SPOR - 30 Mart 2026 Pazartesi 21:32 | Son Güncelleme : 30 Mart 2026 Pazartesi 21:35

Vincenzo Montella: "Birbirimiz için savaşarak beklediğimiz hayal için elimizden geleni yapacağız"

A
A
A

- A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Kosova karşısında birbirleri için savaşarak uzun zamandır bekledikleri hayali gerçekleştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyledi.

2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemeleri play-off finalinde yarın TSİ 21.45'te Kosova'ya konuk olacak. Bu müsabaka öncesinde A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Fadil Vokrri Stadyumu'nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Sözlerine görev başında geçirdiği 2,5 seneden bahsederek başlayan Montella, "Benim için çok önemli olan ve kalbimden gelen bu sözleri söylerken önceliğimiz tabii ki futbolcularımız. Bunu bugün yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum çünkü yarın yoğun duygular yaşayacağım için yorgun olabilirim. Futbolcularımız için ilk düşüncem, onlar tabiri caizse gerçek adamlar. Gerçek adamlar olarak elinden gelen her şeyin en iyisini yaptılar. Çok zor bir dönemde belki de kritik bir dönemde göreve geldim. Çok önemli bir takıma karşı ilk maçımızı oynadık. Belki de kendi tarihi boyunca evinde kaybetmemiş Hırvatistan'ı yendik. Sonrasında bu oyuncular o başarıyla birlikte bana her zaman her şeylerini verdiler, mücadeleyi bırakmadılar. Hep birlikte savaşan bir grup oldular. Formalarının arkasında sadece kendi isimlerinin değil büyük Türk halkının, çocukların isminin yazdığının bilinciyle hareket ettiler. Bu büyük milleti temsil ettiklerinin her zaman farkındalar. Buraya geldiğimden beri bu ülkenin bana kendilerinden birisi gibi hissetmelerini kalbimde taşıyorum. Bu sevgiye karşılık vermek için her zaman gururla, tutkuyla ve alçak gönüllülükle mücadele ettim. Bu güzel göreve geldiğimden bu yana başkanımızın desteğini her zaman hissettim. Resmi maçlarda tarihe geçtiysem bu hem oyuncuların hem de yöneticilerin bana verdiği destek sayesindedir. Bugün Avrupa'da ve dünyada hem oyun hem de sonuçlar açısından saygı duyulan bir milli takım haline geldik. Avrupa Şampiyonası'na lider olarak katılmamız, Uluslar Ligi'nde A Ligi'ne yükselmemiz, FIFA sıralamasında 42.'likten 25. sıraya yükselmemiz beni yüzde 110 Türk gibi hissettirdi. Herkese teşekkür etmek istiyorum. Özellikle oyuncuları kendi evlatlarım, kardeşlerim gibi hissediyorum. Başkanımız bir baba gibi hep başımızda. Yarın birbirimiz için savaşarak uzun zamandır beklediğimiz hayali gerçekleştirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Futbolculardan bahsederken sadece burada olanlar değil, daha önce bizimle olanlar, sakatlıktan ve başka sebeplerden dolayı bizimle olamayanlardan da bahsediyorum. Yarın sonuç ne olursa olsun, onlara karşı olan güvenimiz ve düşüncelerimiz hiçbir zaman değişmeyecek. Onları hiçbir şeye değişmem" diye konuştu.

Kosova'nın hak ederek buralara geldiğini ifade eden İtalyan teknik adam, "Devamlılık getirdiler, grupta da oynadıkları futbolla taktiksel kurguların görüldüğü çok net bir oyun var. Bir fikir var, bunu devamlı şekilde maç içinde görebiliyorsunuz. Yarın bir final maçı, biz de en iyi şekilde hazırlanarak ne yapmamız gerektiğini biliyoruz" şeklinde konuştu.

"En iyi şekilde ülkemizi temsil etmek ve hedefimize ulaşmak istiyoruz"

Final olmasından dolayı baskıyı herkesin hissettiğini belirten 51 yaşındaki teknik direktör, "24 yıldır gitmediğimiz için birçok futbolcumuz doğmamıştı ve dolayısıyla sorumluluk da onlarda değil. En iyi şekilde ülkemizi temsil etmek ve hedefimize ulaşmak istiyoruz. Elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.

Kosova'nın güçlü yanlarını bildiklerini aktaran Vincenzo Montella, "Onların güçlü yönlerini törpülemeyi de biliyoruz. Oyun kurgularımızı çalıştık ve kendi özelliklerimizi ön plana çıkaracak konuları da ayarladık. Yarın belki hepimiz için farklı bir maç olacak. İstediğimiz hedefe ulaşmak istiyoruz. Kosova Milli Takımı'nın komple bir takım olduğunu söyleyebiliriz. Bazen beşli bekliyorlar, bazen üç orta sahayla beraber o beşliyle destek veriyorlar, iki forvetle bazen baskı yapıyorlar. Bunu bir maç içinde bölerek yapabiliyorlar. Belki yarınki maç diğer maçlar gibi domine edeceğimiz bir maç olmayabilir. Ama bazı anlarda, topa sahip olduklarında ve kayıp yaşadıklarında zarar verebileceğimiz anlar olacaktır. Biz de oyun planımızı ona göre uygulayacağız" değerlendirmesinde bulundu.
Maçın oynanacağı saha için ise Montella, "Aslında bu finali evimizde oynamak isterdik ama kura bizi buraya getirdi. Bugüne kadar yaptığımız yolculuğun adına bunu isterdim. Ama bu bizim için bahane olmaz, sahanın boyutları her yerde aynı. Zemine de baktık, iyi durumda olduğunu söyleyebilirim" dedi.

"Mesajım şu olacak, kafanız rahat şekilde oynayın"

Futbolculara mesajını da açıklayan İtalyan teknik adam, "Mesajım çok net. Bu yolculukta futbolcularımızın muazzam işler yaptığına hepimiz şahit olduk. Ortaya koydukları yürekleriyle beraber bayrağımızın altında herkesi birleştirdiklerini gördük. Mesajım şu olacak, kafanız rahat şekilde oynayın. Kendi özelliklerinizi kullandığınızda neleri yaptığınızı hepimiz gördük. Yüreğimizle o mücadeleyi ortaya koyduğumuzda her türlü hedefe açık olduğumuzu biliyoruz" şeklinde konuştu.

"Gerçekten Türk gibi hissediyorum"

Sürekli olarak Türk hissettiğiyle ilgili ifadelerinin hatırlatılması üzerine Vincenzo Montella, "İnsanlarımız sanki zorluyormuşuz gibi hissedebilirler ama ben gerçekten böyle hissettiğim için bunu dile getiriyorum. Buradaki insanlarla kurduğumuz ilişkiler, başkanımızla olan dostluğumuz, yarın öbür gün önemli kararlar alınsa bile dostluğun bozulmayacağına inanıyorum. Kültürlerimiz çok benzer. Türk gibi düşünebiliyorum, Türk gibi yemek yiyorum, Türk gibi hareket ediyorum, gerçekten Türk gibi hissediyorum" diye konuştu.
Zeki Çelik'in durumu hakkında da bilgi veren Montella, "Zeki'yi ilk maçta riske etmek istemedik, takımla bütün antrenmanları tamamladı. Yarın bakacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."