DÜNYA - 22 Ağustos 2024 Perşembe 12:52 | Son Güncelleme : 22 Ağustos 2024 Perşembe 13:05

Yahudi kökenli Demokrat Delege Burke: “(İsrail’in saldırıları) Meşru müdafaa olarak savunulamaz''

A
A
A

Demokrat Parti Kongresi’nde açıklamalarda bulunan Missouri Delegesi Yahudi kökenli Michael Burke, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılara tepki göstererek, “Sivilleri ayrım gözetmeksizin öldürmek asla meşru müdafaa olarak savunulamaz" dedi.

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in başkan adaylığını resmen kabul edeceği 4 günlük Demokrat Parti Kongresi, Chicago’da devam ediyor. Missouri Delegesi Yahudi kökenli Michael Burke, yaptığı açıklamada, Demokrat Parti'nin İsrail-Filistin politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu ve Kamala Harris'i mevcut politikalara karşı daha kararlı adımlar atmaya çağırdı. Burke, çatışmaların başlamasından bu yana 10 ay geçtiğini belirterek, İsrail'in orantısız güç kullanımı nedeniyle binlerce insanın yaşamını yitirdiğini ve bölgedeki insani krizin derinleştiğini vurguladı.

Burke, "İsrail’in şu anki davranışları aşırı ve orantısız bir tepki olarak değerlendiriliyor. Bölgede açlık hüküm sürüyor, camiler, hastaneler ve insanların yaşamlarını sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu temel altyapı tamamen yok edildi. Çocuk felci gibi hastalıklar hızla yayılıyor ve bu durum Uluslararası Adalet Divanı tarafından soykırım olarak değerlendirilebilir. Sivilleri ayrım gözetmeksizin öldürmek asla meşru müdafaa olarak savunulamaz" ifadelerini kullandı.

"Silah sevkiyatını durdurmamız gerekiyor”

Delegasyonun temel hedefinin Harris ve Demokrat Parti’yi İsrail’e yönelik silah sevkiyatını durdurmaya ve politikalarını değiştirmeye zorlamak olduğunu belirten Burke, silah ambargosunun önemine değinerek, "Silah sevkiyatını durdurmamız gerekiyor, ateşkesi reddeden birine silah göndermeye devam ederseniz, ateşkes mümkün olamaz. Bu nedenle, Harris'in Biden'ın yerini alması konusunda umutluyuz" dedi.

"ABD silahlarının sevkiyatı olmadan bu durumun devam etmesi imkansız”

Biden'ın mevcut İsrail politikasının mimarı olduğunu belirten Burke, "ABD silahlarının sevkiyatı olmadan bu durumun devam etmesi imkansız. Harris, bu konuda daha önce olumlu söylemlerde bulundu, ancak bu söylemlerin gerçeğe dönüşmesi için politikada somut bir değişiklik sinyali vermesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Burke, Harris'in Biden’ı bu politikaları değiştirmeye zorladığını ve silah akışını durdurmayı başarması halinde, bölgede ölümlerin sona erdirilebileceğini ifade etti.

"Ateşkes Harris’in oylarını artırabilir"

Burke, muhtemel bir ateşkesin Kamala Harris'in oy oranlarını artırabileceğini düşündüğünü belirterek, ancak bunun sürdürülebilir olması için silah akışının devam etmeyeceğine dair somut bir taahhüt verilmesi gerektiğini vurguladı. Ateşkesin ne kadar süreceği konusunda belirsizlikler olduğunu dile getiren Burke, "Eğer İsrail tutumunu ve davranışlarını değiştirmezse ve silahlanmaya devam ederse, bu tür olaylar tekrar yaşanabilir. Yardımları belirli şartlara bağlamak ve ağır insan hakları ihlalleri durumunda yardımı kesmek gerektiğini düşünüyorum" dedi.

ABD’nin insan hakları ihlalleri karşısında kendi yasalarına uyması gerektiğini de vurgulayan Burke, "Bu, sadece bir insan hakları meselesi değil, aynı zamanda ABD hukukudur. ABD, kendi yasalarına uymalıdır" dedi.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tarsus’ta 6 bin 167 sağlıksız ürüne el konuldu Mersin’in Tarsus ilçesinde zabıta ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei belli olmayan 6 bin 167 ürüne el konulurken, 23 işletme hakkında idari işlem uygulandı. Tarsus Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Ekipler tarafından kent genelinde bakkal ve marketlere yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirildi. Toplam 45 iş yerinin kontrol edildiği denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei belli olmayan ürün bulundurduğu belirlenen 23 işletme hakkında idari işlem uygulandı. Denetimlerde toplam 6 bin 167 ürüne el konulurken, ürünlerin yaklaşık piyasa değerinin 4 milyon 150 bin TL olduğu bildirildi. Öte yandan, 4 öğrencinin zehirlenmesiyle gündeme gelen işletmede yapılan incelemelerde ise 322 ürünün müsadere edilerek imha edildiği, ilgili işletme hakkında da yasal süreç başlatıldığı öğrenildi. "Bu millete bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok" Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, denetimlere ilişkin yaptığı açıklamada, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini vurgulayarak, "Bu millete bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Çocukların sağlığıyla oynayan, son kullanma tarihi geçmiş ya da menşei belirsiz ürünleri vatandaşımıza reva gören anlayışa asla sessiz kalmayacağız. Ben bu milletin, bu kentin, yetimin hakkını savunmakla mükellefim. Kendi ailem söz konusu olduğunda nasıl taviz vermediysem, halkımızın sağlığını tehdit eden hiçbir kişi ya da işletmeye karşı da asla ödün vermeyeceğim. Tarsus’ta vatandaşın sağlığıyla oynayan kim olursa olsun, karşısında belediyemizin kararlı duruşunu görecektir" dedi.
Zonguldak Enişteye yeğenine istismar davasında 15 yıl hapis cezası Zonguldak’ta 13 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan enişte, 15 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karadeniz Ereğli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 yaşındaki M.D.’ye cinsel istismar suçundan yargılanan H.K. hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, sanığa 15 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası verdi. Yaklaşık 15 ay süren davanın ardından açıklama yapan anne Yasemin D. ve baba Volkan D., kararın başkalarına da emsal teşkil ettiğini söyledi. Adaletin yerini bulduğunu belirten Yasemin D., kızının okulundaki rehber öğretmenin durumu fark ederek polise bildirmesiyle konudan haberdar olduklarını ve sürecin başladığını söyledi. Yasemin D., sanığın dört ayrı suç dosyasından yargılandığını belirtti. Aile hukuk mücadelesine devam edecek Yasemin D., kızının bu süreçte büyük bir cesaret örneği sergilediğini ifade ederek, "Kızım Ereğli’de bir okula gidiyordu. Rehber öğretmeninin şikayeti üzerine karakoldan çağrıldık. Kızımın eniştem, öz ablamın eşi tarafından istismar edildiği bilgisini karakoldan aldık ve zorlu süreç bizim için başlamıştı. Tam olarak 1 sene 3 ay olmuştu bu süreçte. Bu süreçte gitgellerimiz oldu. Sonrasında bugün adaletimiz şaşmadı, beklediğimiz karar çıktı. Çok şükür çocuğa istismar suçundan kendisi 15 yıl 7 ay ceza aldı. Adalet bir kere daha yerini buldu. İnanıyorduk yüce adalete. Hiç şüphemiz yoktu bu konuda. Bu konuyla alakalı davalarımız devam etmekte. Bir üst mahkemelere müracaatlarımız söz konusu. Yetkililere gerekli cezaların verilmesini, bu cezalarda indirim olmamasını talep ediyorum. Benim kızım kahraman. Adını söylemekten çekinmeyeceğim. Benim kızım bir kahraman, çünkü o boyun bükmedi, susmadı. Tehdit edildi, annesinin öldürülmesiyle tehdit edildi. Babasının öldürülmesiyle tehdit edildi. Ama kızım eninde sonunda uzun bir süreçten sonra kendi özgüvenini toplayarak konuşmaya karar verdi" dedi. "Kimse korkmasın" İstismar vakalarında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan anne Yasemin D., ailelere uyarılarda bulundu. Yasemin D., "Hiç kimse korkmasın. En ufak bir istismar edildiğinde hemen annelerine, babalarına, gerekli mevkilere, polis olur, jandarma olur mutlaka gitsinler çekinmesinler. Adalet er ya da geç yerini buluyor. Bundan hiç şüpheleri olmasın. Annelere, babalara da şunları söylemek istiyorum. En önemlisi olarak bunu söylemek istiyorum. Aman amcasıdır öpsün. Aman eniştesidir sevsin. Aman gezmeye götürsün demesin. Biz böyle yaptık. Aman eniştesidir, iyi geliyordur dedik gönderdik. Çok samimiydik. Sonucunu çok ağır ödedik ama çok şükür gereken cezayı aldığını düşünüyorum. Davanın burada kapanmayacağını, yargı sürecini de diğer açtığımız davalarla devam ettireceğimi bildirmek istiyorum. Daha üst mahkemelere gideceğiz. Başka davalardan şikayetçi olacağız. Bu kişinin sadece benim kızımla da tabii ki kalmadığını şu anda sadece söylemek istiyorum" şeklinde konuştu.