GENEL - 10 Ekim 2017 Salı 10:53

Asimder Başkanı Gülbey: “Fetöcü solcular Karabağ’da”

A
A
A
Asimder Başkanı Gülbey: “Fetöcü solcular Karabağ’da”

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ’ı ziyaret eden Ufuk Uras’ın FETÖ terör örgütü tarafından geçmişte desteklendiğini iddia etti.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ’ı ziyaret eden Ufuk Uras’ın FETÖ terör örgütü tarafından geçmişte desteklendiğini iddia etti.


FETÖ terör örgütünün Türkiye’de dindar kesime ait siyasi partiler dışında Sol düşünceye sahip siyasi partileri de ya parayla yada çeşitli vaatlerle elde ederek Türkiye’de ki çeşitli zarar verici toplumu bölen projelerinde kullandıklarını belirten Asimder Genel Başkanı Gülbey, “6 Mayıs 1965 yılında Ermeni Patriğine yazdığı mektup da ‘1915 senesinde Ermenilere gerçekleşen çok büyük soykırımını lanetle yad etmekten geçemeyeceğim. Katledilen vatandaşları derin bir hassasiyetle saygı ile anıyorum’ diye yazmış ve sözde Ermeni soykırımını kabul etmiştir. FETÖ terör örgütü sözde solcu olan bazı siyasi ve yazarları da para karşılığında alarak bu zihniyete hizmet etmeye başlatmıştır. Şu sözde solcuların başında ÖDP’nin eski genel başkanı ve eski HDP İstanbul milletvekili Ufuk Uras gelmektedir. ABD’ye giderek FETÖ terör örgütünün liderinin elini öptüklerini belirten Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve araştırmacı yazar Sabahattin Önkibar bu isimleri böyle sıralamaktadırlar. Ufuk Uras, Ertuğrul Günay, Ahmet Altan, Baskın Oran, Aydın Engin, Murat Belge, Mete Tuncay, Cengiz Çandar, Eser Karakaş, Ahmet İnsel, Oral Çalışlar, Binnaz Toprak ve medyada çalışıp el öpenler ise, Mahmut Övür, Nagihan Alçı, Mehmet Altan ve bunlar gibi onlarcasını sayabiliriz” dedi.


FETÖ terör örgütünün liderinin elini öpen ve hizmet etme sözü veren zihniyete ki bu insanların nerede Türkiye karşıtı ve hükümetlerini karalama politikalarının içerisinde yer aldıklarını söyleyen Asimder Genel Başkanı Gülbey, “Sözde Ermeni soykırımının 101. Yıl dönümü anma programının düzenlendiği İstanbul Taksim meydanında ön saflarda ellerinde faşist Ermeni çete liderlerinin fotoğrafını tutarak timsah göz yaşları döken bu zihniyetler, bugünde Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerini bozmak için ve işgalci Ermeni zihniyetine hizmet etmek için Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ’a izinsiz giriş yaparak Azerbaycan yasalarını ihlal ederek, Türkiye ile Azerbaycan’ı karşı karşıya getirme ihaneti peşindeler. Aldıkları para ve vaatlerin karşılığını ödemeye çalışan bu isimler herkes tarafından bilinirken devletimizin güvenlik kurumları bu şahısları FETÖ terör örgütü üyeliğinden neden işlem yapmamaktadır anlamış değiliz. Asimder Genel Merkezi olarak devletimizin güvenlik kurumlarını bu konuda göreve davet ediyor ve Dağlık Karabağ’ı ziyaret edip meydanlarda sözde Ermeni soykırımı yapıldı diye timsah gözyaşı döken bu şahısları şiddetle kınıyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da gençlerin tarih, sanat ve doğa yolculuğu Menteşe Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllüleri, "Muğla Gençlik Yılı" kapsamında düzenlenen özel programla Tlos, Kayaköy ve Saklıkent’i keşfetti, seramik atölyesinde sanatsal hünerlerini sergiledi. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllü gençleri, Muğla Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen "Genç Dokunuş Kadim İzler" programında tarih, kültür, sanat ve doğayı bir arada deneyimledi. Seydikemer ve Fethiye ilçelerinde gerçekleştirilen program boyunca gençler, hem eğitici hem de sosyal yönü güçlü etkinliklerle unutulmaz bir gün yaşadı. Programın ilk durağı, Likya uygarlığının en önemli yerleşim alanlarından biri olan Tlos Antik Kenti oldu. Tarihi atmosferde geçmişin izlerini keşfeden gençlere, bölgenin tarihi, mitolojik geçmişi ve kültürel mirası hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Antik tiyatro, kaya mezarları, stadyum ve tarihi yapıları yakından inceleyen gençler, geçmiş medeniyetlerin izlerini yerinde görme fırsatı buldu. Gençlerin tarih bilincini artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu ziyaret, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı. Kültür gezisinin ardından düzenlenen seramik biblo tasarım atölyesi, gençlerin sanatsal yönlerini ortaya çıkarmalarına katkı sağladı. Geleneksel motiflerden ilham alarak çamura şekil veren gençler, hem el becerilerini geliştirdi hem de kültürel değerleri sanatsal üretimle buluşturdu. Atölye çalışması boyunca ortaya çıkan özgün ve el emeği eserler büyük beğeni topladı. Doğa ve kültür gezisinin devamında gençler, Fethiye’nin dünyaca ünlü tarihi ve doğal güzelliklerinden Kayaköy ve Saklıkent’i ziyaret etti. Tarihi taş evleri ve geçmişin izlerini taşıyan sokaklarıyla dikkat çeken hayalet köy konumundaki Kayaköy’de kültürel miras üzerine incelemelerde bulunulurken; bir sonraki durak olan Saklıkent Kanyonu’nun eşsiz doğasında keyifli anlar yaşandı. Gençler, doğayla iç içe gerçekleştirilen bu etkinliklerde hem sosyal bağlarını güçlendirdi hem de bölgenin doğal zenginliklerini keşfetme imkanı buldu. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, gençlerin tarih, kültür, sanat ve doğa ekseninde gelişimlerine katkı sağlayacak faaliyetlerin "Muğla Gençlik Yılı" boyunca hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Yetkililer, gençlerin sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerini destekleyen bu tür projelerin, onların geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarındaki önemine dikkat çekerek emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür etti.
Aydın EKODOSD’dan Yılancıburnu uyarısı Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Yılancıburnu’nda su altında kalan eski iskeleye ait sivri ve paslı demir parçalarına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, demirlerin denize girenler için ciddi yaralanma riski oluşturduğunu belirtti. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Kuşadası sınırları içerisinde yer alan ve hem doğal hem de arkeolojik sit özelliği taşıyan Yılancıburnu’nda su altı güvenliğine ilişkin uyarılarda bulundu. Akdeniz’e özgü deniz çayırlarının yoğun olarak bulunduğu ve çok sayıda deniz canlısına yaşam alanı sunan bölge ile ilgili yapılan açıklamada, su altında kalan eski iskeleye ait demir parçalarının ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Dernek Başkanı Bahattin Sürücü, geçmiş yıllarda tekne yanaşması için yapılan iskelenin zamanla çürüyerek parçalandığını, dışarıdan görünmeyen ancak su altında sivri ve paslı demirlerin zeminde kaldığını ifade etti. Bölgenin aynı zamanda caretta caretta ve deniz kaplumbağaları gibi türlerin beslenme alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle sığ sularda yürüyen veya tekneden suya atlayan vatandaşların ciddi şekilde yaralanabileceği uyarısı yapıldı. Kıyıdan girişin bazı noktalarda sınırlandırılmasına rağmen doğu kıyısı ve tekneler aracılığıyla bölgeye girişlerin sürdüğünü belirten Başkan Sürücü; "Bir süredir kıyı kesiminden girişine izin verilmeyen bölgeye, doğu kıyısından girenler ile teknelerle gelenler yüzmek amacıyla ulaşmaktadır. Yılancıburnu, kent içindeki önemli plaj alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. Geçmiş yıllarda teknelerin yanaşması amacıyla yapılan demir iskelenin zamanla çürümesi ve parçalanması sonucunda, dışarıdan fark edilmese de sualtına girildiğinde bazı demir parçalarının zeminde kaldığı görülmektedir. Küflenmiş ve uçları sivrileşmiş demir parçaları dışarıdan görünmediği için, bölgede denize girenler açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır. Özellikle yürünebilecek seviyedeki sularda bulunan bu demir parçalarına çıplak ayakla basılması ya da tekneden suya atlanması halinde çok üzücü olaylar yaşanabilir. Bu nedenle koyun batı kesiminde denize girenlerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Yere sabitlenmiş ve çıkarılması teknik uzmanlık gerektiren bu tehlikeli demirlerle ilgili gerekli önlemlerin alınması amacıyla ilgili kurumları bilgilendireceğiz" dedi.