Türkiye’de tesis edeceğiz. Türk siyasetini tek parti CHP zihniyetinin baskıcı nobran ve halka rağmen halkçı alışkanlıklarından mutlaka kurtaracağız. Milli iradeyi tüm kurum ve kurullarıyla ülkemizde egemen kılacağız. İktidara giden yolun batı beklentilerinden terör örgütlerinin desteğinden değil, milletin gönlünden geçtiğini herkese öğreteceğiz” diye konuştu.



“Oy tercihlerinden dolayı kimse vatandaşa parmak sallayamayacak”


Erdoğan, “Artık kimse bu milletin evlatlarını aşağılama cesaretlerini bulamayacak. Kimse Anadolu insanına hakaret edemeyecek tehditler savuramayacak. Aman ya Rabbi ne diyor; ‘Kırsal kesimden aldığı oylarla Cumhurbaşkanlığını kazandı’ hani partinizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ’Köylü Milletin efendisidir’ demedi mi? Bir taraftan öyle, bir taraftan böyle. Artık bunu yemezler. Geçti bu iş. Şimdi bu millet daha ileri daha ileri gidiyor. Oy tercihlerinden dolayı kimse vatandaşa parmak sallayamayacak. Milletimizi kimse makarnacı, kömürcü, cahil, göbeğini kaşıyan adam diye tahkir edemeyecek. Üstada göre 1950 seçimleriyle birlikte millet başındaki CHP’yi atmıştı. Tam 73 yıl sonra 14 Mayıs’ta milletimiz başında CHP zihniyetini istemediğini çok net biçimde ortaya koymuştur. 28 Mayıs’ta da yarım kalan işi tamamlayarak görünen ve görünmeyen tüm destekçileri ile birlikte CHP ideolojisi sandığa gömmüştür. Bir daha hiçbir güç CHP’yi o sandığın dibinden çıkaramayacaktır” şeklinde konuştu.



“CHP bu şekilde siyaset yaptığı sürece, bu ülkede iktidar yüzü göremez”


CHP’nin halkla barışması gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Bu millet, terör örgütlerine oy vermez, vermeyecektir. Ne CHP Genel Başkanının koltuğunu korumak uğruna attığı iftiralar bunu değiştirebilir, ne seçim yenilgisini perdelemek için söylediği yalanlar kendisine bir fayda sağlayabilir, ne de kırsalda yaşayan insanlarımıza yönelik sarf ettiği hadsiz ifadeler kendisini kurtarabilir. Sandıktan çıkan iradeye saygı duymak yerine hala vatandaşa 500 liraya oylarını satıyorlar imasında bulunmak, siyasi tükenmişliğin daniskasıdır. Son 13 yılda, 12 seçim kaybeden birinin kabahati kendinde aramak yerine halen seçmeni suçlaması, artık siyasetin değil psikolojisinin konusudur. Çünkü bu zat, artık psikolojik bir vakadır. Milletim de, bunu sezdiği için gereğini yapmıştır. Çok açık ve net söylüyorum CHP bu şekilde siyaset yaptığı sürece, bu ülkede iktidar yüzü göremez. CHP kendini düzeltmediği, değiştirmediği, milletin sesine kulak vermediği müddetçe, bir daha asla yönetime gelemez. Hele hele, terör örgütleriyle el ele omuz omuza yürüdüğü sürece bu millet, terör örgütlerine oy vermez, vermeyecektir. Cumhuriyetle yaşıt olduğunu iddia eden CHP’nin geldiğimiz noktada artık, cumhurla, Cumhuriyetle ve halkla barışması gerekiyor. CHP, milletle, milletin inanç değerleriyle ve milli iradeyle sulh ilan etmediği takdirde yapacağı hamlelerin tamamı birer göz boyamadan, siyasi hokkabazlıktan ibaret kalacaktır" dedi.



Sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elbette bunun da mücadelemizde, milletimizde hiçbir karşılığı olmayacaktır. Biz ülkemizdeki muhalefetin kendini yenileyerek Türkiye Yüzyılı’na ayak uydurmasını samimiyetle temenni ediyoruz. Muhalefetin ülkenin ve milletin hayrına olan işlerde bizi desteklemesini, gerektiğinde de yapıcı eleştirileriyle önümüzü açmasını ümit ediyoruz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında vaktimizi ve enerjimizi bozuk plak misali sürekli aynı şeyi tekrarlayan, hep aynı yoldan giderek farklı menzile varacağını düşünene çapsız siyasetçilerle harcamak istemiyoruz. İşimize bakalım, hedefe kilitlenelim, hep birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa edelim istiyoruz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle titiz bir çalışmanın neticesinde hazırlandığını gördüğüm sergimizin başarılı geçmesini diliyorum. Bu vesileyle kendisiyle tanışma, muhabbet etme şerefine eriştiğim üstat Necip Fazıl Kısakürek’i bir kez daha kemali edeple yad ediyorum" dedi.


Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kısakürek ailesi tarafından çerçeveletilmiş orijinal Sakarya Türküsü el yazması hediye edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bakan Uraloğlu: "Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’da Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerine başlama törenine katıldı. Uraloğlu, "225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerine başlama törenine katlıdı. Törende konuşan Uraloğlu, "Bugün Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip ilk milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerinin başlamasıyla tarihi bir ana tanıklık etmek üzere bir aradayız. Bu gurur verici adım, milletimizin azmi, mühendislerimizin emeği ve TÜRASAŞ’ın köklü birikimiyle vücut bulmuştur. Bu milli zaferi birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyuyorum" dedi. "Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik" Bakan Uraloğlu, "Demiryollarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık ve öncelikli sektör olarak belirledik. 2002 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu ağımız, bugün 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere 14 bin kilometreye ulaştı. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna yükseldik. Ancak biz sadece yeni hatlar inşa etmekle yetinmedik; devraldığımız o 11 bin kilometrelik demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Sinyalli hat uzunluğunu, 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye çıkardık; elektrikli hat uzunluğunu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükselttik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında güvenli, hızlı ve verimli bir sisteme dönüştürdük. Şu anda; İstanbul Halkalı - Kapıkule, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hatları ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı gibi çok önemli yeni demiryolu projelerinin yapımlarına da devam ediyoruz. Demiryolu ağımızı 2028’e kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılında ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece demiryolu ağı uzunluğunu artırmak değil; bu hatlarda kullanılan her aracı, her bileşeni de yerli ve milli imkanlarla üretmek. Bu vizyonun en somut temsilcisi ise yüz yılı aşan tecrübesiyle ana ve kritik demiryolu bileşenlerini üreten bölgemizin en büyük raylı sistem araç üreticisi TÜRASAŞ’tır" diye konuştu. "TÜRASAŞ’ı hidrojen teknolojisinde de bölgesel bir merkez haline getireceğiz" Bakan Uraloğlu, "Geride bıraktığımız 2025 yılı, TÜRESAŞ için başarılarla dolu bir yıl oldu. Farklı türlerde toplam 801 vagon üreterek rekor kırdık. Askeri tank taşıma vagonu projesinde 2 yıllık üretimi 1 yılda tamamlayarak 100 adet teslim ettik. Bunun yanı sıra; 6 adet 160 km/saat Milli Elektrikli Tren, 20 adet E5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi,8 adet Milli Banliyö Treni ve 6 adet akülü manevra aracı üretimiyle gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde devam eden E5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi Projesi çerçevesinde ilk etapta 2025 yılının sonuna kadar planlanan 20 adet lokomotifin tamamını üreterek TCDD Taşımacılığa teslim ettik. İnşallah, bu yıl 30 adet, 2027 yılında ise 45 adet daha üreterek toplamda 95 adet lokomotifi milli demiryolu ailemize kazandıracağız. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için GAZİRAY Projesi çerçevesinde 1 yıl içerisinde 8 banliyö setinin tamamını üreterek Gaziantep’e sevk ettik. Aynı setlerden TCDD Taşımacılık için de 2027 ve 2028 yıllarında 16 seti hizmete sunacağız. Bu yıl da ayrıca; 43 adet yataklı yolcu vagonu, 3 adet lüks yataklı vagon, 994 adet çeşitli tipte yük vagonu; yani toplamda 1040 vagon. Yine, yeşil ve sürdürülebilir ulaşım hedeflerimiz doğrultusunda hidrojen yakıtlı tren teknolojisine de büyük önem veriyoruz. Bildiğiniz üzere bu çerçevede, İngiltere ile imzaladığımız iş birliği protokolüyle Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi’ni başlattık. TÜRASAŞ’ımız projede prototip üretim merkezi olarak merkez rol üstlenecek, tüm haklar kurumumuza ait olacak. Bu Ar-Ge projesiyle yerli mühendislik kabiliyetlerimizi daha da ileri taşıyacak, TÜRASAŞ’ı hidrojen teknolojisinde de bölgesel bir merkez haline getireceğiz" şeklinde konuştu. "Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" Bakan Uraloğlu, "Burada, Sakarya bölge müdürlüğümüzde milli elektrikli hızlı tren üretim fabrikamızın inşaatı hızla ilerliyor. Yaklaşık 18 bin metrekarelik bu modern tesisin yapım çalışmalarında 4 buçuk ay gibi kısa sürede yüzde 50’ye yakın ilerleme sağladık. Yılda 12 hızlı tren seti üretme ve test kapasitesiyle yaklaşık 250 kişiye yeni istihdam oluşturacak ve ekonomiye yıllık 3 buçuk milyar lira katkı sağlayacaktır. Bakın, küresel hızlı tren araç, altyapı ve sistemleri pazarının günümüzde değeri yaklaşık 208 milyar dolar ve bu değerin 2030’da 310 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bildiğiniz üzere Türkiye’nin 2035’e kadar tahmini hızlı tren ihtiyacı 81 set yani 648 araç. Bu da yılda ortalama 65 adet araç ihtiyacı demek. Bu noktada yılda 12 set yani 96 araçlık kapasitesiyle TÜRASAŞ, bundan sonra inşallah dünya pazarına da çıkacaktır. Böylece fabrikamızın kapasitesi sayesinde bu alandaki hem dışa bağımlılığımızı azaltacak hem de ihracat potansiyelimizi artıracağız. İnşallah fabrikamızın yapım çalışmalarını bu yıl bitirip; hızlı tren setlerimizin seri üretimine başlayacağız. Ayrıca fabrikamız, üretimde ihtiyaç duyduğu enerjiyi de güneşten alacak; çevreci ve sürdürülebilir bir modelle çalışacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz" Bakan Uraloğlu, "225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı trenimizin yol testlerini bugün resmen başlatıyoruz. Bu çerçevede trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi tüm performans kriterlerini detaylı şekilde inceleyeceğiz. Bu yoğun ve titiz test programları çerçevesinde, trenlerimiz maksimum hızına ulaşıncaya, tüm güvenlik ve konfor kriterlerini eksiksiz karşılayıncaya kadar devam edeceğiz. Tüm test safhaları başarıyla tamamladığında da tren setlerimizi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin hizmetine sunacağız. 577 yolcu kapasiteli, alüminyum gövdeli 8 araçtan oluşan bu setlerimizi; otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu giriş kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar, işitsel ve görsel yolcu bilgilendirme ve kamera sistemleri ile donattık. En önemli ve kritik sistemlerinden olan "Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi" ile "Cer Sistemi"ni, ASELSAN ile tamamen yerli ve milli olarak tasarladık ve ürettik. Trenle seyahat edecek yolcularımızın rahatlıkla kullanabilmeleri için; Wi-Fi erişimi, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilecekleri otomatlar ve mutfak bölümleri yerleştirdik. Ayrıca bu araçlarımızda engelli yolcular için iki adet yolcu bölmesi ve tekerlekli sandalyeleriyle platformdan araca ve araçtan platforma indirilip bindirilmesini sağlayan asansörlere de yer verdik. Trenlerimizi, yüksek konfor ve inovasyon ile mevcut ve gelecekte var olacak ihtiyaçları karşılamak üzere tasarladık. Hiç şüphesiz mühendislerimizin aklı, işçilerimizin alın teri ve kararlılığıyla yoğrulmuş bu trenlerimiz, artık sadece bir araç değil; milli teknolojimizin raylardaki yeni zaferlerinden biridir. Türkiye Yüzyılı’nın simgesi, bağımsızlığımızın ve özgüvenimizin somut bir nişanesidir. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" dedi. TÜRASAŞ’ı Türkiye’nin en büyük ilk 100 sanayi kuruluşlarından biri haline gelmesi hedefleniyor Bakan Uraloğlu, "Tüm bu rekor üretimlerimiz, yatırımlarımız, başarılarımız sürdürülebilir ve yeşil teknolojilere yönelik kararlı adımlarımız sayesinde TÜRASAŞ, sanayi dünyasında da hak ettiği yeri hızla alıyor. Yeni hedefimiz bu muhteşem ivmeyi daha da hızlandırarak yerli ve milli demiryolu araç üreticimizi Türkiye’nin en büyük ilk 100 sanayi kuruluşundan biri haline getirmektir. O gün geldiğinde, TÜRASAŞ yalnızca sıralamada değil; inovasyonda, çevrecilikte, küresel rekabette de Türkiye Yüzyılı’nın gurur abidelerinden biri olarak zirveye taht kuracaktır. Bu noktada Bakanlık olarak her zaman yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Birlikte daha nice rekorlara ve başarılara imza atacağız. Bu duygularla, bugün başlattığımız yol testlerinin başarıyla tamamlanması, milli elektrikli hızlı trenimizin en kısa sürede hizmete girmesi dileğiyle sizlere tekraren teşekkür ediyorum. Son olarak şu bilgiyi de paylaşmak isterim; Adapazarı-Serdivan-Kampüs Tramvay Hattımızın ihalesini de önümüzdeki hafta ilana çıkıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.