MAGAZİN - 31 Temmuz 2022 Pazar 11:29

Yıldırım: 'Saçınıza bunları sakın yapmayın'

A
A
A
Yıldırım: 'Saçınıza bunları sakın yapmayın'

Kadınların saçlarının daha güzel ve daha bakımlı görünmesini sağlamak için yaptığı bazı uygulamalar aslında saça çok ciddi zararlar veriyor. Saça zarar veren o hatalı uygulamaları kuaför Erkan Yıldırım anlattı.

Saçlarının daha güzel ve bakımlı görünmesini isteyen kadınların bu uğurda yaptığı bazı uygulamalar saça faydadan çok zarar veriyor. Kadınların saç bakımı konusunda en çok yaptığı hataları açıklayan kuaför Erkan Yıldırım, saçın ılık suyla yıkanması gerektiğini belirterek, “Saçınızı mümkün olduğunca ılık ya da soğuk suyla yıkayın. Yıkarken de saç derinize masaj yapın. Birçok kadın sıcak suyla banyo yapmayı sever, ancak sıcak su yağ oranının bozulmasına neden olarak saç derisine zarar verir. Soğuk ve ılık su ise ciltteki kan dolaşımını hızlandırır, bu da saçlar için faydalıdır” dedi.

“Islakken taramayın”

Saçları ıslakken taramanın da dökülmeye yol açabileceği konusunda uyaran Erkan Yıldırım, “Kadınların en çok yaptığı hatalardan biri de bu; karışmış saçları ıslakken taramak. Özellikle de ince uçlu taraklar, ıslak saç tellerinin kopmasına, dökülmesine yol açar. Bu yanlış uygulamadan vazgeçin. Saçınızın nemini önce bir havlu yardımıyla alın, kuruttuktan sonra tarayın. Büyük uçlu taraklar kullanmaya da dikkat edin” diye konuştu.

“Saçı sıkıca toplamayın”

Saçları çok sıkı bir şekilde toplamanın zararlı olduğunu dile getiren Yıldırım, “Saçınızı sert bir tokayla sıkıca topladığınızda saç telleri zarar görür, kopar. Saç derisinde de ağrı, ödem ve hassasiyet meydana gelir. Doğru olanı saçları gevşek bir şekilde fazla çekmeden toplamaktır” ifadelerine yer verdi.

“Şampuana dikkat”

Kullanılan yanlış şampuanın da saça yarardan çok zarar getirebileceğine dikkat çeken Erkan Yıldırım, “Paraben, SLS, alkol gibi zararlı içerikleri olan şampuanlardan uzak durmak gerekiyor. Bunlar saça yarardan çok zarar getiriyor. Şampuan seçimini özenle yapmalısınız. Saç tipinize uygun ürünü bir uzmana danışarak öğrenebilirsiniz. Sık sık şampuan değiştirmek de saçınıza zarar verebileceğinden size uygun olan ürüne uzun süre devam etmelisiniz” dedi.

“Diyet yaparken saçınızı da düşünün”

Sağlıklı saçlara sahip olmanın en temel unsurlarından birinin de yeterli beslenme olduğunu hatırlatan Yıldırım, yanlış diyetlerden uzak durmak gerektiğini ifade ederek, “Yetersiz beslenme ve yanlış diyetler, saçı ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerden mahrum bırakır. Diyet yaparken saçlarınızı da düşünün,
dökülmelere yol açabilecek sağlıksız diyetlerden uzak durun. Her gün saç maşası, düzleştirici ve sıcak fönle saça şekil vermek, belki güzel bir görünüm elde etmenizi sağlar ancak saçlarınızı yakarak yapısını bozar. Saç telleri incelir, dökülmeye başlar. Saçınızı sürekli olarak ısıya maruz bırakmayın” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.