MAGAZİN - 06 Nisan 2022 Çarşamba 10:05

Ünlü Youtube ekibi "Kafalar" film çekimleri sonrası serumluk oldu

A
A
A
Ünlü Youtube ekibi "Kafalar" film çekimleri sonrası serumluk oldu

Ünlü youtube ekibi “Kafalar” ikinci filmleri “Kendinden Kaçak” çekimleri sonrası hastalanarak gala öncesi serum takviyesi aldı. Film çekimlerinde yaşadıkları zorluklardan bahseden ekip, “Soğuk bizi çok zorladı. Hatta hepimiz çekimlerde hasta olduk, serum taktırdık. Isıtıcı bantlarla ayakta durduk” dedi.

Ünlü youtube ekibi Kafalar, 8 Nisan’da vizyona girecek olan ikinci filmleri “ Kendinden Kaçak” çekimlerinde soğuk hava şartlarından dolayı rahatsızlanarak serum takviyesi aldı. Filmlerinin çekimleri sırasında yaşadıkları zorlukları dile getiren Kafalar ekibi üyeleri Atakan Özyurt, Fatih Yasin ve Bilal Hancı, “Ankara’da bir haftalık bir çekimimiz oldu. Çok soğuktu. Bizim de montlu sahnelerimiz olmadığı için, tişörtlerle olduğumuz anlar oldu sürekli. O soğuğu baya yedik. Soğuk bizi çok zorladı. Bizi sıkıntıya soktu. Hatta hepimiz çekimlerde hasta olduk, serum taktırdık. Sahneyi çekip hemen montumuzu giyiyorduk. Sahne gelince çıkarıyorduk, sahneden çıkınca giyiyorduk. Isıtıcı bantlarla ayakta durduk. Soğuk hava açısından o şekilde bir sıkıntımız oldu” dedi.

“Filmimiz 8 Nisan’da vizyona girecek”

8 Nisan’da vizyona girecek olan “Kendinden Kaçak” filmleri hakkında bilgi veren Kafalar ekibi üyesi Bilal Hancı , “Filmimizin konusu üç tane oyun sevdalısı gencin bu oyun sevdası yüzünden başlarına gelen talihsiz olaylar serüveni. Filmimizin çekimleri de güzel geçti, Ankara’daydık. Biraz da soğuktu havalar. Ankara’nın, o İç Anadolu’nun verdiği ayaz biraz zorladı bizi. Güzel bir süreç geçirdik ama. Oyuncu kadromuz çok iyiydi. Ekip çok iyiydi. Filmimiz de 8 Nisan’da vizyona girecek” dedi.

“Bu filmden sürpriz bir şeyler bekliyorum”

İkinci filmlerinde çıtayı yükselttiklerini dile getiren Kafalar ekibi üyelerinden Fatih Yasin, “Bu ikinci filmimizde aslında oyunculuk anlamında biraz kendimize kattığımızı düşünüyorum. İlk filmde daha hamdık, şimdi ise sektörü anlamış olduk. Ekip arkadaşlarımızla neler yapabileceğimizi görmeye çalıştık. İkinci filme bunu biraz daha geliştirdik diyebilirim. Sevenlerimize bundan sonraki filmlerde daha iyileriyle karşılaşacaklarını söyleyebilirim. Filmi bir beklentiyle sınırlandırmak istemiyorum. Çünkü ilk filmde çok sınırlandırmıştım. Ama bu filmden sürpriz bir şeyler bekliyorum aslında ” şeklinde konuştu.

“Üçüncü film senaryomuz da hazır”

Kafalar ekibi üyelerinden Atakan Özyurt ise, “Keyifli bir film çektik. Zaten çekim aşamasında da bizim youtube videolarımız olsun, instagram hikayelerimiz olsun onlar da bu sürece ufak da olsa şahit oldular. Hep güzel ve olumlu dönüşler aldık. Birinci filmden sonra bu filmde de güzel dönüşler aldık. Geldikleri zaman hem vakitlerini hem de nakitlerini iyi bir şekilde değerlendireceklerine inanıyoruz. O yüzden gelip gönül rahatlığıyla ailesiyle, çoluğuyla , çocuğuyla gelip filmimizi izleyebilirler. İkinci filmde eleştirileri dikkate aldık. Youtuberlar film çekmesin gibi bir tayfa vardı. Biz ama ilk filmde o tepkilerle çok karşılaşmadık. Ufak tefek oldu. Onların da önüne geçemiyoruz. İkinci film için çok talep oldu. Sabırsızlıkla bekliyoruz, ikinci filmi çekin diyenler vardı. Bizim üçüncü senaryomuz da hazır. Müsait olduğumuz vakitte, kendimizi en iyi hissettiğimiz anda çekimlerimizi gerçekleştiriyoruz. İkinci filmimiz de bu şekilde gelişti” ifadelerini kullandı.

“İşimizle arkadaşlığımızı çok keskin bir şekilde ayırmış bir ekibiz”

Yaptıkları işlerin başarısının arkasında arkadaşlık bağlarının olduğunun altını çizen Kafalar ekibi üyeleri, “Film çekimleri içimize siniyorsa, youtube da da çekerken içimize siniyorsa bizim için tamamdır. Filmlerimiz de öyle oldu. İçimize siniyorsa biz her yerde varız. Youtube, sinema , sosyal medya hepsi birbirinden farklı bir keyif aslında. Youtube tarafında biz her hafta içerik üreten bir ekibiz. Beyaz perde de senede bir, iki senede bir üretiyoruz. Oradaki emek çok farklı aslında. Ama youtube videolarımızda çok daha fazla eğlendiğimiz oluyor. Olayın en güzel kısmı o emeği verip, o yorgunluktan sonra ortaya çıkan malzemeyi izlemek. İşin en keyif veren tarafı o. Biz de şükürler olsun, genellikle yaptığımız işler hep iyi oluyor, güzel oluyor. Gönlümüz rahat o konuda. Mutluyuz. Biz aramızda her şeyi biliyoruz. Birbirimizin en hassas noktalarını bildiğimiz için güvende hissediyoruz. İşimizle arkadaşlığımızı çok keskin bir şekilde ayırmış bir ekibiz. Arkadaşlığımız işimizden önce geliyor. Ekip, enerji, üçlü enerji bize yansıyor. Çoklu ortaklıklar her yerde zordur. Bunu başarmaya devam edersek , daha da başarı gelir diye düşünüyoruz” dedi.
 

Murat Horoz - Gülşah Kahveci
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."