DÜNYA - 15 Mayıs 2026 Cuma 17:53 | Son Güncelleme : 15 Mayıs 2026 Cuma 17:58

Trump: "Xi ile 750 uçaklık taahhüdün de bulunduğu harika ticaret anlaşmalarına vardık"

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile harika ticaret anlaşmaları yaptıklarını belirterek, "Başkan Xi inanılmaz bir lider. İyi anlaştık ve 200’ü Boeing'den olmak üzere 750 uçaklık taahhüdün de aralarında bulunduğu harika ticaret anlaşmalarına vardık" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, 3 günlük Çin seyahati sonrası ülkesine dönüşü sırasında uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Ziyaretinin harika geçtiğini belirten Trump, "İnanılmaz bir zaman dilimiydi. Başkan Xi inanılmaz bir lider. İyi anlaştık ve 200’ü Boeing'den olmak üzere 750 uçaklık taahhüdün de aralarında bulunduğu harika ticaret anlaşmalarına vardık. Eğer ilk 200 uçakta iyi bir iş çıkarırlarsa, ki öyle olacağına eminim, bu şimdiye kadarki açık ara en büyük sipariş olacak. Bu anlaşmaya General Electric’ten alınacak uçak motorları da dahil. Yaklaşık 400-450 uçak motoru, 200 uçak ve iyi iş çıkarılması halinde 750 uçağa kadar çıkabilecek bir taahhüt söz konusu" ifadelerini kullandı.

"İran, nükleer programını 20 yıl boyunca askıya almalı"

Bir soru üzerine İran’ın savaşı bitirmeye yönelik son teklifi hakkında konuşan Trump, teklifin ilk cümlesini "kabul edilemez" olarak niteledi. Bunun ne olduğu konusunda detay vermeyen ABD Başkanı, "İran, nükleer programını 20 yıl boyunca askıya almalı ve bu gerçek taahhüt olmalı" değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın bu süre zarfında hiçbir nükleer faaliyette bulunmayacağını garanti etmesi gerektiğini belirten Donald Trump, "Nükleer kalıntıları ellerinden çıkaramayacaklarını, çünkü gerekli teknolojiye sahip olmadıklarını söylediler. Bu tür araçlara sahip değiller. Bana doğrudan bunu temizleyebilecek tek ülkenin Çin veya ABD olduğunu söylediler. Gerekli ekipmana sahip tek ülkeler biziz. Bana, 'Haklıydınız. Bu tam bir imha işlemi' dediler. Başta buna razı oldular, sonrasında geri adım attılar ama eninde sonunda kabul edecekler" diye konuştu.

"Tayvan konusunda yorum yapmadım"

Donald Trump, "Başkan Xi size Tayvan hakkında ne dedi? Tayvan’a silah satışına onay verecek misiniz?" sorusunu da yanıtladı. Xi’nin Tayvan’ın bağımsızlığına kesinlikle karşı olduğunu vurgulayan ABD Başkanı Donald Trump, "Yani yaptıklarına kesinlikle karşı. Tayvan konusunda iyi bir uzlaşımız olduğunu düşünüyorum. Bir bağımsızlık mücadelesi görmek istemiyor, çünkü bu çok sert bir çatışma anlamına gelir. Ben de kendisini sonuna kadar dinledim. Bu konuda bir yorum yapmadım, sadece dinledim" dedi.

"Xi, boğazın açılmasını istiyor"

Xi Jinping ile İran meselesini de ele aldıklarını aktaran Donald Trump, "İran konusunda kendisine büyük saygı duyuyorum. Durum çok ilginç; nükleer bir silaha sahip olmamaları gerektiği konusunda çok kararlı. Bunu çok güçlü bir şekilde ifade etti ve boğazın açılmasını istiyor. Ama dediği gibi onlar boğazı kapattı, biz de onları gülümseyerek ablukaya aldık. Boğazın kontrolü bizde ve kelimenin tam anlamıyla son 2,5 haftadır hiçbir ticari faaliyet yürütemediler. Bu da günde yaklaşık 500 milyon dolar demek. Yani her cephede çok iyi ilerliyoruz" şeklinde konuştu.

"Tayvan konusunda taahhütte bulunmadım"

Trump, Xi’nin "Tayvan konusunda ABD ile bir çatışma riski olduğu" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Tayvan konusunda böyle bir çatışmaya ihtiyacımız yok. Öyle olacağını düşünmüyorum. Bence iyi olacağız. O da bir savaş görmek istemiyor. Ortada iki mesele var. Birincisi İran konusu ve sanırım bu konuda neredeyse tamamen hemfikiriz. Tek fark, onun petrol alıcısı olması, bizim ise olmamamız. Bizim ihtiyacımız yok. Tayvan konusunda ise bir bağımsızlık hareketi görmek istemiyor. Dediği şu: ‘Bakın, binlerce yıldır bizimdi, sonra belli bir dönem elimizden çıktı ve onu geri alacağız.’ Kore Savaşı yaşandı, birçok şey oldu vesaire. Ancak Tayvan konusunda çok kararlı. Ben hiçbir şekilde taahhütte bulunmadım. Neler olacağını göreceğiz" diye konuştu.

Trump, Tayvan’a silah satışı konusundaki kararı ise önümüzdeki süreçte vereceğini söyledi.

"Xi’den İran’a baskı yapmasını istemem, çünkü iyiliğe ihtiyacım yok"

ABD Başkanı, "Başkan Xi, İranlılara boğazı yeniden açmaları için baskı yapma konusunda kesin bir taahhütte bulundu mu?" sorusu üzerine, "Kimseden bir iyilik istemiyorum. Çünkü iyilik isterseniz, karşılığında sizin de iyilik yapmanız gerekir. Bizim iyiliğe ihtiyacımız yok. İran’ın silahlı kuvvetlerini büyük ölçüde yok ettik" dedi.

Diğer ülkelerin talebi üzerine ateşkes yaptıklarını ve daha sonra İran’a deniz ablukası uyguladıklarını hatırlatan Trump, "Yani Başkan Xi ile birçok konuda hemfikiriz ve ticaret konusunda da büyük ölçüde anlaşıyoruz. Çok fazla ticaret yapacağız. Çiftçilerimiz, yaptığımız bu anlaşmadan dolayı çok mutlu olacaklar. Xi’den İran’a baskı yapmasını istemem çünkü benim iyiliklere ihtiyacım yok. Ama bence yapacaktır. Doğal olarak oranın açılmasını isteyecektir. Enerjisinin veya petrolünün yaklaşık yüzde 40'ını o boğazdan elde ediyor. Biz ise hiç almıyoruz ve ihtiyacımız yok" ifadelerini kullandı.

"Nükleer silahsızlanma konsepti üzerinde çok iyi bir uzlaşmamız var"

Çinli lider ile gümrük vergileri konusunu ele almadıklarını ancak nükleer silahsızlanma meselesinin gündeme geldiğini belirten Trump, "Çok olumlu bir yanıt aldım. Bu daha başlangıç. Biliyorsunuz, bu yıl potansiyel olarak dört kez bir araya geleceğiz. Onun da katılmak istediği ve benim de gelmesini arzu ettiğim G20 Zirvesi var. Miami'de, Doral'da düzenlenecek ve bence oldukça başarılı geçecek. Kendisinin orada olması zirveyi çok daha önemli kılacak. Yani önümüzde G20 var" diye konuştu.

"24 veya 26 Eylül'de Beyaz Saray'a geleceği bir görüşmemiz olacak"

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kasım ayında ev sahipliği yapacağı Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne değinen Trump, "Beni de davet etti, katılmaya çalışacağım. Ardından, sanırım 24 veya 26 Eylül'de Beyaz Saray'a geleceği bir görüşmemiz daha olacak. Kimsenin herhangi bir taahhütte bulunduğunu söylemek istemem ancak nükleer silahsızlanma konsepti üzerinde çok iyi bir uzlaşmamız var" dedi.

"İran asla nükleer bir silaha sahip olamayacak"

İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayıp başlamayacağı yönündeki soru üzerine Trump, "Bunu söylemek istemiyorum. Söyleyebileceğim tek şey şu ve bunu çok ama çok güçlü bir inançla söylüyorum: İran asla nükleer bir silaha sahip olamayacak. Bu gerçekleşmeyecek" şeklinde konuştu.
Muhalif ABD basınının aksi yöndeki iddialarına rağmen İran’da askeri bir zafer kazandıklarını vurgulayan Donald Trump, "Füze üretim tesislerinin yüzde 85'ini yok ettik. Her şeylerini yok ettik. Taşkınlık yaptıkları için vurduğumuz bir köprü dışında başka köprü vurmadık ama vurabileceğimiz köprüleri var. İki gün içinde köprülerini ve elektrik kapasitelerini, kısacası her şeylerini yok edebiliriz. Sonra New York Times'ı okuyorum ve sanki onlar İran iyi durumdaymış gibi davranıyorlar" eleştirisinde bulundu.

"Xi, Tayvan’ı savunup savunmayacağımızı sordu"

Donald Trump, "İran petrolü satın alan Çinli petrol şirketlerine yönelik yaptırımları kaldırmayı düşünür müsünüz?" sorusuna, "Bunu konuştuk ve önümüzdeki birkaç gün içinde bir karar vereceğim" yanıtını verdi.

Çin’in Tayvan’ı işgale kalkışması halinde ABD’nin müdahil olup olmayacağı sorulan Trump, "Bunu söylemek istemiyorum. Söylemeyeceğim de. Bunu bilen tek bir kişi var. Kim biliyor musunuz? Ben. Bu soru bugün bana Başkan Xi tarafından da soruldu. Ona ‘Ben bu tür konuları konuşmam’ dedim. Bana onları savunup savunmayacağımı sordu. Ben de ‘Bu konuda konuşmam’ dedim" ifadelerini kullandı.

"Kim Jong-Un ile iyi bir ilişkimiz var"

ABD Başkanı, Xi ile Kuzey Kore konusunu ele alıp almadıklarının sorulması üzerine, Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile çok iyi bir ilişkisinin olduğunu söylemekle yetindi. Trump, Kim hakkında, "Kendisiyle iyi bir ilişkimiz var. Ülkemize karşı saygılı olmasını istiyorum ve o da ülkemize karşı hep saygılı oldu" dedi.

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Tredyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 2 - Beşiktaş: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor, Beşiktaş’ı konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı ev sahibi ekibin 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 6. dakikada sağ kanattan Laçi’nin kullandığı köşe vuruşunda savunmadan seken topla ceza sahasının sol çaprazında buluşan Hojer’in şutunda meşin yuvarlak direğe çarparak dışarıya çıktı. 18. dakikada Mebude’nin ara pasında topla buluşan Ali Sowe’un ceza sahasına girerek yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 31. dakikada sağ kanattan Mebude’nin ceza sahasına ortasında kale önünde Ali Sowe kafayla topu ağlara gönderdi.2-0 Hakemler: Asen Albayrak, Anıl Usta, Murat Şener Çaykur Rizespor: Fofoana, Hojer, Sagnan, Mocsi, Mithat Pala, Olawoyin, Taylan Antalyalı, Mihaila, Laçi, Mebude, Sowe Yedekler: Erdemcan Polat, Papanikolaou, Halil Devrişoğlu, Buljubasic, Pierrot, Taha Şahin, Agusto, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Agbadou, Yasin Özcan, Emirhan Topçu, Murillo, Ndidi, Cengiz Ünder, Asllani, Orkun Kökçü, El Bilal Toure, Mustafa Hekimoğlu Yedekler: Salih Uçan, Olaitan, Cerny, Taylan Bulut, Jota, Vasquez, Rıdvan Yılmaz, Djalo, Devrim Şahin, Emre Bilgin Teknik Direktör: Sergen Yalçın Goller: Ali Sowe (dk. 18 ve 31) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Agbadou, Cengiz Ünder, Ndidi (Beşiktaş)
Bartın Valiyi çok sevdiğini söyleyen engellinin duygulandıran mutluluğu Bartın’da Engelliler Haftası ve Aile Günü nedeniyle düzenlenen şenlikte, özel eğitim alan engelliler ile evlilik hazırlığında olan çiftler buluştu. Etkinlikte valiye çok sevdiğini söyleyen engelli kadının mutluluğu duygusal anlara neden oldu. Bartın Gündüz Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi bahçesinde 10-16 Mayıs Engelliler Haftası ve 15 Mayıs Aile Günü nedeniyle şenlik düzenlendi. Şenliğe Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz, il protokolü engelli bireyler, aileleri ile evlilik hazırlığında bulunan çiftler katıldı. Mangalların yapıldığı etkinlikte, yüzleri boyanan engelli çocuklara pamuk şeker, balon ve çikolata gibi ikramlar yapıldı. Çeşitli oyun ve eğlenceli aktivitelerle, gönüllerince zaman geçiren engelliler, palyaçolarla birlikte dans edip, göbek attı. Engellilerin mutluluğuna Bartın Valisi Nurtaç Arslan da eşlik etti. Masaları tek tek dolaşan Vali Nurtaç Arslan, onlarla sohbet ederek, engelli ve ailelerinin hatıra fotoğrafı taleplerini geri çevirmedi. Vali Arslan’ı görünce mutlulukları gözlerinden okunan engelliler, Vali Arslan’a sevgi gösterisinde bulundu. Duygulandıran mutluluk Tekerlekli sandalye ile programa katılan 37 yaşındaki Zehra İşkesen, fotoğraf talebini geri çevirmeyen Vali Arslan’a "Seni çok seviyorum" dedi. Nurtaç Arslan’ın da, "Ben de seni çok seviyorum" demesinin ardından ise engelli kız büyük sevinç yaşadı. Zehra İşkesen’in mutluluğunu gören Vali Arslan ve yanındaki protokole duygusal anlar yaşadı. Vali Arslan, "Çok kıymetli engelli bireylerimiz ve değerli aileleri ile piknikte bir araya geldik. Çok hoş güzel vakit geçirdik. eğlencelerine ortak olduk. Engelli bireylerimizin de toplumun bir ferdi olduğunu, azim, başarı ve fedakarlıklarının bize ne kadar cesaret ve ilham verdiğini bir kez daha görmüş olduk. Bugün uluslararası Aile Günü. Evlenecek olan, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüzden destek alan gençlerimize bilgilendirme yapıldı, eğitim verildi. Bu gençlerimiz de bu şenliğe katıldı. Aile toplumun temeli. Özellikle kültürümüzde ailenin önemini anlatmaya gerek yok. Bu etkinlikle, ailenin önemini vurgulamış olduk" diye konuştu.
Ankara Bakan Ersoy’dan tarihi eser kaçakçılığı operasyonları hakkında açıklama Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Konya merkezli 9 ilde düzenlenen tarihi eser kaçakçılığı operasyonlarıyla ilgili, "Operasyonda 500’den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir" dedi. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bakanlığımızca yurt dışından iadesi sağlanan eserlerin her biri kültür varlıklarımızın ait olduğu topraklara yeniden kavuşmasının taşıdığı güçlü anlamı ortaya koymaktadır. Ancak bizim için asıl mesele, bu eserlerin yıllar sonra geri getirilmesi değil; ait oldukları topraklardan hiç koparılmadan korunabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yürütülen her çalışma, yalnızca bir güvenlik operasyonu değil, aynı zamanda medeniyet mirasımıza sahip çıkma iradesinin de somut bir göstergesidir. Bu bakımdan, Emniyet Genel Müdürlüğümüz KOM Başkanlığı tarafından Konya merkezli 9 ilde gerçekleştirilen operasyon ülkemiz açısından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Başarılı operasyon için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ve emniyet mensuplarını tebrik eden Ersoy, "Operasyonda 500’den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir" dedi.
Bursa TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
Muğla Marmaris’te ’gözlükçü kurşunlama’ olayında 9 tutuklama Muğla’nın Marmaris ilçesinde bir gözlük mağazasının kurşunlanması olayıyla 4 ilde gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 12 şüpheliden 9’u tutuklandı. Olay, 29 Mart’ta Marina bölgesindeki bir gözlük mağazasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gözlükçüde meydana gelen kurşunlama olayının ardından Muğla Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekipleri tarafından şüphelileri yakalamak için çalışma başlatıldı. Güvenlik kamera ve PTS kayıtlarını inceleyen ekipler şüphelilerin olayı sahte plaka taktıkları bir araçla gerçekleştirdiklerini tespit etti. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde olayla bağlantılı olduğu düşünülen 12 şüpheliyi yakalamak için düğmeye basıldı. Muğla merkezli, Kayseri, İzmir ve Aydın’da yapılan eş zamanlı operasyonda şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli yağma, 6136 sayılı kanuna muhalefet, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik" suçlamalarıyla işlem yapıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 12 şüpheli AK., M.A.G., Ö.F.Y., C.A., Y.E.Y., F.B.Ö., G.Ö., M.A., R.Ç., M.D., B.D.G. ve K.K. Marmaris Adliyesi’ne sevk edildi. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden 9’u tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.