GENEL - 11 Mayıs 2023 Perşembe 09:27

Kerevitaş inovasyonla büyüyor: İlk çeyrekte yüzde 31’lik artışla 3,2 milyar TL ciro

A
A
A
Kerevitaş inovasyonla büyüyor:  İlk çeyrekte yüzde 31’lik artışla 3,2 milyar TL ciro

Kerevitaş, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla büyümeye devam ediyor.

Kerevitaş, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla büyümeye devam ediyor. 2023 yılının ilk çeyreğinde şirketin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 oranında artarak 3,2 milyar TL oldu.


Türkiye’deki taze dondurulmuş gıda, konserve ve margarin pazarının lider şirketlerinden Kerevitaş, 2023 yılının ilk üç aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Kerevitaş’ın 2023 yılı ilk çeyrek konsolide cirosu, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artışla 3,2 milyar TL oldu. Aynı dönemde 582 milyon TL brüt kar ve 292 milyon TL FAVÖK elde eden Kerevitaş’ın yılın ilk üç ayındaki ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 380 milyon TL’ye ulaştı.


Kerevitaş bünyesinde, dondurulmuş gıda ve konserve sektöründe faaliyet gösteren SuperFresh, ilk çeyrekte yüzde 43 ciro pazar payı ile dondurulmuş gıda alanındaki liderliğini sürdürdü. SuperFresh bu dönemde, odaklı inovasyon stratejisi doğrultusunda kategorideki liderliğini perçinlemek üzere sektöre yön veren 14 yenilikçi ürün lanse etti. Çok sevilen Pizza King’in yeni çeşidi Supreme, ev dışında severek tüketilen lezzetlerin evlere taşındığı Kruvasan, Mozarella Peynir Çubukları, Mac&Cheese ve pazarda bir ilk olan Sosisli Rulo Börek öne çıkan lansmanlardan oldu. SuperFresh, ünlü şef Refika Birgül ile hayata geçirdiği “SuperFresh Bi’ Yolculuk” iletişim kampanyasını yılın ilk çeyreğinde de devam ettirerek geçen yıl aynı dönemine göre ilk akla gelen marka metriğinde artı 4 puan ve tekrar satın alım ile deneme skorlarında artı 5 puan kadar artış gösterdi.


Kerevitaş, Türkiye margarin pazarında yüzde 100 marka bilinirliğine sahip Bizim Yağ ve Teremyağ gibi önemli markalarıyla da yılın ilk üç ayında, geçen yılın aynı dönemine göre artı 1,6 puan artışla yüzde 65,4 ciro payı alarak pazardaki liderliğini pekiştirdi. Ramazan dönemine özel aktivitelerin etkisiyle özellikle Mart ayında yüzde 67,5 rekor ciro payına ulaşıldı. Kerevitaş margarin kategorisinde 6 kıtada 50’yi aşkın ülkeye yaptığı ihracatın yanı sıra Bizim Yağ, Teremyağ ve Luna gibi güçlü markaları ve pazar ihtiyaçlarına cevap veren geniş ürün portföyüyle büyümeye devam ediyor. Uzun yıllardır Ona markasıyla Ortadoğu ve Orta Asya pazarlarında da tüketici margarini kategorisinde açık ara lider konumda bulunan Kerevitaş, 2022 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye’nin yağ ihracatının yüzde 34’ünü tek başına gerçekleştiriyor.



“Ar-Ge ve inovasyona yaptığımız yatırımların ciro artışımızda büyük bir rol oynadığını görüyoruz”


Kerevitaş CEO’su Mert Altınkılınç, faaliyet gösterdikleri Dondurulmuş Gıda, Konserve ve Yağ pazarlarında istikrarlı ve yenilikçi bir şekilde büyüdüklerini söyleyerek yılın ilk çeyreğinde de pazar liderliklerini inovasyonla desteklediklerini belirtti. Altınkılınç, “Kerevitaş’ın gerek yurt içinde gerekse de ihracat pazarlarında yakalamış olduğu başarının temelinde inovatif ve sürdürülebilir ürünlere yaptığımız büyük yatırım yer alıyor. Pazarın beklentilerini başarılı bir şekilde analiz edip tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayan, aynı zamanda da üretimden tüketimde her aşamada sürdürülebilirliği hedefleyen bir anlayışla çalışıyoruz. Bu yaklaşımımız finansal sonuçlarımıza da olumlu katkı sağlıyor. Ar-Ge ve inovasyona yaptığımız yatırımların ciro artışımızda büyük bir rol oynadığını görüyoruz. İlk çeyrekteki güçlü finansal performansımızı yılın geri kalanında da devam ettirmeyi, inovasyona ve sürdürülebilirliğe dayalı büyümemizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kazaya neden olan sürücü, kendisini durdurmak isteyenlere biber gazı sıktı Antalya’nın Manavgat ilçesi Sanayi sitesinde dikkatsiz şekilde ’U’ dönüşü yapan araca çarpmamak için direksiyon kıran otomobil, park halindeki başka bir otomobile çarptı. Kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücü, olay yerinden kaçmaya çalışırken kendisini engellemek isteyenlere biber gazı sıktı. Gazdan etkilenin bir kişinin hastaneye kaldırıldığı o anlar güvenlik kamerasına an be an yansıdı. Kaza, Sanayi Sitesi 2009 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Barbaros Bulvarı istikametine seyir halinde olan M.F.K. yönetimindeki 07 LHM 90 plakalı otomobil, 2003 Sokak kesişimine geldiği sırada karşı yönden gelen ve dikkatsizce ’U’ dönüşü yapmaya çalışan, sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen bir otomobille karşı karşıya geldi. M.F.K., araca çarpmamak için manevra yaptığı esnada yolun sağ tarafında park halinde bulunan 07 BTE 545 plakalı otomobile çarptı. Kazada araçlarda hasar oluşurken, şans eseri yaralanan olmadı. Kaçmak için biber gazı sıktı Kazanın ardından, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücü ile park halindeki araca çarpan otomobildekiler arasında sözlü tartışma yaşandı. Kazaya neden olan sürücü aracına binerek olay yerinden uzaklaşmak istedi. Bu sırada park halindeki otolobile çarpan otomobildekiler aracı durdurmaya çalıştı. Kaçan sürücü birkaç metre ileride durup aracından inerek kendisini durdurmaya çalışanların yüzüne biber gazı sıkınca ortalık karıştı. Yaşanan tartışmada kaçan sürücü yere düşmesine rağmen kalkıp kendisini durdurmaya çalışanlara biber gazı sıkmaya devam etti ve aracına binerek olay yerinden uzaklaştı. Hastaneye kaldırıldı İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sıkılan biber gazından etkilenen otomobil sürücüsü M.F.K., olay yerindeki müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri, olay yerinden kaçan sürücünün ve aracının belirlenmesi için çalışma başlattı. Kaza ve kaçış anı kamerada Sanayi sitesinde yaşanan kaza ve sonrasında yaşananlar bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniyesine kaydedildi. Görüntülerde; U dönüşü yapan araca çarpmamak için direksiyon kıran otomobilin park halindeki araca çarpma anı, sonrasında taraflar arasında yaşanan tartışma ve kazaya neden olduğu iddia edilen sürücünün biber gazı sıkarak olay yerinden ayrıldığı anlar yer aldı.
Antalya Yaşlı evlerinde bahar şenliği Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin yaşlı evleri üyeleri, bahar şenliğinde bir araya geldi. Şenlik kapsamında katılımcılar, dikkat, koordinasyon ve zihinsel becerileri geliştirmeye yönelik çeşitli zeka ve refleks oyunları oynadı. Renk ve hareket odaklı uygulamaların yanı sıra yoga eğitmeni eşliğinde yoga yapan yaşlı evleri üyeleri, halk oyunları gösterileriyle de izleyenlerden alkış aldı. Harmandalı, Teke Zeybeği, Antalya Silifke Kaşık Oyunu, Yayla Düzü ve Ham Çökelek gibi oyunların sergilendiği şenlikte vals ve bachata gösterileri de gerçekleştirildi. El emeği ürünler hazırlandı Etkinlik alanında ayrıca çeşitli atölye çalışmaları düzenlendi. Katılımcılar ebru sanatı yaparken, boncuktan gözlük ipi ve örgü kitap ayracı hazırladı. Yaşlı evi üyelerinden Hatice Mualla Tamarlı, "Bugün buraya geldiğim için çok mutluyum. Biz ev hanımlarına böyle güzel etkinlikler sağladığı ve eğitmen desteği verdiği için belediyemize teşekkür ederim" dedi. Şenlikte vals gösterisi yapan yaşlı evi üyelerinden İsa Vuran da yaşlı evlerinde birçok farklı branştan aynı anda yararlanabildikleri için mutlu olduklarını dile getirdi. Yaşlıların fiziksel ve zihinsel gelişimleri destekleniyor Etkinliğin hem fiziksel hem zihinsel gelişimi desteklemek amacıyla planlandığını söyleyen Yaşlı evleri eğitmenlerinden Fatma Çelik ise Bahar Şenliği’ne ilişkin şunları söyledi: "Baharı karşılama adı altında bir etkinlik düzenledik. Burada fiziksel egzersiz ve yoga üzerine bir başlangıç yaptık. Tamamen yaşlılarımıza özel planladığımız ders akışında onların kaslarının güçlenmesi ve dengeli şekilde ilerleyebilmesi için egzersiz programları hazırlıyorum. Bugün de burada ekip arkadaşlarımla daha oyun odaklı, zihin ve zeka oyunlarının da içinde olduğu bir çalışma planladık. Çalışmalarımızla yaşlılarımızın strateji kurabilmesi ve ekip çalışmalarına yatkınlıklarının gelişmesini hedefliyoruz."
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.
Samsun Samsun’da 157 yıl önce çıkan yangında ’500 ev’ yok oldu Samsun’da 1869 yılında çıkan büyük yangında merkezde bulunan evlerin tamamı yanmıştı. 500 evin yok olduğu yangın, Samsun Müzesi’nde sergileniyor. 1869 yılında Samsun’da çıkan ve daha önce görülen yangınlardan çok daha şiddetli olması nedeniyle "Büyük Yangın" olarak adlandırılan olayın, 3 Ağustos 1869 günü Hacı Ömer Efendi’nin müderrislik yaptığı, bugünkü Samsun Büyükşehir Belediyesi binasının karşısında bulunan Süleyman Paşa Medresesi’nin bir odasında, misafir olarak bulunan bir kişinin dikkatsizliği sonucu çıktığı kaynaklarda belirtiliyor. Müzede bulunan kaynaklar ayrıca, söz konusu dönemde yapıların ahşap olması, söndürme araçlarının yetersizliği ve ilkelliği nedeniyle yangının çok kısa sürede hızla yayılarak çevreye sıçradığını; yüzlerce ev, dükkan ve mağazayı yakarak birkaç mahalleyi harabe haline getirdiğinden bahsediyor. Büyük Samsun Yangını, şehir halkını evsiz bırakan büyük bir felaket olarak kayıtlara geçerken, hala dilden dile anlatılan olay Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Halkın ilkel şartlarda su taşıması ve yangını söndürme çabasının canlandırıldığı minyatürler, vatandaşların da ilgisini çekiyor. Fransız Konsolosu olayı bildiriyor: "500 ev yok oldu" Dönemin Samsun Fransız Konsolosu’nun, İstanbul’daki Fransız Büyükelçiliği’ne gönderdiği raporda Samsun yangını ile ilgili olarak, "Yangında şehrimizin 415 evi yandı. Bütün Samsun halkı şimdi çok üzgün ve perişan. 2 gün önce saat 10.00’a doğru yangın çığlıkları şehrin pazar merkezinden yükselmeye başladı. Yangının yeri ve çıkış nedeni hakkında birkaç farklı yorum var. Hangisi doğru belli değil. Yangın tedbirsizlik sonucu çıkmış ve yangının çıkış yerinin bitişiğinde petrolle dolu varillerin ateş alması, yangının süratle büyümesine neden olmuştur. Bu yangının sebebi buymuş. Bu mağaza, tahtadan yapılmış bir handa bulunduğundan han tamamen yanarak yok oldu. Kale surları içerisinde yer alan Kale Mahallesi’ndeki evler tamamen yandı. Bu mahallelerde bulunan 500 ev yok oldu" ifadeleri yer alıyor.