EKONOMİ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 11:06

Girişimde Kadın Gücü Projesi’nin Hatay etkinliği yapıldı

A
A
A
Girişimde Kadın Gücü Projesi’nin Hatay etkinliği yapıldı

Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteğiyle beş yıldır sürdürülen Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında Hatay’da ‘İlham Buluşması’ düzenlendi.



Girişimci kadınların değişen ve dijitalleşen dünyada iş geliştirme süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarına destek olmak amacıyla Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) yürütücülüğünde, Türkiye İş Bankası desteği ile 2021 yılında başlatılan Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında Hatay’da ‘İlham Buluşması’ düzenlendi. Etkinliğe Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin ile DASİFED Başkanı Gülay Gül’ün yanı sıra iş dünyası ve sivil toplum liderleri katılım gösterdi.


"Kadınları daha görünür ve etkin kılmalıyız"


Deprem felaketinin yaralarını sarmaya devam eden Hatay’daki iş gücü piyasasını değerlendiren TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez "Şehrin kapasite kullanım oranları ülke ortalamasına yaklaşmış olsa da fiziksel altyapı, kalıcı üretim istihdamı ve talep tarafındaki kırılganlıklar sürüyor. Öte yandan kadın-erkek arasındaki gelir, eğitim ve benzeri fırsat eşitsizlikleri depremin etkisiyle belirgin biçimde derinleşmiş durumda. Her şeye rağmen burada kalan, kendisi ve kenti için fayda üretmeye hazır kadınları daha görünür ve etkin kılmalıyız. Biz de Girişimde Kadın Gücü Projesi ile üretme, ilerleme, bu ülkeye katkı sunma ve kendi kaderini kendi tayin etme kararlılığına sahip olan kadınlara yeni bir başlangıcın kapısını açıyoruz" dedi.


"Piyasa iştahını canlandıracak bir hareket alanı açılmalı"


Son yirmi yılda inşa edilen serbest ticaret sistemi ve küresel tedarik zincirlerinin art arda gelen şoklarla sarsıldığını söyleyen Sönmez, "Ülkemizde ise yakın coğrafyamızdaki istikrarsızlık, sanayicimizi enerji, lojistik ve sipariş belirsizliği kanallarından vuruyor. Buna bir de ABD’nin gümrük tarifeleriyle yükselen korumacılık dalgasını eklemeliyiz. Bu iç ve dış baskılara rağmen büyük bir dirençle faaliyetlerini sürdüren KOBİ’lerimize finansmana erişim başta olmak üzere, piyasa iştahını canlandıracak bir hareket alanı açmak aciliyet arz ediyor" diye konuştu.


Sönmez sözlerine şöyle devam etti: "Öte yandan Cumhurbaşkanımız tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan paket bizler için bir ışık oldu. Kurumlar vergisi düzenlemeleri, transit ticaret teşvikleri, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini ülkemize çekmeye yönelik vergi avantajları ve teknoloji girişimciliğini destekleyen yaklaşımın, iş dünyamızda pozitif yönlü bir hareketlilik oluşturacağına inanıyoruz. Bu adımların kalıcı ve kapsayıcı büyümeye dönüşmesi için ise mali disiplin, yapısal reformlar ve güven ortamının iyileştirilmesi konularının çözüme kavuşturulması gerekiyor."


"Sahada rahatlatıcı etkisi hissedilecek mekanizmaların devreye alınması kritik önem taşıyor"


Refahı artırmak, sanayide dönüşümü hızlandırmak ve ihracatta rekabet gücü için öncelikle enflasyonda kalıcı iyileşme sağlanması gerektiğini ifade eden TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, "Kısa vadede, enflasyonla mücadeleden taviz vermeden, reel kesimin finansman ve işletme sermayesi ihtiyaçlarına yanıt verecek, sahada rahatlatıcı etkisi hissedilecek mekanizmaların devreye alınması kritik önem taşıyor. Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretimi ve ihracatı artıran, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıran, verimliliği merkeze alan kapsamlı bir sanayi stratejisinin ortak akılla geliştirilmesi belirleyici olacaktır" açıklamasında bulundu.


Diren, deprem bölgesinin durumu ve kadınların eşit koşullarda hayata katılımıyla ilgili olarak ise şunları söyledi: "6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz canları rahmetle anıyorum. Böylesine büyük bir yıkımın ardından bölgenin yeniden cazibe merkezi haline gelmesi; teşviklerin yanı sıra ve daha da ötesinde, güçlü altyapı ve nitelikli insan kaynağını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor. Öte yandan toplumsal ve ekonomik kalkınmanın, kadınların hayatın her alanına eşit hak ve fırsatlarla katılımıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği için farklı alanlarda eş zamanlı ilerlemeyi kritik görüyoruz; eğitim ve istihdamda fırsat eşitliği, bakım ekonomisinin güçlendirilmesi, karar alma mekanizmalarında eşit temsil ve şiddete karşı sıfır tolerans. Kadınların yönetimde, karar mekanizmalarında eşit temsilini ve kadın girişimciliğini, daha fazla kadına ilham veren ve onları ekonomik hayata dahil eden temel kaldıraçlar olarak görüyoruz."


"Katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla fırsatları yakalayabiliriz"


Anadolu Grubu Onursal Başkanı Tuncay Özilhan, "İçinden geçtiğimiz bu çoklu krizler çağında jeopolitik gelişmelerin, tedarik zincirlerindeki kırılmaların ve güven erozyonunun ekonomiler üzerinde oluşturduğu baskı artarken, Türkiye’nin mevcut risklere rağmen çok önemli fırsatlara sahip olduğuna inanıyorum. Bu fırsatları yakalamamız ancak katılımcı ve ortak akla dayalı bir anlayışla mümkün olacak. Bu çerçevede, şimdiye kadar yararlanamadığımız kadın iş gücünü devreye sokmamız gerekiyor. Kadın güçlenirse toplum güçlenir, gençler eğitimle desteklenirse geleceğe güven artar, iş dünyası sorumluluk aldıkça umut çoğalır. Hepimize düşen görev, bu anlayışı sözde bırakmamak, kararlarımızda, yatırımlarımızda ve kurum kültürümüzde hayata geçirmektir" dedi.


"Kamu, iş dünyası ve STK’lar kadın dayanışmasını desteklemeli"


TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı & İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Kadınların toplumdaki yeri ve statüsü olması gerekenin ve özlenenin çok gerisinde. ‘Ne Eğitimde Ne İstihdamda’ olan gençler içerisinde kadınların oranına baktığımızda, OECD sıralamasına göre %31’i aşan bir oranla maalesef ilk sıradayız. Bu da sistemin kadınları dışarıda bıraktığının bir göstergesi. Bölgesel olarak eşitsizlikler daha da derinleşiyor. Ancak bölgedeki kadim dayanışma kültürü, kadınların omuzlarında can bulmayı sürdürüyor. Deprem sonrasında kadınların ekonomik hayata katılımını sağlamak ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla çok sayıda kadın kooperatifi aktif hale geldi. Kamuya, iş dünyasına ve STK’lara da somut politika önerileri ve özel teşviklerle bu dayanışmayı desteklemek düşüyor. Girişimde Kadın Gücü’nün de bu doğrultuda tetikleyici olacağını umuyoruz" açıklamasında bulundu.


Özel oturumda ‘dayanıklılık’ vurgusu


Açılışın ardından Index Grup Kurucu CEO’su Erol Bilecik’in moderatörlüğünde, ‘Dayanıklı Ekonominin Anahtarı: Kapsayıcılık ve Dönüşen Tedarik Zincirleri’ başlıklı özel oturum yapıldı. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve Sütaş Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Veral’in katılımıyla düzenlenen oturumda krizlere karşı dayanıklı yapı kurmak, girişimci kadınların karşılaştığı zorluklar, büyük şirketlerin ve finans sektörünün bu süreçteki rolü gibi konular ele alındı.


"Kadınlar çadır ortamında bile üretme, markalaşma gayreti gösterdi"


Aran, oturumda yaptığı konuşmada 6 Şubat deprem felaketlerinin ardından çok sık geldiği Hatay’da kadın üretim kooperatiflerinin hangi şartlar altında ayağa kalkmaya çalıştığına yakından tanık olduğunu ifade ederek, "Konteynerlerin bile lüks olduğu deprem sonrası ilk dönemlerde çadır ortamında yaşamlarını sürdüren kadınların üretme gayreti, markalaşma çabası ve bunların oluşturduğu ekonomik değer kalkınma açısından takdire değerdi. Beni çok etkileyen bu hikayelerin hepsi deprem sonrasında kadının iyileştirme gücünü, azmini ve çabasını göstermesi bakımından çok önemli, kıymetli" dedi.


TÜRKONFED ile yürüttükleri Girişimde Kadın Gücü projesi ile şimdiye kadar 12 binin üzerinde kadına ulaştıklarını belirten Aran, 2023’te yayımladıkları Kadının Güçlenmesi Bildirgesi ile taahhüt ettikleri girişimci kadınlara 5 yıl içinde 100 milyar TL finansman sağlanması hedefine 2025 yılının ilk çeyreğinde ulaştıklarını söyledi. Aran, taahhütlerini 2028 sonuna kadar 250 milyar TL’ye çıkardıklarını, bu kaynakla kadınlara özellikle finansmana erişim noktasında yaşadıkları zorluklar konusunda destek olmaya devam edeceklerini söyledi.


Etkinlikte; Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz da bankanın kadın girişimcilere sağladığı destekler hakkında bilgi verdi.


İlham Buluşması paneli yapıldı


Etkinliğin ana panelinin moderatörlüğünü ise TEK Bilişim Kurucu CEO’su ve KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu üstlendi. Erdem Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem, Türkiye İş Bankası KOBİ ve İşletme Bankacılığı Pazarlama Bölüm Müdürü Özge Küllah Kurtuluş, HATAY KAGİD Yönetim Kurulu Başkanı ve KEBO Kurucu Ortak Çiğdem Kıral ile Delta Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı ve İSİFED Başkanı Ayşe Nur Selçuki’nin konuşmacı olduğu panelde kapsayıcılık, dayanıklılık ve tedarik zincirleri odağında, girişimci kadınların bu sürecin neresinde konumlandığı değerlendirildi.


Mesleki eğitime anlamlı destek


Etkinliğin ardından TÜRKONFED Heyeti, Türkiye İş Bankası yetkilileri, iş insanları ve STK temsilcileri, Hatay Erol Bilecik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yerleşkesi içinde açılan ve Erol Bilecik’in merhum anne ve babasının adını taşıyan Semiha & Abbuş Bilecik Atölyeler Binası’nın açılışına katıldı.


Beş yılda 12 bin girişimci kadına ulaşıldı


Girişimde Kadın Gücü Projesi; Türkiye’nin farklı bölgelerindeki girişimci kadınların dijitalleşmeye uyum sağlamalarını desteklemeyi, girişimcilik ekosisteminde kadınların görünürlüğünü artırmayı, iş birliği ağlarını güçlendirmeyi ve iş dünyasında daha etkin bir konumda yer almalarını sağlamayı hedefliyor. 2021 yılından bu yana 12 binden fazla kadının eğitim aldığı proje kapsamında ayrıca 149 girişimci kadına mentörlük, 40 girişimci kadına toplam 3 milyon TL tutarında sıfır faizli kredi desteği, 26 girişimci kadına iş geliştirme desteği verildi. 3 girişimci kadının Silikon Vadisi’ndeki ekosistemle buluşturulduğu projede, podcast serileri, ilham buluşmaları ve üretici kadınlara özel satın alma günleri de gerçekleştirildi.


Sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir ekosistem oluşturulacak


Projenin 2026-2027 yıllarını kapsayan iki yıllık yeni döneminde; çevrim içi ve yüz yüze eğitimler, saha etkinlikleri ve dijital platformlar aracılığıyla toplam 7 bin 500 girişimci ve girişimci adayı kadına daha erişim sağlanacak. 120 girişimci kadına, her yıl 6 ay süreyle mentörlük desteği verilecek. Bu programa katılan girişimciler arasından jüri tarafından başarılı bulunan 60 girişimci kadına iş geliştirme ödülü verilecek. Yeni dönemde ayrıca dijital içerikler, mezunlar ağı ve uçtan uca destek mekanizmalarıyla girişimci kadınların sürdürülebilir büyümesini destekleyen güçlü bir ekosistem oluşturulması amaçlanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’nın ilk sera OSB’si Beyşehir’e kuruluyor Konya’nın Beyşehir ilçesinde tarım sektörüne büyük katkı sağlaması hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi (TDİOSB) projesi için ilk adım atıldı. Yaklaşık 1000 dekarlık alanda kurulması planlanan dev yatırımın, bölge ekonomisi ve istihdamına önemli katkılar sunması bekleniyor. Beyşehir Kaymakamlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Kaymakam Mehmet Kemal Akpınar, Belediye Başkanı Adil Bayındır, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Balıklı, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hüseyin Özver ile Ziraat Odası Başkanı Mustafa Ağralı katıldı. Toplantıda ilçeye kazandırılması planlanan jeotermal sera yatırımlarına ilişkin yol haritası ele alındı. Hayata geçirilmesi planlanan projeyle birlikte Beyşehir’in bölgenin önemli sebze üretim merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. Jeotermal enerjiyle ısıtılacak modern seralarda yılın 12 ayı üretim yapılabilecek, düşük maliyetle yüksek verim ve kaliteli ürün elde edilecek. Yaklaşık 4 milyar liralık yatırım bedeline sahip projede, önemli bir kısmı kadınlardan oluşmak üzere yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlanması öngörülüyor. Proje sayesinde bölge halkı için yeni gelir kapıları açılırken, tarımsal üretim ve sanayi entegrasyonu da güç kazanacak. TDİOSB bünyesinde üretilecek ürünlerin sınıflandırılması, işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik yeni tarım sanayi tesislerinin de kurulacağı belirtildi. Böylece Beyşehir’de tarıma dayalı sanayi alanında yeni yatırımların önü açılmış olacak. Konya’da bir ilk olma özelliği taşıyan Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamlanmasıyla birlikte Beyşehir’in modern sera üretimi ve tarım sanayisinde önemli bir merkez haline gelmesi bekleniyor.
Mersin Mersin’de 2 kardeşin ölümünde ilk sonuç: Kaldıkları odada fosfor sinir gazı tespit edildi Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden iki kardeşle ilgili yürütülen soruşturmada ’toksikolojik ve histopatolojik’ inceleme sürerken kaldıkları odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan insan sağlığına zararlı fosfor sinir gazı tespit edildi. Çocukların ölmesine, kaldıkları oda içerisinde tahıl koymak için ahşaptan yapılan bölmeden sızan bu gazın sebep olduğu üzerinde duruluyor. Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile annenin yoğun bakımda, babanın ise gözleme alınarak tedavisine devam edildiği öğrenildi. Mersin Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise dün Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na kılınan cenaze namazı sonrasında yan yana toprağa verildi. AFAD, odada böcek ilacı olarak da kullanılan sinir gazı tespit etti Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ’hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi. Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan araştırmada ailenin yattığı odada insan sağlığının tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildiği öğrenildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metre karelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı ihtimali üzerinde duruluyor. Karantinaya alınan evde AFAD ekipleri çalışmalarını bugünde sürdürdüğü, aynı zamanda otopsi sonrasından alınan örneklerden gelecek ’toksikolojik ve histopatolojik’ sonuçlarında beklendiği bildirildi.
Samsun Oytun Erbaş Canik’te Samsun Canik Belediyesi’nin ilçede düzenlediği "Konuşacak Çok Şey Var!" adlı konferans programında Prof. Dr. Oytun Erbaş, vatandaşlarla buluşacak. Canik Belediyesi, kültür ve sanat alanında alkışları toplayan programlarına yenilerini eklemeyi sürdürüyor. Birçok farklı alanda önemli çalışmalar gerçekleştiren isimleri vatandaşlarla bir araya getirmeye devam eden Canik Belediyesi, Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçede "Konuşacak Çok Şey Var!" isimli konferans programı düzenliyor. Tıp alanında gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgiler aktaracak olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, program çerçevesinde ayrıca vatandaşların sorularını yanıtlayacak. İlgisinin yüksek olması beklenen ve Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın nörogelişim konusunda deney ve gözlem çalışmalarına yönelik tecrübelerini aktaracağı ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programı, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 19.00’da Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kültür ve sanat programlarını vatandaşların talepleri doğrultusunda oluşturduklarına değinen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Kültür ve sanat alanına yönelik programlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Etkinlik takvimimizi, hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda belirliyoruz. Ailelerimizle ve gençlerimizle buluşmaya devam ediyoruz. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçemizde gerçekleştireceğimiz ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Aras Elektrik, Güvenlik kültürüne dikkat çekiyor Elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösteren Aras Elektrik, çalışan sağlığı ve güvenliğini yalnızca yasal bir zorunluluk değil, kurum kültürünün temel yapı taşı olarak konumlandırıyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında bu alandaki çalışmalarına dikkat çeken şirket, sorumluluk sahasında yer alan 7 ilde İSG uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor. Aras Elektrik’te göreve başlayan her personel, işe başlamadan önce kapsamlı İSG eğitimlerinden geçiriliyor. Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde (EKAT) Çalışma Eğitimi, Yüksekte Çalışma Eğitimi, Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi ve İlkyardım Eğitimi gibi başlıklarda verilen bu eğitimler, saha uygulamalarıyla da destekleniyor. Çalışanların Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımına ilişkin denetimler ise İSG uzmanları tarafından düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Dijital Dönüşümle Güçlenen İSG Süreçleri Aras Elektrik, uzun süredir yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında uygulamaya aldığı "İSG Yol Haritası" ile eğitim ve bilgilendirme süreçlerini daha da iyileştirdi. Halihazırda kullanılan diğer dijital platformlar üzerinden sunulan eğitim içerikleri güncellenerek çalışanların bilgiye hızlı ve sürekli erişimi sağlanırken, farkındalık çalışmalarının etkinliği de artırıldı. Bu sayede çalışanların bilinç düzeyi yükseltilirken sahadaki güvenli davranışların yaygınlaşmasına katkı sunuluyor. "İSG’ye Önem Veriyoruz, Güvenliği Kurum Kültürü Haline Getiriyoruz" Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, 4-10 Mayıs İSG Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, iş sağlığı ve güvenliğinin şirket için vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Aras Elektrik olarak güvenliği sadece bir tedbir değil, bir kurum kültürü olarak görüyoruz. Elektrik dağıtımı gibi yüksek risk barındıran bir sektörde faaliyet gösterirken, tüm çalışanlarımızın sahada aynı bilinçle hareket etmesini sağlamak en önemli hedeflerimizden biri. Bu doğrultuda İSG kültürünü sürekli geliştiren, hatırlatan ve içselleştiren bir yaklaşım benimsiyoruz." Akbaş ayrıca, yıl boyunca düzenlenen İSG çalıştayları ve farkındalık etkinlikleriyle çalışanların sürece aktif katılımının sağlandığını belirterek, "Gerçekleştirdiğimiz çalıştaylar ve saha uygulamalarıyla çalışanlarımızın görüşlerini alıyor, süreçlerimizi birlikte geliştiriyoruz. Bu sayede güvenlik kültürünü daha da güçlendiriyoruz." dedi. Aras Elektrik, her geçen yıl geliştirdiği İSG politikaları ve çalışan odaklı yaklaşımıyla hem güvenli çalışma ortamını güçlendirmeyi hem de hizmet kalitesini artırmayı sürdürüyor.