GENEL - 11 Temmuz 2018 Çarşamba 10:52

ASİMDER Başkanı Gülbey: "Türk’ün iki düşmanı Mladiç ve Sarkisyan’dır"

A
A
A
ASİMDER Başkanı Gülbey: "Türk’ün iki düşmanı Mladiç ve Sarkisyan’dır"

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan Hocalı’da Türkleri katleden Serj Sarkisyan ile 11 Temmuz 1995’de Bosna Srebrenitsa’da Müslümanları katleden Ratko Mladiç’in, Osmanlı tarihinde yaşananların intikamını alma peşinde olan iki Müslüman Türk düşmanı olduklarını iddia etti.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan Hocalı’da Türkleri katleden Serj Sarkisyan ile 11 Temmuz 1995’de Bosna Srebrenitsa’da Müslümanları katleden Ratko Mladiç’in, Osmanlı tarihinde yaşananların intikamını alma peşinde olan iki Müslüman Türk düşmanı olduklarını iddia etti.


Mladiç ve Sarkisyan’ın Osmanlı döneminde mensup oldukları halkların bağımsızlık ve devlet hayalleri uğruna ihanet ettiklerini ve bundan dolayı yaşadıklarının intikamı peşinde oldukların söyleyen ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, "Sırplar ve Ermeniler Osmanlı devletinin zayıf düştüğü dönem içerisinde fırsatçılık yaparak ihanet etmişler. Beyinlerinin arka kısmında olan sinsi planlarını harekete geçirmeye başlamışlardır. Bundan dolayı Osmanlı Devleti tehcir veya sürgün tedbiri almıştır. Bunu içlerine sindiremeyen faşist ve ırkçı Ermeniler eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın liderlik ettiği ‘Ermeni Gönüllü Birlikleri’nin 26 Şubat 1992 yılında 613 Azerbaycan Türk’ünü bir gecede katletmişlerdir. Faşist Sırp lider Ratko Mladiç’in komutanlığını yaptığı VRS (Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu) birlikleri de 11 Temmuz 1995 tarihinde Srebrenitsa şehrinde beş gün içerisinde 8 bin 372 Müslüman’ı katletmişlerdir. İşte bu iki faşist lider Müslüman Türk’ün ebedi düşmanıdırlar" dedi.



"Ruslar 1992’de, Hollandalılar ise 1995 Müslüman Türklerin katliamına göz yumdular"


Gülbey, "Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletlere bağlı Hollandalı birliklerin 11 Temmuz 1995 yılında faşist Sırplara sığınmacı on binlerce Müslüman’ı teslim ederek katliama göz yummalarıyla, faşist Ermeni gönüllü birliklerinin 26 Şubat 1992 yılında Azerbaycan Hocalı’da kardeşlerimizin katledilmesine destek veren Rusya’nın hiçbir farkı yoktur. Her iki devletin o dönem görev yapan yetkilileri adalet önünde yargılanmalı ve katledilen insanların ailelerine tazminat ödemelidirler. ASİMDER Genel Merkezi olarak dünyada yapılan tüm Müslüman ve Türk katliamlarını kınarken 11 Temmuz 1995 yılında katledilen Srebrenitsa şehitlerini rahmetle anıyoruz. Dünyanın neresinde savunmasız sivil insanlara yapılan tüm faşist saldırıları kınıyoruz" ifadelerini kaydetti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.