POLİTİKA - 17 Kasım 2022 Perşembe 11:45

Serdar Ünsal, ‘Fransa’nın Ermeni seviciliği devam ediyor’

A
A
A
Serdar Ünsal,  ‘Fransa’nın Ermeni seviciliği devam ediyor’

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu(TADDEF) Genel Başkan yardımcısı ve basın sözcüsü Serdar Ünsal, Fransa’nın Azerbaycan’a yaptırım kararı almasına tepki göstererek, "Cumhurbaşkanı Macron’un ve Fransa parlamentosunda alınan yaptırım kararı Ermeni seviciliğiden ve Türk düşmanlığından başka bir şey değildir.

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu(TADDEF) Genel Başkan yardımcısı ve basın sözcüsü Serdar Ünsal, Fransa’nın Azerbaycan’a yaptırım kararı almasına tepki göstererek, "Cumhurbaşkanı Macron’un ve Fransa parlamentosunda alınan yaptırım kararı Ermeni seviciliğiden ve Türk düşmanlığından başka bir şey değildir. Alınan kararı kınıyoruz ."dedi.


Ünsal, “Ermeniler bahane edilerek alınan yaptırım kararı, Fransa’nın adaletsiz ve Türk düşmanı olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Fransız devleti, milletvekilleri gerçek katliamı Ermenilerin Azerbaycan toprağı olan Karabağ’da yaptığını görmüyorlar Kahraman Azerbaycan ordusunun Karabağ’da yazdığı destan, Ermeni diasporasını ve Ermeni sevici, Türk düşmanı Fransa’yı rahatsız etmiş olacak ki Azerbaycan’a yaptırım kararı almıştır. Bu kararın hiçbir hükmü yoktur" şeklinde konuştu.


Karabağ Azerbaycan’dır diyen Ünsal, yaptığı yazılı açıklamada “Fransa’nın kararına karşılık Azerbaycan Devletinin de Fransa’ya yönelik yaptırım kararı alıp ilişkileri döndürüp askıya alması çok iyi bir karardır. Enerji konusunda Fransa’nın ve Avrupa’nın Azerbaycan’a ihtiyacı vardır. Bu nedenle alınan ilgili karar kabul edilebilir değildir. Bu karar Fransa’nın siyasal, kültürel ve akıl dışı bağnazlığını göstererek gerçek yüzünü sergilemiş oldu. Dernek olarak Azerbaycan ve Türkiye’den isteğimiz etkisiz kınamalar ve demeçlerle değil, ekonomik ve siyasal alanda gerçekten Fransa’nın canını acıtacak kararların alınması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.


Ünsal, “Fransa’nın, 1830-1962 yılları arasında milyonlarca Cezayirli Müslüman’ı soykırıma tabi tutmuş olup insanlık suçu işlemiştir. Ermeniler, 26 Şubat 1992’de, Dağlık Karabağ’da gerçekleştirdikleri Hocalı katliamında 613 çocuk, kadın ve erkekten oluşan Azerbaycan Türklerine yönelik hunharca bir toplu katliam gerçekleştirmiştir. Ermeniler 1915 -1920 yılları arasında Doğu Anadolu bölgesinde Özellikle Iğdır’da toplu katlamalar yapmıştır. Bugün Oba,Hakmehmet,Gedikli köylerinde katliamların izi var toplu mezarlar ortaya çıkarılmıştır. Fransa ve Ermenilerin bu kadar yüzsüz olmalarına anlam vermek mümkün değildir. Bütün Türk dünyası Özellikle Türkiye ve Azerbaycan Fransız ve Ermenilerin yaptıkları katliamları meclislerinde kabul etmelidir. Fransa ve Ermenilere anladıkları dilden cevap vermelidirler” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.