KÜLTÜR SANAT - 21 Mayıs 2021 Cuma 09:23

Babadan kalma evi Ata Ocağı Müzesi’ne çevirdi

A
A
A
Babadan kalma evi Ata Ocağı Müzesi’ne çevirdi

Iğdır’da bir vatandaş, babasından kalan 2 katlı evin bahçesini eski tarım aletleriyle doldurarak Ata Ocağı Müzesi’ne dönüştürdü.

Iğdır’da bir vatandaş, babasından kalan 2 katlı evin bahçesini eski tarım aletleriyle doldurarak Ata Ocağı Müzesi’ne dönüştürdü.


Iğdır merkeze yaklaşık 13 kilometre uzaklıkta bulunan Karakoyunlu ilçesinde yaşayan Sefer Karakoyunlu isimli vatandaş, babasından kendisine miras kalan 2 katlı evin bahçesinde topladığı eski tarım malzemeleriyle ‘Ata Ocağı Müzesi’ oluşturdu. Sefer, ilçe sakinlerinin de desteğiyle oluşturduğu müzede sergilediği ilkel tarım aletleriyle, unutulmaya yüz tutmuş eski Türk Kültürü’nü gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. Haftanın 7 günü açık olan Ata Ocağı Müzesi’ne ilgi ise oldukça yüksek.


‘İnanılmaz derecede mutluluk verici bir tablo oluştu’


Müze çalışmasına ilk başladığında insanların kendisinin yaptığı çalışmaları anlamakta güçlük çektiğini belirten Sefer Karakoyun, “Geçmişten günümüze kültürümüzü, sanatımızı, edebiyatımızı ve musikimizi yaşatmaya çalışıyoruz. Bu anlamda böyle bir boşluğun olduğunu hissettim ve gördüm. Karakoyunlu halkından ricada bulunduk. Evinde böyle eski, kullanılmayan veya eskiden kalan tarım aletleri ile ev aletlerini bize vermelerini rica ettik. Sonunda böyle bir müze oluştu. Vatandaş önce pek anlayamadı konunun ne olduğunu ama yavaş yavaş onlar da ne olduğunu anladılar. Ve şimdi büyük bir teveccüh var. Hemen hemen her gün ziyaretçilerimiz oluyor. Hüzünlenenler oluyor bazen. Babalarının, dedelerinin bu aletlerle burada hayatlarını idame ettirdiklerini görüyorlar. İnanılmaz derecede mutluluk verici bir tablo oluştu.” dedi.


‘Tamamen el emeğiyle ortaya çıktı’


Ata Ocağı Kültür Evleri’ni oluşturmasındaki amacın Türk Kültürünü gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarmak olduğunu kaydeden Karakoyunlu, “Yaklaşık 2 aydır burada imece usulüyle çalışma yapıyoruz. Tüm Karakoyunlu halkının desteği oldu. Tamamen bir el emeğiyle ortaya çıktı. Ata Ocağı Kültür Evleri’ni Iğdır ve bölgesinde oluşturmaya çalışmamızdaki amaç geçmişteki tüm Türk Kültür Evleri’nin ve buradaki hayatlarını ve tarihimizi gelecek nesillere aktarmak. Bu amaç doğrultusunda bu müzelerin oluşmasına katkı sağlayan tüm herkese teşekkür ediyoruz. Haftanın her günü açık. Girişler ücretsiz olup tüm halkımız davetlidir.” ifadelerini kullandı.


‘Karakoyunlu Ata Ocağı Müzesi, Karakoyunlu Devleti’nin misyonunu üstlenmiştir’


Karakoyunlu Ata Ocağı Müzesini ziyarete gelen vatandaşlardan Coşkun Oluz, Iğdırlı vatandaşların bu tür değerlere sahip çıkması gerektiğine vurgu yaptı. Ata Ocakları’nın Türk Kültürü’nde önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Oluz, konuşmasının devamında ise şunları söyledi:


“İsmim Coşkun Oluz. Iğdırlıyım. Karakoyunlu Ata Ocağı Kültür ve Sanat Evi’ndeyiz. Nasıl ki Kastamonu yöresel evleri, Tokat evleri ve Karadeniz yayla evleri var ise Iğdır’ın da Ata Ocakları meşhurdur. Tabi bu gitgide kayboluyordu. Karakoyunlu’da, Melekli’de, Küllük köyünde ve Tekaltı köyünde bu çalışmalar tekrar harekete geçti. Karakoyunlu ve Iğdır halkından şunu özellikle istiyorum ki bu tür yerlere destek olsunlar. Evlerinde kullanmadıkları geçmişten kalan tarım eşyaları varsa bu tür yerlere bağışlasınlar. Karakoyunlu Ata Ocağı Müzesi, Karakoyunlu Devleti’nin misyonunu üstlenmiştir. Bu tür değerlerin yaşatılması ve korunması turizm açısından ve kültürümüz adına çok büyük bir zenginliktir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Marmaris’te kaza diye kapatılan dosya yeniden açılınca cinayet çözüldü Muğla’nın Marmaris ilçesinde 3 yıl önce "kaza" olarak değerlendirilip takipsizlik kararı verilen dosya yeniden açılınca, olayın cinayet olduğu ortaya çıkartıldı. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023’te yaşanan ve ilk etapta "talihsiz bir kaza" olarak kayıtlara geçen nakliyeci Abdullah Uslu’nun ölümü, yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda çarpıcı bir şekilde yeniden değerlendirildi. Dosyanın yeniden açılmasıyla ve yürütülen titiz soruşturmayla ortaya çıkan deliller, olayın bir kaza değil cinayet olduğunu gözler önüne serdi. "Kaza denilerek kapatılmıştı" 3 yıl önce Marmaris’te yaşanan olayda, 1974 doğumlu Abdullah Uslu’nun eşi ve komşularıyla ikametinde olduğu sırada, alkollü olduğu ve silahını beline takarken kazara kendini vurduğu iddiasıyla dosya "taksirle ölüme neden olma" kapsamında değerlendirilmiş ve takipsizlik kararı verilmişti. Ancak maktulün kızı Aylin Kızılca söz konusu takipsizlik kararına itiraz etti. Takipsizlik kararı Muğla 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve soruşturmaya devam edildi. Yeniden başlatılan soruşturmada, tanık beyanları Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte dosyada dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. Olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler olduğu, bilirkişi raporuyla ifadelerin uyuşmadığı tespit edildi. Maktulün eşi S.U., komşuları H.A. ve E.A. ile iletişim kayıtlarında adı geçen Y.K. da dosyada şüpheli olarak yer aldı. "Silah raporu: ‘Kendiliğinden ateş almaz’" 18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, olayın seyrini değiştiren en kritik bulgulardan biri oldu. Raporda, silahın düşme ya da çarpma sonucu kendi kendine ateş almasının mümkün olmadığı yer aldı. "Silah düştü patladı" yalanını çürüten bu tespitle "kaza" ihtimali ortadan kalktı, dosya cinayet soruşturmasına dönüştü. "Olay yeri incelemesi: Her şey anlatılanın tersini söylüyor" Olay yeri incelemesinde tüm bulguların ilk soruşturmada anlatılan hikayenin tam tersini söylediği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede ikamet kapısının yan duvarında mermi izi bulunurken, şüphelilerin ölen şahsın havaya ateş ettiği beyanı çürütüldü. Yine zeminde bulunan mermi çekirdeğinin havaya ateş edildiği beyanı ile ters olduğu görüldü. Cesedin arkasında 2 boş kovan bulundu. Masa başından atılan tabancadan çıkan kovanların cesedin arka tarafındaki bulunduğu konuma gidemeyeceği tespit edildi. Tanık beyanına göre ateşlendiği varsayılırsa ikametin yan bahçe zemininde olması gereken kovanların ise cesetten yaklaşık 151 cm uzakta olması dikkat çekti. Bilirkişi raporuna göre, "masada otururken havaya ateş edildi" iddiası fiziken imkansızdı. "Adli Tıp: Yakın mesafeden ateş" Adli tıp bulgularıyla; Abdullah Uslu’nun 20-40 cm mesafeden vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Bu bulgu, kazara ateş alma iddiasını tamamen çürüttü. "Atış artıkları: Şüpheliler olayın içindeydi" Yüz svabı (atış artığı) üzerinde yapılan incelemelerinde: H.A.’nın yüz ve iki el, S.U.’nun sol el ve E.A.’nın yüz üzerinde atış artığı bulundu. Bu durum, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın olduğunu ya da doğrudan müdahale ettiklerini ortaya koydu. Yüz svabında atış artığına rastlanabilmesi için, yüzün ateş anında tabancaya en fazla 45 cm mesafede ve tabancanın ön kısmı, üst kısmı veya kovan tahliye yönünde bulunması gerektiği kaydedildi. "Kayıp güvenlik kamerası bulundu" İlk tutanakta "çalışmıyor" denilen güvenlik kamerası sisteminin, sonradan şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulunduğu ortaya çıktı. Üstelik cihazda olay gününe ait kayıtların olduğu belirlendi. Cihazda olay gününe ait görüntü kayıtları açılamayınca cihaz incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığı’na gönderildi. "Dinlemelerde şüpheli konuşmalara ulaşıldı" CMK 135 kapsamında yapılan dinlemelerde geçen ifadeler soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında taraflar arasında şüpheli telefon görüşmeleri tespit edildi. Şüpheli Y.K. ile şüpheli H.A. arasında geçen bir görüşmede, Y.K.’nin "Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar" şeklindeki sözlerinin tape kayıtlarına yansıdığı ortaya çıktı. Soruşturma makamları, bu görüşmenin olayın aydınlatılması açısından önemli bir veri olduğunu değerlendirdi. Görüşmede geçen ifadelerin, şüpheliler arasında olay sonrası bir yönlendirme ya da çıkar ilişkisi bulunabileceği ihtimalini gündeme getirdiği kaydedildi. "Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya", "En azından profesyonel katil demezler" şeklindeki konuşmalar, olayın planlı olabileceğini ortaya koydu. "Şüpheli tapu hareketleri" Olaydan sonra S.U.’ya ait bazı taşınmazların, H.A.’nın kızı A.T. üzerine devredildiği tespit edildi. "Eşi konuştu, olay aydınlatıldı" Maktulün eşi 47 yaşındaki S.U.’nun savcılıkta verdiği yeni ifade, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Uslu ifadesinde "önceki beyanlarının doğru olmadığını, H.A. tarafından yönlendirildiğini, olay sırasında boğuşma yaşandığını" açıkladı. Komşusu ile eşi arasında arbede yaşanmış S.U., olay gecesi evde yemek yediklerini ve alkol aldıklarını ifade etti. Eşinin sarhoş olması nedeniyle komşusu H.A. ile birlikte içeri götürdüklerini anlatan S.U., olay gecesini şöyle anlattı: "Bu sırada yemek masasındaki silahı H.A., eşimin sarhoş halde sağa sola ateş etmesini engellemek amacıyla aldı. H.A.’nın Abdullah Uslu’nun sağ koluna, bende sol koluna girdim. Kapı girişine gelindiğinde eşim silahın H.A.’nın elinde olduğunu fark etti." S.U., Abdullah Uslu’nun silahı almaya çalıştığını ve bu sırada aralarında itiş kakış yaşandığını öne sürdü. "Eşimin yüzünden kan geldi" S.U., yaşanan itiş kakış sırasında eşi Abdullah Uslu’nun mermiyi silahın ağzına verdiğini ifade etti. "O sırada ikimiz de ‘Apo ne yapıyorsun?’ dedik. Aralarında itiş kakış olurken silah eşimin bel hizasında patladı" diyen S.U., silah patladıktan sonra yere düştüğünü belirterek, o an eşinin sol kolunda olduğunu, silaha herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını savundu. S.U., olay sonrası eşinin yüzünden kan geldiğini gördüğünü, H.A.’dan ‘ay’ diye bir ses duyduğunu, ardından H.A.’nın içeri girdiğini ifade etti. "Olay yerinde temizlik yapmadım, yapanı görmedim" S.U., olayın ardından yardım istemeye koştuğunu, Abdullah Uslu vurulduktan sonra silaha, kovanlara, çekirdeğe ya da olay yerindeki herhangi bir delile dokunmadığını belirtti. Banyo dolabında tespit edildiği belirtilen kanlı parmak izlerinin kendisine ait olmadığını ileri süren S.U., "Ben olay yerinde herhangi bir temizlik yapmadım. Onların olay yerinde temizlik yaptığını görmedim" dedi. "Kameralar bozuk dediler" İfadesinde kamera kayıt cihazına ilişkin iddialara da değinen S.U., olay günü evdeki kameraların kayıt almadığını bildiğini, çünkü yaklaşık 10 gün önce Abdullah Uslu’nun kameraların çalışmadığını fark ettiğini söyledi. Ancak kameraların olaydan bir gün önce yeniden bağlandığını kolluk ifadesi sırasında öğrendiğini belirten S.U., "Bir gün öncesinde kamera bağlandıysa olay günü kameranın açık olması lazım" dedi. "Kamera kayıtı komşuda çıktı" S.U., H.A.’nın kendisine kamera kayıt cihazının jandarmada olduğunu söylediğini, ancak daha sonra cihazın H.A.’nın elinde olduğunun ortaya çıktığını iddia etti. S.U., "Ben asla kamera kayıt cihazını H.A.’ya vermedim. Kendisi yalan söylüyor. Benim kameralardan ve kayıt cihazından haberim bile yoktu" ifadelerini kullandı. "Ağız birliği yapmışlar" Savcılık ifadesinde daha önceki kolluk beyanıyla çelişen noktalar da S.U.’ya soruldu. 28 Mart 2023 tarihli kolluk ifadesinde kasadan iki silah ve bir kutu mermi getirdiğini söylediği hatırlatılan S.U., savcılıkta "Şimdi hatırladığım kadarıyla kasadan 1 adet silah ve 1 kutu mermi getirdim" şeklinde beyanda bulundu. S.U., önceki ifadesindeki çelişkiye ilişkin olarak ise olaydan önce H.A.’nın kendisiyle konuştuğunu ve olayı belli bir şekilde anlatmasını söylediğini öne sürdü. S.U., "Ağız birliği yaptığımız için kolluk ifademde o şekilde belirttim" dedi. Ayrıca S.U., silahın yere düştüğünü görmediğini daha önce H.A.’nın söylediğini, ancak H.A.’nın olayın "silahın yere düşerek patlaması" şeklinde anlatılmasını istediğini savundu. "Komşuları ile ortak arazi almışlar" Soruşturmadaki arazi iddialarına da yanıt veren S.U., söz konusu arazinin olaydan önce Abdullah Uslu ile H.A.’nın kızı A. tarafından ortak alındığını, hissenin yüzde 50’sinin Abdullah Uslu’ya, yüzde 50’sinin ise A.’ya ait olduğunu öne sürdü. S.U., H.A.’nın arazinin kendisiyle ortak alındığını söylemesinin nedeninin Abdullah Uslu’nun çocuklarının pay almasını engellemek olduğunu iddia etti. "Uslu’nun cep telefonu satılmış" Olaydan 15 gün sonra Marmaris’ten ayrıldığını, önce Mersin Tarsus’a, ardından Ankara’ya gittiğini anlatan S.U., bunun otobüs biletleri veya telefon kayıtlarından tespit edilebileceğini söyledi. Abdullah Uslu’ya ait cep telefonunun ise kendisinde olduğunu, oğlunun telefonunun bozulması üzerine cihazı ona verdiğini, oğlunun da daha sonra telefonu Samsun’da bir telefoncuya sattığını beyan etti. "Yuvarlak masada yemek yedik" S.U., olay yeri fotoğraflarında gösterilen dikdörtgen masa üzerinde yemek yemediklerini de savundu. Yemeğin şöminenin yanındaki yuvarlak masada yenildiğini belirten Uslu, dikdörtgen masanın normalde mutfakta bulunduğunu, dışarı nasıl getirildiğini ve üzerine yemeklerin nasıl konulduğunu bilmediğini söyledi. İfadelerde masa çelişkisi belirlendi. "Avukatını suçladı" Şüpheli S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat isterken, önceki avukatının kendisini yanlış yönlendirdiğini ifade etti. Eski avukatının bu şekilde ifade vermesi gerektiğini aksi takdirde kendisinin ‘katil’ diye içeri atılacağını belirten S.U., "Bu sebeple avukatı müdafim olmaktan azlediyorum" dedi. S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat tahsis edilmesini istediğini, ek beyan vermek istediğini, mevcut avukatının kendisini yönlendirdiği için doğru ifade vermediğini beyan etti. "Derin suç şüphesi var" Marmaris’teki soruşturma kapsamında alınan şüpheli ve tanık ifadeleri, telefon inceleme tutanakları, teknik raporlar, kolluk tutanakları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Şüpheliler H.A. ve S.U., hakkında kuvvetli suç şüphesinin oluştuğuna kanaat getirildi. Kararda, şüphelilerin soruşturma sürecinde verdikleri ifadelerin teknik raporlarla uyumlu olmadığı, S.U.’nun ifadelerinde değişiklikler bulunduğu ve bu nedenle inkar yönündeki savunmalara itibar edilmediği belirtildi. "İkisi tutuklu, ikisi adli kontrolde" Savcılık yeniden açılan dosyada Abdullah Uslu’nun eşi ev hanımı S.U., komşuları fırıncı E.A. ve eşi H.A. ile teknisyen yardımcısı Y.K.’yi gözaltına alarak yeniden ifadelerini aldı. Soruşturma çerçevesinde tutuklamalar geldi. 4 Mayıs 2026 itibarıyla S.U. ve H.A. tutuklandı. E.A. ve Y.K. adli kontrolle serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla işlem yapıldı. "Sonuç: Kaza değil, cinayet" Başlangıçta "alkollü kazası" olarak kapatılan dosya, delillerin yeniden değerlendirilmesiyle bambaşka bir boyuta taşındı. Uzman raporları, adli tıp bulguları, iletişim kayıtları ve itiraflar bir araya geldiğinde, Abdullah Uslu’nun ölümünün basit bir kaza olmadığı, aksine güçlü şekilde cinayet şüphesi taşıdığı ortaya çıkartıldı. Marmaris’teki aydınlatılan olay, aradan geçen üç yıla rağmen dosyanın aydınlatılması ve adaletin tecellisi ettiğinin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti.
İstanbul Sergen Yalçın’dan kadroda 8 değişiklik Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Süper Lig’de son oynadıkları Gaziantep FK müsabakasının 11’ine göre Konyaspor karşısında kadroda 8 değişiklik yaptı. Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında Beşiktaş, sahasında Konyaspor ile karşı karşıya geliyor. Siyah-beyazlılarda Teknik Direktör Sergen Yalçın, Trendyol Süper Lig’de son oynadıkları Gaziantep FK mücadelesinin 11’ine göre 8 değişiklikle sahaya çıktı. Yalçın; Taylan Bulut, Tiago Djalo, Felix Uduokhai, Yasin Özcan, Salih Uçan, Cengiz Ünder, Jota Silva ve Mustafa Hekimoğlu’nun yerine Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Wilfred Ndidi, El Bilal Toure, Orkun Kökçü ve Hyeon Gyu Oh’a görev verdi. Beşiktaş’ın 11’i Siyah-beyazlılar, Konyaspor karşısında sahaya Ersin Destanoğlu, Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yalçın, Wilfred Ndidi, Kristjan Asllani, Junior Olaitan, Orkun Kökçü, El Bilal Toure ve Hyeon Gyu Oh 11’i ile çıktı. Kartal’da Devis Vasquez, Felix Uduokhai, Tiago Djalo, Salih Uçan, Vaclav Cerny, Taylan Bulut, Devrim Şahin, Cengiz Ünder, Jota Silva ve Mustafa Hekimoğlu ise yedek bekledi. Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na çiçek takdim edildi Karşılaşma öncesinde İstanbul 2026 Türkiye Sigorta EuroCup3 Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbol Şampiyonası’nda mutlu sona ulaşan Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na saha kenarında Başkan Serdal Adalı tarafından çiçek takdimi yapıldı. Sergen Yalçın’a plaket Siyah-beyazlılarda son oynadıkları Gaziantep FK müsabakasında 100. maçına çıkan teknik direktör Sergen Yalçın’a plaket takdim edildi.