DÜNYA - 10 Haziran 2025 Salı 15:27 | Son Güncelleme : 10 Haziran 2025 Salı 15:28

Zaharova: "Rusya, Karabağ'ı resmen Azerbaycan toprağı olarak tanıyor"

A
A
A
Zaharova: "Rusya, Karabağ'ı resmen Azerbaycan toprağı olarak tanıyor"

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Rusya'nın Karabağ'ı resmen Azerbaycan toprağı olarak tanıdığını ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Rus medyasına konuştu. Zaharova, Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy'nin Karabağ'a yönelik tepki çeken açıklamalarına değindi. Medinskiy'nin sadece silahlı çatışma etrafındaki trajediye dair yorum yaptığını belirten Zaharova, "var olmayan mesajları ortaya çıkarmaktan veya kelimeleri yeniden birleştirmekten" kaçınılması gerektiğini belirtti. Zaharova, "Medinsky, bölgenin tarihi boyutuna, sosyal ve kültürel özelliklerine ve halkın çektiği acılara değindi. Rusya, bu bölgeyi (Karabağ'ı) resmen Azerbaycan toprağı olarak tanıyor" dedi.

Medinskiy, Karabağ için "tartışmalı bölge" ifadesini kullanmıştı
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy'nin dün Rus medyasına verdiği röportajda, Ukrayna'daki savaşı Karabağ'daki duruma benzettiği açıklamaları büyük tepki toplamıştı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ayhan Hacızade de söz konusu açıklamaya tepki göstererek devletlerarası ilişkilere zarar verilmemesi çağrısında bulunmuştu. Hacızade, röportajda Ermenistan-Azerbaycan ihtilafı ile ilgili gerçeklerin çarpıtılması ve Karabağ bölgesinin tartışmalı bir bölge olarak sunulmasının üzüntü ve şaşkınlığa yol açtığını belirtmişti. Hacızade, Karabağ’ın ezelden beri Azerbaycan toprağı olduğunu ifade ederek Rusya'nın Karabağ’ı Azerbaycan toprağı olarak tanımakta olduğunu hatırlatmıştı. Hacızade aynı zamanda Medinskiy’e yetki alanına girmeyen konularda yanlış iddialarda bulunarak devletlerarası ilişkilere zarar vermemesi tavsiyesinde bulunmuştu.

Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."